Kitap Künyesi

Yazar: Carlos Fuentes

Çevirmen: Pınar Savaş

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750702891

Sayfa Sayısı: 168

--reklam--

İnez'in Sezgisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İki hikâye, iki tutku. İlki, insanlık tarihinde, kadınla erkeğin ilk buluşması ve bu buluşmanın kahramanları Neh-el ile Ah-nel’in tarih öncesi çağlardaki tutkulu hikayesi;ikincisiyse tanınmış orkestra şefi Gabriel Atlan-Ferrera ile yetenekli soprano İnez Prada arasında, yirminci yüzyılın sonlarında doğan, zaman ve mekânda derinleşen umutsuz bir aşk ilişkisi. İnez’in Sezgisi, aralarında bin yıllar olan ama sonunda birbiriyle birleşen bu hikâye çevresinde döner. Ferrera’nın tutkularından biri İnez, ötekiyse besteci Berlioz’un Faust’un Lanetlenmesi adlı eserini sahnelemektir. Belki de İnez’in imgeleminde doğup büyüyen ikinci öykü içgüdüleriyle birbirine yaklaşan, ilk dili, ilk şarkıları ve belleği keşfeden bir erkekle bir kadın arasındaki ilk cinsel buluşma, yaradılışın da destanı. Gabriel’in uygarlık öncesi çağlardan kalan ve onun sanat ve aşka duyduğu karmaşık duygularını mistik bir biçimde yansıtan kristal mühründe birleşip bütünleşen hikâyelerden birincisi sanatla, müzikle ve neredeyse soyut bir aşkla yoğrulurken ikincisi melodramatik, şiddetli, şaşırtıcı ve ürkütücü. Aşka ve ölüme, sanata ve belleğe, zamana ve sonsuzluğu imlemelerle süren, zaman ve mekân, gerçek ve fantezi, aşk ve trajedi kavramlarıyla yoğrulan ve hepsinden öte, müziğin gücüne bir saygı olan Carlos Fuentes’in romanı, zengin imgeleriyle, metaforlarıyla, poetik rapsodisiyle unutulmaz bir yer ediniyor belleklerde.

--reklam--

İnez'in Sezgisi Alıntıları - Sözleri

  • müzik kendi öz ortamının, sesselliğinin olağan sınırlarını aşan bir sanattı.
  • Sessizlikte ışık. Sesi olmayan harfler.
  • Ölümün ötesine mi? Ne kadar bir süreydi bu?
  • Kaosa ahenk katabilmek için bıçak sırtında kurmuş olduğu müzikal denge..
  • Faust Şeytan’ın topraklarına giriyor, geçmişi, kayıp efsaneyi, orijinal korkunun mekânını, ne Tanrı’nın ne de Şeytan’ın değil, insanın eserini yeniden bulmak istiyordu.
  • korkunun korkunç güzelliği...
  • herkes göklerdeki ateşin kentin iç organlarında kaynayan bir depremden kaynaklandığı hissine kapılıyordu:
  • “Benim için ne adın var ne de milliyetin.”
  • müziği zamanın tersine çevrilmesi olarak düşünün
  • Müzik ve ölüm onu (ya da birbirlerini) yaşlı bir adam gibi ve yaşlı bir adam olarak tanımlıyorlarsa, belleğinin bir nesneye tutunması da çaresiz ona, doksan üç yaşındaki bu adama yer çekimi, özgül ağırlık kazandıracaktı.
  • Gözler müziğin sanat olabilmek için gizlenmesi gerektiğini gördü.
  • Müzik cisimsiz dünyanın imgesidir.
  • Eser hem kendi evreninin hem de kendi anlamının efendisi olmuş ve her iki durumda da hem yaratıcısına hem de yorumcusuna karşı zafer kazanmıştı.
  • Başka biriydim diyorum sana! Kendim olmayan birinden nasıl emin olabilirim?
  • Gözleri iki sonsuz yara gibi açıldı.

--reklam--

İnez'in Sezgisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Fuentes cümleleri diye 1şey var...: "İnez in Sezgisi" yazardan okuduğum 3.kitap olup, yine çok sevdim her zamanki gibi, duyguları anlamlandırma yine düşle gerçek arasi enfes cümleleriyle insanı mest ederken Carlos Fuentes inanılmaz 1kurguyla 2 hikayeyi 1-1ine bağlamıştır. "İnez'in Sezgisi", aralarında bin yıllar olan ama sonunda 1-1yle 1leşen 2hikâye, 2tutkunun çevresinde döner. Ferrera'nın tutkularından 1i İnez, ötekiyse besteci Berlioz'un 'Faust'un Lanetlenmesi' adlı eserini sahnelemektir... Kendi ölümümüz hakkında söyleyecek hic1sozumuz olmayacak... diyerek başlayan kitap, dahilerin aklının karışmasından, nekadar yükseğe oturursak oturalım bulunacağımiz yerin belli olmasi, şeytanın evren olup, merhametsiz, acımasız ve sınırı olmayan 1kolektiftir, aşkın müzikle oluşan tutkusu, çokça Faust göndermesi, Poe da görünür halin görünmezligi, yine değişmez konusu Meksika'ya dair siyasi durum halleri, karanlığa dair sözler en sevdiğim blmdu karanlık sever olarak..., sevdiğin kişi hakkında hiç1şey bilmeyince sınırsız hayalgücü diğer en sevdiğim blmdü..., hatırlamak ve unutmanın akılda ayrılmaz 2durum olması, sen ne olmak istersen O'sun der ki, aynı anda acıma ve tiksinti olması durumuyla 1likte günahları unutmak der ama affetmek değil, pişmanlığın hüzüne dönüp acıya egemen olmamız, ruhumsun, içimdeki 2.beden gibi, yeniden varolabilmek için, feda ettiklerimizin anısıyla, aşkın bütünlüğüyle bitirir ki ben çok çok severek okudum her1cümleyi... Oluşan 2hikâyeden ilki, insanlık tarihinde, kadınla erkeğin ilk buluşması ve bu buluşmanın kahramanları ki tarih öncesi çağlardaki tutkulu hikayesi; 2.siyse tanınmış orkestra şefi Gabriel Atlan-Ferrera ile yetenekli soprano İnez Prada arasında, 20.yüzyılın sonlarında doğan, zaman ve mekânda derinleşen umutsuz 1aşk ilişkisi. İnez'in düşlerinde doğup büyüyen 2.öykü içgüdüleriyle 1-1ine yaklaşan, ilk dili, ilk şarkıları ve (belkek kısımları en çok etkilendiğim yerlerdi) belleği keşfeden 1erkekle 1kadın arasındaki ilk cinsel buluşma, yaradılışın da destanı. Gabriel'in uygarlık öncesi çağlardan kalan ve onun sanat ve aşka duyduğu karmaşık duygularını mistik 1biçimde yansıtan kristal mühründe birleşip bütünleşen hikâyelerden 1.si sanatla, müzikle ve neredeyse soyut 1aşkla anlatılır ki ben bu kısmında nerdeyse tüm cümleleri çizmiş olabilirim yine bence efsane 1anlatimla cinsellik, bellek, aşk üzerine çok güzel 1kitapti... Aşka ve ölüme, sanata ve belleğe, zamana ve sonsuzluğa süren, zaman ve mekân, gerçek ve fantezi, aşk ve trajedi kavramlarıyla yoğrulan ve hepsinden öte, müziğin gücüne 1saygıyla bahseden Carlos Fuentes kitabıni Bach dinleyerek okuduğum doğrudur, düşle gerçek arasi anlatımıyla belleklere kazinacak 1kitap her cümlesinde yine ayrı 1bag kurmuş olabilirim Fuentes severlerin çok seveceği ama hiç Fuentes okumayanların zorlanabileceği 1kitap... (Ayşe...)

Büyülü gerçekliğin büyülü dünyasında kaybolduğum bir kitaptı. Fuentes, bu kitabında iç içe geçmiş iki öykü ve birbirinde yok olan iki yaşamı anlatıyor. Zamandan ve mekândan soyutlanmış bir tutkunun öyküsünü okuyoruz. "Faust'un Lanetlenmesi" adlı eserin sahnelenmesiyle başlayan öykü, İnez'in iç dünyasında yarattığı öyküsüyle bütünleşiyor. İspanyol dilinde yazmış yazarlara verilen ve İspanya'nın en büyük edebiyat ödülü olan "Cervantes Ödülü'ne" layık görülen bu yazarı herkese tavsiye ederim. (KitapKadın)

--reklam--

İnez'in Sezgisi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Carlos Fuentes - İnez'in Sezgisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İnez'in Sezgisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Carlos Fuentes Kimdir?

1928’de Panama’da doğdu. ABD’de Columbia, Harvard, Princeton ve başka üniversitelerde ders verdi; çok sayıda roman, kısa öykü, deneme, tiyatro eseri ve senaryo yazdı. Bir süre Meksi­ka’nın Fransa büyükelçiliğini yaptı. Fuentes’in romanları arasında en önemlilerinden olan Terra Nostra, Venezuela’da Romulo Gallegos Ödü­lü’nü kazandı. 1987’de, İspanyolca yazan yazarlara verilen en büyük ödül olan Cervantes Ödülü’ne değer bulundu. 2012’de hayatını kaybeden Fuentes adına devlet tarafından ödül konuldu. Her yıl yazarın doğum gününde (11 Kasım) verilen ödülün ilk sahibi, Mario Vargas Llosa’dır.

--reklam--

Carlos Fuentes Kitapları - Eserleri

  • Aura
  • Terra Nostra
  • Körlerin Şarkısı
  • Artemio Cruz'un Ölümü
  • Diana
  • Kaygı Veren Dostluklar
  • Koca Gringo
  • Doğmamış Kristof
  • Cennet'teki Adem
  • Edebiyata Övgü
  • İnez'in Sezgisi
  • Deri Değiştirmek
  • Friedrich Balkonunda
  • Yanık Sular
  • Bütün Mutlu Aileler
  • Sefer
  • Kartal Koltuğu
  • Kutsal Bölge
  • Laura Diaz'lı Yıllar
  • Kendim ve Ötekiler
  • Cam Sınır

--reklam--

Carlos Fuentes Alıntıları - Sözleri

  • ''En sonunda aydınlığa, gün ışığına kavuşmuş gerçek yaşam, tastamam yaşanmış biricik yaşam edebiyattır.'' (Edebiyata Övgü)
  • ...Ve 1erke­ği en çok meraklandıran, en çok heyecanlandıran şey, kendisinden daha iyi sır tutan 1kadındır... (Diana)
  • Düşün bir Luisito, bir düşün, köpekler birbir­lerini anımsasalardı ne olurdu? (Yanık Sular)
  • ...İspanyol olduğundan iletişim kurmamız kolaydı. Yalnızca dil açısından değil, onu ilk gördüğümde sezdi­ğim sonra da doğruladığım 1nitelik yüzünden. Hareket edişini izlediğimde -eline ayağına tezdi, kas bağları belir­gindi, o dönemin kent işçisi üniforması olan etek-bluz- marka giyerdi hep, ama 1çift kaslı, güçlü, kalın bilekli İspanyol bacaklarına sahipti Azucena’nın meşinimsi gö­rünümünün gerisindeki köylü kökeni görebiliyordum. Her şeyin üstünde 1çalışma geleneği vardı, yalnızca ahnteri değil, yapılan işten duyulan gurur vardı. Bu ka­dın, her yaptığından gurur duyuyordu... (Diana)
  • "Şimdi birlikte ,yalnızdınız ama bağlıydınız" (Deri Değiştirmek)
  • ...Geçmiş, taşımak zorunluluğunu duyduğu yerine getirilmemiş 1vaatti, başarısız olsa bile... (Diana)
  • politi­kayla uğraşıyorsan, ortada yazılı belge bırakmayacaksın. (Kartal Koltuğu)
  • Kaosa ahenk katabilmek için bıçak sırtında kurmuş olduğu müzikal denge.. (İnez'in Sezgisi)
  • Gerçeklik kötü bir düştür. (Terra Nostra)
  • ... bilmezler ki yalnızlıkta günah işlemeye daha yatkındır insan. (Körlerin Şarkısı)
  • "Peki ya dünya, dünya konusunda ne düşünüyorsun yüce cücem?" "Birileri anlatınca cennet, kendin yaşayınca cehennem. Ben sana derim, dünya. Sen anlarsın, evren." (Doğmamış Kristof)
  • İyi bir dinleyiciden daha doyurucu bir şey yoktur dünyada (Kartal Koltuğu)
  • Amerika Birleşik Devletleri'nde Nixon, Meksika'da Diaz Ordaz, İtalya'da Berlusconi, Almanya'da Hitler, Rusya'da Stalin; gerçi bu son ikisi kötülüğü kudrete, ötekiler de eski sefil haline dönüştürüyorlar... Bu olayları incele, sevgili Nicolas. Erdemli bir yol tutmak istiyorsan, aşırı uçları öğren aşkım. (Kartal Koltuğu)
  • Benim alıntılarımdan hoşlanmadığını söylüyorsun değil mi ? Öyleyse sen kendi alıntılarını yap ,ben kendiminkileri .. (Deri Değiştirmek)
  • İfademi mazur gör patron, ama bu hanım yüzün­den kendimi eli ayağı tutmaz bir ihtiyar gibi hissediyo­rum. (Kaygı Veren Dostluklar)
  • ulaşılması olası mutluluk; kimi zaman kasvetli kimi zaman komik aile sıcaklığı mıydı? edilgin ve mutlu ya da etkin ve mutsuz bir aile böyle mi oluyordu? sıkıcı olduğu için mi kusursuzdu aile yoksa kusursuz olduğu için mi sıkıcıydı? yoksa hepsi istisnasız kabul edilmiş, edilebilir bir simgenin parçaları mıydı, hep eksik olan ama aynı zamanda hep bütün olan mutluluktan, hak ettikleri mutluluktan paylarına düşenin parçaları mıydı? hem eksikti hem bütündü mutluluk çünkü mutlak bir sınırdı ölüm, ne göçebeydi ne bulanık ve kimse ardında kötü, yıkılmış, kederli aileler bırakarak göçüp gitmeye hazır hissetmezdi kendini. (Bütün Mutlu Aileler)
  • Eser hem kendi evreninin hem de kendi anlamının efendisi olmuş ve her iki durumda da hem yaratıcısına hem de yorumcusuna karşı zafer kazanmıştı. (İnez'in Sezgisi)
  • Dün gitti. Yarın henüz gelmedi, bugün bir an duraklamadan geçip gidiyor; Ben bir Vardım, bir Olacağım, bir de Yorulmaktayım... (Diana)
  • Ayrılık, biraz ölmektir (Laura Diaz'lı Yıllar)
  • Benim sana anlatmak istediğim bu zamanın, senin ve benim bugünümüzün çoktan yaşanıp bittiği. Bu bir yineleme. Etraftaki dekorlar değişebilir. Ama bu zaman sadece yineleniyor. Bugün dün mü yaşanmıştı? Evet; çünkü zaman senin inandığın gibi çizgisel değil. Zaman dairesel. Bir bengi dönüş yaşıyoruz. (Friedrich Balkonunda)