Kitap Künyesi
Yazar: Lynsay Sands
Çevirmen: Belgin Selen Haktanır
Orijinal Adı: An English Bride in Scotland
Yayın Evi: Olimpos Yayınları
İSBN: 9786056540769
Sayfa Sayısı: 328
--reklam--
İngiliz Gelin Annabel Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Asla evleneceğini düşünmemişti. Annesi ansızın onu manastırdan alıp eve götürmek için geldiğinde, Annabel bir rahibe olmak için yemin etmek üzereydi... Böylece, evden kaçan ablasının nişanlısı olan İskoç lorduyla evlenebilecekti!
Bir eş olmakla, bir ev idare etmekle ve özellikle gerdek gecesiyle ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Asla âşık olacağını düşünmemişti. Ross MacKay, Annabel'i gördüğü andan itibaren, utangaç ve tatlı müstakbel eşine vurulmuştu...
Annabel'in bedeninin kıvrımlarının da ayrı bir lütuf olduğunu düşünmüştü. Ancak, bir düşman Annabel'in hayatını tehdit edince, Ross onu İskoçya'ya götürdü. Annabel evlenmeyi planladığı kadın olmasa da, arzuladığı tek kadındı.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
İngiliz Gelin Annabel Alıntıları - Sözleri
- Hayat bazen hiç adil değildi. Aslında, her zaman öyle, diye düşündü acı acı. Son zamanlarda, hayatında kolay veya rahat giden hiçbir şey olmamıştı ve açıkçası bir şeyler olsun diye savaş vermekten usanmıştı.
--reklam--
İngiliz Gelin Annabel İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Annabel rahibe olacaktı yedi yaşından beri bunun için yetiştiriliyordu.Annesi birden gelip de onu eve götürene kadar, üstelik evlenmek için. Annabelin evlilik konusunda hiç bir fikri yoktu ne erkekleri tanıyordu ne de bir evi yönetmek hakkında bir fikri vardı. Üstelik evlendiği gün İskoçya ya kocasının evine yola çıkmasıyla olaylar sinsilesi de başladı. Kocası Ross un Annabel i koruma çabalarına rağmen o peşindeki belaya kolayca yakalanmakta ısrarlıydı. Peki bu bela neydi ya da kim di Ross un eski düşmanları mıydı ya da hiç beklenmedik birisimiydi? İyi okumalar (Ftm)
Annabel, 7 yaşında ailesi tarafından manastıra kapatılmıştır. Onun geleceği ile uğraşmak istemeyen aile, manastıra verip Annabel'in rahibe olmasını ister. Ancak o çok sevdikleri, Annabel'dan bir yaş büyük olan ablası Kate, iki aile arasında anlaşma gereği yapılacak olan evliliği yerine getirmek yerine malikanenin bahçıvanı ile kaçar, gider. Bunun üzerine paniğe kapılan aile 14 yıl sonra bir kızları daha olduğu akıllarına gelir ve anne derhal manastır yoluna konur. Ve Annabel'i evlilik için geri götürür. Tabi bu olayların hiçbirini de yol boyunca kızına açıklama zahmetine bile girmez. Ross ise İskoç'umuz :D Babasının zamanında iki aile arasında yapılan anlaşmayı yerine getirmek adına gelinini almak için yola koyulur. Ancak anlaşma gereği evlenmesi gereken Kate yerine Annabel ile evlendirilir. Bunu elbette farkeder ancak Annabel'i ilk gördüğünde öyle etkilenir ki kitabın ilerleyen sayfalarında Kate ile değil de Annabel ile evlendiği için bol bol şükür eder :D Annabel ise bu evlilikten korkar. Çünkü hayatının neredeyse tamamını manastırda geçirmiştir ve ev idaresi ya da kocasını mutlu etmek ile ilgili hiçbir şey bilmez. Tabi annesinin tembihi üzerine de Ross'a manastırda yetiştiğinden de bahsedemez. En azından bir süre için.. İskoç topraklarına yol koyuldukları zaman ve oraya yerleştiğinde başına gelen saldırılar ile çiftimizin hayatları birden karmaşa halini alır. Derken birgün kapısında 7 yaşından beri görmediği ablası Kate belirir... Hikayemizin genel olarak konusu bu şekilde. Olimpos yayınlarından çıkan kitabımızın yazarı ile ilk defa tanışıyoruz. Ben şahsen yazarın kalemini beğendim, okurken keyif aldım. Kurgusu gayet başarılıydı. Ve benim için en önemlisi ise gereksiz uzatmalardan, saçmalamalardan kaçınmış olmasıydı. Çeviri de iyiydi, ancak kitabın başlarında da vardı ama sonlarına doğru özellikle yazım hataları maalesef çoğalmıştı :/ Kitap hakkında sevdiğim bir diğer durum ise Ross'un hislerini saklama gereği duymamasıydı. Yani kitabın ilk bölümünden itibaren Annabel'e karşı hislerini hiç kendine bile yalanlama gereği duymadan göstermesi, okunmayı daha da keyifli bir hale soktu kitabı. Benim için yazar konusunda eksik diyebileceğim tek şey ise, keşke dedim kitabın sonunda çiftimizin birkaç sene sonraki hallerini de birkaç sayfa da olsa bizlerle paylaşsaydı. Ben şahsen bu tarz kitaplarda bu olayı çok arıyorum. Eğer sizler de tarihi aşk romanları okumayı seviyor ve yeni kalemler arıyorsanız bu kitabı tavsiye ederim kesinlikle ;) (Gamze Sel)
Serilerden tek tek olan kitaplara vakit bulamıyorum ama İskoç'lar Dük' lerden sonra favorim. İskoç erkeklerin kabalıkları beni rahatsız etmiyor ama her kaba iskoç karaktere aptal bir kız yazmıyorlar mı? Çıldırıyorum. Neyse işte fena değildi elinizde varsa okuyabilirsiniz. Annabel asla evleneceğini düşünmüyordu. Bir Rahibe manastırında yeminini etmeye hazırlandığı sırada annesi tarafından ansızın eve götürüldüğünde yeni kaderinden habersizdi. Evden kaçan ablasının nişanlısı olan İskoç lordu gelinini almak üzere yola çıkmıştı ve Annabel ellerindeki tek şanstı. Ross MacKay ise müstakbel eşinin masum tavırlarına, enfes kıvrımlarına vurulmuştu. Bir düşman Annabel için tehlike oluşturduğunda Ross karısını nasıl koruyacağını düşünmeye başlar. "Ama benimle evlenmemiş olsaydın..." "Hayatımdaki en güzel şeyi kaçıracaktım," diye sert bir sesle lafını kesti Ross. "Tüm dertlere veya bunlara rağmen kendime gelip de ablanı gördüğümden beri, Tanrı'ya onunla değil de seninle evlendiğim için şükrediyorum." (Aşkın Nur Karataş)
--reklam--
İngiliz Gelin Annabel PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Lynsay Sands - İngiliz Gelin Annabel kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İngiliz Gelin Annabel PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Lynsay Sands Kimdir?
--reklam--
Lynsay Sands Kitapları - Eserleri
- İskoç Gelini
- İngiliz Gelin Annabel
--reklam--
Lynsay Sands Alıntıları - Sözleri
- Pişmanlık ve suçluluk insanı çoktan olup bitmiş bir geçmişte tutan faydasız duygulardır... ve öğrendiğim bir şey varsa o da geçmişin seni yıkmasına izin vermenin kimseye faydası olmadığıdır. Yalnızca olman gereken yerde, yani şu anda olmanı ve anı yaşamanı engeller. (İskoç Gelini)
- Hayat bazen hiç adil değildi. Aslında, her zaman öyle, diye düşündü acı acı. Son zamanlarda, hayatında kolay veya rahat giden hiçbir şey olmamıştı ve açıkçası bir şeyler olsun diye savaş vermekten usanmıştı. (İngiliz Gelin Annabel)
- "Kılıç kullanmakta usta, küfretmekte de fena değil ama iki lafı bir araya getirip konuşmayı beceremiyor." (İskoç Gelini)
- Bu dünyada kadınların hiçbir hakkı yoktu. (İskoç Gelini)
- Pişmanlık ve suçluluk insanı çoktan olup bitmiş bir geçmişte tutan faydasız duygulardır... ve öğrendiğim bir şey varsa o da geçmişin seni yıkmasına izin vermenin kimseye faydası olmadığıdır. Yalnızca olman gereken yerde, yani şu anda olmanı ve ânı yaşamanı engeller. (İskoç Gelini)
- "Doğru davranışlar sergilemenin iyi bir lord ya da leydi olmaya yetmediğini anladım. Böyle davranmak onlan nazik, cesur ya da insanlara iyi davranan kişiler yapmaz. Ve bence iyi insan olmak, içlik giymemekten ya da küfretmemekten daha önemli." (İskoç Gelini)
- Bir insanın niyeti her zaman önemlidir. (İskoç Gelini)
- Bir insanın niyeti her zaman önemlidir. (İskoç Gelini)
- İyi bir dedikodu ihtimali kadar, kadınların yüzünü canlandıran başka bir şey daha yoktu. (İskoç Gelini)
- "... doğru davranışlar sergilemenin iyi bir lord ya da leydi olmaya yetmediğini anladım. Böyle davranmak onları nazik, cesur ya da insanlara iyi davranan kişiler yapmaz. Ve bence iyi insan olmak, içlik giymemekten ya da küfretmemekten daha önemli." (İskoç Gelini)
- "Neden buradasın?" "Ailemize hoş geldin demek için," dedi Aulay ayaklarını yataktan sarkıtıp kalkarken. Kapıya yürüyüp açtı ve sonra durup arkasına döndü, "Ve sana eğer Saidhimizi incitirsen, boynunu koparıp başını mızrak üstünde taşıyacak tek Buchanan olmadığımı söylemek istedim." (İskoç Gelini)
- Artık o adamın karısıydı ve atı, kalesi ya da kılıcı gibi ona aitti. Bu dünyada kadınların hiçbir hakkı yoktu. (İskoç Gelini)
- İyi bir dedikodu ihtimali kadar, kadınların yüzünü canlandıran başka bir şey daha yoktu. (İskoç Gelini)
- "Bir insanın niyeti her zaman önemlidir." (İskoç Gelini)
- Günü geçirmek için gizemli bir cinayetten daha iyi ne olabilirdi ki? (İskoç Gelini)
- Diğer abileri kahkahalar atarak kapıya doğru döndüler. "Hey!" diye bağırdı Saidh. "Rory'yi burda bırakmayacaksınız herhalde." "Hayır, tabii ki bırakmayacağız," dedi Conran kapıya yürümeye devam ederek. "Böyle bir şeyi sana asla yapmayız, tatlım," dedi Geordie arkasından. "Üzgünüm, Saidh," dedi Alick, Neils onu dışarıya itip kapıyı arkalarından kapatırken. (İskoç Gelini)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin