Kitap Künyesi
Yazar: Arthur Schopenhauer
Çevirmen: Ahmet Aydoğan
Orijinal Adı: Die Welt als Wille und Vorstellung
Yayın Evi: Say Yayınları
İSBN: 9786050204094
Sayfa Sayısı: 152
--reklam--
İdeal ve Gerçek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Sınırsız uzayda, sayısız parlak küre. Her birinin etrafında dönen bir düzine kadar daha küçük aydınlanmış küre. Çekirdeği kızgın lakin dışı katı, soğuk bir kütle ile kaplı. Bu kabuğun üzerinde küflü, ince bir tabaka. İşte bu tabaka canlı ve bilgili varlıkları husule getirdi: bu, tecrübi hakikat, gerçek, dünyadır. Ancak düşünen bir varlık için, nereden [gelip] nereye [gittiğini] bilmeksizin, başlangıçsız ve sonsuz zamanda biteviye ve süratle ortaya çıkıp kaybolan hesapsız varlıktan sadece birisi olarak sınırsız uzayda serbestçe seyran eden bu sayısız kürelerden birinde bulunmak güvenilmez bir durumdur."
"Dünyayı böylesine hayret verici ve güvenilmez yapan birçok şey arasında en ilk ve en başta gelenin, ne kadar sınırsız ve hudutsuz olursa olsun, onun mevcudiyetinin bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu, insanlar ancak binlerce yıl boyunca sadece nesnel felsefe yapmak için çaba sarf ettikten sonra keşfedebildi."
Peki, sonsuz zaman akışına fırlatılmış insan hayatının gelip geçici kısalığına, varoluşumuzun asılsız - istikrarsız tabiatına, her yerde önümüzü kesen sayısız muammaya, bunca tezahürün anlamlı karakterine ve hayatın mutlak yetersizliğine rağmen: insanların ekseriyetinin yolunun felsefenin yanından yöresinden geçmemesini neye bağlamalı?
İnsan soyu mevcudiyet şartları bakımından kendisini böyle bir muammanın içinde bulmasına rağmen "ancak şurada burada tek tük, mutlak nitelikteki istisnalar felsefe yaparlar. Bu rüya içerisinde geri kalanlar hayvanlardan pek de farklı bir hayat sürmezler ve uzun erimde onlardan ancak birkaç yıllık tedbir ve tedarikl[ilikl]eriyle ayrılırlar.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
İdeal ve Gerçek Alıntıları - Sözleri
- Karanlık ne kadar koyu olursa olsun ışığa dayanamaz...
- Bir mesele önce en yakıcı haliyle bizatihi tecrübe edilmelidir. O tecrübenin acısı bir dert haline gelmeli, dertle diyar diyar dolaşılmalı, kapı kapı ona ayna tutacak biri aranmalıdır. Arayan bulur. Bulunanın kıymetini arayan bilir. Onu en iyi o anlar. Çünkü bu anlama artık dertleşmedir. Bu yolculuk tamama erdikten sonra elimizdeki kılavuzlara bir daha müracaat ettiğimizde yorumlamanın yormakla değil yorulmakla yapılan bir iş olduğunu anlarız. Başlangıçta ancak kuru kuruya tekrarlayarak çoğaltabildiğimizin o zaman taşıp dökülüşünü, sığdıracak kap bulamadığımızı görür ve doluluğun ne demek olduğunu işte o zaman idrak ederiz.
- Hakiki ve halis düşünürlerde her zaman dürüst ve namuslu bir hakikat araştırmasını ve aşırı dürüstlükle fikirlerini başkalarına iletme çabasını görürüz.Bu yüzden Kant,Locke,Hume,Malebranche,Spinoza ve Descartes’i okuyan herkes yüceldiğini ve hoşça etkilendiğini hisseder.Bu soylu bir ruh ile duygu-düşünce ortaklığı içerisinde olmanın hasıl ettiği bir şeydir.Bu kişiyi fikir sahibi kılar,onda yeni fikirler uyandırır.
- İnsanın bir ben kavramının farkında olması onu yeryüzünde yaşayan diğer bütün varlıkların sınırsız derecede üzerine çıkarır.
- Doğru görüşe sahip olan bir kimsenin herhangi bir şeyi ben diye ele almasının imkanı yoktur.
- Nesnelerin bütün varlığı, hissi özü- cevheri ve onlara verdiğimiz suret bize bağlıdır, bize nispetledir.
- Mevcudiyeti her türlü şüphe ve tereddütte karşı güvence altına alınmış bu dünyada neticede şehirler taşlaşmış, insanlar sağırlaşmıştır.
- Zihin öyle bir tabiata sahiptir ki dışarıdan içeriden olduğundan daha kolay görünür. O tıpkı bir teleskop gibidir. Onunla bakılır ve her şey açık ve aydınlıktır; çevirip içeriye bakmaya çalışın, her şey karanlıktır. Hiç bir şey geceyi aydınlatamaz; gözlem kulelerimiz bütün ışınlarını dışarıya yayar.
- Karanlık ne kadar koyu olursa olsun ışığa dayanamaz.
