Kitap Künyesi
Yazar: Nureddin Yıldız
Yayın Evi: Tahlil Yayınları
İSBN: 9786056015885
Sayfa Sayısı: 208
--reklam--
İşi Vaktinden Çok Olanlar 3 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İşi Vaktinden çok olan bu mübarek insanların tamamı sahabi değildir. Sadece bin yıllık geçmişten de söz etmiyoruz. Binlerce yıl öncesinden ses bırakanlar var. Kimi iki asır öncesinden ses veriyor. Kimi on dört asır öncesinden parıldıyor. Sekiz asır öncesinden de Salahaddin var.Allahın mülkünü, babalarından miras aldıkları köy ve kasabadan ibaret görmeyip, ibadet edebilecekleri her yeri vatanları görüp yollara düştüler. Hayatı, evlerinden ve iş yerlerinden oluşmuş görmeyip; ona insanlığı kuşatan bir anlayışla baktılar, düşündüler. İşi vaktinden çok olmak; hakkı üstün tutmak için gayret etmektir. Hayatın çilelerine karşı yılmadan sabırla mücadele edebilmektir. İnsan üzerine yatırım yapmak, nesil yetiştirmektir. İşi vaktinden çok olmak, kendin için yaşamamaktır.
--reklam--
İşi Vaktinden Çok Olanlar 3 Alıntıları - Sözleri
- İyi sonun ve ecrin en önemli şifresi sabırdır.
- ...Zira Yusuf olmak kadar, Yusuf'tan nasiplenmek de bir nasip meselesidir.
- İslam, Allah’ın son dini, namaz o dinin en büyük ibadeti, ezan da namaza davetti.
- İslam, Allah'ın son dini namaz o dinin en büyük ibadeti, ezan da namaza davetti.
- "Kitabımız Kur'an-ı Kerim, canlılığını hiç kaybetmeyen ve kıyamete kadar her insan için ders olacak örnek olayları, örnek görmek isteyenlerin önüne koymuştur."
- "Halkın bozulması yöneticilerin bozulmasındandır. Yöneticilerin bozulması ise âlimlerin bozulmasındandır. Âlimlerin bozulması da mal ve makam sevgisinin onları işgal etmesinden dolayıdır. Dünya sevgisi ile dolmuş biri sokakta birine dahi söz söyleyemez, yöneticilere, krallara nasıl söylesin ? "
- "O gün Firavun olarak anılanların bugün adının Firavun olmaması, firavunlaşmadıklarını göstermez..."
- Ne yazık ki uyuyanlar için uykusuz kalmışım.!
- “Dünyaya tenezzülü olmayanların peşinden dünya koştu hep.”
- Özü ihmal edip kabukla uğraşan aldanmıştır.
- Kıyamet günü sorulacağımız hiçbir şey basit değildir!
- "Özü ihmal edip, kabukla uğraşan aldanmıştır."
- "Her şey, Allah Teâlâ'nın kudret elinde olduğuna göre, umut; hiçbir zaman bitmemelidir."
- Hükümdar Salih İsmail, İzz’ bin Abdisselamı müslümanlara karşı Haçlılarla işbirliği yaptıktan sonra, hakkında söyledikleri için, tutuklattırır… Haçlılar, onun ibadetine ve üzerindeki vakara bakıp hayran kaldılar. Allah onu gözlerinde büyüttü. Dönüp Salih İsmail’e dediler ki: “Bizim böyle bir papazımız olsa, ayaklarını yıkar, şifa olsun diye suyunu içerdik. Sal bunu gitsin.”
--reklam--
İşi Vaktinden Çok Olanlar 3 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Kitap 10 bölümden oluşuyor. Yine büyük alimlerden, hayatının onca işine rağmen ilme vakit bulan kişilerin hayatından mesajlar vardır. Okunmasını tavsiye ederim. Bölümler: 1- Müezzinlerin Piri - Bilal b. Rebah 2- Şehit Sihirbazlar - Hz. Musa 3- Alimlerin Sultanı - Abdülaziz b. Abdüsselam 4- Hicret Diyarının İnamı - Malik b. Enes 5- Okyanus Adam - Celalüddin Suyuti 6- Rasullulah’ın Amcası/ Allah’ın Arslanı - Hamza b. Abdülmuttalib 7- Rabbani İmam - İmam-ı Rabbani 8- Son Resmi Varis - Mustafa Sabri Efendi 9- Çile Yumağı - Hz. Yusuf 10- Fezada Bir Derya - Gazali (Râz ı Derûn)
Gözlerinizi dolduracak Hz. Bilali Habeşi Radıyallahu anh'ın hayat hikayesi ile başlıyor kitap. Genel tarihin ve Kur'ân özelindeki rivayetlerle sabit kısımlarının üzerinde tefekkür etmenin ne kadar önemli olduğuna birkaç misalle değindikten sonra Musa aleyhisselamın yahudilerle olan sabır dolu ibretlik hayatı üzerinden çıkardığı notlarla bizlere adeta hayat dersi veriyor. Ayrıca sihir ve büyü kavramlarına değinerek Musa aleyhisselam'ın Kur'ânda yer alan kıssaları üzerinden bu kavramların gerçekte ne demek olduğunu izah ediyor. Sonrasında ise alimlerin sultanı adında bir başlık açarak ilmin ve alimin islamda nasıl bir yeri olduğunu bizlere anlatırken, hem altıncı ve yedinci asırdaki islam aleminin durumunu hem de o döneme damgasını vuran Dımaşk doğumlu fakih İzz bin Abdüsselam'ı bizlere tanıtıyor. Ardından bizleri hicret diyarının imamı Malik Bin Enes'le buluşturuyor ve hem yaşadığı çağı hem de edep timsali karakteriyle nasıl Medinenin imamı olduğunu, halife ve valileri karşısına nasıl telebe gibi oturtabilecek kadar saygın bir şahsiyet olduğunu anlatıyor. Hemen ardından bizleri 15. yy'a taşıyan yazar, emsalinin tarihte görülmediği bir alim olan Celaüddin Suyuti'yi, bizlere eserlerine ek olarak şahsiyeti üzerinde de yaptığı başarı unsurlarına ait tahlilleriyle birlikte tanıtıyor. Akabinde bizi yeniden asr-ı saadete taşıyarak amcalığın hakkını teslim etmek üzere diğer amcalarından da kısaca söz ederek Hz. Hamza Radıyallahu Anh'ın hüzün dolu şehadetini adeta gözümün önüne getiriyor. Tarihte bir ileri bir geri yaparak bizlere islam tarihinin en kritik dönemlerini ve en önemli şahsiyetlerini tanıtan yazar, bunu yaparken de Türkiyedeki telif eserler içerisinde belki de en edebi dili, aynı zamanda en anlaşılabilir sadelikte kullanıyor ve bizi bu sefer hicri dokuzuncu ve onuncu asırdaki Hindistan coğrafyafyasına taşıyor. O dönemdeki felsefeden etkilenmiş islam toplumunun gelişim sürecinden bahsederken aynı zamanda Ekber Şah olayının ve batıl anlayışlara yenik düşmüş tasavvuf anlayışının mevcut durumunu izah ediyor ve bizlere rabbbani tasavvuf anlayışının öncüsü, ikinci bin yılın kurtarıcı müceddidi, İmam Rabbani ismiyle maruf İmam Serhendi rahmetullahi aleyhi tanıtıyor. Onun yaşadığı dönemdeki İslam topraklarını ve tasavvufu anlatmak için iki ayrı başlık açıyor. Konu içerisinde ayrıca Tasavvuf, Müceddid ve Vahdetivücud kavramlarına da izah getiren yazar, o dönemde patlak veren Ekber Şah fitnesini ve İmam Rabbani'nin özelinde büyük şahsiyetini başlıklar halinde genişçe anlatıyor. Sonrasında Osmanlı dönemine taşıyor bizleri. Osmanlı devlet yapısına değinirken bu büyük imparatorluğun islam itikadına göre nasıl bir anlamı ve yeri olduğundan bahsediyor ve Padişahtan sonraki en yetkili otorite olan Şeyhülislam kavramına açıklık getiriyor. Ardından ise kitap serisi boyunca şimdiye kadar tanıttığı tüm şahsiyetlerden daha fazla olarak tam yirmi sekiz sayfayı Osmanlı Devleti'nin son Şeyhülislam'ı, Peygamberlerin Son Resmi Varisi Mustafa Sabri Efendi'ye ayırıyor. Eğitim hayatından yazdığı eserlere, hayatındaki zorlu süreçlerden, en yakınında bulunanların ifadeleriyle kaleme alınmış hakkındaki makalelere kadar birçok detayı başlıklar halinde bizlere sunuyor. Bu bölümün ardından yeni bir konuya değinen yazar, insan hayatındaki yaşadığı iyi ve kötü olayların nasıl bir imtihan olduğunu, Allah'ın bu süreçlerde kaderi nasıl takdir edip yönettiğini anlatmak için Hz. Yusuf aleyhisselâm'ın Kuran-ı Kerim'de yer alan kıssasını önümüze getiriyor. Kıssayı yirmi dört başlık altında anlattıktan sonra hem bu kıssa özelinde hem de genel olarak Kuran'ı kerimde yer alan diğer kıssaların bizler için ne önem taşıdığını, kıssalara nasıl bir açıdan bakmamız gerektiğini ve ne gibi dersler çıkarmamız gerektiğini anlatıyor. Kitabın son otuz sayfalık bölümünü Hüccetülislam İmam Gazaliye ayıran yazar, bölümün başında hicretten onun doğumuna, yani beşinci yüzyıla kadar olan tarihimizin ana hatlarını anlatıyor. Müslümanlar arasında ilk yabancı fikir akımı olan Mutezile mezhebini tanıtırken, aşırı Şii gruplar arasında çıkan Batınîye akımını da bizlerle paylaşıyor. Genişçe Gazali adına malumata yer veren yazar, onun kim olduğunu, ne yaptığını, ondaki farkın ne olduğunu başlıklar halinde bizlere aktarıyor. Devamında İbni Teymiyeye de kısaca değinerek İmam Gazaliyi en çok tenkit edenlerden birisi olması hasebiyle alimler arasındaki tartışmaların bizler tarafından nasıl algılanması gerektiğini öğretiyor. Kitaba son verirken Gazaliyi farklı kılan niteliklerinden bahsetmek için eserlerinden birkaç alıntı yaparak bizlerle paylaşıyor. Bir sonraki makalemiz inşâAllah serinin son kitabının tanıtımıyla devam edecek. O zaman dek okuyarak esen kalın, vesselâm. (Aykut DİNÇ)
İlim amelden öncedir, düsturuyla okunması gereken elmas değerinde ki ciltlerden 3.'südür. Bu elmas ciltler, içinde yakut saklar ve sonu gelmeyen bir ilme dalmanıza kapı görevi görür. ALLAH razı olsun Nureddin hocam... (İbrahim DİLEKÇİ)
--reklam--
İşi Vaktinden Çok Olanlar 3 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nureddin Yıldız - İşi Vaktinden Çok Olanlar 3 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İşi Vaktinden Çok Olanlar 3 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nureddin Yıldız Kimdir?
1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesiyle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini babası Hilmi Yıldız hoca efendiden aldı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdi ve aynı dönemde hadis hocalarından özel dersler aldı. Büyük Muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığı hocalardan bazılarıdır. İstanbul’a döndükten sonra on yıl boyunca babasının kurmuş olduğu Kur’an Kursunda hafızlık ve dini eğitim verdi. Aynı dönemde tercüme eserler kaleme aldı. İstanbul’a dönüşünden sonra sivil toplum çalışmalarına da devam etti. Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı, Sena Eğitim Ve Kültür Vakfı, Tüketiciler Birliği, Sosyal Doku Derneği vb. yirmiye yakın kurum ve kuruluşun öncülüğünü yaptı. Çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat Eğitimi, Ümmet Bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdi. Aylık düzenli olarak dört dergide (Altınoluk, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazmaktadır. Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarına devam etmekle beraber evli ve dört çocuk babasıdır. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerinden olup, düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri vermektedir.
--reklam--
Nureddin Yıldız Kitapları - Eserleri
- Arşın Gölgesindeki Genç
- Kıblegah Evler
- Anahtar Cevaplar
- Mahrem Cevaplar
- Medine Raporu
- Elbette Allahuekber
- Mü'min Ev
- Ramazan Risalesi
- Mü'min Kimliğimiz
- Mücahide Kadın
- Edep ve Amel
- Bu Zamanın Sabrı
- Aile Davamız
- Hür Yürekli Genç
- İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım)
- Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt
- Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt
- Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt
- Namaz Muhasebesi
- Efendimiz'den 40 Hadis
- Mektubunuz Var! - Aynı Adreste misiniz?
- Dinimize Hizmetin İç Sorunları
- Kadın Kahramanlar
- Geminin Neresindeyiz?
- Halimizin İzahı
- Doğal Aile
- Rahmetin Kapısında
- Hani Din Hepimizindi
- Hanımlar için İnciler
- Rehber Hayatlar / Allah'ın Peygamberleri
- Peygamberimizin Arkadaşları cep boy
- İslam Alimleri / Yolumuzu Aydınlatanlar
- Hacı Bayram Sohbetleri
- Bu Çağa Rapor
- Mağaradan Arş'a
- Şehzadebaşı Sohbetleri
- Bu Ümmetin Genci
- Baldan Tatlı Sözler
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 1
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 2
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 3
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 4
- Sohbetler 1
- Yoldaki Notlar
- Bu Ümmetin Kızı
- Sünnet Neden Garip ?
- İslam'dan Hayata Ölçüler
- Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar
- İnternet Fıkhı
- Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız
- Gençler İçin Anahtar Cevaplar
- Satır Başları
- En Sevgiliden Hanımlara İnciler
- İnsan İlmihali
- Dereyi Bulandırma
- En Sevgiliden Uzanan Dallar: Ezber Hadis Serisi - 2
--reklam--
Nureddin Yıldız Alıntıları - Sözleri
- Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdır. Perde vesaire ile ayrılmış tek bir salonda değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatine uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. Erkek,bayanların arasına; bayan, erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapmamalıdır. Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır.Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir. Düğünlerde cihat marşlarının okunması bile uygun olmaz. Damat ile gelinin akrabalarının ülfeti, ilanın geniş tutulması daha doğrudur. (Mahrem Cevaplar )
- Herkes, arzu ettiği hayat tarzına göre bir eş bulup evlenmelidir. (Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt)
- " Işimiz vaktimizden çok. " (Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar)
- •Kendine özgü ve başkalarından farklı olma Müslüman cemaat için kaçınılmaz iki sıfattır.. " (Medine Raporu)
- Kalbiyle görebilen bir ümmet iken biz, gözden başka bir şeyle göremeyen bir ümmete dönüştük. Gözümüz de ancak rengârenk boyalı olanı görebiliyor. Bunun için de görmemiz gerekeni değil de gösterilmek isteneni görüyoruz. İşte bu çağa damgasını vuran bu illettir..! (Hür Yürekli Genç)
- Eğer Yusuf süresinin okurken 'Yusuf aleyhisselamın başına gelmiş bir macerayı' okuyorsak biz Kur'an'ı bilmiyor ve anlamıyoruz demektir. Yusuf aleyhisselam, geçmişteki bir olay olarak anlaşılmamalıdır; kıyamete kadar bütün anne-babalar ve gençlerin kaderidir o. Nasıl ki kulağımız Yusuf aleyhisselamın kulağıyla fiziksel olarak benzeşiyorsa insan olarak kaderimiz de benzeşiyor. O Mısır'da biz İstanbul'da, o kuyuda biz medyada; hepimiz imtihan oluyoruz. İsimler değişiyor ama Allah ve insanın kaderi değişmiyor. (Mağaradan Arş'a)
- Asla başıboş değiliz. Rabbimiz var! (Gençler İçin Anahtar Cevaplar)
- Başkalarının görüşüne saygımız, ancak o görüşlerin "Kur'an'ımıza ve Sünnetimize" aykırılık göstermemesi durumundadır. Kur'an'a tersliğe, Sünnet'i yok saymaya rağmen kimsenin görüşüne saygılı olamayız. (Mü'min Ev)
- Sizin en iyileriniz, ahiret için dünyayı terk edenleriniz veya dünya için ahireti terk edenleriniz değil. Iyileriniz her ikisini de yürütendir. (İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım))
- Uçsuz bucaksız bir hırsla yaşıyoruz . Gencimizde yaşlımızda o hırsla yaşıyor . "Şu kadar yeter" sözü kimsenin ağzından çıkmıyor .Bir günlük harcamasına bile denk olmayan basit değerler için insanlar ömürlerinin tamamını feda edebiliyorlar. (Mü'min Kimliğimiz)
- Allah için olduktan sonra küçük denebilecek bir işimiz yoktur artık. Büyüklüğü ilke edinmek, küçük işlere bile büyüklük kazandıracaktır. (Hür Yürekli Genç)
- Diploma alim değildir. Alimin ofisi veya masası alim değildir. Alim konuşan ve yazan adam olmaktan önce yaşayan ilim olmalıdır. Yürüyen Kuran, konuşan Medine olmalıdır ki nesiller ilmi, dini kitaplardaki bilgiler zannetme yerine yaşanır ve yaşatılabilir bir birikim olarak anlasınlar. (İnsan İlmihali)
- " Ilk insandan son insana kadar hiçbir nesil, hiç bir insan diğerinden daha şanslı veya şansız değildir." (Elbette Allahuekber)
- 'Mekke'nin fethi' toplantısı yerine, 'mutfaklarımızın kurtarılması' toplantıları daha yararlı olacaktır biiznillah.. (Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt)
- Sabır, bizi hayata salanın üzerimizdeki murakabesini unutmamak ve bizden bekleneni en iyi şekilde yerine getirmek için direnmenin adıdır. (Elbette Allahuekber)
- Kadın, erkektir. Kadın, çocuktur. Kadın, cihattır. Kadın, iffettir. Kadın, sabırdır. Kadın, şeriattır. Kadın, medeniyettir. Kadın, toplumdur. Kadın, insan ve insanlıktır. (Mü'min Ev)
- İslam, her şeyin yerli yerinde durduğu dinin adıdır. (Hani Din Hepimizindi)
- Ne biliyorsan onun âlimisin, onun âlimliğini yap! (Yoldaki Notlar)
- Ümmet-i Muhammed’in fertleri, çocuklarının her birini Kudüs’ü tek başına fethedecek bünye gücünde yetiştirmekle, hiç kimse Kur’an okumasa bile mukaddes kitabımızı tek başına yaşatacak imanı taşıyacak çapta hazırlamakla mükelleftir. (Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız)
- Elbise eskidiği gibi iman da eskir, dikkat edin. (İslam'dan Hayata Ölçüler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin