Kitap Künyesi

Yazar: Louis Althusser

Çevirmen: Alp Tümertekin

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9786053754015

Sayfa Sayısı: 212

--reklam--

İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Karl Polanyi, “yoksulluk” toplumda süren “doğa”dır, demişti.

Çoktandır sadece kendilerini ve kendileri gibi düşünenleri ideolojinin dışında, başkalarını da daima ideolojinin içinde gören siyasi, felsefi, dini, ahlaki, kültürel ve etnik kamplarla kuşatılmış haldeyiz. Doğalmışçasına her meselede sadece kendilerini haklı başkalarını haksız, kendilerini iyi başkalarını kötü, kendilerini doğru başkalarını yanlış görmekteler. Güzellik ise sadece onlara has, başkaları çirkin de üstelik... Ve en kötüsü, aynı/özdeş olanı dost ve başka/farklı olanı daima (inkar ve asimilasyon işe yaramadığında) imha edilmesi gereken düşmanlar olarak görüyorlar, tıpkı “doğa” durumunda olduğu gibi!

Althusser, işte bunun, yani ideolojinin neden, nasıl ve niçinini anlatıyor, belli ki kimsenin okuduğu yok bu kitabı.

--reklam--

İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları Alıntıları - Sözleri

  • İnsanlar Tanrı'ya inandıklarını sanırken aslında papazlara ya da despotlara boyun eğerler.
  • Başka hiçbir ideolojik devlet aygıtı (okuldan başka), yıllar boyunca haftanın 5-6 günü 8'er saat, kapitalist toplumsal oluşumun çocuklarının tümünü, zorunlu (ve en azından böyle olmalıdır, bedava) olarak dinleyicisi yapamaz.
  • Lenin’e göre bir yanılgı karşısında susmak ya da onu görmezlikten gelmek, yenilmekten ve o yanlışı yapmaktan daha vahimdir.
  • Tüm devlet aygıtları hem ideoloji, hem de baskı kullanarak işlerler.
  • Yeniden-üretiminin bakış açısı içine yerleşmek, son kertede, sınıf mücadelelerinin bakış açısına yerleşmek demektir.
  • Hassas nokta şurası; devletin siyasal aygıtını(yani devlet başkanı, hükümet,idare) devletin siyasal ideolojik aygıtından ayırmak gerekir. Bunlardan ilki (baskıcı) devlet aygıtına, ikincisi ise devletin ideolojik aygıtlarına dahildir.
  • Bireyler her zaman ve zaten öznedirler.
  • Mao'nun dediği gibi: "Sınıf mücadelesini hiçbir zaman unutmayalım."
  • Fabrikasında yün kumaşlar üreten bir kapitalist olan bay X, hammaddesini, makinelerini, vb.., "yeniden üretmek" zorundadır. ama o kendisi bunları Kendi üretimi için üretmez, bunu başka kapitalistler yapar. Bay X'in üretim koşullarının yeniden-üretiminin koşulu olan bu ürünleri üretmek için, kendi üretimlerinin koşullarını yeniden-üretmek zorunda olan başka kapitalistler, makine üreten büyük bir metal işleme kuruluşu sahibi bay Z, Avustralya'da büyük bir koyun yetiştiricisi bay Y vb.., ve bu böyle sonsuza kadar uzayıp gider. Bütün bunlar, ülke ya da dünya pazarındaki arzın,(yeniden-uretim için gerekli) üretim araçları talebini karşılayabilmesini sağlayacak orandadır.

--reklam--

İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sosyal bilimlerde baş yapıt bir eser daha.yazar kitabında toplumda ideoloji nasıl oluşur kitleler gerçekliği nasıl göremiyor gibi konulara eğiliyor.ve bunu incelerken marx 'ın yanlış bilinç kavramı üzerinden analizini yapiyor.insanlar yanlış bilince nasıl varıyor ve gerçekliği niye göremiyor u anlatiyor.bu süreç ıdeolojik ve baskıcı aygıtlar ile gerçekleşiyor.toplumsal bilincimiz okul media aile gibi olgular ile ve ordu gibi baskıcı yöntemler ile kitleler yönetilmekte ve yanlış bilinç oluşturulmaktadır.bir nevi gerçeklere kör ediliyoruz..Bu eseri okurken kendi düşünce dünyamızın oluşum sürecini etkileyen faktörleri net göreceksiniz.. şiddetle tavsiye ederimm.. (Requiem)

İdeolojik Dünya: Bu kitaptan tezimin fikri alt yapısını oluştururken faydalanmıştım. İdeoloji kuramlarına ve iktidar ilişkilerine ilgi duyan kişiler için bir mihenk taşı diyebilirim. Az ve öz dedikleri cinsten bir eser. Yapacağım değerlendirme kendi tezimden alıntıdır. (İktidar, İdeoloji ve Arzu Bağlamında Toplumsal Cinsiyet) Althusser, iktidarı devlet tarafından icra edilen bir mekanizma olarak görerek, Devleti de yalnızca Devlet iktidarının bir işlevi olarak kabul eder. Althusser'e göre devletin iktidarını ortaya koyabilmesi için bir takım aygıtlara ihtiyacı vardır: Devletin İdeolojik Aygıtları ve Devletin Baskı Aygıtları. Devletin baskı aygıtları (Hükümet, Yönetim, Ordu, Polis vs) genellikle kamusal alanda faaliyet gösteren ve zor kullanımına dayanan oluşumlar iken, devletin ideolojik aygıtları (Din, Aile, Sendika, Partiler, Kültür, Medya vs) ise özel alana nüfuz edip etkili olabilen ve bireyin karşısına dolaylı yollardan çıkarak ideoloji kullanabilen işleyişlerdir. Ayrıca Althusser'e göre, devletin baskı aygıtları her ne kadar baskıya ve tahakküme öncelik verse de salt bir biçimde baskıdan ibaret olmayıp faaliyet gösterirlerken ideolojiye ikincil bir rol vermeyi ihmal etmezler. İdeolojik aygıtlarda aynı şekilde ideoloji kullanımına öncelik verseler de asla mutlak bir biçimde ideolojik olmayıp son kertede, örtük yahut silik bir biçimde de olsa hatta sembolik düzeyde dahi olsa muhakkak baskı aygıtlarına rol verirler. Buna binaen Althusser, devletin ideolojik aygıtlarının zaman zaman devletin baskı aygıtları ile eşgüdümlü olarak hareket edebileceğinin gözden kaçırılmaması gereken bir ittifak olduğunu vurgulamıştır (Althusser, 2002:32-35) (özgür koç)

Klasik bir çılgınlık... inanılmaz konsantre ve hala çok geçerli kavramsallaştırmalar... medya okul aile din ve tüm kitle kültürü icat eden üreten mekanizmalar için onları kendi içinde bir aygıt olarak ele alıp hedef gösteren bir pratik yaklaşım... (Derida)

--reklam--

İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Louis Althusser - İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Louis Althusser Kimdir?

(1918-1990) Marksist felsefeci ve siyasal eylem adamı. Marx’ın yapıtlarına getirdiği yeni yorumlar ve Fransız Komünist Partisi (PCF) içindeki etkinlikleriyle tanınmıştır. Gençliğinde Katolik gençlik ve öğrenci örgütlerinde yer alan Althusser, Nazi işgali sırasında Fransız Direniş Hareketi’ne katıldı; Almanlar tarafından toplama kampına gönderildi. Savaştan sonra École Normale Supérieure’de felsefe öğrenimi gördü; aynı okulda 1980’e değin öğretmenlik yaptı. 1948’de PCF’ye üye olan Althusser, 1960’lardan başlayarak çeşitli dergilerde yayımladığı yazılarıyla Fransız solu içinde etkili olmaya başladı.

--reklam--

Louis Althusser Kitapları - Eserleri

  • İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları
  • Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş
  • Gelecek Uzun Sürer
  • Marx İçin
  • Montesquieu Siyaset ve Tarih
  • Lenin Ve Felsefe
  • Özeleştiri Öğeleri
  • Kadife Karanlık 2: Ayna Şövalyeleri 21. Yüzyıl İle
  • Felsefede Marksist Olmak
  • Felsefe ve Bilimadamlarının Kendiliğinden Felsefesi
  • Yeniden Üretim Üzerine
  • Psikanaliz Üzerine Yazılar - Freud ve Lacan
  • Felsefi ve Siyasi Yazılar
  • John Lewis'e Cevap
  • Yazılar İki Filozof Machiavelli - Feuerbach
  • Tutsaklık Güncesi
  • Makyavel’in Yalnızlığı ve Başka Metinler Althusser’in Mirası
  • Althusser’den Önce Louis Althusser
  • Kriz Yazıları
  • Politika ve Tarih
  • Güncel Müdahaleler
  • Psikanaliz ve İnsanbilimleri

--reklam--

Louis Althusser Alıntıları - Sözleri

  • Devlet, sömürü üzerine kurulmuş ideoloji ve zor kullanımıyla garantilenmiş bir aldatmaca ilişkisini icra eder. (Özeleştiri Öğeleri)
  • Hakikat şey ile zihin arasındaki uygunluktur. (Felsefede Marksist Olmak)
  • Yerçekimi nasıl cisimlerin özü ise, özgürlük de insanların özüdür... (Marx İçin)
  • Toplumsal yaşam bilincimizi belirlediği için egemenler yaşamı kendi çıkarları doğrultusu da biçimlendirerek bilincimizi de istedikleri bir biçime sokmaya çalışırlar, bunun içinde insanın bilincinin ve bilinçaltını etkileyen yollar'a başvururlar. Eğitsel kurumlar egemen ideoloji için en kullanışlı DİA’lardır, aile, okul, medya hepsi dilsel veya dil dışı pratikler yoluyla örgün ya da yaygın eğitim vererek özneyi yeniden üretmeye ya da iktidarın istediği yönde biçimlendirmeye ve Marcuse’un deyimiyle “tek boyutlu insan”lar haline getirmeye çalışır. Ancak yeniden üretim sürecinin hiçbir zaman kapanamayan, kesintiye uğrayan ve eksik kalan etkisi muhalefet için kendini var edebilme ve öznenin yeniden üretim sürecine müdahil olarak egemen ideolojinin etkisine karşı kendi etkisini yaratabilme olanakları sunar. (Kadife Karanlık 2: Ayna Şövalyeleri 21. Yüzyıl İle)
  • Bir zincirin değeri, en zayıf halkasının değeri kadardır. (Marx İçin)
  • Lenin’e göre bir yanılgı karşısında susmak ya da onu görmezlikten gelmek, yenilmekten ve o yanlışı yapmaktan daha vahimdir. (İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları)
  • Engels’in de söylediği gibi: “Tarihin maddeci kavranışına göre, tarihteki belirleyici etken, son yargıda, gerçek yaşamın üretimi ve yeniden üretimidir." (Makyavel’in Yalnızlığı ve Başka Metinler Althusser’in Mirası)
  • Bir zincirin değeri, en zayıf halkasının değeri kadardır. (Marx İçin)
  • Tüm devlet aygıtları hem ideoloji, hem de baskı kullanarak işlerler. (İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları)
  • "Bir gürültü, uzakta bile olsa, her şeyin uzun bir süre için yok olup gidecek olan sessizliğidir." (Tutsaklık Güncesi)
  • “Olanı iyi yargılayabilmek için, olması gerekeni iyi bilmek gerekir.” (Montesquieu Siyaset ve Tarih)
  • Felsefe bilinecek nesne ile onu bilecek olan özneyi karşı karşıya koyar. Bunlar her bakımdan iki ayrı varlıktır, asıl büyük ve dikenli soru ise, böyle tamamen ayrı iki varlığın bir şekilde aralarında bir ilişki, hem de bir bilgi ilişkisi, sürdürmelerinin nasıl mümkün olabildiği sorusu olacaktır. (Felsefede Marksist Olmak)
  • Ders çıkarmak için nedenlerini analiz edecek kadar temellerine inmeyi bildiğimizde bir yenilgi her zaman için bir zaferden daha zengin bilgilerle doludur, ... (Yeniden Üretim Üzerine)
  • "Gerçekten de birbirini çağrıştıran bütün anılar boyunca olgulara sımsıkı bağlı kalmaya önem veriyorum. Ancak sanrılar da birer olgu değil mi?" (Gelecek Uzun Sürer)
  • Benim de, herkes gibi, Tezler’den anladığım Lenin’in, felsefi beyanlarda (bildirimlerde) kaydedilmiş olan, felsefi tavır alışlarıdır. Materyalizm ve Ampirio-kritisizm’ı okumamak için akademik felsefeye bir bahane ya da bir paravan görevi yapan itirazı şimdilik bir yana bırakıyorum: Yani kategorik terminoloji, tarihi referansları, hattâ bilgisizlikleri sorununu. (Lenin Ve Felsefe)
  • bir ülkede yalakalığın getirisi dürüstlüğün getirisinden fazlaysa o ülke batar. (Montesquieu Siyaset ve Tarih)
  • Demek ki Marx mevcut felsefe içinde düşünmüş, yeni bir felsefe kuramamıştır (Felsefede Marksist Olmak)
  • Yaşadığımız dünyayı, koşulları anlamlandırmanın ve dönüştürmenin yollarının arayan eleştirel bir düşünüş bağlamında ideoloji egemen iktidarın denetiminden çıkmamamız için süreğen olarak bizi aldatan bir sistem olarak görülebilir. Yani ideoloji bizde yanlış bir bilinç üretir ve tüm diğer ideolojik aygıtlar bu yanlış-bilincin yeniden üretimine yardımcı olur. İdeoloji temel olarak toplumsal gerçeği kurgular, “gerçek” yaşam koşulları ile ideolojinin yansıttığı gerçek arasındaki bir yarılma vardır. Sorunsal ideolojinin varoluşunu ve işleyiş biçimini de açıklar. Sorunsalı bir ters çevrilme, yanılsama yaratan bir süreç olarak ele alan görüş ideolojiyi olumsal olmayan bir açıdan tanımlar, bu tanımlamalar genellikle ideolojiyi “yanlış bilinç” olarak ele alır. (Kadife Karanlık 2: Ayna Şövalyeleri 21. Yüzyıl İle)
  • marks, hegel’in köken’e ve özne’ye ilişkin her felsefeyi, ister akılcı, ister ampirik ya da aşkınsal olsun, yetkisiz sayarak reddetmesindeki diretiş nedeniyle hegel’e yakındı. (Makyavel’in Yalnızlığı ve Başka Metinler Althusser’in Mirası)
  • Tanrının altında saklanan Hegel için Tanrı, kendisini dışarda bulmamalarını sağlayacak bir bahane değil mil Nasıl yakalanmamak için hırsız var! diye bağırılırsa, Hegelde kendisini tutmasınlar diye Tanrı var! diye bağırır. Fakat bu kez onu yakalıyoruz. Ne yazık ki , bütün bu düşünceler Hegel'in yapıtında yer alıyor ve varlıklarından başka bir nedene dayanmaksızın, onları orada aşıyorlar. Hegel kendisinin bütünlüğün dışında değil , içinde olduğunu açıkça söyler; bunu söylerken hem filozoftur hem koşulları kendi çağı tarafından belirlenmiş tarihçidir hem bir özel bireydir. (Althusser’den Önce Louis Althusser)