- "Temel hakikatin talep ettiği tefekkür derecesine muhtemelen ilk ulaşacak olan Descartes'ti; dolayısıyla o bu hakikati her ne kadar şimdilik sadece kuşkucu tereddüt şeklinde de olsa felsefesinin hareket noktası haline getirdi. O cogito ergosumu kuşku duyulamayacak tek kesin şey olarak alıp dünyanın mevcudiyetini şimdilik problematik gördüğünde her türlü felsefenin esas ve yegane doğru hareket noktası ve aynı zamanda hakiki istinat noktası keşfedilmiş oldu. Haddizatında bu nokta esas itibariyle ve zorunlu olarak öznel, yani kendi bilincimizdir. Çünkü dolaysız olarak var olan sadece odur ve öyle kalır; geri kalan her şeye, her ne olursa olsun, bilinç aracılık eder, onun tarafından belirlenir ve dolayısıyla ona bağlıdır."
--reklam--
İdeal ve Gerçek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Schopenhauer bu eserinde dünya benim tasavvurumdur, diyerek gerçekliğin insanın beyninin bir fenomeni olduğunu iddia eder. Yani insanın dünyayı olduğu gibi değil de kendisine göründüğü gibi algıladığından söz eder. Gerçekliğin nesnel gerçekliğini; formdan, maddeden, zamandan, mekandan, neden sonuç yasasından, varoluş ve bozuluştan öte bilinçsiz bir irade( yaşama istemi) olduğunu söyler. (Prometheus)
Kesinlikle okumamani, gereken bir kitap.inanılmaz anlatım bozuklukları,imla kuralları yanlışları yapılmıştır.say yayınlarından çıkmış bir ucubedir kendileri.say yayınlarına mail attım ama donen olmadi (Friedrich nietzche)
Kitabı okumaya bugün itibariyle başladım ve anlatım beni o kadar rahatsız etti ki içeriğe odaklanamadım bile. Zaten anlaması zor olan konuları bu şekilde bir çeviri ve anlatım ile daha da anlaşılmaz hale getirmişler. Say yayınları ve çeviren Ahmet Aydoğan' dan bu kitap için hiç memnun kalmadım. Umarım serinin diğer kitapları da bu şekilde değildir. (Kadir Karapınar)
--reklam--
Kitabın Yazarı Arthur Schopenhauer Kimdir?
Arthur Schopenhauer (d. 22 Şubat 1788, Danzig - 21 Eylül 1860, Frankfurt), Alman filozof, yazar ve eğitmendir. Aynı zamanda Immanuel Kant'ın en çok değer verdiği öğrencisiydi. Schopenhauer, Alman felsefe dünyasındaki ilklerdendir ve dünyanın anlaşılmaz, akılsız prensipler üzerine kurulu nedenselliklerinin olduğunu söyleyerek dikkatleri çekmiştir.Ayrıca Schopenhauer, Nietzsche'nin ilk akıl hocasıdır.
--reklam--
Arthur Schopenhauer Kitapları - Eserleri
- Bilmek ve İstemek
- Düşüncenin Çağrısı
- Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
- İnsan Doğası Üzerine
- Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
- Bilim ve Bilgelik
--reklam--
- Felsefe Tarihinden Kesitler
- Hayatın Anlamı
- Aşkın Metafiziği
- Fikirlerin Bilgisi Üzerine
- Eristik Diyalektik
- Akıl Sağlığı
- Ölümün Anlamı
--reklam--
- Din Üzerine
- İdeal ve Gerçek
- Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine
- Güzelin Metafiziği
- Okumaya ve Okumuşlara Dair
- Ölüm ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği ile Olan İlişkisi
- İstencin Özgürlüğü Üzerine
--reklam--
- Merhamet
- Üniversiteler ve Felsefe
- Hiçliğin Mutlu Sessizliği - Aforizmalar
- Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda
- Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine
- Hayatın Bilgeliği
- İsteme ve Tasarım Olarak Dünya
--reklam--
- Okumak Yazmak ve Düşünmek Üzerine
- Akıl Zayıflığı
- Varolmanın Acısı
- Aşk ve Cinnet
- Mantıksal Düşünce Doktrini
- Edebiyat Dersleri
- Parerga ile Paralipomena
--reklam--
- Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 2
- Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 1
- Kişilik Oluşumu ve Sorunları
- Yaşamın Bilgece Deneyimleri
- Aforizmalar
- Ruh Görme Üzerine
- Dünyanın Istırabı Üzerine
--reklam--
- İrade Felsefesi
- Mutlu Olma Sanatı
- Kötümserlik Üzerine
- Fikir Mimarları Dizisi 19
- On Women
- Müxtəlif Predmetlər Haqqında Düşüncələr
- The Horrors and Absurdities of Religion
--reklam--
- Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine
- Studies in Pessimism
- Parerga ve Paralipomena 2
- Seçme Yazılar
- Mutluluk Kendi Kendine Yetenlerindir
- Düşünceler
- Kadınlar ve Diğer Konular
--reklam--
- The Art of Literature
- Aklın Yolu
- Writings Of Schopenhauer On Various Themes, Vol. 1
- Aşkın Metafiziği
- Həyat Müdrikliyi Aforizmləri
- Cinsel Aşkın Metafiziği
- Metafizik İhtiyacı
--reklam--
- Doğadaki İsteme Üzerine
- Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
- Kant Felsefesi Eleştirisi
--reklam--
Arthur Schopenhauer Alıntıları - Sözleri
- les grandes pensées viennent du coeur* Büyük düşünceler kalpten gelir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)
- “Her şeyin niçin olduğunun bir temeli vardır.” (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
- Güzelin nadiren yararlı olanla birleştiğini görürüz. Uzun ve narin ağaçlar meyve vermez, meyve ağaçları ufak tefek, bodur ve çirkindir... En güzel binalar, kullanışlı, işe yarar binalar değildir; bir tapınak barınacak bir mesken değildir. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
- Hafıza düşünülmüş bir şeyi düşünür. (Düşüncenin Çağrısı)
- Okumaksızın geçen boş zaman bir tür ölüm, insanın canlı canlı gömülmesidir(Seneca, 82) (Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine)
- Bir düşüncenin esas yaşamı sadece kelimelerin sınır noktasına varıncaya kadar sürer. Orada taşa dönüşür, donakalır ve hayatı sona erer, fakat hayvan ve bitki fosilleri gibi ölümsüzdürler. Geçirdikleri kısa yaşamları bir kristalin kesilme anına benzer. Çünkü düşüncemiz kelimeleri bulduğu andan itibaren içtenliğini kaybettiği gibi ciddi olmaktan da çıkar. Başkaları için varolmaya başladığı andan itibaren içimizde yaşamaya devam etmesi son bulur, tıpkı bir bebeğin annesinden kopup kendi benliğine adım atmaya başlaması gibi. Şairin de dediği gibi: "Beni itirazla şaşırtmayın! İnsan konuşmaya başladığı anda yanılmaya da başlar." (Edebiyat Dersleri)
--reklam--
- Dünya cehennemin ta kendisidir ve insanlar da bir yandan zulüm gören ruhlar, öte yandan cehennemdeki şeytanlardır (Dünyanın Istırabı Üzerine)
- Dar kafalılık ve ahmaklık her zaman ve her yerde, bütün durum ve koşullarda, anlayıştan, zekâdan ve yetenekten nefret ettiği kadar şu dünyada başka hiçbir şeyden böylesine içten ve yürekten nefret etmez. (Üniversiteler ve Felsefe)
- Kendisinin görgül karakterine dair edindiği kesin bilgi kişiye edinilmiş karakter denilen şeyi sağlar. O kişi iyi ya da kötü kendi özelliklerini ve bu yüzden kendisine ne için inanıp inanamayacağı ya da kendisinden ne beklenip beklenemeyeceğini kesinlikle bilir. Görgül karakteri sayesinde önceden sadece doğallıkla oynadığı rolünü artık artistik ve yöntemli bir şekilde ciddiyet ve kayrayla, söylendiği gibi karakterine hiç vefasızlık etmeden oynar. Kişi ne zaman karakterine sadık kalmazsa kendisi hakkında yanılır. (İstencin Özgürlüğü Üzerine)
- Doyum dilenciye atılan sadaka gibidir, sadaka onu bugün canlı tutar, böylece onun sefaleti yarına uzatılabilir. (İsteme ve Tasarım Olarak Dünya)
- “Yaptığımız her eylemde ilk önce “İnsanlar ne der?” diye düşünmekteyiz. Hayat sıkıntılarının neredeyse yarısı sırf bu yüzden oluşmaktadır.” (Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar)
- Keder içerisinde neşe, neşe içerisinde keder. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
- Hayat. hayat ismiyle anılır, ama gerçekte ölümdür o. (Hayatın Anlamı)
--reklam--
- Voltaire “Saadet sadece bir rüyadan ibarettir.” der ve ekler:Sinekler örümcekler tarafından,insanlarsa acılar tarafından yenilmek üzere vardırlar. (Merhamet)
- Kavrayışı bir suç, doğumu bir ceza, yaşamı bir iş ve ölümü de bir gereklilik olan bir insan, kendisiyle nasıl gurur duyabilir ki? (İnsan Doğası Üzerine)
- Çünkü her nesne gölge verir; her cisim kesinlikle özgül ağırlığına karşılık gelen bir ağırlıkla düşer... (Ruh Görme Üzerine)
- Hayal gücü mahsulü olan her eser işkenceler içerisindeki insan yüreğinin kasılmalarını ve çırpınmalarını seyrettiğimiz bir gösteri kutusudur. (Hayatın Anlamı)
- Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir." (Aforizmalar)
- Felsefe, sığınılacak bir limandan çok çıkılan bir yolculuğa benzer. (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
- Bu sıkılma hali varoluşun kendi içinde değersiz olduğunun dolaysız bir kanıtıdır, çünkü sıkılma hali varoluşun boşluğunu algılamaktan başka bir şey değildir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin