Kitap Künyesi
Yazar: Halit Çelenk
Yayın Evi: İmge Kitapevi Yayınları
İSBN: 9755336121
Sayfa Sayısı: 336
--reklam--
İdam Gecesi Anıları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın "merhaba kainat" dedikleri sabahın, 6 Mayıs 1972 sabahının üzerinden kırk yıla yakın bir zaman geçti. Toplumların tarihi bir yana, insan ömrü açısından bile fazla uzun bir süre sayılmaz bu. Tarihin soğukluğuna gömülmeye, duygusallıktan arınmaya yetmeyecek kadar kısadır hatta.
"İdam Gecesi Anıları" birinci elden bir tanıklık. Bu tanığın, avukat olarak bütün dava sürecinin içinde bulunan ve onlar son sözlerini haykırdıklarında bunu bizzat işiten Halit Çelenk oluşu, İdam Gecesi Anıları'na bir belgesel niteliği kazandırıyor. Yalnız siyasal değil, hukuksal yönden de hayli tartışmalı olan ve artık bulunamayacak olan "karar" metinlerinin de bu kitapta yer almış olması, bu belgeselliği güçlendiriyor. Kitabı okudukça geçmişteki bazı karanlık noktalar yavaş yavaş aydınlanıyor. Yakın tarihimizin en trajik olaylarından birine bizzat tanık olmuş olan Halit Çelenk’in anılarını okumak, gerçekten heyecan verici bir anımsama süreci.
İdam Gecesi Anıları Alıntıları - Sözleri
- Şimdi akıyor, o Deniz gitti: o demin anlatmaya çalıştığım o Deniz gitti! Yusuf, o Yusuf gitti! O Hüseyin gitti, o birikimi olan Hüseyin gitti.
- Bugün siyasi suçlarda ölüm cezasının tek müdafii kalmıştır: Korku!
- Deniz'in de söylediği gibi "Faşizmin eline bir kere düşmeyeceksin."
- benim anlayışıma göre Devrimci demek ihtilalci demektir . . . beyannameyi aynen kabul ediyorum ... Latin Amerikan gerilla liderlerinden Fidel Castro ve Che Guevera'yı Latin Amerika'da giriştikleri Devrimci mücadeleden dolayı takdir eder saygı duyarım ..bizim düşmanımız Amerikan emperyalizmi ve onun yerli iştirakçileridir .. . bildiride açıklandığı gibi (tefeciler, toprak ağalarıdır). Marksizm ve Leninizm · her şeyden evvel bir dünya görüşüdür ve metodudur ve gerçeğe varmak için kullanılan bir metottur. Marksizm ve Leninist metot içinde bulunduğu şartları tahlil eder ... değerlendirir ... Misakı Milli'de şu vardır ... Türk ve Kürt iki kardeş kav:ım bu topraklar üzerinde birlikte kardeşçe yaşayacaklardır . . . Türkiye'de iki kardeş kavim yaşar ... Türk ve Kürt kavimleri yaşamaktadır ... Anayasa mutlak mülkiyet hakkını ta- nımamıştır ...
- ... bizim istediğimiz düşmanları Türkiye'den çıkarıp bağımsız (Türkiye'yi) ha- le getirmekti... Bu bağımsızlığın silahla yapılmasıdır ...düşmanlarımız (Amerika ve onun ortaklarıdır) ... T.H.K. ordusunun büyük ve küçük örgüt olduğuna dair bilgi vermeyeceğim . . . bizim maksadımız Türkiye'de sosyalizmi kurmaktır ve bunu da silahla yapmaktır . . . ilk partide halk ihtilali, bilahare işçi diktatoryası, daha sonra da komünist topluma giden bir idare sistemi kurmayı düşünüyorduk...
- "İnsan doğaya, özgür geldi, ama bugün her yerde zincirler içindedir."
- "Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın . .. Yaşasın. .... Yaşasın işçiler, köylüler. Kahrolsun Emperyalizm."
- Türkiye halkının çogunluğunu teşkil eden Türk köylüsü toprak ağalarının elindedir ve çağ dışı düşüncelerle idare edilmektedir. Marksizm-Leninizm bir düzen değil bir bilimdir. doğal kanunları ve toplumsal olayları çözümleyen · bir anahtardır. Gerçek bağımsızlık icin silahlı mücadele zorunludur ... biz Amerikan emperyalizmine karşı savaşmak için...
İdam Gecesi Anıları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İdam Gecesi Anıları: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın avukatları olan Halit Çelenk tarafından mayıs 1978'de ülke yayınlarınca ilk basımı yapılan kitap. kitapta 6 mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının infazında hazır bulunan iki avukattan birisi olan Halit Çelenk'in infaz gecesi anıları, 12 mart askeri cuntası tarafından kurdurulan ankara 1. no.lu askeri mahkemesinin verdiği idam kararının gerekçe ve hukuksal tartışma bölümü, askeri yargıtay ikinci dairesinin idamı onaylayan kararı, chp'nin anayasa mahkemesine açtığı davanın dilekçesi, askeri yargıtay daireler kurulu kararı, ankara 1. numaralı askeri mahkemesinin son kararı ve bazı belgeler bulunmaktadır. kitabın ilk baskısı ülke yayınları tarafından 1978 yılında yapılmış, daha sonra onur yayınları, tekin yayınları ve 2009'da imge kitabevi yayınları tarafından 2009'da 15. ve 2010'da 16. baskısı yapılmıştır. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın son sözleri, yasal sınırlamalar nedeniyle son iki baskıya kadar kitapta yer almamıştır. ölüm infaz tutanağında deniz gezmiş'in son sözleri için "...saat 01.25'de sehpaya çıkarken de (suç unsuru bulunduğundan16 kelime yazılmadı) dedi ..." şeklinde bir ifade bulunmaktadır. tutanağa son sözler konusunda Yusuf Aslan için "... bilahare sehpaya çıkarken (suç unsuru bulunduğundan 26 kelime yazılmadı) dedi" şeklinde, Hüseyin İnan için "... ip boynuna geçirilmeden evvel hiç bir menfaat gözetmeden halkımın mutluluğu için çalıştım ve bu bayrağı taşıdım, bundan sonra bunu türk halkına emanet ediyorum, yaşasın devrimciler, kahrolsun faşistler, dedi ..." şeklinde ifadeler yer aldı. Halit Çelenk ve Mükerrem Erdoğan'ın infazlardan sonra eve döndüklerinde ilk yaptıkları şey son sözleri doğru ve eksiksiz yazılı hale getirmek oldu. işte o'nların son sözleri: Deniz: "yaşasın tam bağımsız türkiye. yaşasın marksizm-leninizm'in yüce ideolojisi. yaşasın türk ve kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. kahrolsun emperyalizm. yaşasın işçiler, köylüler." Yusuf: "ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum. sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. biz halkımızın hizmetindeyiz. sizler amerika'nın hizmetindesiniz. yaşasın devrimciler. kahrolsun faşizm." Hüseyin: "ben şahsi hiç bir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. bundan sonra bu bayrağı türk halkına emanet ediyorum. yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. kahrolsun faşizm." kitap/kitap--43699 yazar/i16393 (Birsen)
Kitabı almadan önce ve alırken Halit Çelenk'in anılarını içeriyor diye almıştım fakat hayal kırıklığına uğradım. Eğer hukukla ilgilenmiyorsanız içindekilerin ancak üçte birini anlayabilirsiniz. Kitap genel olarak Halit Bey'in ve mahkemenin belgelerini içeriyor. Kitabın adının bu bakımdan yanıltıcı olduğunu düşünüyorum. İtiraf etmem gerekirse birçok yerini atlaya atlaya okudum çünkü anlamadığım çok fazla terim vardı. Sadece Denizlerle ilgili bir şeyler öğrenmek istiyorsanız ve onlarla ilgili 2 3 kitap okuduysanız bu kitabın size çok fazla katkı sağlayacağını düşünmüyorum çünkü Halit Çelenk kitapta anlattıklarını birçok yerde anlattı. Kitaplar için olsun belgeseller için olsun kullanılan kelimeler bile aynıydı. İçindeki fotoğraflar bölümünde daha önce görmedigim birkaç fotoğraf vardı. Orası güzeldi. (Sıla Akçin)
Okuması son derece ağır bir kitap. Başlığının aksine Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın idam süresine kadar olan anılarından çok Halit ÇELENK'in avukatlık belgelerini içeriyor. Bu yönüyle kitap daha çok bir ders kitabı niteliğinde olmuş. Mahkeme boyunca süren savunma dosyaları ve bu dosyaların olduğu gibi hukuk diliyle aktarılmış olması da hukuk eğitimi almamış olan kişiler için okumayı zorlaştırıyor. Öte yandan bu belgeleri tek tek incelemek ve mahkemeye sunulan itirazları araştıracak olan kişiler için oldukça başarılı bir kaynak. (Erce)
İdam Gecesi Anıları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Halit Çelenk - İdam Gecesi Anıları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İdam Gecesi Anıları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Halit Çelenk Kimdir?
İlkokulu aynı kentteki Mektebi Sultani'de, ortaokul ve liseyi Mandacı Fransızların yönetimindeki Antakya Lisesi'nde bitirdi. Daha sonra geldiği İstanbul'da, 1944 yılında Hukuk Fakültesinden mezun olarak, sınıf arkadaşı Şekibe Sayar'la evlendi.
Avukatlığa, 1948'de Samsun'da başladı. 1962 yılının ekim ayında, eşiyle birlikte Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) üye olarak, Genel Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve aktif siyasete başladı. Mesleğinde, ilk günden itibaren işkence gören, tutuklanan, yargılanan işçilerin, öğrencilerin, gençlerin, yazarların, sanatçıların, parti, sendika, dernek, vakıf yöneticilerinin savunmalarını üstlendi.
En önemli davası; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yargılanarak idama mahkûm edildiği THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) davasıdır. İdam sırasında, yanlarında bulundu. Deniz Gezmiş'in idamında “87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi sizlere anlatamam” açıklamasını yapmıştır.
Meslek yaşamı boyunca kendisi de çeşitli davalarda yargılanan, gözaltına alınan Çelenk, Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu İkinci Başkanlığı yaptı. İnsan Hakları Vakfı kurucuları arasında yer aldı. Aziz Nesin'in öncülüğünü yaptığı Aydınlar Dilekçesi'ni kaleme alanlar arasındaydı; SBP (Sosyalist Birlik Partisi) kuruluş çalışmalarında bulundu.Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) kurucu üyesidir.
2002'den 2011'e kadar kansere ve astıma karşı mücadele verdi. 5 Mayıs 2011 günü, yani Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamlarının yıl dönümünden bir gün önce, 89 yaşında Ankara’da evinde hayata gözlerini yumdu. Vasiyeti üzerine enternasyonel marşı eşliğinde toprağa verilmiş ve Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'a yakın bir yere gömülmüştür.
--reklam--
Halit Çelenk Kitapları - Eserleri
- İdam Gecesi Anıları
- Hukuksuz Demokrasi
- 1.THKO Davası
- Umut Hangi Dağın Ardında
- Barış Savaşçıları
- 12 Eylül ve Hukuk
- Yenilmeyenlerin Tanığı
- Demokrasi Masalı
- İdam Gecesi Anıları
- Türkiye İşçi Partisi'nde İç Demokrasi
- Beş Kapı Beş Kilit
- Yenilmeyenlerin Tanığı
--reklam--
Halit Çelenk Alıntıları - Sözleri
- benim anlayışıma göre Devrimci demek ihtilalci demektir . . . beyannameyi aynen kabul ediyorum ... Latin Amerikan gerilla liderlerinden Fidel Castro ve Che Guevera'yı Latin Amerika'da giriştikleri Devrimci mücadeleden dolayı takdir eder saygı duyarım ..bizim düşmanımız Amerikan emperyalizmi ve onun yerli iştirakçileridir .. . bildiride açıklandığı gibi (tefeciler, toprak ağalarıdır). Marksizm ve Leninizm · her şeyden evvel bir dünya görüşüdür ve metodudur ve gerçeğe varmak için kullanılan bir metottur. Marksizm ve Leninist metot içinde bulunduğu şartları tahlil eder ... değerlendirir ... Misakı Milli'de şu vardır ... Türk ve Kürt iki kardeş kav:ım bu topraklar üzerinde birlikte kardeşçe yaşayacaklardır . . . Türkiye'de iki kardeş kavim yaşar ... Türk ve Kürt kavimleri yaşamaktadır ... Anayasa mutlak mülkiyet hakkını ta- nımamıştır ... (İdam Gecesi Anıları)
- Türkiye halkının çogunluğunu teşkil eden Türk köylüsü toprak ağalarının elindedir ve çağ dışı düşüncelerle idare edilmektedir. Marksizm-Leninizm bir düzen değil bir bilimdir. doğal kanunları ve toplumsal olayları çözümleyen · bir anahtardır. Gerçek bağımsızlık icin silahlı mücadele zorunludur ... biz Amerikan emperyalizmine karşı savaşmak için... (İdam Gecesi Anıları)
- Özellikle geri kalmış ülkelerin avukatlarına, bugün gerçekten önemli görevler düşmektedir. Anayasanın "Sosyal Hukuk Devleti" ilkesi açısından yurdumuzun sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümüne ve yurt kalkınmasına katkıda bulunmak, avukatın önemli görevlerindendir. Ve avukat bundan sorumludur. (Barış Savaşçıları)
- Deniz'in de söylediği gibi "Faşizmin eline bir kere düşmeyeceksin." (İdam Gecesi Anıları)
- Devlet korunurken insan hakları bir kenara itilir ve bunlara saygı gösterilmezse, hukuk devleti ilkelerine ve günümüz devlet anlayışına ters düşer. (12 Eylül ve Hukuk)
- Türkiye İşçi sınıfına selam! Selam yaratana! Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selam! Bütün yemişler dallarınızdadır. Beklenen günler, güzel günler ellerinizdedir. haklı günler, büyük günler, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri. Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selam! Paranın padişahlığını, karanlığını yobazın ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selam! Türkiye İşçi sınıfına selam! Selam yaratana! (Barış Savaşçıları)
- Bugün siyasi suçlarda ölüm cezasının tek müdafii kalmıştır: Korku! (İdam Gecesi Anıları)
- "Yaşam o kadar kısa ki küçülmeye değmez" (Barış Savaşçıları)
- "Ben de Sevdalanabilirdim Nazlı seher yeli gibi Üç darağacı Mayıs baharında eğer Bir şafak vakti Salınmasaydı." (Barış Savaşçıları)
- Emperyalizm kapitalist sistemin zorunlu bir uzantısı ve aşamasıdır. Savaş, emperyalizmin ayrılmaz bir parçasıdır. Başka birdeyişle emperyalizm savaşsız yaşayamaz. Kapitalizmin tarihi bunun örnekleriyle doludur. Savaşı ve onun getirdiği öldürümü, açlığı, yoksulluğu istemiyorsak emperyalizme karşı savaşmak ve onu ortadan kaldırmak zorundayız. (Yenilmeyenlerin Tanığı)
- ... bizim istediğimiz düşmanları Türkiye'den çıkarıp bağımsız (Türkiye'yi) ha- le getirmekti... Bu bağımsızlığın silahla yapılmasıdır ...düşmanlarımız (Amerika ve onun ortaklarıdır) ... T.H.K. ordusunun büyük ve küçük örgüt olduğuna dair bilgi vermeyeceğim . . . bizim maksadımız Türkiye'de sosyalizmi kurmaktır ve bunu da silahla yapmaktır . . . ilk partide halk ihtilali, bilahare işçi diktatoryası, daha sonra da komünist topluma giden bir idare sistemi kurmayı düşünüyorduk... (İdam Gecesi Anıları)
- Hakim sanığa soruyor: - Sizin ... yerde yaptığınız konuşmada komünizm propagandası yaptığınız savlanıyor ve cezalandırılmanız isteniyor. Ne diyorsunuz? - Sayın hakim bey, ben ne komünizmden, ne sosyalizimden ne de marksizmden hiç bir şey anlamam. Konuşmamda da böyle bir suç işlemiş değilim. Bu savunmayı dinleyen sanık avukatlarından birisi yanındaki meslektaşına eğilerek: - Bu P .. . yi cehaletten asmali, diyor. Alkolün etkisiyle sesini ayarlayamayan avukatın bu sözlerini işiten hakim ve savcı kendilerini tutamıyor ve kahkahalarla gülüyorlar. (Barış Savaşçıları)
- Ayrıca milli bütünlüğe karşı çıkmakla da suçlanıyoruz. 101 tane Amerikan üssünün bulunduğu ülkede bizim milli bütünlüğü bozmak istemekle itham edilmemiz gülünç olmaktadır. Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. (1.THKO Davası)
- Şimdi akıyor, o Deniz gitti: o demin anlatmaya çalıştığım o Deniz gitti! Yusuf, o Yusuf gitti! O Hüseyin gitti, o birikimi olan Hüseyin gitti. (İdam Gecesi Anıları)
- Bugün siyasi suçlarda ölüm cezasının tek müdafii kalmıştır: Korku! (İdam Gecesi Anıları)
- Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Bizlerin tek özlemi tahsil sırasında bulunmamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığıdır. Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik. Biz 50 sene evvel Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkenin çocukları olarak Kurtuluş Savaşı'nın gerçek tahlilini yapmaya her zaman için muktediriz. Biz yine çok iyi biliriz ki Türkiye Kurtuluş Savaşı'nı yapmak için Samsun'a çıkanlara İstanbul örfi idaresince ve mahkemelerince idam cezası verilmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Osmanlı İmparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi Kurtuluş Savaşı'na iştirak etmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki Kurtuluş Savaşı yapıldığı sırada İstanbul'da bulunanlar bunları yapanlara eşkıya demiştir. 1950 tarihinde Amerikan emperyalizmi iktidara geldi. Demokrat iktidar 27 Mayıs 1960'da tarihe gömüldü. Demokrat Parti gitti, bunun gitmesiyle tellaklar değişmedi. 27 Mayıs'ı kastetmiyorum, bundan sonrasını kastediyorum. Hamam aynı fakat bu defa da tellaklar değişti. Amerika bu dönemde imdada yetişip İnönü'yü düşürdü, Demirel'i iktidara getirdi. Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz Öğrenci hareketlerine gelince, Türkiye'de öğrenci olayları 50-60 senedir eksik olmamıştır. Sultan Hamit'in Tıbbiye talebelerini Sarayburnu'ndan denize attığı tarihten itibaren öğrenci hareketleri Türkiye'de devam edegelmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında faşizme hayır diyen gençler ilerici gençlerdi. Ve 28 Nisan 1960 tarihinde özgürlük savaşı veren gençlerdir. Amerikan emperyalizmi tarafından İnönü hükumetten düşürüldüğünde protesto gösterisi yapan gençler ilerici gençlerdir. Anayasa'ya Bağlılık Mitingi'ni de bizler yaptık. O günün mitinginde iktidarın kiralık adamlarından ve polisinden dayak yiyen de gene bizlerdik. (1.THKO Davası)
- Siyaset adalete yabancıdır. Adalet, yabancı madde kabul etmez (12 Eylül ve Hukuk)
- hukuk normları devleti organizasyon olarak koruyabilir, ama bu normların görevi devletin ideolojik temellerini korumak değildir (12 Eylül ve Hukuk)
- "Laik eğitim, aydınlık ve kültür getirir. Binlerce yılın bilimini, kültürünü, sanatını çağımıza taşır. Laik eğitimin olmadığı yerde ilkellik vardır." (Barış Savaşçıları)
- Ayrıca memleketin huzurunu bizim bozduğumuz iddia ediliyor. Memleketin huzurunu kimlerin bozduğu ortadadır. Ve kimler 30 milyon çalmıştır. Kimler Devlet hazinesini kardeşlerine peşkeş çekmiştir. Memleketin madenlerini peşkeş çekmiştir. Anayasa’yı uygulamamıştır. Bunlar ortada iken bilinirken bunlardan bahsedilmeyip, memleketin huzurunu bozduğumuz iddiaları değersiz ve mesnetsizdir. Bizim kişi güvenliğini, mülkiyet hakkını, egemenlik ilkelerini, milli bütünlüğü bozmak için harekete geçtiğimiz iddiaları vardır. Kişi güvenliğini ihlal edenler kimlerdir. Bunu evvela tespit etmemiz gerekir. Karakollarda işkence gören bizler olduk, meydanlarda kurşunlanan gene bizler olduk, Bakanların emri ile hapishanelere atılan bizler olduk. Buna rağmen kişi güvenliğini bozan olmakla itham ediliyoruz, yukarıda anlatılanlar asıl kişi güvenliğini bozanlar ise serbestçe meydanlarda dolaşmaktadır. (1.THKO Davası)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin