Kitap Künyesi
Yazar: Doğan Akın
Yazar: Ayşe Sıtkı İlhan
Yayın Evi: Bilgi Yayınevi
İSBN: 9789754946376
Sayfa Sayısı: 320
--reklam--
İki Gözüm Ayşe Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Zaten benim kafam bir dünya gibi, her an içimde bir adam, bir başka adam doğuyor, yaşıyor, ölüyor ve bir başkası doğuyor...Ve ben, asıl ben, bu doğup ölen adamların kafalarındaki silik bir hatıra gibiyim, hepsinde aynı olan bir hatıra...Ben hep böyleydim. Yalnız etrafıma kendimi oyalayan bağlarla bağlanırdım. Buradaki yalnızlık mutlak bir dimağ yalnızlığı, beni kendimle bıraktı ve ben içimi seyretmeye alıştım, kendimi artık kandıramıyorum ve hep kendi kendime soruyorum: 'Beni bu dünyaya bağlayan nedir?'.."
İki Gözüm Ayşe Alıntıları - Sözleri
- Beni yalnız bırakmak, beni öldürmekle birdir. Yeryüzünde yalnız olmadığım benim her zaman kafama vurulmalıdır.
- Kafamın içinde binbir manzara binbir düşünce dolaşıyor. Hepsi benden uzak devirlere, benden uzak yerlere ait.
- Niçin ölmemeli Ayşe; niçin hayat dedikleri bu korkulu rüyayı görmekte bu kadar ısrar etmeli?
- Bazen insanın kendini unutur gibi olduğu saatler de oluyor. Ama çok kısa...
- Çünkü anlamak için birinci şart sevmektir.
- Çok ve çeşitli yaşamaktan bir şey çıkmaz. Çok ve çeşitli düşünmeli.
- Her şeye kıymet veren faniliğidir. Hatıralara bu kadar kıymet veren onların geçmiş olması ve bir daha gelmesine imkân bulunmamasıdır.
- Niçin ruhumuzun asla ısınamadığı kalıplarda kalmaya mecburuz? Bir insana bundan daha büyük işkence olur mu?
- Bir arkadaş istiyorum. Benimle hiç konuşmadan beni tamamen anlayacak, benimle karşı karşıya saatlerce hiç konuşmadan oturabilecek bir arkadaş.
- Hiçbir şeyi ciddiye almamalı, hatta ölümü bile...
İki Gözüm Ayşe İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir Sabahattin Ali klasiği. Hüzün, yalnızlık, anlaşılmak arzusuyla dolu satırlar.. Kitap Sabahattin Ali’nin cezaevinde bulunduğu süreçte arkadaşı, dostu ve aynı zamanda sevdiği kadın olan Ayşe Hanım’a yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Mektuplarında Sabahattin Ali’nin hayatına dair izler çokca mevcuttur. Ayşe Hanım bu mektupları iyi ki saklamış iyi ki bizlere ulaşmış. Sabahattin Ali’yi seven merak edenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Keyifli okumalar. (ömür hanım)
İki gözün İsa olurdu belki, tanısan severdin be abi :'(: Kitap Sabahattin Ali'nin gençlik yıllarındaki en yakın dostu,sevdiği, iki gözü Ayşe'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Her kitabında olduğu gibi mektuplarında da melankoli sarıyor etrafınızı. Kimi zaman sevinçten tüm insanlığa sarılmak istiyor kimi zaman ıssız bir çölde kavurucu sıcak altında yalnız hissediyorsunuz kendinizi. Şuan iş çıkışı tren bekliyor olmasam incelemeye birkaç gözyaşı bırakmak isterdim fakat ülkemiz buna elverişli olanaklara sahip değil. Neyse nerde kalmıştık. Bazı mektuplarında Ayşe'ye sitem ediyor. Neden mektuplara cevap vermiyorsun, verince de geç yazıyorsun. Hatta bazen sen yazmadan ben mektup yollamayacaktım diyor ama dayanamıyor. Dünyada yalnız, yapayalnız olduğunu düşüncesini kabullenemiyor ve tekrar mektup yazıyor. Bazı zamanlar hapishaneden yazıyor. Bilirsiniz ki doğru olan insanı bu ülkede cezaevine koymadan edemiyorlar. Her neyse öyle işte. Sabahattin Ali özlemi çekiyorum, onu özlüyorum, özlüyorum. (İsa)
İki gozum Ayşe diye sesleniyordu, Sebahattin Ali... Mektuplara baktığım zaman yıl 1931... Tam tamına 90 yıl öncesi yazılmış mektupları okuyordum... Kimbilir yıllanmış şarap gibi daha nice yıllardan bahsedittirecekti okundukça..Kitapla birlikte Ayşe de ,kelimelerin yalnızlığı, hüznü ve duyguları da yıllanacaktı bizlerle... Aslında bu tarz kitaplarla kelimelerin sırtına binip yaşadıkları duygular odasına yolculuk ediyorduk sene kaç olursa,olsun.. "ama unutma, taş duvarlar arasındaki karanlığımın senden başka penceresi yok"diyordu, Ayşesi 'ne... Çoğu zaman hüzünlerle de demlense,pisman değildi bu yalnızlıkta.Yalnız da olsa O, Ayşe 'sini yaşamaya devam ediyordu,yanıbaşındaymış gibi.. Bi ara Nazım Hikmet'e olan hayranlığı da göreceksiniz,isminin anıldığı dizelerde lakin unutulmayan ve hemen hemen herkesin bildiği bir besteye de şahit olacaksanız sayfaları çevirip dizeleri okudukça... Müziğin sesini açın hapishanede Sebahattin Ali ve işte yazdığı o dizelerle gelen sesler..... Başın öne eğilmesin Aldırma gönül aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül aldırma Aldırma gönül aldırma Gönül aldırma Dışarıda deli dalgalar Gelip duvarları yalar Seni bu sesler oyalar Aldırma gönül aldırma Aldırma gönül aldırma Gönül aldırma .... Keyifli okumalar dileğiyle, saygılar ️️ (Meryem)
İki Gözüm Ayşe PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ayşe Sıtkı İlhan - İki Gözüm Ayşe kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İki Gözüm Ayşe PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ayşe Sıtkı İlhan Kimdir?
Ayşe Sıtkı İlhan (1912-2008)… Bir Cumhuriyet kızı…
1912 yılında Kavala’da doğan Ayşe Sıtkı, ortaöğrenimini Erenköy Kız Lisesi’nde tamamlar. 10. sınıfta Reşat Nuri Güntekin’in öğrencisidir.
Nazım Hikmet hayranıdır. Sabahattin Ali’yle Yüksek Muallim Mektebi’ndeyken tanışır. Arkadaşlıkları 1931 ve 1936 yılları arasında mektuplarla sürer.
1936 yılında, Avukat Vahap Bucak ile evlenir. İki oğlu ( Süreyya ve Işkın Bucak) olur. İkinci evliliğini Jeolog Dr. Emin İlhan (Erwin Lahn) ile yapar.
Sabahattin Ali’nin Ayşe Sıtkı’ya gönderdiği, eski yazı 67 mektup “İki Gözüm Ayşe” adlı kitapta yer alıyor. Kitap, Ayşe Sıtkı İlhan ve Doğan Akın imzasını taşıyor.
Ayşe Sıtkı'nın Sabahattin Ali’ye yazdığı mektuplar ise Filiz Ali ile Atilla Özkırımlı’nın 1979’da yayımladıkları “Sabahattin Ali” kitabında yer alıyor.
Ayşe Sıtkı İlhan tarih öğretmenidir. Meslek hayatına İzmir Kız Lisesi’nde başlamış, Milli Kütüphane’den emekli olmuştur.
90’lı yıllarda Cumhuriyet Gazetesi’nde köşe yazıları yayımlanmıştır.
--reklam--
Ayşe Sıtkı İlhan Kitapları - Eserleri
- İki Gözüm Ayşe
--reklam--
Ayşe Sıtkı İlhan Alıntıları - Sözleri
- Çünkü anlamak için birinci şart sevmektir. (İki Gözüm Ayşe)
- Bir arkadaş istiyorum. Benimle hiç konuşmadan beni tamamen anlayacak, benimle karşı karşıya saatlerce hiç konuşmadan oturabilecek bir arkadaş. (İki Gözüm Ayşe)
- Her şeye kıymet veren faniliğidir. Hatıralara bu kadar kıymet veren onların geçmiş olması ve bir daha gelmesine imkân bulunmamasıdır. (İki Gözüm Ayşe)
- Niçin ölmemeli Ayşe; niçin hayat dedikleri bu korkulu rüyayı görmekte bu kadar ısrar etmeli? (İki Gözüm Ayşe)
- Hiçbir şeyi ciddiye almamalı, hatta ölümü bile... (İki Gözüm Ayşe)
- Çok ve çeşitli yaşamaktan bir şey çıkmaz. Çok ve çeşitli düşünmeli. (İki Gözüm Ayşe)
- Kafamın içinde binbir manzara binbir düşünce dolaşıyor. Hepsi benden uzak devirlere, benden uzak yerlere ait. (İki Gözüm Ayşe)
- Beni yalnız bırakmak, beni öldürmekle birdir. Yeryüzünde yalnız olmadığım benim her zaman kafama vurulmalıdır. (İki Gözüm Ayşe)
- Bazen insanın kendini unutur gibi olduğu saatler de oluyor. Ama çok kısa... (İki Gözüm Ayşe)
- Niçin ruhumuzun asla ısınamadığı kalıplarda kalmaya mecburuz? Bir insana bundan daha büyük işkence olur mu? (İki Gözüm Ayşe)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin