Kitap Künyesi
Yazar: Selahattin Yusuf
Yayın Evi: Turkuvaz Kitap
İSBN: 9786054505395
Sayfa Sayısı: 296
--reklam--
İsa Hanginiz? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Selahattin Yusuf'un kaleminden...
Hangimiz, zihnimizin şu veya bu sebeple, süngüyle veya çiçekle zorlanıp bozulduğunu en az bir kere hissetmedik hayatımızda?
Hangimiz, kendi üzüntümüzün bir tür hacısı olarak, en az bir kere düşmedik yollara?
Artık kendi kendinin alayı olmuş çağdaş hayatın gerçek yiyeceği nerede?
Ve
Hangimiz unutabilir, hayatımızda en az bir kere var olmuş çocukluğu?
Hangimiz bir parça cesaret bulmaz, büyüdükçe canı yanmış suçsuzluktan?
Selahattin Yusuf'un kaleme aldığı İsa Hanginiz?, bu duygular ve sorular etrafında örülmüş bir roman...
Hayatları çıkmaza girmiş kahramanların buluşma ve yola birlikte devam etmelerinin hikayesi...
Ayaklarıyla birlikte akılları da sürçmüş insanların, birbirlerine sahip çıkmalarının şiirsel serüveni...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
İsa Hanginiz? Alıntıları - Sözleri
- İnsan, ruhunun koordinatlarını bazen gerçekten kaybediyor.
- "Ah ne acıdır o! Ne tuhaf. Hiçbir açlığa,susuzluğa benzemez İsa. Bilir misin bilmiyorum,hissetmek öldürücüdür."
- Her neyse, ama bir şey kesindi. Suskunluk, bizi seslerimizle birlikte açıkça içine çekmekteydi.
- "Hissetmek,öldürücüdür."
- "Hayatın elinde, sona kalmış bir kart her zaman vardır. "
- "Hissetmek,öldürücüdür."
- "Zaman,inanıyordu ki iyileştirecekti ikisinin ortak yarasını. Ama bilmiyordu ki zaman yaranın kendisidir."
- Korku,insanı hafifletir.
- "Kalbimiz. Ancak acı çekerek var olabilir. Bir kalp acı çekmeden önce yoktur. Olmayandır o; olmak için içine acılık dolmalıdır."
- Kalbimiz. Ancak acı çekerek var olabilir. Bir kalp acı çekmeden önce yoktur. Olmayandır o; olmak için içine acılık dolmalıdır.
- İnsanın dili gibi zihni de dolanıyor bazen, biliyor musunuz?
- "Zaman,inanıyordu ki iyileştirecekti ikisinin ortak yarasını. Ama bilmiyordu ki zaman yaranın kendisidir."
- Büyük tepki vermeyi hak edecek kadar önemli şeyler değildirler çoğunlukla dünya işleri. Dünyaya ilişkin taze ve sert tepkiler vermeyi bırakalı epey oldu. Dünya hakkındaki fikrim kökünden değişti. Kırılmak, hayat hakkındaki yanlış bir kanaatimizden kaynaklanıyordu sadece.
- "Kalbin yarısı çıplaktır."
--reklam--
İsa Hanginiz? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir Yalnızlık Çoklaması; İsa Hanginiz? Yalnızlık en temel acılarımızdan birisidir. İnsanoğlunun dünya serüvenini başlatan ve bitiren yalnızlık hali, aslında insanı insan yapan duygusal gerilimi de içinde barındırmaktadır. İnsanın içine dönüşünü başlatan, bakışlarını dıştan içe çeviren ve sessizliklerine dokunan bir aşamaya ancak yalnızlık ile erişebiliyorsunuz. İnsanın kendisini tanıma sürecinin bir parçası olan yalnızlık süreci, kimi zaman insanın kendisini kaybetmesiyle de sonuçlanabiliyor. İnsanın “kendim” dediği parçaların yine kendisi üzerindeki emeği, anıları, acıları ve arzularını bütünlükten uzak bir yalnızlık içinde değerlendirmesi bu yüzden oldukça zor görünmektedir. İsa Hanginiz ve Yalnızlık “İsa Hanginiz?” romanı bir yalnızlık sürecini süresizce ele almaya çalışıyor. Kurgunun bir zaman etrafında dönmesinden daha çok, bir olaylar dizisi içinde akması romanı daha gerçekçi bir çizgiye taşıyor. Selahattin Yusuf üslubu baştan sona eserin her yanına tütsüler tutuşturmuşçasına sinmiş bulunuyor. Bu elbette ayrı bir lezzetin kapısını da aralamış oluyor. Edebiyat, Felsefe, Sanat, Psikoloji… Eserin özellikle bu dört kolon üzerinde yükselmesi, kahramanlarının derinliğinde yalnızlaşan, yalnızlığın derinliğinde kahramanlaşan bir git-gel boyutunu da ortaya seriyor. Eser bir guguk sesiyle başlayıp yine o sesle bitiyor. Sanki bir anlık yaşıyorsunuz, sanki yerinizdesiniz de bir hayal görüyorsunuz, sanki biri sizin derinliklerinizdeki şiirimsi heyecanı, sanatımsı duruşu ve psikolojik travmayı bir kaosun içinde ayıklamaya çalışıyor. Bir pastanede çalışma isteğiyle çıkılan yolun nerelere ulaşacağını tahmin bile edemezsiniz. İsmi Çaykovski konulan iyi bir Tarkovski takipçisi Sven, Sven’e tutunmuş İsa. “Dünyaya ilişkin taze ve sert tepkileri bırakalı uzun zaman olmuş” İsa, İsa’nın deli-dolu yanı olan Sven ve uzun bir yolculuğun romanı… Kapitalizmin çığlık çığlığa kalplerimize bıraktığı bireyselcilik akımına bir set, İsa. Dünyayı çıkar eksenli okumayı bırakmış, çıkarlarına değil yüreğine göre davranmayı kendisine ilke edinmiş. İç çekişmeleri yok değil, fakat o tarafını hep iyiden yanaya kullanmaya devam ediyor. Eser içinde Eser Sven ile İsa’nın akıl hastanesine düşmesiyle giriftleşen roman, diğer kahramanların tanıtılması sürecinden sonra bir kaçış hikayesine dönüşüyor. Eser içinde eser olan bu yönüyle, farklı bir roman kurgusunun oluşturulduğunu belirtmeliyiz. Akıl hastanesindeki yalnızlıkta kurulan birliktelikle, güven ve samimiyet duygularının özellikle sorgulandığını hatırlatmalıyız. Akıl hastanesinden kaçan ekibin sonraki sıra dışı hayatı, çocukluğun özlenilesi Havva ninesi, bütün bir ekibin hayatı yeni gözlerle okuması ve toplum-birey ikilemindeki sıkıntılı yönlerimiz… Bireyden topluma adımlama süreçleri, bu süreçlerdeki kırılmalar ve öze dönüşün her zaman bitmeyen sancısı… Eser bunları ince bir şekilde bütün bu olaylar silsilesinin içinde ele almaya çalışıyor. Modern bir derviş İsa. Bir yanıyla Sven, bir yanıyla Burak, bir yanıyla Satılmış, bir yanıyla Umur, bir yanıyla Şakir, bir yanıyla Emre, bir yanıyla Buğra… Gug-gu… Burak elektroşok aldığında bu ses yine tanıdık gelecekti. Bir ses bütün sesleri birleştirebiliyordu… Özümüze, Çocukluğumuza, İnsanlığımıza Dönüş Havva nine ile geçmişe duyulan özlem ve Anadolu insanının temiz vicdanının huzurlu gölgesi… Modern dünya iliklerimizdeki kanın hemoglobin değerinde oynamalar yaparak bizi güçsüz bıraksa da, biz bir gölgenin altında kendimize gelmeyi bilecek bir sıcaklığı rakamlardan bağımsız olarak bulabiliyorduk. Bir psiko-felsefik roman İsa Hanginiz… İnsanı ve acziyetini boşluk bırakmaz biçimde inceliyor. Hangi şart altında bulunursa bulunsun, insanın önce kendisini bulmasının elzem olduğunu belirtiyor: “Özgürlüğümüzü kazanalım, insanlığımızı başaralım Allah’ım. Yardım et.” Müzik olmazsa olmaz. İnsanın ruhunu güzelleştiren müziksiz insan ele alınabilir mi? Chopin dinlerken ruhunuzun derinliklerini onardığınızı da hissetmeye başlayacaksınız. Sadece içinizdeki Şeyda’nın kızgın yüzünü değil, bütün acılarınızı çoğaltarak tekleştirmeye çalışacaksınız: “Gerçek müzik bunu- nedense hazin olmaktan başka bir çare bulamadan- ispatlar. İnsanlığı en dalgın anında yakalar ve teşhis eder. İnsan yaşamasını- insanın kulaklarından girerek-teşhis eder. Çünkü yeryüzünün geçiciliğini bilmiştir.” “İnsanın en çıplak yanını gözler”i olarak tanımlasa da, ancak kulaklarla gerçekliğin dayanılmaz büyüklüğüne yaklaştırıyor sizi Selahattin Yusuf. Guguk kuşu ötüyor derinden. İsa her an biraz daha gerçeğe yaklaşıyor. İnsan kendisini bekleyen sona hep tanıdık bir sesle yaklaşmaz mı? Dil ve Üslup; Sonsöz Eserde akıcı bir dil kullanılmakta olup, kavramların derinliğini doyasıya ruhunuzda hissediyorsunuz. Normal bir giriş-gelişme-sonuç romanı değil elinizdeki. O yüzden kafanız karışmadan yüreğinize adımlamanız mümkün olmuyor. Sonunu başına ilmikleyen guguk sesiyle, varlığınızın mağarasında can çekiştiğiniz yerlerinizi bulmanızı sağlıyor eser. Altını çizeceğiniz çokça cümle var. Düşünce dünyamızın kısırlığını belirten günübirlik konuşmalarımızın anlık sığ cümlelerini yüzümüze vuruyor yazarımız. Dünyayı şiirsel bir dille okumanın ne demek olduğunu da sizlere sunmuş oluyor. Selahattin Yusuf dilinin bütün maharetlerini sunuyor romanında. Çıtayı bu şekilde oldukça da yükseklere çıkarıyor. (Mustafa)
--reklam--
İsa Hanginiz? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Selahattin Yusuf - İsa Hanginiz? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İsa Hanginiz? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Selahattin Yusuf Kimdir?
1974 yılında Trabzon’da doğdu. 1991’de Affan Kitapçıoğlu Lisesi’nden, 1997 Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu.
İlk yazıları ve şiirleri SBF’de arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı “Mektebi Mülkiye” dergisinde yayımlandı.
Hayatı boyunca sadece yazarlıkla uğraştı.
Efe Yusuf ve Elif Ece Yusuf’un babası.
Yayımlanmış Eserleri:
- Sirenleri Taşa Tutun (1999, 2005)
- Şimdiki Zamanın İzinde (2000)
- Şafaktan Çok Önce (2009)
- Niçin Ağlıyorsun Elisabeth, Mutlu Değil miyiz? (2009)
- Bir Masal İsmet Özel’i (2005)
- Başka Göklerin Altında (2002)
- İsa Hanginiz? (2012)
- Masumiyetin Son Günleri (2017)
--reklam--
Selahattin Yusuf Kitapları - Eserleri
- Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?
- Eve Dönemezsin
- Masumiyetin Son Günleri
- İsa Hanginiz?
- Bir Masal İsmet Özel'i
- Şafaktan Çok Önce
- Başka Göklerin Altında
- Sirenleri Taşa Tutun
- Şimdiki Zamanın İzinde
--reklam--
Selahattin Yusuf Alıntıları - Sözleri
- "İnsanı kendi haline bıraksınlar; ona çok şey bırakmış olurlar." (Goethe) (Şafaktan Çok Önce)
- Sizi temin ederim ki bir şeyim yok: İyiyim ben. (Sirenleri Taşa Tutun)
- Her şeye rağmen, her şeye ve her şeye rağmen yüreğini dik tutan kaç adam var? (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- Dünyanın kocaman bir tek yüreği olmalıydı ve o yüreği göğsünden söküp çıkarmalıydım. (Masumiyetin Son Günleri)
- Nerede bir tutarlılık varsa yanı başında da yalnız bir insan olurdu. Böyle olurdu hep bu işler. Acımasızdı gerçekler. (Masumiyetin Son Günleri)
- "Yerliler arasında yaşayan Avrupalı bir ressam bir gün Yerlilere ait bir koyun sürüsünün resmini yapar. İşi bittikten sonra tabloyu alıp gitmeye koyulur. Koyulur ama her şey bu kadar basit değildir. Sürünün sahibi Yerliler bütün olup bitenlerden endişeye kapılmıştır ve hemen ressamın koluna yapışırlar: "Bunları alıp götürürsen biz neyle yaşarız." (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- Çözümü olmayan bir bulmacanın tam ortasında kalmıştım yani. Debelendikçe o bulmaca yutuyordu beni. Örümcek ağı gibi. Uğraştıkça o bulmacanın en zor ve en son kilit sorusuna dönüşüyordum kendim.. (Masumiyetin Son Günleri)
- "Bilinç ikinci evrendir. " (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- Adam da cinsin biri, sadece sevdiği kitapları okurmuş, söylendiğine göre, okuduğu kitapları sevmek için ıkınmak zorunda kalmamış. Sizce bir psikopat mıdır efendim? (Sirenleri Taşa Tutun)
- "Kaç yazar gözettiği siyasi angajmanın çatık kaşlarını hesaba almadan, yüreğinin bozulmamış, lekelenmemiş kanıyla yazabiliyor? " (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- Akşamın açık göğü dolunayı batıya doğru sürecek. Anne yası da dolunayın yolculuğu gibi kımıltısız olacak. Ve bilincimi dünyaya doğru acı acı dürtecek. Ama ilk kez ... ilk kez bir tek şeyin yardımı olacak bana. Bunu hissetmek nasıl bir katran koyuluk içimde böyle! Bir tek şey. Doğa annenin şu yumuşak kayıtsızlığı! Şu kayalık tepelerin katılıp kalmış kesinliği. (Eve Dönemezsin)
- İnsan, ruhunun koordinatlarını bazen gerçekten kaybediyor. (İsa Hanginiz?)
- İsmet Özel, mizaç itibariyle kavgacı, mücadeleci bir insandır. Onun “Erbain”lerden birine aldığı ve henüz dokuz yaşında (1953) yazdığı “Kış” isimli şiirini hatırlamak bu bakımdan ilginç olacaktır: “Kış geldi kar yağdı / Her yere soğuk saldı / İki taraf olsak / Kar topu oynasak / Yaz gitti / güz gitti / yine geldi kış baba.” (Özel, 1998; 11) Şiirde yer alan “iki taraf olmak” ve “kar topu oynamak” metaforları, İsmet Özel'in hayatı boyunca sürdüreceği bir algılama/yaşama biçimi olmuştur demek sanırız aşırı bir yorum olmasa gerektir. (Bir Masal İsmet Özel'i)
- İsmet Özel'in, Müslüman olmadan önce de Müslüman olduktan sonraki çizgisine yakın durduğu meselesi, aynı zamanda birbirleriyle dost da olan iki ünlü şair, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya arasında bir latife konusu olmuştur. Anlatılana göre Cemal Süreya bir gün Sezai Karakoç'a, İsmet Özel'in Müslüman olduktan sonra değişmediğini, eskiden yazdığı gibi yazdığını söylemiş. Sezai Karakoç'un cevabı ise; "Evet, elbette. Çünkü eskiden de bizim gibi yazıyordu." olmuş. (Bir Masal İsmet Özel'i)
- "Hissetmek,öldürücüdür." (İsa Hanginiz?)
- Ruh bir süreliğine ölebilir mi? (Masumiyetin Son Günleri)
- "Zaman,inanıyordu ki iyileştirecekti ikisinin ortak yarasını. Ama bilmiyordu ki zaman yaranın kendisidir." (İsa Hanginiz?)
- "Zamanımızda en derin acılar, kendilerini ironiyle ifade etmek zorundadır." Soren Kierkegaard (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- "Hayatın elinde, sona kalmış bir kart her zaman vardır. " (İsa Hanginiz?)
- "Bir fikir için yanmışsın, kül olmuşsun ne çıkar; mademki o fikir senin kendi yangınından sadır olmuyor!" Nietzsche (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin