Kitap Künyesi
Yazar: Ernest Hemingway
Çevirmen: Mehmet Harmancı
Yayın Evi: Oda Yayınları
İSBN: 9789753850865
Sayfa Sayısı: 264
--reklam--
Irmağı Geçmek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
2. Dünya Savaşı sonrasında, ölüm ve yaşam, gençlik ve yaşlılık, aşk ve savaş, acı ve mutluluk arasında gidip gelen insanların dünyasını, bizzat tanık olduğu ve incelikle betimlediği doğal bir dekor içinde anlatır. Strateji üzerine kendine özgü görüşleriyle askeri otoritelerin başını dertten derde sokan gözüpek bir yazar olan Hemingway'in bu romanını Yaşlı Adam ve Deniz, Silahlara Veda ve Çanlar Kimin İçin Çalıyor kadar ilgiyle okuyacağınıza eminiz.
--reklam--
Irmağı Geçmek Alıntıları - Sözleri
- “Kimsenin ne düşündüğüne hiçbir zaman aldırış etmedim. Utanacağım bir şey de yapmadım. Yalnız küçük bir kız iken yalanlar söyler ve insanlara karşı şefkatle muamele etmezdim.”
- Bugün biz şöyle böyle yönetiliyoruz, pis artıkların elinde. Hani bira bardaklarının dibinde artık kalmıştır, içinde kötü kadınlar sigaralarını söndürmüşlerdir, işte öyle pis artıklar yönetiyor bugün bizi. Birahane daha süpürülmemiştir bile, hevesli bir piyanist de sandığa vurup durur.
- “Lütfen beni o kadar sıkı tut ki, bir müddet birbirimizin birer parçası olalım.”
- Ama sen on dokuz yaşında bir kız olsan ve ellinin üstünde bir adama, öleceğini bildiğin bir adama âşık olsaydın ne yapardın?
- Uzun zamandır gömülmek istediği güzel yerleri düşünüyordu. Hangi toprakların bir parçası olmak istediğini..
- Bilirsin, hareket edebilen bir festivaldir mutluluk.
- Sen on dokuz yaşında bir kız olsan ve ellinin üstünde bir adama, öleceğini bildiğin bir adama aşık olsaydın ne yapardın?
- İnsan yaşlanınca her şey pek küçük görünür.
- Resimlere hiçbir önyargı taşımadan bakarsın,kitapları elinden geldiğince açık bir görüşle okursun,hayatı da yaşarsın.
- İnsan kadınları da harpte bir taburu kaybeder gibi kaybediyor. Yani hatalı kararlarla. Yerine getirilmesine imkan olmayan ve imkansız vaziyetler içinde kötü emirlerle. Bir de zalimlik etmek suretiyle.
- “... içinden hislerin karıştığını ve kendisini boğduğunu hissetti.”
- Topu - topu üç kadını sevdim, üçünü de kaybettim. Onları da hep bir taburu kaybeder gibi kaybediyorsun: Verdiğin hükümlerde yanılmakla; yerine getirilemeyecek emirlerle; içinden çıkılmaz durumlara düşmekle. Bir de sertliğin yüzünden.
- Kalp de bir kas, dedi. Ama, başlıca kas. Bir Rolex Oyster serpetual saati gibi tıkır tıkır işler. İşin kötüsü şu ki bozulunca Rolex temsilcisine gönderemezsin. Durdu mu, saat kaç bilemezsin artık. Ölmüşsündür.
- Yanlışlıklar insana rahat vermez yatakta, uykusunu kaçırır. Peki ama, ne demeye onları yanına alıp yatarsın? Kimseye rahat vermemiştir onlar. Ama, bir yolunu bulurlar, içinde uyuduğun çuvalın içine sokulurlar. İçine sokulurlar, orada senin yanı başında dururlar.
- Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Umarım hiç üzmem onu.
--reklam--
Irmağı Geçmek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
1900'lerden bir basım ile ömrümce en unutamayacağım insanını hayatıma sokan ve onu da benden alan kitap. Renata'yi o dönem bizzat kendimmiş gibi hissederken dilediği hikayeler de benim dinlediğim hikayelere eşlik etti ve onun da sonu geldiği gibi benim de hikayelerimin sonu geldi. (Sena Meriç)
ASLA VEDALAŞMAYACAĞIZ’ı önce orta boyda bir hikaye olarak düşünmüştü HEMİNGWAY... Sonra, ölüm korkusunun yüreğini sardığı hasta yatağında yatarken, her satırını daha bir sevdi... ASLA VEDALAŞMAYACAĞIZ’ın son sayfalarına geldiği zaman HEMİNGWAY biliyordu artık yarattığı eserin gücünü... Bu son kitabı çağdaş edebiyata vurulmuş iri ve sağlam bir damgaydı... Kendilerini birer Tolstoi sananların eserlerini gölgeleyecek roman artık yaratılmıştı... Ününü ölmez kılan ASLA VEDALAŞMAYACAĞIZ için HEMİNGWAY, yakın arkadaşı HOTCHNER şunları söylüyordu: “Tevazuu bir yana bırakacak olursam, harikulâde bir eser yazdığımı söyleyebilirim. İnsanın, iki sayfada kalbini burkmak için her ne isterseniz var içinde... Brooklyn’deki Tolstoi’lar, zaferlerine sımsıkı yapışsınlar.” (Felicite)
Bitmek üzere olan imkânsız bir aşkın, sade bir betimlemesi tadında bir eser. Elli yaşından büyük olan, savaşlar görmüş bir albay ile henüz gençliğinin başında olan bir kadının, sakin ama ayrılığa tutsak aşkları akıcı ve sakinleştirici bir üslupla kaleme dökülmüştür. Onlar ayrılığı en başından kabullenmişlerdi zaten. Ana fikir aşk gibi görünse de; savaş, barış, ölüm, yaşam gibi konular eserin bütünlüğünü oluşturuyor. Okunabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum. "Seni çok seviyorum kızım." (Raşit ÖZCAN)
--reklam--
Irmağı Geçmek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ernest Hemingway - Irmağı Geçmek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Irmağı Geçmek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ernest Hemingway Kimdir?
Oak Park, İllinois'de doğdu. Hemingway, beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştı. Çocukluğunda eski bir müzisyen olan annesinden müzik dersleri aldı.
İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesi olan Trapeze'de yayınladı. Yazılarında daha çok Ring Lardner etkisi gözlemleniyordu. 1917 yılında liseyi bitirdi. Lisenin ardından ailesinin isteğinin tersine üniversiteye gitmek yerine Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı. Hemingway'in liseden mezun olduğu bu yıllarda Avrupa'da I. Dünya Savaşı başlamıştı.
ABD o yıllarda savaş konusunda tarafsız kalsa da daha sonra Nisan 1917 de savaşa girmesinin ardından Hemingway de orduya katılmak için başvurdu. Fakat Hemingway sol gözündeki bozukluktan dolayı orduya alınamadı. Ardından 1917 sonlarına doğru Kızılhaç'ın da gönüllü aldığını duyduğunda ilk başvuranlar arasındaydı. Ocak 1918'de Hemingway'in başvurusu kabul edildi ve ambulans şoförü olarak göreve alındı.
Kızılhaç'ta çalışmaya başlar başlamaz gazetedeki işinden ayrıldı. Gazetede kaldığı kısa zaman içerisinde birçok yöntem ve de teknik öğrendi. Daha sonraki yıllarda o günleri "Gazetecilik yıllarında öğrendiğim kurallar en güzelleri idi ve de tüm yazarlık hayatım boyunca onları unutamadım" şeklinde hatırlayacaktı.
Avrupa'da ilk olarak vardığı şehir Paris oldu. Orduda bir süre normal bir görevli olarak çalışmasının ardından ambulans şoförlüğüne geçti. 8 Haziran 1918 de birkaç adım ilerisinde patlayan bir Avusturya topu yüzünden ağır şekilde yaralandı. Yardım etmeye çalıştığı İtalyanlardan bir tanesi ölürken diğeri bacaklarını kaybetti. Aynı olay esnasında başka yaralı bir İtalyan askerini cepheye taşımaya çalışırken bacaklarından yaralandı. Yaşananların ardından İtalyan gazetelerinde kahraman olarak ilan edilip, İtalyan hükümeti tarafından Gümüş Onur Madalyası ile ödüllendirildi. Hemingway bu olayı bir mektubunda arkadaşına şu şekilde anlatıyordu: "Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu."
Hemingway bu olayların ardından Milanda bir hastanede tedavisini tamamlarken hemşire Agnes von Kurawsky ile tanıştı. Bu da onun ölümsüz eserlerinden olan "Silahlara Veda" (A Farewell to Arms) adlı eserini yazmasını sağladı. Tekrar ABD'ye dönen yazar ailesinin iş bulması için yaptığı baskılara rağmen sakatlığından dolayı ordunun verdiği parayla bir yıl kadar işsiz olarak yaşadı. Daha sonra 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. Aynı yıl içerisinde Chicago'ya göçtü. Toronto'da bulunan Daily Star adlı gazetede yazmaya başladı. Gazetede iş bulduktan sonra ilk iş olarak Paris'e taşındı. Paris yıllarında birçok yazarla tanıştı.
Kendisine yavaş yavaş da olsa bir isim yapmaya çalıştı ama 1923 yılında eşinin hamile olduğunu fark edince çocuklarının Kuzey Amerika'da doğması için Amerika'ya döndüler. 1924 yılında ilk çocukları doğdu. Hemingway ailesi 1924'te tekrar Paris'e döndü.
1925-1929 yılına kadar olan dönemde Hemingway kendi yazarlık yıllarının en güzel örneklerini verdi. Bu yıllarda hiç tanınmayan bir yazarken birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasında girdi. İlk basılan romanı olan "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Güneş de Doğar" adlı eserinde savaş yorgunu bir askerin anılarını anlatan Hemingway 1929 yılında basılan "Silahlara Veda" adlı eseri ile çok büyük yol kaydetti. "Silahlara Veda"da yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Hemingway böylelikle savaşında anlamsızlığına değinmeyi amaçlıyordu.
1931'de Avrupa anılarından olan İspanya yıllarına dair "Öğleden Sonra Ölüm" adlı kitabını yazdı. Afrika'da yaptığı turla ilgili yazılarını ise Afrika'nın Yeşil Tepeleri adlı kitabında topladı. 1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde artık zirveye ulaştı. 1942'de Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne girdi. 1944'te Fransa çıkartmasına katıldı ve de Paris'in kurtuluşuna şahit oldu.
1950'de çok da başarılı olmayan "Irmaktan Öteye ve Ağaçların İçine" adlı eserlerini yazdı. 1952'de gerçek başyapıtı olan "Yaşlı Adam ve Deniz" adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiği ve de aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair olan fikirlerini belirtti. 1953'te aynı eseri ile Pulitzer Ödülünü aldı. 1954'te ise Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Hemingway tutkulu bir yaşamın ardından 1961 yılında Ketchum/Idaho'da kendini av tüfeği ile vurarak yaşamına son verdi.
Fidel Castro ile kurduğu dostluk ve Castro'nun kişiliği onu çok etkilemiştir. Fidel Castro Hemingway'in ölümünün ardından, başkent Havana'da adına bir anıt yaptırmıştır.
--reklam--
Ernest Hemingway Kitapları - Eserleri
- Silahlara Veda
- Yaşlı Adam ve Deniz
- Çanlar Kimin İçin Çalıyor
- Güneş de Doğar
- Kilimanjaro'nun Karları
- Öyküler
- Tehlikeli Yaz
- Kadınsız Erkekler
- Afrika'nın Yeşil Tepeleri
- Ya Hep Ya Hiç
- Kazanana Ödül Yok
- Akıntı Adaları
- İşgal İstanbulu ve İki Dünya Savaşından Mektuplar
- Paris Bir Şenliktir
- Yazmak Üzerine
- İzmir Rıhtımında ve Diğer Öyküler
- Yenilmeyen Adam
- Irmağı Geçmek
- Cennet Bahçesi
- Denizin Değiştirdiği
- Günün İlk Işığında Gerçek
- Tüm Öyküleri
- Beşinci Kol ve İspanya İç Savaşı'nın Dört Öyküsü
- Nick Adams Öyküleri
- Askerin Dönüşü
- 50.000 Dolar
- Yaşlı Adam ve Deniz - Nehrin Ötesinde
- Hekayələr
- Hemingway'in Mektupları
- Cat in the Rain
- Hills Like White Elephants
- The Short Happy Life of Francis Macomber
- The Short Stories of Ernest Hemingway
- Seçilmiş Əsərləri
- A Canary For One
- Ernest Hemingway ve Savaş Şiirleri
- A Clean Well Lighted Place
- The Killers
--reklam--
Ernest Hemingway Alıntıları - Sözleri
- . Derin nefes almayı, yemek yerken gerçekten yemek yemeyi ve uyurken gerçekten uyumayı öğrenmeye çalışın. Mümkün olduğunca tüm gücünüzle tamamen hayatta olmaya çalışın ve güldüğünüzde cehennem gibi gülün. Ve sinirlendiğinde, iyi ve sinirlen. Hayatta kalmaya çalışın. Yakında öleceksin. . (Seçilmiş Əsərləri)
- "Bana artık bunlardan söz etme. Artık bir şey anlatma çünkü nefretim taşıyamayacağım kadar ağırlaştı." (Çanlar Kimin İçin Çalıyor)
- . Kendiniz dışında yaşamaya başladığınızda, her şey tehlikelidir. ... (Cennet Bahçesi)
- Üzülecek daha iyi bir şey bulmalısın. (Hemingway'in Mektupları)
- "..., bizi birbirimize bağlayan bir şey vardı, bunun ne olduğunu anlamıyordu bizi sevmeyenler." (Kadınsız Erkekler)
- Şakacılık kendine güvenen insanın huyuydu. (Yenilmeyen Adam)
--reklam--
- Belki de balıkçı olmamalıydım, diye düşündü. Ama bunun için doğmuşum ben. (Yaşlı Adam ve Deniz)
- Kimi yazarlar yalnızca, baika bir yazarın tek bir cümle yazmasına yardım etmek için dünyaya gelmiştir. (Afrika'nın Yeşil Tepeleri)
- Arkalarından git çavuş. En önden gidip, arkanı döndüğünde kimsenin peşinden gelmediğini görmenin bir anlamı yok. (Kilimanjaro'nun Karları)
- Hep hiç gelmeyen bir şeyi bekleriz (Akıntı Adaları)
- Hiçbir zaman durum ümitsiz değildir. Ama ben bazen ümit edemiyorum.. (Silahlara Veda)
- Eğer burada kazanırsak, her yerde kazanırız. Dünya uğrunda savaşmaya değecek güzel bir yer ve buradan ayrılmaktan nefret ediyorum. (Çanlar Kimin İçin Çalıyor)
- "Herşey not almaya değmezdi" (Kadınsız Erkekler)
--reklam--
- Düşünecek yeni bir şey bulmuştum; karanlıkta, gözlerim açık uzanmış yatarken, tanıdığım bütün kızları aklıma getirdim, ne biçim karı olacaklarını düşünmeye çalıştım. Çok ilgi çekici bir konuydu, bir süre alabalık avını unutturdu bana, dualarıma karışmaya başladı. Ama sonunda, alabalık avına döndüm yine, bütün dereleri hatırlayabiliyordum çünkü, hep yeni şeyler bulabiliyordum dereler konusunda, kızlara gelince, birkaç kere düşündükten sonra bulanıklaşıyorlardı, sonunda hepsi birbirine karıştı, ben de kızları düşünmeyi bıraktım. Dua etmeyi bırakmadım ama geceleri John için de sık sık dua ettim; John, ekim saldırısından önce geri hizmete alındı. Cephede olmadığına sevindim, onu çok merak edecektim çünkü. Birkaç ay sonra, Milano'ya geldi, hastanede beni ziyarete. Daha evlenmemiştim, hâlâ evli olmadığımı bir öğrense çok üzülür herhalde. Amerika'ya dönüyordu, çok güveniyordu evliliğe, evliliğin her şeyi düzelteceğini sanıyordu. (Kadınsız Erkekler)
- Her şey bizim olabilirdi; ama her geçen gün daha da imkânsız kılıyoruz bunu. (Kadınsız Erkekler)
- Ben kendimde denedim bunu. Bir yerden bir yere gitmekle kendinden, içindeki o şeyden kurtulamazsın. (Güneş de Doğar)
- "Doğru dürüst yaşamak için para kazanacak hiçbir iş yok." (Ya Hep Ya Hiç)
- “Gittiğin yere kendini de götürdüğünü unutma” (Akıntı Adaları)
- ...ve eğer yapabileceğinden daha iyisini elde etmek için uğraşıyorsan kolaylaşmasını da bekleyemezsin. (Yazmak Üzerine)
- "Benim de yüksek rütbeli bir subay olmamı ister miydin?" "Hayır, sevgilim. Beni bir lokantaya götürecek rütben varsa bu benim için yeter." (Silahlara Veda)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin