Kitap Künyesi

Yazar: Sezai Karakoç

Yayın Evi: Diriliş Yayınları

İSBN: 9789123504992

Sayfa Sayısı: 159

İnsanlığın Dirilişi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu kitabı oluşturan yazılar, Edebiyat başlıklı yazıya kadar 1974-1975 yıllarında Aylık Diriliş Dergisi`nde başyazı olarak, ondan sonrakiler ise 1976`da Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü`nde yayınlanmıştır.

İnsanlığın Dirilişi Alıntıları - Sözleri

  • "Rûh, ölüm dikkatinde yaşar..."
  • Seni yok sayacaklar. Sen daha çok var olacaksın.
  • --Gerçek Devrim Diriliştir---
  • "Düşünceler, sistemler, doktrinler eskir. Eskimeyen hakikattir!"
  • İnsan doğar doğmaz ölmeye başlar..
  • Gurur, öldürücüdür; alçakgönüllülük, diriltici.
  • Eski medeniyetler, bir kenara bırakılamaz. İnsan ruhunun tarihi gibidirler. İnsan başarısının sergisidir onlar. İnsan çilesini vazgeçilmez anıtlarıdırlar..
  • Gurur, öldürücüdür; alçakgönüllülük, diriltici.
  • "Birden bire bul aşkı bu tuhfe bulanındır. Devran olalı devran erbab-ı safânındır." ŞEYH GALİP
  • Ekonomi putları, politika putları, devrim ve ideoloji, müzik, spor, sinema putları. İrili ufaklı putlarıyla Batı ve Doğu, Hz. İbrahim'in hakikatin şimşeği olan baltasına muhtaç. Âdeta onu bekliyor.
  • Ruhta kaybedileni kitlede, kalabalıklarda arayış.
  • Ölüme dikkatini yitirmiş bir uygarlık içindeyiz. Ölümün yeter bir vaiz olduğunu unutmuş bir uygarlık.
  • İnsan doğar doğmaz ölmeye başlar...

İnsanlığın Dirilişi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

"İNSANLIĞIN DİRİLİŞ": "İnsanlığın dirilişi" Sezai Karakoç'un muhteşem eserlerinden bir tanesi. "Keşke daha önce okusaydım" dediğim nadir eserlerden bir tanesi. Rönesan öncesi ve sonrası anlatan özellikle de Rönesantan sonra Batı'nın insanlığı nasıl bir boşluğa,buhrana, anlamsızlığa sürüklediğini anlatan bir eser. Kitabın asıl konusu Batı'nın düştüğü buhran ve batının peşinden sürüklediği devletler,milletler ve buna karşılık Orta Doğunun (Müslümanların) bu buhrana karşı dirençsizligini mükemmel bir şekilde anlatmıştır. Yeri geldiğinde Eski Yunan, hint mitolojisi,asya, Afrika, Sanat, edebiyat,felsefe, bilim, kişi bazında ise Nietzsche, Karl marx' ada değinmiş ve Buhranda ki etkilerini yorumlamıştır. Işte bu kitapta böyle bir yorumlama mevcut. Devrimleri, Eski Yunan ve Hint mitolojilerini, Nietzsche'yi, Karl Marks'ı vs inceleyip,zamanla dinin felsefeye, felsefenin de politikaya dönüşerek -izm lerin kucağındaki insanlığa, İslam'in ışığında bir "Diriliş İnsani" olmanın tarifi yapılıyor. Sezai Karakoç kitabında bu buhranın ilk başta neyden kaynaklandığını, bunun nasıl geliştiğini ve kitabın sonuna doğru da bu boşluktan,buhrandan kurtulmanın yolunu bizlere göstermiştir. "İnsanlığın dirilişi, İslami gereği gibi anlamaktan geçer" Hiç sıkılmadan okuyacağınız, bazı paragrafları bile isteye 2 defa hatta 3 defa okumak isteyeceğiniz bu şaheseri tavsiye ederim. Ve son olarak kitabın özeti mahiyetinde şu alıntıyı paylaşmak isterim; "Rönesans, temelinde iki eksiği taşıyordu. Bunlardan birincisi, her yeni oluşta bulunması gereken yeterli orijinal özün bulanmayışıydı. Yani yeni bir insan oluşmasındaki büyük yenilik sükûneti veya tazeliği Rönesans akımında bulunmuyordu. İkincisi, Rönesans'ın İslâmı gereği gibi değerlendirmeyişiydi. İslâma olan ilgisinin zayıflığı, Rönesans akımının metafizik temelini zayıf bıraktığı gibi insana ve dünyaya sağlıklı bir bakıştan da onu mahrum etti. Bu ilâhî ve insanî öz yoksunluğunu insanlık bugüne kadar hissetmemişti. Çünkü: Avrupa uygarlık olarak ancak Avrupa sınırları içinde kalıyordu". (Abdullah sayan)

Bir şairin hiçbir şiir kitabını okumadan fikir kitaplarını okumak neden ilgimi çekti bilmiyorum. Başlık "İnsanlığın dirilişi" olunca duygusal betimlemelerle ifade edilmiş, sevgi, saygı, hoşgörü , merhamet gibi yaralanmış duygularımıza narince dokunacak, arada şiirlerinden en güzel dizeler serpiştirip süsleyecek ,tamamen kalbe dokunacak bir kitap bekliyordum. Ama kalbe dokunmak bir yana, tekrar tekrar cümleleri okuyup anlamaya çalıştığım ,genel kültürüyle bilgimin sınırlarını aşan sandığımdan oldukça farklı bir kitap çıktı karşıma. Sezai Karakoç meseleyi dünya çapında ele almış.Rönesans öncesi ve sonrası dönemi değerlendirerek özellikle batının, akabinde gözünü ona dikmiş milletlerin yaşadığı buhranlara, bir çözüm arayışına girmiş, bunu yaparken edebiyat, müzik, resim alanında ortaya konulan eserlerden insanlığın ruh halini tahlil etmiş, son bölümle de çözüm planını sunmuş kendisi. Bunu yaparken "Sizi rahatsız etmeye geldim" değil de; "Sevgili insanlık, seni acımasızca eleştirmiyorum,nasıl bir varoluş sancısı ,bir anlam arayışı içerisinde olduğunun farkındayım, seni anlıyorum, bu yüzden gel bir de benim çözümüme kulak ver. Beğenmezsen yoluna devam edersin, saygı duyarım." demiş adeta. Bilginin marifete dönüşmesi konusunda çok sevdiğim bir kuş ve koyun örneği var. "Kuş yiyeceği kursağında taşır ve yavrusunun ağzına aynı olarak kusar. Koyun ise ot yer,yavrusuna süt verir. Önemli olan insanın kuş gibi değil, koyun gibi ,ezber kusmayan, bilgileri işleyip, sindirip değer katarak vermesidir." Işte bu kitapta böyle bir yorumlama mevcut. Devrimleri, Eski Yunan ve Hint mitolojilerini, Nietzsche'yi , Karl Marks'ı vs inceleyip ,zamanla dinin felsefeye, felsefenin de politikaya dönüşerek -izm lerin kucağındaki insanlığa, İslam'in ışığında bir "Diriliş İnsani" olmanın tarifi yapılıyor. Zaman zaman bizim kendimize ne hayrımız oldu ki bir de sahip oldugumuz ışığı(!) dünyaya taşıyalım diyerek söylediklerine inanmakta zorlansam da; dini bilgisi olduğu kadar bilime ve diğer sanat alanlarına hakim, donanımlı; bunun yanında Ruhunun Yaratıcısı'na da sadık ve sorumlu olarak çizdiği Diriliş İnsanı portresi çok cezbedici ve mantıklı geldi. Bu kitap dine bakışımız ne olursa olsun sakin bir kafayla, önyargılar bir kenara bırakılarak üzerinde düşünülerek yorumlanması gereken ,okunmaya değer bir kitap. Umarım rahatsız etmemişizdir:)İyi okumalar dilerim.. (Icetree)

Sezai Karakoç ile tanışamamak ve sadece kitaplarıyla yetinmek üzücü. Keşke bizzat kendisinden dinleyebilseydim.. Kitaplarıyla kendisini daha iyi tanıyacağım günlere.. (•D)

Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?

Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.

İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.

Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri

  • İslam
  • Yitik Cennet
  • Gün Doğmadan
  • Monna Rosa - Şiirler 1
  • Samanyolunda Ziyafet
  • Düşünceler 1 - Kavramlar

  • Düşünceler 2 - Kurumlar
  • Diriliş Muştusu
  • Ruhun Dirilişi
  • Diriliş Neslinin Amentüsü
  • Mevlana
  • Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
  • Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler

  • Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
  • Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
  • Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
  • Ateş Dansı - Şiirler VIII
  • İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
  • Edebiyat Yazıları 1
  • Edebiyat Yazıları 2

  • Edebiyat Yazıları 3
  • Çıkış Yolu 1
  • Çıkış Yolu 2
  • Çıkış Yolu 3
  • Zamana Adanmış Sözler
  • Yunus Emre
  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1

  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
  • Unutuş ve Hatırlayış
  • Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
  • Piyesler 1
  • Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
  • Mehmed Akif
  • Makamda

  • Kıyamet Aşısı
  • İslamın Şiir Anıtlarından
  • İnsanlığın Dirilişi
  • Portreler - Hikayeler II
  • Gündönümü
  • Dirilişin Çevresinde
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1

  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
  • Armağan
  • Batı Şiirlerinden
  • Çağ ve İlham 1
  • Çağ ve İlham 2
  • Çağ ve İlham 3

  • Çağ ve İlham 4
  • Alınyazısı Saati - Şiirler IX
  • İslamın Dirilişi
  • Çağdaş Batı Düşüncesinden
  • Günlük Yazılar 2 - Sütun
  • Ölümden Sonra Kalkış
  • Varolma Savaşı 1

  • Günlük Yazılar 1 - Farklar
  • Günlük Yazılar 3 - Sûr
  • Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
  • Üç Kaside
  • Körfez
  • Mağara ve Işık
  • Sesler

Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri

  • Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
  • "İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
  • İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
  • Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
  • "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
  • Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)

  • Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
  • Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
  • Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil Görünüşte öç hakikatte değil Faninin sonsuzla barışması Affın mağfiretle yarışması Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
  • Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
  • Kaç aç varsa hepsi ben Kaç hasta varsa hepsi ben Kaç liman önlerinde dönen İşsiz hamal hepsi ben Kaç aşktan ters yüz edilmiş Aşık varsa hepsi ben Bütün çiçeklerle donanıp Bütün insanlarla ölen ... (Körfez)
  • Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
  • Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)

  • İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
  • İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
  • “Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
  • Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
  • Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
  • İdealini yitirmiş ruh, yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
  • Ne olup ne bitiyor Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)