Kitap Künyesi
Yazar: Neslihan Önderoğlu
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750738159
Sayfa Sayısı: 112
--reklam--
İçeri Girmez miydiniz? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İçeri girmez miydiniz, diyor. Yüzünde yarım bir gülümseme. Onu bütüne mi tamamlasa yoksa yüzüne daha başka bir ifade mi oturtsa, karar veremiyor. Daha üzgün görünebilir belki ya da daha öfkeli. Bu duruma hepsi uyar. Hayır sağ olun, otobüse yetişmem lazım, diyorum. Yalan. Birlikte yaşadıkları evi, onun benim hayatımda olmadığı zamanlarda kaçıp saklandığı yeri ne kadar çok merak ettim. Ona bizden başka bir hayatı içine sığdırabileceği bir ev yarattım. Odalarında, banyosunda, mutfağında defalarca dolaştım. Şimdi eşiğinde durduğum bu evin, o düşsel eve ne kadar benzediğini görmek ilginç olabilirdi.
İçeri Girmez miydiniz?’le Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanan Önderoğlu, öykülerinde farklı hayatları, farklı insanları bir araya getiriyor. Yalın ve çarpıcı anlatımıyla dikkatleri üzerine çeken Neslihan Önderoğlu, bu kitabında da günlük hayatın derdini, tasasını yüklenen, yaşamdan yaralar alıp kabuklarına çekilen insanları anlatıyor. Yazar, yoğun bir hüzün duygusunun sarıp sarmaladığı bu öykülerde okurun bamteline dokunuyor.
--reklam--
İçeri Girmez miydiniz? Alıntıları - Sözleri
- İnsan suyun altında nefes almayı bile beceremeyen zavallı bir kemik, kas ve sinir yığınıymış. Bütün o dünyayı değiştirme iddiasına rağmen.
- Nadasa bırakılmış bir hayat ve naftalin kokan insanlar.
- Öyle kırılgan olmasa hayata karşı, babasından önce çekip gider miydi?
- Çenesini pencerenin kenarına dayayarak saatlerce gökyüzüne bakan, giderek gökyüzüne gömülen ölü gözlerde nihayete eriyor, nabzı durmaya vuruyordu.
- Çocukken, yazar olacağım anne, dediğim geldi aklıma. Ölesiye yazmak, hayatı yeniden dönüştürmek, insan olma bilgisine ulaşmak isteğim. Tutunabildiğim bir hayatı biriktirmek istiyordum içimde.
- "O da sıkılıyor mudur?" dedim başımla işaret ederek. Dinlenmek için bir an durdu. "Ölmesinden mi korkuyorsun, sıkılmasından mı?"
- Bu sardunyalar burada kuruyor, fazla güneşli, üstelik sen de rahat durmuyor, yapraklarını döküyorsun. Kaç kere dedim şu balkon demirlerinin arasına başını sokup durma. Bütün gün sokağı seyredip duruyorsun. Kimi bekliyorsun bilmem ki?
- Aynaları hiç sevmedim. İnsan aynalarda yaşlanır. İnsan bazen kendi suretiyle karşılaşmak istemeyecek kadar yabancı olur kendine. Ayna sırlıdır. Sırlı. İnsanın içinin sırrını gösterir. Gözlerinden. Bir de arkasını, arkada bıraktıklarını.
- Aynaları hiç sevmedim. İnsan aynalarda yaşlanır. İnsan bazen kendi suretiyle karşılaşmak istemeyecek kadar yabancı olur kendine.
- İçeri girmez miydiniz, diyor. Yüzünde yarım bir gülümseme. Onu bütüne mi tamamlasa yoksa yüzüne daha başka bir ifade mi oturtsa, karar veremiyor. Daha üzgün görünebilir belki ya da daha öfkeli. Bu duruma hepsi uyar. Hayır sağ olun, otobüse yetişmem lazım, diyorum. Yalan. Birlikte yaşadıkları evi, onun benim hayatımda olmadığı zamanlarda kaçıp saklandığı yeri ne kadar çok merak ettim. Ona bizden başka bir hayatı içine sığdırabileceği bir ev yarattım. Odalarında, banyosunda, mutfağında defalarca dolaştım. Şimdi eşiğinde durduğum bu evin, o düşsel eve ne kadar benzediğini görmek ilginç olabilirdi.
--reklam--
İçeri Girmez miydiniz? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
1 alana 19 bedava: 2013 Haldun Taner Öykü ödülünü almış bir kitap olduğundan ötürü oldukça başarılı olduğunu düşünebilirsiniz ancak bu korkunç derecede yanlış bir varsayım olur. Keza edebiyatımızda öykücülük maalesef Sait Faik'ten sonra öldü. Yine de, Neslihan Önderoğlu kötü bir kitap yazmış olsa bile bence gayet yetenekli bir yazar. Ben de onun yazarlık kariyerini ve gelişimini daha yakından izleyebilmek için kitaplarını kronolojik olarak okuyacak, düşüncelerimi buradan size aktaracağım. Şimdi, gelelim kitabın niye kötü olduğuna. Kitapta 20 hikaye var, bunların hepsi keskin bir zeka ve güçlü bir hayal gücüyle kurulmuş ancak hepsi tekdüze. Kafanız mı karıştı? Açıklayayım: Önderoğlu oturmuş, çok güzel bir öykü yazmış ve hazır yazmışken ziyan olmasın diye aynısından 19 tane daha yazmış. Tüm hikayeler aynı mimariye sahip. Hepsi aynı ucuz numarayı kullanıyor ve bu cipsten bile hızlı bayatlıyor. Kitaptaki "her" öykü nasıl kurulmuş inceleyelim birlikte, gelin. 1- Giriş: Önderoğlu etrafı güzelce anlatır ve sizi öyküye hazırlar. 2- Gelişme: Karakterin ya deli olduğunu ya da bir derdi olduğunu öğreniriz. Karakterin deliliği/derdi bir lastik gibi gerilmiştir ve kopmak üzeredir, ya da bir balon gibi patlamak üzeredir, ya da yere düşmekte olan bir şişe gibi kırılmak üzeredir. Bakın; üç farklı şey söyledim ama hepsi aynı şeye çıkıyor. Siniriniz bozulduysa Neslihan Önderoğlu bunu 20 kez yapıyor bu kitapta. 3- Sonuç: Karakter ya intihar eder, ya hiç beklenmedik saçma sapan bir şey yapar, ya da her ne olacaksa olur. İlk hikayesini okuduğumda Neslihan Önderoğlu'ya aniden hayran kalmıştım, takdir edersiniz ki aynı hikayeyi 15. kez okuduğumda bu düşüncem değişti. Yani evet ben de biliyorum bir hikaye kurmak öyle kolay bir şey değil ama bu kadar da olmaz, ayriyeten kitaptaki karakterler de hep aynı. Bir tane apatik kız var, bir tane de deli kız var aynı tiplemelerin başından geçen aynı hikayeleri okuyup okuyup duruyoruz. Arada birkaç tane de -ayıp olmasın diye herhalde- farklı karakterler var. Temel fıkrasından farksız hepsi. Ancak umudu kesmek yok, bu Neslihan Hanımın ilk kitabıydı. Kalanları da okuyacağım çünkü dediğim gibi, yetenekli bir yazar. Umarım bir sonraki kitaplarında farklı şeyler denemiştir. (Tuğkan Yıldırım)
Neslihan Önderoğlu’nu ilk kez “Yakınlık Korkusu” adlı kitabıyla tanımıştım. Öyküleri hatırlamasam da ben de uyandırdığı duygular çok gerçek ve vurucuydu. Günlük hayatın akışında durup en can alıcı yerden vuruyor sanki. Sürükleyici, yalın ve çarpıcı dili. Öyküler arası geçişlerde durdum düşündüm durup düşünmek gerekir ya bazen o süreyi tanımak öykülere, öyle işte. Hayata ve gerçekliğe bir “an” bile olsa bir kitap sayfasından baktım. (Begüm)
Neslihan Önderoğlu'nun2012 yılında yayımlanmış yirmi öyküden oluşan ilk öykü kitabı "İçeri Girmez miydiniz?" 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü almaya hak kazanmış bir eser. Neslihan Önderoğlu, kendisiyle yapılan söyleşilerde de ifade ettiği gibi, öykülerinde hayatı bütün zıtlıklarıyla dile getiren bir yazar.Hayatın tek boyutlu olmadığını ve insanların yaşadıkları olayların, karşılaştıkları durumların farklı farklı olduğunu belirten yazar,öykülerindeki beklenmedik sonlarla bu ifadesini somutluyor.Her öyküsünü yetkin bir üslup ve sağlam kurguyla kaleme alan Önderoğlu'nun yirmi öyküsünü de sıkılmadan keyifle okudum. Önderoğlu öykülerinde farklı konuları ele alsa da kitaptaki öykülerin çoğunun baş kahramanı kadın ve kitaptaki öykülerin yarısı kadınların hayattaki farklı durumlarına ilişkin olayları ve kadınların yaşadıkları sıkıntıları anlatıyor. Kadın ve toplum sorunlarına duyarlı olan Yazar Neslihan Önderoğlu , bir söyleşisinde Melih Cevdet Anday Roman Ödülü verilen "Yeryüzü Yorgunları" adlı romanını ödülü aldığı gün bir cinayete kurban giden Emine Bulut'a ithaf ettiğini ifade ediyor.Yazarın"İçeri Girmez miydiniz?" adlı kitabında da kimi zaman öykü kahramanı kadınların yaşadıklarına ironik ve mizahi yaklaşımlar sergilese de bir kadın yazarın kadınlara ilişkin duyarlılığının izlerini görüyoruz. Öykülerinde daha çok insanların arızalı yanlarını irdelediğini ve anlattığını ifade eden Neslihan Önderoğlu, öykülerine anlattığı olayın bir anından başlayıp öykülerini net bir sonuca bağlamadan bitirerek okuyucuların öykülere kendilerine göre bir son kurgulamalarına fırsat veriyor. Her biri birbirinden çarpıcı,özgün ve okuyucuyu soru sormaya,okuduklarını sorgulamaya zorlayan öykülerden oluşan bu öykü kitabını okumanızı tavsiye ederim. (Yunus ÇİNÇİN)
--reklam--
İçeri Girmez miydiniz? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Neslihan Önderoğlu - İçeri Girmez miydiniz? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İçeri Girmez miydiniz? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Neslihan Önderoğlu Kimdir?
İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdi. Öyküleri Notos, Kitap-lık, Sözcükler, Sarnıç Öykü, İzafi, Dünyanın Öyküsü, Sıcak Nal, Türk Dili, Öykü Teknesi, Patika dergilerinde yayımlandı. • İlk kitabı İçeri Girmez miydiniz? (2012), 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü’ne değer bulundu. İkinci kitabı Mevsim Normalleri 2013’te yayımlandı. Karla Karışık (2014) adlı kış öyküleri seçkisini hazırladı. • Sarnıç Öykü dergisinin editörlüğünü sürdürüyor.
--reklam--
Neslihan Önderoğlu Kitapları - Eserleri
- Yeryüzü Yorgunları
- İçeri Girmez miydiniz?
- Yakınlık Korkusu
- Mevsim Normalleri
- Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino
- Bana Sesini Bırak
- Filler ve Balıklar
- Mutsuz Palyaçolar Örgütü
- Burada Öyle Biri Yok
- Geri Dön Hayat
- Ay Dolandı
- Sen Ne İstersen
--reklam--
Neslihan Önderoğlu Alıntıları - Sözleri
- Öykünün sınırlanamaz ve başına buyruk doğası gereği bazen aklımızda bir fikirle yola çıkmışken kendinizi varmak istediğinizden çok farklı bir yerde bulabilirsiniz. (Burada Öyle Biri Yok)
- Sonuçta, neyin gerçek, neyin kurgu olduğunu kim bilebilir ki ? Öyle değil mi, Bay Tarantino? (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
- Birini sevmek için ille de onu anlamak şart mı? (Yakınlık Korkusu)
- Bizden vazgeçmene engel olmak zorundaydım. Bir söz bulmak. Bir ritmin, bir anlamın, bir mecazın içine sığınmak. (Yeryüzü Yorgunları)
- On beş yirmi cümleyle konuşuyormuş gibiydi evin içinde. Her duruma karşı ezberinde bir replik vardı. Haddini bilmeyen kediye, eve geç gelen oğula, titizlenen kocaya... Sen. Yapacaksın. Yapmalısın. Yapsan ne iyi olur. Hadi yapsana. Sen şimdi bunu yaptığını mı düşünüyorsun? (Mevsim Normalleri)
- Hiç kimsenin, yağmurun bile böyle küçük elleri yoktur bütün güllerden derin bir sesi var gözlerinin (Bana Sesini Bırak)
- İçeri girmez miydiniz, diyor. Yüzünde yarım bir gülümseme. Onu bütüne mi tamamlasa yoksa yüzüne daha başka bir ifade mi oturtsa, karar veremiyor. Daha üzgün görünebilir belki ya da daha öfkeli. Bu duruma hepsi uyar. Hayır sağ olun, otobüse yetişmem lazım, diyorum. Yalan. Birlikte yaşadıkları evi, onun benim hayatımda olmadığı zamanlarda kaçıp saklandığı yeri ne kadar çok merak ettim. Ona bizden başka bir hayatı içine sığdırabileceği bir ev yarattım. Odalarında, banyosunda, mutfağında defalarca dolaştım. Şimdi eşiğinde durduğum bu evin, o düşsel eve ne kadar benzediğini görmek ilginç olabilirdi. (İçeri Girmez miydiniz?)
- İnsan suyun altında nefes almayı bile beceremeyen zavallı bir kemik, kas ve sinir yığınıymış. Bütün o dünyayı değiştirme iddiasına rağmen. (İçeri Girmez miydiniz?)
- Beslenmeyen her şey gibi hayaller de kururmuş meğer. (Burada Öyle Biri Yok)
- Beynimde, başımda bir yara var. Düşüncelerim yas içinde. Muradıma ersem de ermiş olmam. Benim mürekkebim gözyaşlarımdır. Ruhum sürekli bir sonbahardır. (Geri Dön Hayat)
- ... Bazen sessizlik, havada uçuşan sözcüklerden çok daha ezici olabilir... (Mutsuz Palyaçolar Örgütü)
- "Bu akşam beni bekleme çünkü gece siyah ve beyaz olacak." (Geri Dön Hayat)
- Film izlemeden nasıl yaşayacaktım? Sinema benim için, birkaç saatliğine başka bir dünyaya konuk olmak demekti. Başka coğrafyalar da yaşayan insanları onların nelere sevinip nelere üzüldüğünü, sorunlarını nasıl çözdüğünü, hepimizin içinden geçtiği çeşitli insanlık durumlarını nasıl yaşadıklarını görmek için ya paran olacak ve sık sık seyahat edeceksin ya da içinde bütün bunların olduğu filmleri izleyeceksin. Şimdi ikinci seçenekte elimden alındığına göre ne yapacaktım? Filmler olmadan hayat tatsız tuzsuz ve sıkıcı bir durum alacaktı benim için. (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
- Söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken; bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca. (Geri Dön Hayat)
- Göğüs kafesinin içinde. Koca bir deniz vardı da içinde bir şey yüzüyordu (Mevsim Normalleri)
- Bu kitabı okudum benim gibi bazen mutlu olursun ama ben de 100 de sıfır (Mutsuz Palyaçolar Örgütü)
- Geçmişte olanları değiştirmek çok kolaydır. Sen nasıl hatırlamak istiyorsan geçmiş odur. (Ay Dolandı)
- Gerçek insanlar hayali yaşam, hayali olanlarsa gerçek yaşam istiyor.Filmin anafikri buydu. (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
- Bir günü öbüründen, bir yılı öncekinden farklı kılacak, günlerin arasını kesin çizgilerle belirleyecek bir şey lazım. (Yeryüzü Yorgunları)
- İnsan mutlulukla mutsuzluk, umutla umutsuzluk arasında bile bir ayrım görmüyorsa, hayatın akışına da müdahale etmek içinden gelmiyor. (Ay Dolandı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin