Kitap Künyesi
Yazar: Muhammed Hamidullah
Yayın Evi: Beyan Yayıncılık
İSBN: 9789754732849
Sayfa Sayısı: 176
Hz. Peygamber'in Savaşları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İslam Peygamberi Hz. Muhammed`in (ona selam olsun) yönettiği savaşlar, geçmişin ve günümüzün diğer birçok savaşı arasında en çarpıcı, en ileri ve en insanı olanıdır.
Kendi konuşlandırdığı asker sayısının üç katı, hatta kimi zaman on iki katı ve daha fazla sayıda düşmanla savaşmış ve her zaman fiilen zafer kazanmıştır.
Onun "imparatorluğu", küçük bir Şehir-Devlet`in kimi caddelerinden ibaret olarak başlamış, -başlangıçta şehrin tamamı ona katılmamıştı-ortalama olarak günde 830 kilometre karelik bir oranla genişlemiş ve on yıl süren siyasal çalışmadan sonra, son nefesini verdiği sırada 3 milyon kilometre kareden fazla bir alana yayılmıştı.
Bu alan Rusya hariç, Avrupa büyüklüğünde ve o zaman üzerinde milyonlarca insanın yaşadığı bir alandır ve fethi, savaş alanında düşman saflarından 250`ye yakın kişinin öldürülmesine mal olmuştur.
Müslümaların kaybı, on yıllık bir dönemde ortalama ayda bir şehittir. İnsan hayatına verilen bu değer, insanlık tarihinde eşsizdir.
Hz. Peygamber'in Savaşları Alıntıları - Sözleri
- Hz Peygamberin kendine güvenerek ve hiç abartmadan "Ben bir ay uzak mesafedeki düşmani sadece yaydığım korku ve dehşet havası ile yenerim" diyebilir. İnsanlık tarihinde daha az kanlı , daha kararlı ve kesin sonuç alıcı başk bir savaş henüz görülmedi. (Mekke'nin fethi)
- Hz. Peygamber, ilk olarak, Mekkeli muhacirler ile Medineli Evs ve Hazrec kabilelerinden Ensar arasında kardeşlik bağları kurdu (İbn Hişam, 344). Böylece, kökünden ayrılmışların, yeniden eski durumlarına nasıl döbecekleri sorunu çözümlendi. Buradaki kardeşliğin temeli, "anlaşmalı kardeşlik"ti ki, bir mülke birlikte sahip oluyor ve her ikisinin emeklerinin kazancı, ortak sermayede toplanıyordu. Hatta birbirlerinden miras alıyor, geleneğe göre mirasçı olması gereken akrabaları dışta bırakıyorlardı (Taberi Tefsiri, 8/75. âyetin yorumunda). Yönetim de bu gerçeği göz önene alıyor, askeri bir sefer için gönüllü seçerken iki anlaşmalı kardeşten yalnız birini seçiyor; diğeri orada kalarak her iki aileye göz kulak oluyordu.
- Hz. peygamberin yönettiği savaşlar, geçmişin ve günümüzün diğer bir çok savaşları arasında en çarpıcı, en ileri ve en insani olanıdır.
- Hz Peygamber sallahu aleyhi ve sellem fiilen büyük bir sefere çıkmayı düşündüğünde, yalnız gideceği yeri değil, aynı zamanda ordusunun gerçek gücünü de saklamak isterdi.
- "Allah her konuda güzellik ve iyilikle hareket etmemizi emretmektedir; öyleyse öldürürken bile, en güzel biçimde öldürünüz." (Müslim, Sahih, 34/57)
- Bilgi her şeyden daha çok, insanoğlunun maddi refahının kurbanı olmuştur..
- Hz peygamberin yönettiği savaşlar, geçmişin ve günümüzün diğer bir çok savaşları arasında en çarpıcı, en ileri ve en insanî olanıdır.
- Hz peygamber tarafından verilen direktifler şöyleydi: hatlarınızı bırakıp ayrılmayınız. Ben emir vermedikçe savaşa başlamayınız. Oklarınızı düşman atış mesafesine girmeden atıp israf etmeyiniz. Oklarınızı hedef atış mesafesine girince atınız. Düşman yaklaştığında elinizle taş atmaya başlayınız daha da yaklaştığında mızrak ve kargılarınızı kulllanonız. Kılıç en son düşman ile göğüse göğüse gelindiğinde kullanılacaktır.
- Halife Ömer'in düzenlemesinden önce müslümanlar takvim başlangıcını üç ayrı şekilde belirlerlerdi: Bir bölümü hicretten bir yıl önce, bir bölümü hicretten bir yıl sonra, kimileri de hicret yılında başlatırlardı. Bununla birlikte hepsi de şaban ayında hem fikirledi ki bu Şaban ayı da Hendek Savaşı'nın yaşandığı aydır.
- Beni Mustalik savaşı bir olgunlaşmamış tomurcuk
- Müslüman tarihçiler genellikle bu fikrin Selman el Farisi'den kaynaklandığını ileri sürerler ancak Ebu Süfyan'ın Hz Muhammed'e savaşmak yerine niçin beklenmedik ve şaşırtıcı şekilde hendekler kazıp arkasına sığındığını ve merakını belirterek bu fikri kimden öğrendiğini soran mektubuna Hz Peygamber, Bunu bana Allah ilham etti. şekliyle cevap vermiştir.
- Savaştan (Hendek) bir ay önce tarlalarda hasadın yapılmış olduğu da nakledilmektedir. Eş şemi bu hesaba göre düşman atlıların geldikleri zaman hayvanlarına yedirecek bir şey bulamadıklarını ancak sahipleri ne getirmişse onu yediklerini bildirir.
- Kuşatma iki üç hafta kadar sürmüştür. Makrizi'nin imta adlı eserinde farklı ifadeler vardır. 15 gün, 20 gün neredeyse bir ay. Bu süre farklılıklarının sebebi düşman kuvvetlerinin hep birlikte ve aynı anda gelmemiş olmasıdır. İlk gelenler bir aya yakın kaldılar sonradan gelenler ise yalnız onbeş gün kaldılar.
- Hz Peygamber her zaman hem genel bir siyaset hem de prensip meselesi olarak düşmanı tümüyle imha etmek yerine yalnızca onu yenmeyi yeğlemiştir.
Hz. Peygamber'in Savaşları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Annemin kitaplığında çocukluğumdan beri okumak istediğim bir kitaptı. Anca gerçekleştirebildim. Kitap siyer olarak ele alınmamış bunun altını çizmek gerek. Peygamberimizin katıldığı yönettiği savaşları bölgesel, siyasi, toplumsal olarak ele alırken Peygamberimizin nasıl yönettiği, askeri kişiliğinin nasıl zuhur ettiği savaşlarda coğrafi özelliklere nasıl dikkat edip ne şekilde önlemler aldığı gibi akademik konuları ele alıyor. Rivayetleri de bu özellikleri vurgulamak ve desteklemek maksadıyla anlatıyor. O nedenle kitap hayli sıkıcı ve durağan. Bir o kadar öğretici. Ancak Beni Medine'deki dağın adı Hayber platosu ilgilendirmez diyenler başlamasınlar. (Aksâ)
Kitabın Yazarı Muhammed Hamidullah Kimdir?
Muhammed Hamidullah (d. 1908, Haydarabad - ö. 2002, Florida), İslam dünyası'nda tanınmış son dönem hadis bilginlerinden birisidir.
İlk öğrenimini Haydarabad'da tamamladıktan sonra, yine bu kentteki hukuk fakültesini bitirdi. Fakat İslami bilimlere özellikle de siyer ilmine olan merakından dolayı 1936'da Paris Üniversitesi'nde bu konuda eğitim aldı. Daha sonra Almanya'nın Tübingen Üniversitesi'ne kaydolarak "devletlerarası İslam hukuku" alanında ikinci bir doktora çalışması daha yaptı.
1947'de Paris'e yerleşerek ders vermeye başladı. Akademik çevrelerdeki ünü giderek arttı ve ders vermek için Fransa dışındaki ülkelere gitmeye başladı. 1950'li yıllarda Türkiye'ye gelerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat ve Hukuk fakültelerinde ve İzmir, Ankara, Konya üniversitelerinde dersler verdi.
Hamidullah’ın Türkçe’ye çevrilerek yayımlanan başlıca eserleri şunlardır: İslam’a Giriş (1961), Hz. Peygamber’in Savaşları (1962), İslâm’ın Hukuk İlmine Yardımları (1962), İslâm’da Devlet İdaresi (1963), İmam-ı Azam ve Eseri (1963), Modern İktisat ve İslâm (1963), İslâm Fıkhı ve Roma Hukuku (1964), Kur’an-ı Kerim Tarihi (1965), İslâm Peygamberi (1966, 2 cilt), Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahifa-i Hemmam b. Münebbih (1967), Resulullah Muhammed (1973), İslâm Hukuku Etüdleri (1984), İslâm Müesseselerine Giriş (1984), İslâm, Bilim ve Felsefe (1990), İlk İslâm Devleti (1992), İslâm’ın Doğuşu (1997), Hz. Peygamberin Altı Orijinal Diplomatik Mektubu (1998), İslâm Anayasa Hukuku (1998), El Vesaiku’s-Siyasiyye (1998), İslâm Tarihine Giriş (1999).
Muhammed Hamidullah Kitapları - Eserleri
- İslam Peygamberi
- İslam'a Giriş
- İslam Tarihine Giriş
- İlk İslâm Devleti
- Hz. Peygamber'in Savaşları
- Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed
- İslam Müesseselerine Giriş
- Kur'an-ı Kerim Tarihi
- İmam-ı Azam ve Eseri
- İslam'ın Doğuşu
- İslamiyet ve Hıristiyanlık
- Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahife-i Hemam ibn Münebbih
- İslam Anayasa Hukuku
- Sorunlar Sorular ve Cevaplar
- İslam'ın Hukuk İlmine Katkıları
- Aziz Kur’an
- İslam'da Devlet İdaresi
- Hz. Peygamber'in Altı Diplomatik Mektubu
- İslam Genel Bir Bakış
- Введение в Ислам
- Le Saint Coran
- Resulullah Muhammed
Muhammed Hamidullah Alıntıları - Sözleri
- (Hz. Hatice (r.a) o zaman 28, kimilerine göre de 40 yaşındaydı; Fizyolojik ve jinekolojik nedenler birinci rakamı daha inandırıcı kılmaktadır; zirâ Hz. Hatice (r.a) evlilikten sonra yedi çocuk doğurmuştur.) (İslam'a Giriş)
- Ne kadar büyük olursa olsun, hiçbir kral, Allah'ın Resullerinden biri kadar hürmet görmemiştir, velev ki bu "Resul" fakir ve her türlü maddi gelirden mahrum olsun. (İlk İslâm Devleti)
- Sahtekarlık inancın munafıklığıdır. (İlk İslâm Devleti)
- "Bilgi Müslümanın kaybolmuş malıdır, nerede bulursa onu alsın." (İslam'a Giriş)
- Onlar inananlar ve kalpleri Allahı anmakka huzura kavuşanlardır. Değil mi ki kalpler, ancak allahı anmakla huzura kavuşur. Ra'd 28 (Aziz Kur’an)
- El-Münzir şöyle cevap verdi: “Sizin dininizin en çok hoşlandığım tarafı, sadece dünü ya da sadece ahiretle sınırlı olmayıp, her iki dünya saadetini birleştirmesidir. Niçin onu kabul etmeyeyim?” (Hz. Peygamber'in Altı Diplomatik Mektubu)
- Yine Hz. Peygamber'in, ölüm döşeğinde iken verdiği şu emrini de hatırlatalım: "Benim gayr-i müslimlere verdiğim himâyeye, (emana) titizlikle riayet ediniz" (Bkz., Mâverdî). Bir başka hadiste Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: "Eğer bir kimse, gayr-i müslim vatandaşa zulmederse; kıyamet günü onların avukatı (zülmeden müslümana karşı) ben olacağım." (İslam'a Giriş)
- Her bölgede, o bölgenin siyasi temsilcisi aynı zamanda caminin imamıydı. Şu halde, bu bölgedeki Müslümanlardan herhangi birinin bir şikayeti olduğunda kadıya gireceğine doğrudan doğruya camiye gider ve şikayetini caminin imamına bildirildi. Çünkü İmam o bölgenin aynı zamanda siyasi lideriydi. (İslam Müesseselerine Giriş)
- Medine'de Peygamberimizin yazdırdığı anayasa, dünyada en eski yazılı anayasadır. İçinde bir devletin ihtiyaç duyduğu savunma, adalet vs. gibi bütün konuların açıklamasını bulabiliriz. Bu arada Müslümanlar, Müslüman olmayanlar arasındaki ilişkilere de yer verilmiştir. Meselâ, bir maddesinde "Müslümanlar kendi dinlerine, Yahudiler kendi dinlerine göre yaşarlar" denilmektedir. Yani dini meselelerde eşitlik ve özgürlük vardır. (İslam Tarihine Giriş)
- Ancak gerek ilk halîfelik, gerekse ilk halîfeden sonraki halîfelik konusu tarihî bir mevzudur. Dinin aslından olan bir mesele değildir. Fakat Müslümanlar arasında maalesef bu, itikadî mevzulardan bir parça halini almıştır. (İslam Tarihine Giriş)
- Peygamberler de sadece Yahudi ve Hıristiyanların değil, aynı zamanda, İslâm'ın nebîsidirler. Madem ki İslâm, kesintisiz, devamlılık ve istisnasız şumûl dinidir, o halde tarihi de sonsuzdur. (İslam Tarihine Giriş)
- "Ve hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Kulak, göz ve kalp ; gerçekte, insan bütün bunlardan sorguya çekilecektir." isra 36. Ayet (Aziz Kur’an)
- Buhari'nin "Abdurrazzak'dan, o da Ma'mer'den, o da Hemmam'dan o da Ebu Hüreyre'den naklettiğine göre, Hz. Peygamber'in şöyle söylediğine ilişkin şu hadisi Ahmed b Hanbel'den aldım" deyişini düşünelim. II. Dünya Savaşı'nın sonundan beri, Hemmam'ın, Ma'mer'in ve Abdurrazzak'ın el yazma nüshaları bulunmuştur, - Ahmed b Hanbel'in eseri de çoktan beri bilinmektedir - Buhari'den önceki kaynaklarda araştırma yapılırsa, görülür ki Buhari ne yalan söylemiştir, ne de kendi döneminin basit folklorunu toplamıştır. O, yazılı ve kesin kaynaklara dayanmaktadır. (Kur'an-ı Kerim Tarihi)
- Dünya üzerinde doğru yoldan haberdar olan kalmayınca, Allah'ın insanlara olan şefkati, onlara son bir peygamber göndermeyi gerektirmiş, Allah'ın salât ve selâmı üzerine olsun, Hz. Muhammed'i göndermiştir. Madem ki gelen son din, son kitap Kur'an'la ayaktadır, tek harfi değişmeden muhafaza edilmiştir, o halde bir başka peygamber göndermesine gerek yoktur. (İslam Tarihine Giriş)
- Böylece bir mucize meydana geldi: Hz.Musa, Yahudilerin doğan çocuklarının öldürüldüğü bir senede doğdu, fakat bu çocukların öldürülmesini emreden kralın himayesinde büyüdü. (İslam Tarihine Giriş)
- Mekkelilerin Kabe'nin önünde yaptıkları bir sabah ibadetleri vardı. Bu ibadetin şekli belirli olmamakla birlikte eğilmek, yere kapanmak gibi şekillerde olduğu bilinmektedir. (Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed)
- (Yeri gelmişken belirtelim, Çin'deki camiler Fransa'dakilere veya İngiltere'dekilere veyahut doğudakilere benzemezler, minareleri de yoktur.) (İslam Genel Bir Bakış)
- “İşte böylece insan, kendi isteği ile Allah’ın halifesi oldu. Halife olarak da en üstün yaratık oldu ve hatta kendisinin önünde melekler eğildiler. İslam tarihi işte o zamandan itibaren başlar.” (İslam Tarihine Giriş)
- Sayıları on tane olan Puranaların birisinde, âhirzamanda çölde bir adamın doğacağı, annesinin isminin "Güvenilir" (Amine?), babasının isminin "Allah'ın kulu" (Abdullah?) olacağı belirtilmektedir. (İslam'ın Doğuşu)
- "Belki bugünkü Mekkeliler İslâm'ı kabul etmeyebilir, fakat yarın çocuklarının İslâm'a girmeleri mümkündür." (İslam Tarihine Giriş)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin