Kitap Künyesi

Yazar: Nuriye Çeleğen

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9786050824506

Sayfa Sayısı: 216

--reklam--

İffet-i Kalp Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İffeti Kalp

Vakit akşam...

Gün, gecenin eteklerine tutunma deminde. Akşam, İsa’mın vakti. Akşam çarmıhın kurulduğu vakit. İlk akşam namazını kılan İsa’m.

Vakit akşam...

Gözümde “Geleceğin Nuru”nun aydınlığı... Tüm âlem gibi kalbim mahzun ve beklemede... Varlık onun duasında. İsa’mın müjdesi kulaklarımda:

“Ben gidiyorum, Faraklit gelsin! Faraklit gelsin! Ahyet gelsin! Ahyet gelsin!”

--reklam--

İffet-i Kalp Alıntıları - Sözleri

  • İnsan, toprağa düşkün olunca mı topraktan başka bir yeri mekan edinemezdi? Toprağa düşkünlüğümüz için midir ki sonunda toprağa gömülürdük?
  • Hasreti yine hayalle vurdu içime
  • Şükür edeceklerimizin çoğu zaman farkına varmıyorduk.
  • "" İnsan, toprağa düşkün olunca mı topraktan başka bir yeri mekân edinemezdi? Toprağa düşkünlüğümüz için midir ki sonunda toprağa gömülürdük?""
  • "iffetini (muhkem bir kale gibi) koruyan Meryem'i de yâd et!"
  • ``` Her kadının odası onun kalbi kadardı. Kalpte yitirdiklerini kadın kapı dışarıda arardı.```
  • Soğuktan titreyen bir yoksul gibi şefkate sarınmış bekliyorum. Duygularımda zemheri. Üşüyorum. Biliyorum şefkat ettiği kadar şefkate ihtiyaç hisseder insan.
  • İnsan imandan uzaklaşınca en cansız varlıktan daha cansız, daha acımasız, daha parçalayıcı, daha boğucu oluyor.
  • Haset kalbi öldüren örümcek gibiydi. O, kalbe düşünce bütün duyguları zehirlerdi.
  • "Haset kalbi öldüren örümcek gibiydi. O, kalbe düşünce bütün duyguları zehirlerdi."
  • "İnsan kalbine sığdığı kadar bulunduğu kalıba sığar. Kalbine sığdığı kadar da kâinata sığar. Kalp insanın varlık âlemidir."
  • "Erkek, celal gömleğine cemal kaftanını giyip, öfkesini sabırla yutup kadına şefkatle muamele ederse yücelirdi. O vakit kadın, erkeğine saygı duyardı."
  • Yedi cennet vardı insanın yedi duygusunu temsil eder gibi. İnsan bu yedi duygusunun kapısından giderdi yedi makamlı cennete. Her cennet mertebesi bir büyüğün manevi zimmetindeydi. İnsan, o büyüklerin ruh dünyasına duygu kapılarını açtıkça ulaşırdı. İnsanda birinci açması gereken kapı cömertlik kapısıydı. Bu kapının sahibi İbrahim Peygamberdi. İkinci kapımız rıza kapısıydı. Bu kapının mihmandarı İshak Peygamberimizdi. İnsanın Rabbe ulaşmadaki üçüncü kapısı sabırdı. Bu kapıda Eyüp Peygamber otururdu. Dördüncü kapımız hadiselerin işârî manasını bilmekti ki bu kapının da sahibi Zekeriya Peygamberimdi. Beşincisi yakınlık kapısıydı ki daha gelmemiş Yahya adlı peygamberindi. Altıncı kapımız mana kapısıydı, Musa Peygamberdeydi anahtarı. Yedincisi aşk kapısıydı. Onun da anahtarı yakında gelecek olan Mesih Peygamberin elindeydi. Sekizinci kapı insandaydı. Bu kapı fakr kapısıydı. Kulluğunu her an O’nun huzurunda bilmekti ki bunun anahtarı en son gelecek peygamberdeydi.
  • Ruhumda derin bir mağara yalnızlığı. İki dağ arasında yankılanan bir sesin içinde kaldım.

--reklam--

İffet-i Kalp İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İffeti Yaşayanlar Hâlâ Yaşıyor!: Tensel lezzetlere aldanan insanoğlunun unuttuğu, görmezden geldiği, küçümsediği faziletlerin başında “iffet” geliyor desek abartmış olmayız sanırım. Kadın erkek iç içe geçerek sosyal yaşamımıza devam ettiğimiz, namahremle konuşmadan işlerimizi yürütemediğimiz bir zamanda insanın hayal dünyasında “zinaya” hiç yer vermemesi, ellerini uzatanlara el uzatmaması, “bize gidelim” arzusunu “ne münasebet?” diye terslemesi epey zorlaşmıştır. Yüce Kitabımız Kur’an’ı Kerim’de bahsedilen her isim, şüphesiz insanlık tarihinin altın sayfalarıdırlar. Bu altın sayfalardan birinde altın bir isim karşımıza çıkıyor. O ki iffetle doğmuş, iffetle yaşamış, iffetle ölmüş, iffetle dirilecek, meleklerin karşısında edeple beklediği, Kâinatın gerçek güneşi Hz Muhammed (sav) in hasretiyle imtihan süresini “pekiyi” ile tamamlayan Hz Meryem anamız… Şüphesiz ki Hz Meryem’ anlayabilmemiz uğruna ne kadar kitap yazılsa azdır. Değerli yazar Nuriye Çeleğen hanımefendi de Hz Meryem’i kendi ilmiyle, ayetlerin, hadislerin ışığında “hissedebildiği kadar” kaleme almış. Hz Meryem anamızı hayallerinde, yüreğinde canlandırarak, O’nun Allah’tan başkasına kapalı gözleriyle hayata bakmaya çalışmış, O’nun yüreğini, bakış açısını bir nebze de olsa bizlere başarıyla takdim edebilmiştir. Satırlar ilerliyordu, ben de Hz Meryem anamızla beraber ilerliyordum! Şiir gibi akıyordu sözler… Bu yolculuk öyle bir hâl aldı ki kendimden utandım. Böyle bir iffet, böle iffet dolu satırlar abdestsiz okunamazdı! Yerimden kalktım ve abdest aldım –belki de abdest tazeledim emin değilim-. Şimdi babasız doğmuş bir çocuğun mesuliyeti Hz Meryem’in kucaklarında. Babası olmayan bu seçkin bebeğin adını koymayı Yüce Allah kimselere bırakmadı! Ve Güllerin Efendisini müjdeleyecek şanlı kahraman geliyordu; Hz İsa… Hz Meryem’in “gözlerinden”, dualara sarılarak yazılmış bu eser, Hz Meryem ve Hz İsa’nın yaşantılarından ibretler barındırıyor. Gelin, şu kitabın bağrında “birbirimize dokunmadan!” barınalım. Satır satır, hece hece aşk içip, günahlarımızdan arınalım… Kitabın en sevdiğim alıntısı; – "İffet-i kalp nasıl olur?", diye sordu. Nasıl helalin olmayan birisiyle herhangi bir münasebet iffeti gideriyorsa kalbe de Allah’tan başkası helal değildir. O’ndan gayrı oraya her ne girerse kalbin iffeti gider. Okur puanım: 85/100 (Niyazi Çetinkaya)

İffet ancak bu kadar güzel açıklanırdı. İffetin hangi durumlarda hasıl olduğunu nasıl olunması gerektiğini yazar çok güzel açıklamış. İffetin bir çok dereceleri vardır; “Dilin, bakışın, elin, ayağın, bütün vücut azalarının iffeti var. DİLİN iffeti boş konuşmamaktır. GÖZÜN iffeti harama bakmamak onu Allah icin tefekkürde kullanmaktır. KULAĞIN iffeti haram kelam duymamaktır. AYAĞIN iffeti haram için adım atmamaktır, hep Allah yolunda olmaktır. HAYALİN iffeti hayale namahrem gölgesi düşürmemektir. FİKRİN iffeti O’ndan gayrısını zihinden kovmaktır. “ •” Uzuvlarımız ve duygularımızda iffet problemi olursa kadın ve erkek birbirini görmekten sakınmaz.” HEPSİNDEN ÖTE ASIL BİR YERİN İFFETİ ÖNEMLİDİR.!!! -“Kalbin iffeti. İffetin temsilcisidir o. İffet-i Kalp.” Okumanızı tavsiye ederim.. Anlatım harika ve etkisi altına alıyor insanı.. Anlamak, idrak etmek duasıyla..Bakışımıza, duygularımıza diğer Uzuvlarımıza ve en önemlisi de kalbimize Hz Meryem’in iffetinin hasıl olması duasıyla.. :)) (ོSafderun)

İffet-i Kalp: Kitabı çok beğendim. Hz. İsanın mübarek Annesi. Hz Meryem’e hep bir ilgim vardı iffetine hayran olduğum iffetini en güzel şekilde koruyan , asırlara Işık tutan ve Meryem olmanın , velayet mertebesinde kul olmanın en büyük peygamberlerden birini yetiştiren bir Anne olmanın öyküsü… Yazar çok açık akıcı anlaşılır bir dil kullanmış yormadan okunan bir kitap olmuş incelemesi de sade olsun istedim bol istifadeli okumalar dilerim:) (Maşide)

--reklam--

İffet-i Kalp PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Nuriye Çeleğen - İffet-i Kalp kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İffet-i Kalp PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nuriye Çeleğen Kimdir?

Yazar Nuriye Çeleğen, Kahramanmaraş ilinde dünyaya gelmiştir. Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünü başarı ile bitirmiştir. Daha sonra İslami Türk edebiyatı bölümünde master tahsilini yapan yazar Edebiyat öğretmenliği yapmaktadır. Yazarın yayımlanmış çok kitabı bulunmaktadır.

--reklam--

Nuriye Çeleğen Kitapları - Eserleri

  • Aşk-ı Sükun
  • İffet-i Kalp
  • Hay Sultan
  • Örtüde Yetmiş Esma
  • Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.)
  • Aşk-ı Hüzün
  • Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?
  • Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı?
  • Oğlum Hz. Muhammed
  • Dedem Hz. Muhammed (asm)
  • Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?
  • Sünnet Pedagojisinde Ergenlik
  • Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı
  • Neden Örtünüyorum?
  • Kadın Nasıl Mutlu Olur?
  • Alfya
  • Bir Ayrılık Bir Gurbet
  • Said Nursi'nin Gözüyle Kadın
  • Yürek Fısıltıları
  • Bediüzzamanı Gören Hanımlar
  • Hanımların Gözüyle Bediüzzaman
  • Bediüzzamanca Bakışlar
  • Peygamberimizin Gençlerle İletişimi

--reklam--

Nuriye Çeleğen Alıntıları - Sözleri

  • Rahatsız olmadan giydiğimiz,"Bu beni örtüyor mu ? yoksa "Gösteriyor mu?" diye sorgulamadığımız her kıyafet , SİZ şefkat sultanını ağlattığı gibi bizleri de çok ağlatacak. (Örtüde Yetmiş Esma)
  • Hz. Aişe, Peygamberimizle yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmediğini merak etmekteydi. Ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini… Aişe bu düşüncesini peygamberle konuşmadan edemedi. “Ey Allah’ın Resulü, beni seviyor musun?” “Evet, ya Aişe tabii seviyorum!” Aişe dahasını da merak ediyordu. Acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu. “Beni nasıl seviyorsun?” Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı eşine: “Kördüğüm gibi.” Bu cevap Hz. Aişe’yi çok sevindirdi. Çünkü kördüğüm açılmazdı. Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti. Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe kadınca bir ihtiyaçla sık sık sorardı: “Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne âlemde?” Peygamberimiz, Aişe’yi memnun eden cevabı verdi her defasında: “İlk günkü gibi...” Sevmekte de eşsizdi O... (Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?)
  • "Rabbim yetiş imdadıma. " diye yalvardım ta yüreğimden sökülüp gelen bir dua ile (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
  • Toprak, insandaki negatif enerjiyi çekerdi. Hele de ilkbaharda. Toprakta oyun, çocukların negatif enerjisini çekip, onların rahatlamasını sağlardı. Çocuk toprağa düşünce mevsim ilkbahar olurdu. (Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı?)
  • Ey Allah’ın Resûlü!  Kur’ân Sana indirildiği halde ben mi Sana okuyacağım?”  Peygamberimiz buyurdu: “Evet, başkasından dinlemek benim hoşuma gider. (Sünnet Pedagojisinde Ergenlik)
  • Benliğin bir özelliği de kendi ile zıtlașanı ve kendini eleştireni düşman görmesiydi. Kim olursa olsun düşman ilan ederdi. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
  • Dünyayı empoze edip, gençleri krize sokmanın adına şimdi "ergenlik" diyoruz. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
  • Göz, Arş’la bağını yaşla anlatır. (Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.))
  • "Sevgisi kalbe ulaşıp aşk kimyasına erenlere bu dünyada hep ayrılık vardı." (Aşk-ı Sükun)
  • “Sen sabretsen de zaman sabretmez” İnsan da sabırsızlığı zamandan kapmıştı. (Oğlum Hz. Muhammed)
  • Dualar gözlerden yaş olup aktı damla damla... Umutlar tekrar gelebilmek için havalandı... (Alfya)
  • İnsan ne garip şeydi. Ceset anda kayıtlı iken o bir solukta maziye giderdi de hemen gerisin geriye dönerdi. (Aşk-ı Hüzün)
  • Her sabah, taze bir umudun kapısıdır. (Aşk-ı Hüzün)
  • Gözyaşı düşen bir âmine melekler âmin derdi. (Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.))
  • Kadın; KALBİNDE yaşadığı kadar örtüsü MUHKEM, NEFSİNDE yaşadığı kadar da örtüsü YUFKA oluyor. (Neden Örtünüyorum?)
  • Ve dedi ki: “Canım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki; Allah Resulünün ocağında da üç gündür ateş yanmamıştır ey Fatıma! Gözümün nuru kızım, ben sana bir şeyler öğreteyim de sen onlara devam et. Bana da Cebrail öğretti. Ya Evveliyn! Ya Zel Kuvvetil Metin! Ya Erhamel Mesakiyn! Ya Erhamer Rahimiyn!” (Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?)
  • "Emanet olarak verilen ve sırlanması istenen güzellik, ben güzelim edaları ile etrafa saçıldı." (Örtüde Yetmiş Esma)
  • Uhud savaşının o birinci panik anında Peygamberin koru- masında ilk başta yalnız bir kadın vardı. Peygamber, müşrikler karşısinda tek bir kadınla kalmıştı. Bu kadın Hz. Nesibe'ydi. (Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?)
  • Peygamberimiz yaşa değil, gayrete önem verirdi. Kim daha çok çalışırsa, kim daha çok öğrenirse onu öne geçirirdi. Yaşlının yaşla olan imtiyazı saygı ve hürmet için geçerliydi; fakat görev almakta geçerli değildi. (Sünnet Pedagojisinde Ergenlik)
  • Gençlerin belki de en önemli yanları tepkiye direnmeleriydi. Evet, gençler kendileriyle zıtlaşılan bir davranışta, davranışın yanlışlığını bile bile direnirler. Çünkü gençler, gençliğin ilk dönemlerinde kendilerini etrafa kabul ettirme gayreti içinde olurlar. Bu da benliğin en güçlü direnç noktasıdır. Kendisiyle zıtlaşılan gençte benlik duygusu güçlenir. Böyle gençler güven duygusunu da kaybederler. Güven duygusunu kaybeden gençte karakter zayıflığı görülür. Karakter zayıflığı da günaha karşı gencin direnememesini netice verdiği için, kötü davranışlar da bu gençlerde daha çok görülür. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)