Kitap Künyesi
Yazar: Thomas Paine
Çevirmen: Mehmet Osman Dostel
Yayın Evi: İletişim Yayıncılık
İSBN: 9789750522291
Sayfa Sayısı: 312
--reklam--
İnsan Hakları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Paine’e göre özgür bir ülke, kişiler tarafından değil, doğal hakları garanti altına alan, bu anlamda adil olan yasalar tarafından yönetilmeli. Seçimle işbaşına gelme sistemi de, eğer sonunda iş başına gelen sınırsız yetki kullanacaksa, doğal hakları ihlal edecekse, fiiliyatta monarşidir, mutlakiyettir. Seçimle işbaşına gelen sınırsız egemenlik kullanacaksa aynı anlamda ve aynı derecede despotik bir yönetim kuruyor demektir.”
-AYŞEN CANDAŞ-
Thomas Paine, hem Amerikan Devrimi’ne hem Fransız Devrimi’ne katılmış, bunları desteklemiş, yazdığı broşürlerin ve kitapların her iki devrimin üzerinde büyük etkisi olmuş, Aydınlanma yüzyılının simgesel düşünür ve siyasetçilerinden biridir. Bu iki devrim de, Paine’in 1776’da yazdığı, Akıl Çağı broşüründeki fikirlerin somut izlerini taşır.
Fransız Devrimi’nin cumhuriyetçi ve demokrat dalgasının İngiliz parlamenter monarşi düzenini yıkmasından korkan Edmund Burke’ün 1789 devrimini itibarsızlaştırmak için yazdığı kitaba verilmiş güçlü bir yanıttır Paine’in İnsan Hakları. Aynı zamanda günceldir. Çoğunlukçuluğa ve plebisite indirgenmiş, adalete, eşitliğe ve özgürlüklerin garantisine dair özü giderek yok edilen, içi boş bir demokrasi anlayışının yükseldiği günümüzde, İnsan Hakları’nda savunulan cumhuriyetçi ve demokrat ilkeler, eşit vatandaşlığı, müşterekleri, dayanışmayı savunanlar için önemli bir esin kaynağı olmaya devam ediyor.
--reklam--
İnsan Hakları Alıntıları - Sözleri
- Çünkü bunları tarihe kaydetmek şerefli bir şeydir...
- Anlayış, kendine itaat eder; bilgisizlik ise kendine her dikte olunan şeye boyun eğer.
- Benim ülkem dünyadır, dinimse iyilik yapmaktır...
- Öyle bir dönem ki kral evet çıplak; çünkü adaleti değil sadece kendine edineceği ayrıcalığı düşünen kitlelerce, ayrıca, seviliyor...
- ...yeni seçilmiş diktatörler dönemine giriyor olabilir miyiz?
- Kendi çocuklarını yiyen bir şiddet siyaseti hakkında susmamıştı.
- Dünyanın tanıdığı en büyük insanlar halk tabakasından çıkmıştır..
- Savaş hali ilanına ve barışa karar vermek halkın hakkıdır. Çünkü bunun bedelini ödeyen yine halktır...
- İnsan bir şeye onun doğru olduğuna inanarak bağlanır...
--reklam--
İnsan Hakları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nihayet bitti. Çok önemli bir eser olduğuna inanıyorum büyük bir merakla başladığım bir kitap fakat çeviriden mi bilmiyorum bir türlü toparlayamadım keyif alamadım. Yazar 1789 Fransız devrimini itibarsızlaştırmaya çalışan Edmund Burke’ ye karşı yazmıştır bu kitabı. Bazı bölümlerini paylaştım içinde gerçekten çok güzel tespitler alıntı yapılacak yerler var fakat çoğunlukla birbirinden ayrı, konudan konuya atlamalar, alakasız Örnekler var. Belki ilerde tekrar okuyabilirim ama şu an için hayal kırıklığı. (Meliha)
“Yasaları sadece o toprakta ortaya çıkmış yasalarla ölçmekten başka çaremiz olmasaydı, adaletsizliklerin yok edilmesinde hiç aşama kaydedilmez,gerçekten de hiç ilerleme olmazdı:kölelik kaldırılmaz, kadınlar kölelerle aynı statüde görülür, LGBT bireyler hiçbir yerde insanlığın eşit üyeleri kabul edilmezdi. Azınlık hakları tanınmazdı...(Ayşen Candaş) Kitabımız Siyaset bilimci Ayşen Candaş’ın insan hakları , adalet hakkındaki düşünceleriyle başlıyor. İnsanın sadece insan olduğu için doğal hakları olduğundan ve bunların eşit dağıtılması gerektiğinden ki bu şekilde adaletin sağlanacağından bahsediyor. Ardından Amerikan ve Fransız İhtilalleri’nin düşünce kurucusu olan, politikacı, devrimci Thomas Paine’nin düşüncelerini; daha önceki sistemi muhafaza etmek isteyen, aristokrasiye yaltaklık yapan Mr.Burke’e vermiş olduğu cevapları okuyoruz. Milletleri kişilerin değil milletin icadı olan yasaların yönetmesi gerektiğinden(bunun en insanca yaşama şekli olduğundan), monarşinin adeta bir kölelik sistemi old., bir işçinin-hamalın bile belli bir özelliklere sahip olması gerekirken bir kralın yalnızca doğmuş olmasının yeterli bir sebep olmasının gülünç bir olay olduğundan bahsediliyor. Amerikan İhtilalleri Özellikle de Fransız ihtilali ayrıntılı olarak işlenmiş. Özellikle Fransız ihtilalin nedenleri; Voltaire,Montesqieu, Rousseau, Turgot gibi düşünürlerin fikirleri, burjuva sınıfının ne kadar güçlense de asla aristokrat-asil sınıfın sahip olduğu haklara sahip olamayacağından kaynaklanan hukuksal eşitsizlik, asil sınıftan alınmayıp fakir ve orta sınıftan alınan fukara vergisi, mum, ev, pencere ışığı vergisi gibi mantıksız vergilerin toplumun çoğunun üzerinde yük oluşturması vs. gibi nedenler. Ben kitabı beğendim. Birçok şey konusunda da beni düşünmeye sevk etti. Daha önce Amerikan ve Fransız ihtilallerini bu kadar ayrıntılı düşünmemiştik. Bu olaylar cumhuriyetin modern dünyada doğuşu demek aslında. Biz bu hazır sisteme doğmuş olduğumuz için bunun kıymetini maalesef pek bilemiyoruz .Mr.Burke’ün monarşi hakkındaki düşünceleri ise insana oldukça tuhaf geliyor. Gerçi günümüzde de krallık padişahlık gibi monarşi sevicileri, hayranları var ama… Özellikle de o dönemde İngiltere’de alınan uçuk miktarda vergileri görünce canım ülkem de aklıma geliyor. Kısacası kitabı beğendim ve özellikle bu konularla ilgilenen kişilere öneriyorum. Eğer ilginiz yoksa sıkıcı gelebilir. Son olarak kitaptan şu sözü de ekleyeyim: “Siz, ey huzur içinde oturup bolluk içinde avunan ve kendi kendinize ‘Halimiz vaktimiz yerinde değil mi? diyenler (ki böyleleri İngiltere’de olduğu gibi Türkiye ve Rusya da da vardı) siz hiç bu şeyleri düşündünüz mü? Bunları düşündüğünüz gün, yalnız kendinize göre konuşmaz, yalnız kendinize bakmazsınız artık.” (Büşracım)
--reklam--
İnsan Hakları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Thomas Paine - İnsan Hakları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İnsan Hakları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Thomas Paine Kimdir?
Thomas Paine (d. 9 Şubat 1737 - ö. 8 Haziran 1809), ABD'li siyasi aktivist, yazar, siyaset kuramcısı ve devrimci. Düşünceleriyle Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nı ve Fransız Devrimi'ni etkilemiştir.
Hayatı ve Etkisi:
Paine, İngiltere'nin Norfolk bölgesindeki Thetford'da doğdu. 13 yaşında okuldan ayrılarak bir korse yapımcısı olan babasının yanında çalışmaya başladı. Birçok iş değiştirdikten sonra vergi memuru oldu. Londra'da tanıştığı Benjamin Franklin'in önerisi üzerine 37 yaşında Amerika'ya göç etti. Bu dönemde Amerikan kolonileri ile İngiltere arasındaki ilişki bozulmaya, kolonilerde bağımsızlık düşüncesi yeşermeye başlamıştı. Amerika'da siyasetle yakından ilgilenen Paine, köleliğin kaldırılmasını ve Amerikan kolonilerinin İngiltere'den ayrılmalarını savunan yazılar yazdı. 1776'da yayımlanan Common Sense ("Sağduyu") adlı yapıtı Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nin hazırlanmasında etkili oldu. George Washington'a göre Common Sense "insanların düşüncelerinde önemli bir değişime yol açmıştır".
Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında çeşitli kamu görevlerinde bulunan Paine, 1787'de Avrupa'ya geri döndü. İngiltere ve Fransa'da krallıkların devrilerek yerine cumhuriyetlerin kurulması için mücadele etti. 1789 Fransız Devrimiyle beklentilerinin bir bölümü gerçekleşmiş oldu.
1791-92'de İnsan Haklan (The Rights of Man) adlı kitabını iki bölüm olarak yayımladı. Bu kitapta cumhuriyet yönetimini savunarak İngilizler'i monarşiyi yıkmaya çağırdı. Halkın eğitilmesini, yoksullara yardım edilmesini, işsizlere devletin iş alanları açmasını, emekli aylığı verilmesini ve gelire göre artan oranda vergi alınmasını istedi. Bu kitabı yüzünden İngiltere'de vatana ihanetle suçlanan Paine, bu arada Fransa'da Ulusal Meclis'e seçilmişti. Fransa'ya giderek meclis çalışmalarına katıldı ve monarşinin kaldırılması yönünde oy kullandı. Ne var ki, Kral XVI. Louis'nin idamına karşı çıktığı için Maximilien Robespierreyönetimi sırasında gözden düştü ve bir yıla yakın süre hapsedildi.
Paine'in hapisteyken yazdığı Age of Reason (1794, "Akıl Çağı") adlı kitabının ikinci bölümü 1796'da yayımlandı. Bu kitapta Tanrı'ya inandığım, ama yürürlükteki dinsel uygulamalara karşı olduğunu belirttiği için dinsizlikle suçlandı. 1796'da yazdığı son büyük kitabı olan Tarımsal Adalet'te (Agrarian Justice) toprak mülkiyetindeki eşitsizlikleri eleştirdi. 1802'de ABD'ye dönen Paine yaşamının son yedi yılını bu ülkede geçirdi ve New York kentinde öldü.
Thomas Paine, 1784 yılında yayımladığı, The Age of Reason (Akıl Çağı) adlı kitabında, Tevrat ile İncil’in eleştirisine girişirken, “Tek bir Tanrı’ya inanıyorum... Yeryüzü yaşamı ötesindeki mutluluğa inanıyorum; insanlar arası eşitliğe ve sevgiye inanıyorum ve şuna da inanıyorum ki, dinsel görevler adil olmayı, hemcinslerimizi mutlu kılma çabalarını kapsar...” diyerek sözlerine başlar. Hemen arkasından “kutsal” diye biline gelen kitapların Tanrı yapısı değil, insan yapısı şeyler olduğunu söyledikten sonra yaylım ateşine geçer. Örneğin, bu kitaplar hakkındaki görüşlerini sergilerken, her şeyden önce belirttiği şudur: "Eski Ahit'in müstehcen hikayelerle, şeheviliklerle, gaddarlıklarla, intikamcılıklarla dolu sayfalarını okuduğumuzda, bu kitabın Tanrı sözleri olmaktan çok, şeytan sözleri olduğunu söylemenin daha uygun olduğunu anlarız.” Fakat, bunu da yeterli bulmaz ve ekler: “...Bu kitapları Tanrı kitapları olarak benimsemeyi Yaradan’a karşı saygısızlık sayarım.”
Bugün hala uygar ülkelerin kitaplıklarında baş köşeyi işgal eden bu kitabın yazarı için Napolyon Bonapart vaktiyle şöyle demiş: “Yeryüzünün her bir kentine Thomas Paine'in saf altından yapılmış heykelinin dikilmesi gerekir.”
--reklam--
Thomas Paine Kitapları - Eserleri
- Akıl Çağı
- Sağduyu
- İnsan Hakları
- Ortak Akıl, İnsan Hakları ve Tarımsal Adalet
- Reasonable Thought
- Thoughts on Thology
--reklam--
Thomas Paine Alıntıları - Sözleri
- Kendi çocuklarını yiyen bir şiddet siyaseti hakkında susmamıştı. (İnsan Hakları)
- Çünkü bunları tarihe kaydetmek şerefli bir şeydir... (İnsan Hakları)
- BAĞIMSIZLIK hepimizin içinde barındırdığı BASİT TEK BIR YOLDUR (Sağduyu)
- Sizler ise onun köleleri olacaksınız. Bunlar gerçekleştiğinde, seçtiğiniz kral yüzünden feryat edeceksiniz. (Sağduyu)
- Benim ülkem dünyadır, dinimse iyilik yapmaktır... (İnsan Hakları)
- Anlayış, kendine itaat eder; bilgisizlik ise kendine her dikte olunan şeye boyun eğer. (İnsan Hakları)
- İmansızlık sadece inanç veya inançsızlıktan ibaret değildir; inanmadığı şeye inanmış gibi görünmeyi de kapsar. (Akıl Çağı)
- Savaş hali ilanına ve barışa karar vermek halkın hakkıdır. Çünkü bunun bedelini ödeyen yine halktır... (İnsan Hakları)
- Öyle bir dönem ki kral evet çıplak; çünkü adaleti değil sadece kendine edineceği ayrıcalığı düşünen kitlelerce, ayrıca, seviliyor... (İnsan Hakları)
- Toplum ihtiyaçlarımızın ürünüdür, yönetimse kötülüğümüzün ; toplum hepimizin teessürlerini birleştirerek mutluluğumuza olumlu yönde katkıda bulunurken yönetim , zaaflarımızı sınırlandırmak suretiyle mutluluğumuzu olumsuz yönde etkiler.Biri ilişkileri teşvik ederken öteki ayrılıklar yaratır. Biri hamidir, öteki cezalandırıcı. (Sağduyu)
- Araf’ın icadı ve ruhların rahipler tarafından buradan serbest bırakılması kiliseye para akmasına neden oldu; günah çıkarma, günahların affedilmesi ve birtakım haklar sağlanması, böyle denmese veya böyle bir görüntü içinde yapılmasa da gelir yasalarına dönüştü. (Akıl Çağı)
- Dünyanın tanıdığı en büyük insanlar halk tabakasından çıkmıştır.. (İnsan Hakları)
- İnsanoğlu yaratılış düzeninde en başta eşit doğar, bu eşitlik ancak daha sonra ortaya çıkan bazı durumlar yüzünden bozulabilir; bunun müsebbibi büyük ölçüde, zengin ile yoksul arasındaki ayrımlardır; (Sağduyu)
- Yaşlandığımızda mutlu olabilmek için yaşam boyunca zihnimize eşlik edenlere kendimizi alıştırmamız gerekir, böylelikle her şeyden sırası geldiğinde mutlu oluruz. (Akıl Çağı)
- Bunu söyleyerek inananları suçlamak istemiyorum herkesin en az benim kadar kendi inancına sahip olma hakkı vardır. Fakat mutluluk için insanın zihinsel olarak kendine sadakat göstermesi gereklidir. (Akıl Çağı)
- ...yeni seçilmiş diktatörler dönemine giriyor olabilir miyiz? (İnsan Hakları)
- İnsan bir şeye onun doğru olduğuna inanarak bağlanır... (İnsan Hakları)
- Benim ülkem dünyadır. Tüm insanlar benim kardeşimdir. İyiyi ve doğruyu yapmak benim dinimdir. (Ortak Akıl, İnsan Hakları ve Tarımsal Adalet)
- İnsanoğlunu karmaşaya sürükleyen kralların kibridir. (Sağduyu)
- Gizem, Mucize ve Peygamberlik gerçek dinin değil, efsanevi dinlerin uzantısıdır. Dünya üzerinde bu araçlar kullanılarak bak orada, bak burada aldatmacalarıyla din ticari meta haline dönüştürülmüştür. Bir sahtekârın başarısı bir diğerine cesaret vermiştir; sahte dindarlıklarını destekleyen iyilik yapma bahanesi de onları pişmanlıktan korumuştur. (Akıl Çağı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin