Kitap Künyesi
Yazar: Karen Marie Moning
Çevirmen: Aylin Kalav
Orijinal Adı: Faefever
Yayın Evi: Epsilon Yayınları
İSBN: 9789944824859
Sayfa Sayısı: 413
--reklam--
İntikam Ateşi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tehlikenin farkında mısınız?
Onlar her yerdeler!
MacKayla Lane, kız kardeşi Alina'nın intikamını almak için Dublin'in tehlikeli sokaklarında canı pahasına mücadele ediyor.
Dokunan herkesin korkunç şeyler yaptığı bir kitabın peşinde, Kelt efsanelerine konu olan yaratıklarla savaşıyor, değişiyor ve yetişkin bir kadına dönüşüyor.
Etrafındaki kimseye güvenmiyor. Ne dizlerinin bağını çözen Fae Prensi Vlane'e, ne henüz ne olduğunu çözemediği Barrons'a, ne de kendisi gibi sidhe-kâhini kızları yöneten Rowena'ya.
Sadece intikamı, yitirdikleri ve dünyanın kaderi için savaşıyor. Ve oldukça da sağlam dövüşüyor.
"Çok ama çok farklı, karanlık bir fantezi serisi!"
-Booklist-
"Kelt mitolojisinin ve tehlikenin baştan çıkarıcı bir karışımı."
-Chicago Tribune-
"Nefes kesici!"
-Romantic Times-
"Bu kitaba daha ilk sayfasından bayıldım! Beni hemen içine aldı... Daha, daha fazlasını okumak istiyorum."
-Linda Howard-
--reklam--
İntikam Ateşi Alıntıları - Sözleri
- Birini gerçekten tanımak istiyorsanız konfor alanını elinden alıp neler olacağına bakın.
- En güçlü motivasyon kaynağı korkudur.
- En kötü anlarında kimse iyi görünmez ama bizi biz yapan bu kötü anılardır. Ya güçlü bir şekilde dimdik dururuz ya da korku ve acıyla sineriz. Ya tecrübelerimizle olgunlaşıp zafere ulaşırız ya da sonu gelmez hatalar zincirine dolanıp mahvoluruz.
- Keder ne zaman sona ererdi? Hiç biter miydi? Yoksa insan acı çekmekten dolayı zamanla hissizleşir miydi?
- Hayatım olmasını istediğim şekilde gitmese de sahip olduğum tek hayat bu ve ben de onu hakkını vererek yaşamak istiyorum.
- Hiçbir nahoş gerçekliği, görmezden gelerek değiştiremezsin. Sadece yüzleşmeye hazır olduklarını kontrol edebilirsin. Gerçek canını yakar. Fakat yalanlar seni öldürebilir.
- Neden en karşı konulmaz bulduklarımız hep en tehlikeli erkekler oluyordu?
- Keder ne zaman sona ererdi? Hiç biter miydi? Yoksa insan acı çekmekten dolayı zamanla hissizleşir miydi?
- Bazen rüyalarım o kadar gerçekçi geliyor ki onların yalnızca bilinçaltımın acayip bir harita üzerindeki gezintisi olabileceğine inanmak zordu. Bazen rüyalar bana, bir yerlerde gerçekten var olan, somut bir enlem ve boylam üzerinde, kendi kuralları ve yasaları, gizli tehlikelerle dolu arazileri ve halkı olan bir ülkeymiş gibi geliyordu.
- "Dünyam bir sel. Yavaş yavaş çamurlanıyorum."
- Aklımızı kalbimizin bildiği bir şeyin yalan olduğuna inandırmaya çalıştığımızda şaşkınlaşıp sersemleşiyoruz.
- En kötü anlarında hiç kimse iyi görünmez. Ama bizi biz yapan bu kötü anlardır.
- Keder ne zaman sona ererdi? Hiç biter miydi? Yoksa insan acı çekmekten dolayı zamanla hissizleşir miydi?
- Hiçbir nahoş gerçekliği görmezden gelerek değiştiremezsin. Sadece yüzleşmeye hazır olduklarını kontrol edebilirsin. Gerçek canını yakar. Fakat yalanlar seni öldürebilir.
- Keder ne zaman sona ererdi? Hiç biter miydi? Yoksa insan acı çekmekten dolayı zamanla hissizleşir miydi?
--reklam--
İntikam Ateşi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İnanılmaz heyecanlıydı elimden bırakamadım. Yazarın her kitapta kendini nasıl geliştirdiğini görmek çok hoş. Gerçekten ilk kitaba katlanmaya değer. :D (bir yokmuş bir daha yokmuş.)
O nasıl final yaa: İNTİKAM ATEŞİ / KAREN MARIE MONING Vay canına şu an fena halde şoktayım.Kan Ateşinde olduğu gibi bu kitapta da Mac ve diğerleri Sinsar Dubh’u arıyor.Kendisi kitap görünümlü bir canavar.İnsanları yönetebilen onlara istediğini yaptıran bir yanı var ve kimi isterse ona kitabı( kendisini) aldırıyor ve Dublin’de önü alınamayan cinayetler silsilesi yaşanıyor.Mac bu cinayetleri takip ederek izini sürmeye çalışıyor ve bu uğurda peşinden ayrılmayan dedektifle iş birliği içine giriyor.Tabi biraz hileye başvurarak bunu yapıyor ama cidden fena taktikti.Başka türlü şehirde gezen insan görünümlü melunların ve insanların göremediği diğer yaratıkların varlığına asla inanmazdı.Öte yanlar Mukaddes prens Vlane bir yandan Barrons öteki yandan Sihde kahinleri başka bir yerden he unutmadan Lord Master ayrı bir yerden Mac’in peşinde kitabın (Sinsar Dubh) izini sürüp kendilerine getirmelerini istiyorlar.Kız resmen cehennemin ortasına düştü.Herkes bir yerden çekiştiriyor.Ama Mac’de az değil hepsine ayrı oynuyor resmen.Lord Master hariç diğerleriyle iş birliği içinde ama onlara da doğru bilgileri tam olarak vermiyor.Çünkü hiç birine tam olarak güvenmiyor.Kardeşi Alina’nın düştüğü hataya düşmek istemiyor haliyle oldukça temkinli hareket ediyor.Açıkçası yarısını geçtikten sonra biraz sıkılmaya başlamıştım.Hep aynı olay etrafında döndüğünü düşünmeye başlamıştım.Kitabın peşindeler izini buluyorlar Mac hepsini yanlış yönlendiriyor, Vlane yani Fae Prens ile sürekli egzotik yerlerde güneşlenip bir yandan da sorulara cevap arıyor, Barrons’dan kendini geliştirmek adına dersler alıyor falan sürekli bu döngüde olunca birde çok fazla bir bilgi edinimi de olmayınca sabırsızlanmaya başlamıştım.Taki o finale kadar.Son sayfalar öyle dorukta öyle heyecanlıydı ki o başta döngü dediğim yerleri unuttum resmen.Kitabın can alıcı yeri finaliymiş yazar onikiden vurdu.Şu an elimde olmayan sebeplerden ötürü sonraki kitaba başlayamıyorum ama bir yandan da iyi oldu diyorum çünkü bu finali hazmetmem, sindirmem lazım. Bu kitapta bir şey dikkatimi diğerlerinden fazla çekti sadece o da Mac herkese güvenmiyor evet ama Barrons’a karşı ayrı bir önyargısı var.Bu da sanırım onun tam olarak ne olduğunu bilmemesinden kaynaklanıyor.Ama şu da bir gerçek ki adam kendisine ait özel detaylar dışında sorularına cevaplar veriyor.Ve diğerlerine oranla istediklerine karşılık bir talebi de olmuyor.Vlane onu her kurtarmasında bir anlaşma yapıyor ya da her istediği bir şeyde, Shide kahinleri yine öyle ama Barrons ondan diğerleri gibi güç objelerini ve elbette kitabın izini sürmesini isterken ona güvende olacağı bir yer verdi.Hayatı her tehlikeye girmesinde koşulsuz yardım etti ki adam inkâr da etmiyor Mac’e ihtiyacı olduğunu ve ölüsünün işine yaramayacağını daha en başından söylemişti.Hâlâ da böyle söylüyor.Faeleri öldüren iki silahtan biri olan mızrak’ı Mac’e kendisini koruması için verdi ki bu da güç objelerinden biri oluyor.Prens Vlane ise ne zaman Mac’in yanına gelse mırzaka el koyuyor.Onu silahsız bırakıyor.Shide kahinleri desen mırzakı elinden almak için üstüne saldırıyor.Ama Mac içlerinde en çok Barrons’a daha az güveniyor, daha çok yalan söylüyor, daha çok önyargılı davranıyor.Pek adil görünmedi gözüme açıkçası.Barrons’ta gizli işler çeviriyor evet ama en azından adam başından beri aynı.Kötüyse de iyiyim demiyor zaten.Her neyse bu biraz sinir bozucuydu ama Mac’in nedenlerini az çok tahmin ediyorum.İnsan en çok yara alacağını düşündüğünden korkarmış.İçlerinde en çok Barrons’un onu hayal kırıklığına uğratmasından korkuyor bence.Neyse gerçek nedenleri diğer kitaplarda göreceğiz artık napalım :):) Ek Not: Barrons’u çözmemekle birlikte karakterindeki bazı detayları çok beğendim.Mesela Mac’e güzel sözler ya da ne bileyim romantik bir şeyler yaşayıp ya da öyle düşünmesine sebep olacak şeyler söyleyip, yapıp sonra iş ciddiye binince sen yanlış anladın ya da hani vardır ya kıza duyguları olan ama kabul edemediği için saçmalayan karakterler olur.Bir gelir bir gider falan.Heh işte bunlar Barrons’ta yok.Hisleri var yok orasını bilemem ama birinci kitaptan beri adamın davranışları hep aynı.Hiç mavi boncuk dağıtıp sonra geri çekilenlerden değil.Tam aksine en başından beri Mac ile işinin ne olduğunu vurguluyor.O yüzden ayrı sevdim kendisini :) Sonradan neler olur bilemiyorum tabi şu an için böyle düşünüyorum.Seriye devam anlayacağınız üzere ama bir kaç gün ara verdikten sonra inşallah:) O finalle kolay kolay kendime gelemeyeceğim gibi görünüyor. (Reyhan Kartal)
Geçiş kitabıydı. Olaylar birbirini çok tekrar etti ve sıkıldım. Barrons'un ne olduğunu tahmin etmekle birlikte gereksiz gizemi beni bunalttı. Üçlü seks kısmı ise çok cüretkardı ve tek olay buydu. (Aylem Güngördü)
--reklam--
İntikam Ateşi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Karen Marie Moning - İntikam Ateşi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İntikam Ateşi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Karen Marie Moning Kimdir?
Karen Marie Moning, 1964 yılında Cincinnati, Ohio'da Anthony R. ve Janet L. Moning çiftinin kızı olarak doğdu. Toplum ve hukuk lisans derecesi ile Purdue Üniversitesi'nden mezun oldu. Tam zamanlı bir yazar olmadan önce, barmen, bilgisayar danışmanı ve sigorta uzmanı olarak çalıştı.
--reklam--
Karen Marie Moning Kitapları - Eserleri
- Karanlık Ateş
- Kan Ateşi
- İntikam Ateşi
- Gölge Ateşi
- Rüya Ateşi
- Buz
- Alev
- İskoçyalı'nın Dokunuşu
- Ateşten Doğan
- Sisli Dağların Ötesinde
- Yenilmez Savaşçı
- Ateş Şarkısı
- Yüksek Gerilim
- The Immortal Highlander
- Kiss of the Highlander
- Spell of the Highlander
- Into the Dreaming
- Kingdom of Shadow and Light
- The Dark Highlander
- Fever Moon: The Fear Dorcha
--reklam--
Karen Marie Moning Alıntıları - Sözleri
- Hayatım olmasını istediğim şekilde gitmese de sahip olduğum tek hayat bu ve ben de onu hakkını vererek yaşamak istiyorum. (İntikam Ateşi)
- Düşünceler lineerdi. Duygular ise pimi çekilmiş birer el bombası. Düşünceler insanı hayatta tutardı. Duygular ise bir Gümüş'ün içine atlayıp Cehennem'e gitmenize sebep olabilirdi. (Ateşten Doğan)
- Ryodan benimle değil, başka bir yerde olmayı tercih etmişti. Benim için dünyayı yıkacağını sandığım adam iki yıldır bir tek mesaj bile atmamıştı. (Yüksek Gerilim)
- Sürekli mutlu ve süslü görünmek çok çaba, enerji ve konsantrasyon gerektirir. Böyle birine rastlarsanız neyden kaçtığını sorun. (Gölge Ateşi)
- "Ölmeyi beklersen," dedi. " ...ölürsün. Düşüncenin gücü, insanların sandığından çok daha büyüktür." (Karanlık Ateş)
- Sırıtışı kayboldu. Beni karanlık bakışlarla süzdü. "Ah, şu kadınlar! Sizi anlamıyorum. Sizi korumayız, kızarsınız. Koruruz, yine kızarsınız. Kapı tutarım, otoriter olurum. Kapı tutmam, mağara adamı olurum. Gerçi öyleyim ama. Bu nasıl bir manyaklık? Ya ne istediğinizi bilmiyorsunuz ya da sırf bize ters gitmek için sürekli fikir değiştiriyorsunuz. " (Yüksek Gerilim)
- Aslında ayrılmak istemediğin erkek arkadaşını şu veya bu sebepten ötürü terk etmek zorunda kalmaktan daha kötüsü tükürdüğünüzü yalayıp ona geri dönmeye çalışırken reddedilmektir. (Ateş Şarkısı)
- Çok uzun süredir, gerçekleri inkar ederek ve kaybının ağırlığı altında ezilerek, sonsuz acılar çekiyordu. (Alev)
- İnsanlar kabul etmemek için ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, gerçeklik algıdan ibarettir. Sizi olduğunuz kişi haline getiren, inanmayı seçtiklerinizdir. (Karanlık Ateş)
- Bazen bütün insan ırkının, güçlükle kontrol altında tutulan hayvanlar olduğunu düşünüyordum, en ufak bir bahanede medeni maskelerini yırtıp atabiliyorlardı. (Ateşten Doğan)
- Ryodan'ı özlemiştim. Beni olduğum gibi görebilmesini özlemiştim. Onun yanında hissettiklerimi özlemiştim. O, benim ateşimin benziniydi. Dinamitimi ateşleyen kibritti. Ryodan benim ateşimi seviyordu. (Yüksek Gerilim)
- Biri öldüğü zaman insanların söylediği şeyler ne kadar saçma. ~O şimdi daha iyi bir yerde.~ Nereden biliyorsun? ~Hayat devam ediyor.~ Bu mu rahatlatacak beni? Hayatın devam ettiğinin acı bir şekilde farkındayım. Her saniyesi ayrı acı veriyor. Bunun böyle devam edeceğini öğrenmek ne güzel. Hatırlattığınız için teşekkürler. ~Zaman her şeyin üstesinden gelir.~ Hayır gelmez. Zaman olsa olsa hepimizi mezara koyacak olan şeydir. Biz sadece acımızı dindirmek için yollar ararız. Zaman ne neşterdir ne de bandaj. Zaman hiçbir şeyi umursamaz. Yara dokusu hiç de iyi bir şey değildir. Adeta yaranın öbür yüzüdür. (Gölge Ateşi)
- "Yalnız büyüyenler, sert olurlardı. " (Buz)
- Nereden geldiğinin önemi yok. Önemli olan nereye gittiğindir. (Rüya Ateşi)
- Bu kapıyı sen açtın, dedi. Şimdi de kapatıyorum, diye yapıştırdım. Elinden geleni ardına koyma, kadın. Dudaklarında tehlikeli bir gülümseme oynaştı. (Yüksek Gerilim)
- Kendi zamanını bir başkasının hayatını kolaylaştırmak için harcamak, bence birine verilebilecek en güzel hediyeydi. (Buz)
- "Herkesten uzun yaşamak nasıl bir duygu haberin var mı? Önce hayatının partisine davet edildiğini sanırsın. Tıksırana kadar yer içer sevişirsin. İstediğin her boku yaparsın. Kendini dünyayı taşaklarından yakalamış gibi görürsün. Sonra takıldığın herkesin öleceğini fark edersin. Kaç tane müzisyen otuzunu bile göremedi. Kadınlar desen ayrı bela. Hangi birine bağlanacaksın? Kaç kere üzüleceksin? Kaçından nefret edeceksin? " (Ateş Şarkısı)
- Insan geleceğini kucaklayabilmek için geçmişiyle bağlarını koparmalıdır. (Karanlık Ateş)
- Bir zamanlar bambaşka bir adamdı. En kötüleriydi. Kemikkıran. Cengiz Han'la arkadaş olup Moğollar'la at sürmüştü. Atilla'yla savaşmıştı. Caligula'yla katliamlar yapmış, Nero'yla yakıp yıkmıştı. Korkunç Ivan'la gülmüş, Robespierre'in cellatlığını yapmış ve Kazıklı Voyvodo'yla düşmanlarının kafataslarından kan içmişti. Binlerce yıl boyunca durmadan savaşmıştı. Sayısız insan öldürmüştü. Kendi klanına sırt çevirmişti. Taa ki bir gün Ryodan önderliğinde ona saldırıp yakalamalarına dek. (Ateş Şarkısı)
- Hiç zamanın donduğunu hissettiniz mi? Hani dünyanın durduğu, sessizliğin olduğu ve yalnızca kulağınıza bir çınlamanın geldiği anlar oldu mu? Kalbinizin durduğu, gözlerinizin donduğu ve beyninizin boşaldığı o an... Ağzınızın açık kaldığı ve sorulan soru karşısında cevapsız olduğunuz... İşte bu, o anlardan biriydi. (Kan Ateşi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin