Kitap Künyesi
Yazar: Erdem Bayazıt
Yayın Evi: Hat Yayınevi
İSBN: 9786056464027
Sayfa Sayısı: 384
--reklam--
İpekyolu'ndan Afganistan'a Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İpekyolu’ndan Afganistan’a kitabında Erdem Bayazıt, Afganistan halkının 30 yıl önce koca bir Sovyetler Birliği’ni dize getiren şanlı bir mücâdelesinin hikâyesini anlatıyor. Giderek ve yerinde bizzat gözlemleyerek. Yüreğini İslâm coğrafyası üzerine harmanlamış bir mümin duyarlılığı ile kaleme alınmış roman da diyebilirsiniz buna. Tam 30 yıl önce ilk baskısı yapılan bu kitabın yeni baskısını, çeyrek asrın ardından olaylara aynı zaviyeden bakanlar, “Bu direnişin sonucu böyle mi olmalıydı?” sorusu eşliğinde hüzünlü bir duyguyla okuyacaklar.
Umudunu hiç yitirmeyen, çevresine hep gençlik aşısı yapan “Yedi Güzel Adam”dan biri olan Erdem Bayazıt’a, “Dünyanın kalbini dinle geliyor adım adım/Dallar meyvaya dursun toprak tohuma dursun/İnsan barışa dursun selama dursun zaman/Sabır savaş zafer! Adım: MÜSLÜMAN!” diyen koca şaire rahmet olsun!
--reklam--
İpekyolu'ndan Afganistan'a Alıntıları - Sözleri
- Pakistanı bır boydan bır boya iki kere geçtik, sayısız yol yapımı çalışmalarına şahıt olduk fakat bir kere bile asfalt dökme makinası görmedik. Bir buçuk litre coca cola parasına 8 saat çekiç ve kürek sallayan milyonlarca amele kuyrukta beklediği sürece gelişmiş ülkelerin Pakistana asfalt makinaları satabilmesi hayaldir!
- Bugün talebelik artık ilim yolculuğu değil,diploma avcılığıdır..
- Başta Amerika olmak üzere batının özgürlük iddiasında bulunduğu doğrudur. Ama onların özgürlükten anladığı şey Batılıların özgürlüğü, beyliği ve efendiliğidir..
- Bir yüzüm Batıya dönük / Bir yüzüm Doğuya / Arkamda bütün yönler / Önümde kıble!
- Gülerim "savaş" ın "iman" la değil de ölüm makineleri ile verileceğine inananlara!...
- Üç yıldır süper bir devlete karşı, silahsız bir şekilde savaş veren bir millet 600 bin şehid veren bir millete, 3 milyondan fazla muhaciri olan bir millete, binaları yıkılmış, çocukları, kadınları şehid edilmiş bir millete hiç esaret zinciri takılabilir mi? İnşaallah Afganistan'ın mümin ve mücahit milleti memleketinin bağımsızlığını ilan edecek, o gün gelecektir.
- Nihayet Noh Kundiye vardık. Elimizi yüzümüzü yıkayabileceğimiz su aradık. Dükkandaki genç: -su yok coca cola var dedi
- Pakistanı bır boydan bır boya iki kere geçtik, sayısız yol yapımı çalışmalarına şahıt olduk fakat bir kere bile asfalt dökme makinası görmedik. Bir buçuk litre coca cola parasına 8 saat çekiç ve kürek sallayan milyonlarca amele kuyrukta beklediği sürece gelişmiş ülkelerin Pakistana asfalt makinaları satabilmesi hayaldir!
- Bu savaş nereye kadar sürecek diye sorduğumuz her Afganlı muhacirden hep aynı cevap yankılanıyor: - Son komünist de geberinceye kadar! Emperyalizmin kökü kuruyuncaya kadar! Buhara-yı Şerif kurtuluncaya kadar! Allah'ın hükmü galip oluncaya kadar!...
- -Mücadelemizin asıl gücü mü'min mücahitlerimizin sağlam ve sarsılmaz imanıdır. Bizim kuvvetimizin ve galibiyetimizin sırrı bu yenilmek bilmeyen iman gücünde saklıdır.
- Afganistan: İslam coğrafyasının yıllardır kanayan yarası.
- Veda merasiminin uzaması yufka yüreklilerin göz bendlerini çözebilirdi...
- "Bir yüzüm Batıya dönük. Bir yüzüm Doğuya. Arkamda bütün yönler. Önümde kıble!"
- Pakistan'ı bir boydan bir boya iki kere geçtik, sayısız yol yapımı çalışmalarına şahit olduk fakat bir kere bile asfalt dökme makinesi görmedik. Bir yol amelesinin günlüğünün 20 rupi civarında olduğunu söylediler. 20 rupi ile altı şişe Coca Cola içmek mümkün. Bir buçuk litre Coca Cola parasına sekiz saat çekiç ve kürek sallayan milyonlarca amele kuyrukta beklediği sürece gelişmiş ülkelerin Pakistan'a asfalt makineleri satabilmesi hayaldir?
- Sigara içmemize izin var mı? diye soruyorum. Aşağı yukarı benimle yaşıt, yani 40 yaşlarında zeki, dikkatli ve sakin bir zat olan Eminullah Bey, duraklamadan cevap veriyor : -Şer 'an izin anlamına almayın, ama siz istiyorsanız tabii içebilirsiniz. Ben: -Sigara haramsa yakıyoruz, helalse içiyoruz, diye latife ederek tutsağı olduğumuz nesneyi ateşliyorum.
--reklam--
İpekyolu'ndan Afganistan'a İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Erdem Bayazıt ve arkadaşlarının gözüyle Afganistan: Erdem Bayazıt ve arkadaşlarının Asıl hedefi Afganistan olan yolculuğunu İran,Pakistan ve nihayetinde Afganistana ulaşmasını anlatan bu eseri.Erdem Bayazıt ve arkadaş çevresinin Müslüman dünyayı tanıma,anlama çabasından kaynaklandığını kitabı okurken anlıyorsunuz.Afganistan'daki Mücahitlerin,köylülerin,çocukların ve bilimum gördüğü diğer insanların durumu,yaşayışı ve savaş durumu veren ülkenin içi,suyu,dağları,meyveleri,insanının bakışı,tavrı gibi birçok konuya değiniyor.Komünist müdahalenin ülkeye yaşattıkları ve bu düşüncenin verdiği zararları da kaleme alıyor.Ayrıca müslüman dünyanın parçalanmışlığı ve o günkü halinden de bahsediyor.Özetle Erdem Bayazıt ve arkadaşları zamanının "Evliya Çelebi"si desek doğru olur kanaatindeyim. (Oğuzhan İNEKÇİ)
Erdem Bayazıt: Kitap Kıymetli Abim Erdem Bayazıt'ın 1981 yılında 5-6 arkadaşıyla(Bunların içinde Yönetmen Yücel Çakmaklı da var) beraber gittiği, Pakistan, Afganistan ve Hindistana yaptığı geziyi anlatıyor. Sade, akıcı ve samimi bir dille yazılmış, Afganistan-Rus işgalinde Afgan halkının ve Mücahitlerin yaşadıklarını kısa bir zaman dilimi içerisinde anlatmaya çalışıyor. Tavsiye ederim. (Cahit)
--reklam--
İpekyolu'ndan Afganistan'a PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Erdem Bayazıt - İpekyolu'ndan Afganistan'a kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İpekyolu'ndan Afganistan'a PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Erdem Bayazıt Kimdir?
İlk ve orta öğrenimini Kahramanmaraş’ta tamamlayan Bayazıt, sırasıyla 1953’te İstiklal Ortaokulu’ndan, 1959 yılında ise Kahramanmaraş Lisesi’nden mezun olmuştur. Aynı yıl kaydolduğu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yüksek öğrenimine başlayan şair, tahsiline iki yıl kadar bu üniversitede devam ettikten sonra geçim sıkıntısı nedeniyle 1961yılında öğrenimini devam mecburiyeti olmayan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne nakleder. Bayazıt 1963 senesinde yüksek öğrenimine ara vererek askere gider. Askerliğini yedek subay öğretmen olarak Burdur iline bağlı Çuvallı, Yeşilova köyünde yapan şair, askerden döndüğünde ise tahsil hayatında büyük bir değişiklik arz edecek yeni bir kararı uygulamaya başlar. Zira Hukuk Fakültesinde başladığı tahsil hayatına artık Dil Tarih ve Coğrafya fakültesinde devam edecektir. Erdem Bayazıt askerden döndüğünde Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydolur. 1971 yılında buradan mezun olan Bayazıt, memuriyet hayatına atılır ve edebiyat öğretmeni olarak Kahramanmaraş’ta vazifesine başlar. Mezun olduğu Kahramanmaraş Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olarak görev yapan şair, daha sonra Kahramanmaraş İl Halk Kütüphanesi’ne müdür olur.
İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nın kuruluş günlerinde genel sekreter olarak vazife alan şair, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Basın Bürosu Memurluğu, Milli Kütüphane Süreli Yayınlar Şube Müdür Yardımcılığı görevlerinde de bulunmuştur. Erdem Bayazıt daha sonra Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Daire Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken istifa ederek kurucusu olduğu Akabe Yayınları’nın ve Mavera dergisinin yönetimini üstlenir.
Henüz öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlamış olan Bayazıt, Edebiyat ve Mavera dergilerinin kurucuları arasında yerini alır. İlk şiir kitabı olan “Sebeb Ey” 1972 yılında Edebiyat Yayınları arasında (2. ve 3. baskısı Akabe Yayınları), son şiirleri “Risaleler” adı altında 1987’de Akabe Yayınları arasında çıkmıştır (2. baskı 1989). Bu iki kitap İz Yayıncılık tarafından “Şiirler” adı altında 1992 yılında bir arada basılmıştır (4. baskı 1998). 1981 yılı Temmuz ayında Ajans 1400 adlı bir firmanın film ekibiyle beraber Afganistan’a doğru yola çıkan şair Şenol Demiröz, Yücel Çakmaklı, Ahmet Bayazıt, Çetin Tunca, Halil İbrahim Sarıoğlu ve Necdet Taşçıoğlu’ndan oluşan çekirdek bir kadro ile birlikte Pakistan’ın Peşaver kenti başta olmak üzere İran, Hindistan ve Afganistan içlerini gezer. Yaptığı bu iki aylık gezinin izlenimlerini topladığı "İpek yolundan Afganistan’a" adlı eseriyle 1983 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Basın Ödülü’nü kazanır.
1984’te Akabe Anonim Şirketi’nin İstanbul’a taşınması kararıyla bu görevini devrederek yeniden memurluğa döner. Devlet Planlama Teşkilatı’na sözleşmeli personel olarak giren şair, daha sonra bu vazifeyi bırakır ve 1987 yılı seçimlerinde Kahramanmaraş’tan milletvekili adayı olur. 29 Kasım 1987 milletvekili seçimlerindeAnavatan Partisi’nden aday olan Bayazıt, Kahramanmaraş milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 18. dönem çalışmalarında Milli Eğitim ve Çevre Komisyonlarında görev alır. 1988 yılında Risaleler adlı şiir kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Şiir Ödülünü kazanır. 1991 seçimlerinde adaylığını koymayan Bayazıt,İstanbul’a yerleşir. Evli ve dört çocuk babası olan Bayazıt’ın şiir ve yazıları Açı, Hamle (Kahramanmaraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklal, Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yedi İklim ve Hece dergilerinde yayınlanmıştır.
Erdem Bayazıt, 5 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir.
Bayazıt, TBMM Başkanlık Divanı’nca Üstün Onur Ödülü verilmesi kararlaştırılan 71 kişi arasında bulunuyordu.
--reklam--
Erdem Bayazıt Kitapları - Eserleri
- Şiirler
- Kelimenin Dirilişi
- İpekyolu'ndan Afganistan'a
- Gelecek Zaman Risalesi
- Risaleler
- Sebeb Ey
- Maveraya Hicret Eden Şair
- Vahyin Diriltici Soluğu
--reklam--
Erdem Bayazıt Alıntıları - Sözleri
- Emerek ayışığını nasıl da büyüyorsun ey kalbim Bir tarafın şehirler şehirler şehirler Mekanik bir çizgide tükenen insanlar Bir tarafın çöl Çölde birbirini boğazlayan aç çıplak insanlar Bir yüzün asya ey kalbim bir yüzün afrika Öbür yanın avrupa amerika Saatler nasıl yorulmazlarsa işlemekten Sen de yorulmuyorsun ey kalbim büyümekten. (Sebeb Ey)
- Ürperir tabiat, üfleyince rüzgârı derin gök soluğu Ulu ses dokununca çarka Düşer ölümün gölgesi eşyaya … (Sebeb Ey)
- Afganistan: İslam coğrafyasının yıllardır kanayan yarası. (İpekyolu'ndan Afganistan'a)
- "İçerde büyük bir göçün hışırtısı var" (Kelimenin Dirilişi)
- Kalbim kalbine Rüzgarlar yapraklara Denizler karalara çarpar (Gelecek Zaman Risalesi)
- Ölüm muhakkak Ve ölüm mutlak Tek kapısıdır ölümsüzlüğün Ölümle tanıştıktan sonra anladım Sadece bir kimlik belgesi olduğunu yaşamanın... Erdem Bayazıt /Ölüm Risalesi (Risaleler)
- Yaslan göğsüme sevdiğim Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir Toprak gibidir Sen ki bulut gibisin Ay gibisin güneş gibi bazen. (Risaleler)
- " Her an Farkındayım, Az az öldüğümün. " (Şiirler)
- Hadi tut elimden gök gibi ölü kadar yalnızım. (Sebeb Ey)
- Biz var mıydık? Belki de hiç olmadık Belki de bu dünyada Bir yansımaydık sadece. (Gelecek Zaman Risalesi)
- "Çıktım yola Artık bir leyla var Demek istediğim bütün leylalar Yani bir de yalnızca sen varsın Herbirimize özel ve herkese rahmet Artık buyruk senin hayat sen Doğmadan önce sen ölümden sonra sen Arada hep sen!" (Gelecek Zaman Risalesi)
- Ama sen uzaklardaydın ey kalbim Uzaklardaydın sevdiğim uzaklardaydı (Sebeb Ey)
- Dünyanın en uzun hüznü yağıyor yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne.. (Risaleler)
- "Telgrafın tellerini kurşunlamalı" Böyle değildi bu türkü bilirim Bir de içime -Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen- Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek Bazen gelmesi beklenen bazen ansızın çıkagelen Haberler bilirim, mektuplar bilirim (Sebeb Ey)
- İnsanlığın önünde tahrife uğramamış, tek noktası bile değiştirilememiş vahiy belgesi Kur-an'ı Kerim'dir. Tek kurtuluş aksiyonu da ona bağlı İslam'dır. (Vahyin Diriltici Soluğu)
- Siz Ortadoğu'nun fakir ve zulme uğramış halklarının, Afrika'nın, Asya'nın ezilmiş milletlerinin, bir gün nasıl olur da sömürgeci kızıl ve kara güçlerin boyunduruğundan kurtulur diye bir fikir yürütüldüğüne şahit oldunuz mu? (Vahyin Diriltici Soluğu)
- Durma bana bir türkü söyle anadolu olsun. (Sebeb Ey)
- Diyorum ki gider oldum giderim Yağmur beni ağlar şimdiden sonra! (Kelimenin Dirilişi)
- Bugün talebelik artık ilim yolculuğu değil,diploma avcılığıdır.. (İpekyolu'ndan Afganistan'a)
- Pakistanı bır boydan bır boya iki kere geçtik, sayısız yol yapımı çalışmalarına şahıt olduk fakat bir kere bile asfalt dökme makinası görmedik. Bir buçuk litre coca cola parasına 8 saat çekiç ve kürek sallayan milyonlarca amele kuyrukta beklediği sürece gelişmiş ülkelerin Pakistana asfalt makinaları satabilmesi hayaldir! (İpekyolu'ndan Afganistan'a)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin