Kitap Künyesi
Yazar: Jennifer Royce
Yayın Evi: Parola Yayınları
İSBN: 9786257031363
Sayfa Sayısı: 520
--reklam--
İskoç Onuru Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Erkeklerin hâkim olduğu dünyada görmezden gelinen ve yine onların savaşında bir piyondan fazlası olamayacağını anlayan genç bir kadın…
Leydi Lindsey Irvine, dünyadaki varlığının görmezden gelinmesine katlanamayacağını anladığı gün, çok dâhice ve delice bir yol buldu. Geriye kalan hayatında bu yolu izlerken duygularından, hayallerinden ve geleceğinden vazgeçti.
İngiltere’nin tanımadığı gayrimeşru İskoç Kralı Robert the Bruce’nin ülkesinin özgürlüğü için verdiği mücadelede güvendiği sadık Lordu Robert the Keith…
Savaş davullarına ait sesin çok yaklaştığı böyle bir dönemde, sadece ülkesinin bağımsızlık savaşına odaklanmak isteyen genç adamın ne yüzlerce yıldır kanlı bıçaklı olduğu Irvine Klanı’yla uğraşmaya ne de bu düşmanlığı sona erdirecek deli bir leydinin çılgınlıklarına tahammülü vardı.
Fakat Lindsey Irvine, genç adamın klanının ve hayatının içine deyim yerindeyse bir bomba gibi düştü. Çevresine vereceği zarar ise kaçınılmazdı.
En başta da Rob’un kalbine…
--reklam--
İskoç Onuru Alıntıları - Sözleri
- Özgür olarak doğmayan ve dünyanın o kafesten ibaret olduğunu düşünen biri, neden özgürlük gibi bir bilinmezliğe uçsun? Kendini güvende hissettiği yerde kalmak istediği için onu suçlama!
- İnsanlar, anlaşılmaz iç dünyalarını basitçe ortaya seren şeyden korkarlar, sonra buna delilik adını verirlerdi.
- İnsanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır.
- İnsanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır.
- "İnsanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır."
- "İnsanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır."
- "İnsanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır."
- “Hayatımın bir noktasında, kadın olmanın ne kadar zor olduğunu kavradım. Kendi iradem yokmuş gibi erkeklerin isteklerine boyun eğmek zorundaydım. Benim isteğim dışında bedenime dokunma, istedikleri gibi kullanma haklarına isyan ettim.” Başını kaldırıp Bruce’nin gözlerinin içine cesurca baktı. “Sadece bir dış kabuktan ibarettim. Hislerimin, korkularımın, hayallerimin ve gelecek için yaptığım planların hiçbir önemi yoktu. Bu dünya erkeklere ait! Kadınlar sadece onların ihtiyaçları için kullanabileceği bir eşyadan ibaret! babam için statü kazanma aracıyım. Sizin için sadece bir emirle istemediğim bir adama verilebilecek kadar değersizim. Evlendiğimde ise kocam için ona çocuk verebilecek bir damızlıkdan öteye geçemeyeceğim. Neden yaptığımı soruyorsunuz. Asıl ben neden bütün kadınların deli olmadıklarını anlayamıyorum. Neden bu kaderi kabullendiklerini, neden baş kaldırmadıklarını, neden en başında yok olmaya mahkûm olduklarını kavrayamıyorum.”
- Insanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır...
--reklam--
İskoç Onuru İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ayyy bayılıyorum böyle leydili, düklü, lordlu, düşesli hikayelere. Ve bu tarzda tek geçeceğim yazar jennifer_royce, daha önce demiş miydim bilmem ama dediysem de demediysem de tekrarlıyorum yazın bunu bir kenara . Erkeklerin hakim olduğu bir dünyada görmezden gelinen ve yine onların savaşında bir piyondan fazlası olamayacağını anlayan genç bir kadın, Leydi Lindsey Irvine. Güzelliğini arkasına sakladığı ve şanını kadınlığıyla değil de bu yönde geliştirebileceğini düşündüğü dahice bir plan, delilik. Evet yanlış duymadınız, bakanın bir daha dönüp bakacağı, gözlerini görenin bile aklından çıkaramayacağı bu güzelliği örten bir perde onun ki; yüzünü boyayarak, saçlarını kabartarak, çanlar takarak, vahşi hayvanları evcilleştirerek, tahta ata binip tahta kılıç sallayarak kazanılmış bir ünvan, Deli Leydi İrvine. Bu uğurda kalbini her türlü duyguya, hayallere ve aşka kapatan leydimiz onu görene kadar deliliğiyle nam salmaya devam eder, Lord Robert the Keith. Bir yandan savaş davulları çalarken bir yandan İskoç Kralı tarafından düşmanlığın bitirilmesi için başına sarılan deli Leydi ile uğraşmak zorunda kalan Robert, bakalım o görüntünün altındaki güzelliğin farkına varabilecek mi? . Çoğu sayfada kahkahalarla, bazen de gözyaşlarıyla okuduğum bu muhteşem hikaye hepinize tavsiyemdir efendim (Leyla Avcı)
Tek kelimeyle harikaydı!!! Allahım kraliyetler ,lordlar,leydiler, entrika,aşk,savaş herşey vardı herşey çok beğenerek okudum su gibi akıp gitti sayfalar.Tarihi kurgu olmasına rağmen içerisinde okuduğumuz savaşlarla ilgili bilgiler gerçekmiş ve bütün isimler tarihte yerini almış gerçek kişilermiş.İskoçların ve İngilizlerin yer aldığı bu kitap buram buram emek ve araştırma doluydu. 1300 lü yıllarda İskoçların ve İngilizlerin içinde bulunduğu savaş,klanlar arası husumet hız kesmiyordu.Bu çekişmeyi bir nebze de olsa durdurabilmek için klanlar arası evlilik yaygıngı.Leydi Lindsey’de istemediği evliliğe kurban gideceklerden sadece biri.Fakat kendince bulduğu yöntemle bunu önleme çabasında.Ölen dostunun yaşadıklarından sonra evliliğe,aşka güce hiç bir inancı kalmayan Lindsey kendini ailesine klanına ve ülkeye deli gibi gösterek bundan kurtulma niyetinde.Nitekimde başarıyor.Öyle ustaca hareket ediyor ki tüm ülke ve en yakınlarıda onun deli olduğuna inanıyor ve adı deli leydiye çıkıyor. Tam tamına 5 yıl bu rolü sürdüyor.İntikamını almak evlenmemek için çabalar.Taki kraldan gelen emre kadar.Çıkacak olan büyük savaştan önce klanların anlaşması adına deli leydinin düşman olan klan lordunun kardeşiyle evlendirilmesini buyurur.1 yıl boyunca düşman klanda kalacak böylelıkle anlaşma devam edecek.Leydi yaptığı çılgınlıklarla biran önce bu evlilik olayının bitmesi için planlar yapmaya başlar.Lakin hesaba katmadığı bir şey vardır Lord Rob müstakbel nişanlısının abisi ile sınırları zorlayarak büyük bir aşkın eşiğine düşerler.İngilizlerle olan savaş kapıdadır.Deli Leydinin çılgınlıkları tüm klanı çılgına çevirir.Hem eğlenceli hem akıcılığıyla yazılan bu tarihi kurguya taşıdığı gerçeklikleriyle bayıldım alın okuyun bu tarzı seviyorsanız asla pişman olmazsınız (Muazzez Demir)
Selam kitap dostlarım Geçen haftalarda okuduğum sevgili yazarım jenniferroyce ın #iskoçonuru kitabını sizlerle paylaşacağım. Şunu belirteyim ki yazarın tüm kitaplarını okuyan ve çok seven ben bu kitabına ayrıca vuruldum. Okurken o kadar eğlendim ve güldüm ki sonrasında evde tuhaf bakışlara maruz kaldım. Neler düşündüklerini anlamak hiç zor değildi 1300'lü yılların başlarında İskoçya'da hayat hiçte kolay değildi. Hem İngilizlerle olan savaşlar, hemde klanlar arası sorunlar çok fazlaydı. Klanlar arası düşmanlıklara son vermek için en etkili yöntem evlilikti ve kadınlar onların sözde barışları için meta gibi öne sürülüyordu. Leydi Lindsey İrvine en yakın arkadaşının ölümünden sonra bu kaderi yaşamamak ve özgürlüğüne dokunulmasını engellemek için henüz 16 yaşında büyük kararlar alır. 1- Delire bildiğin kadar delir. Herkes seni deli bilsin. 2-İntikamını al. 2-Asla evlenme. 3-Asla aşık olma. Tam 5 yıl... Beş yıl boyunca deli leydi olarak tanındı Lindsey . Kirli ellerin ona ulaşmaması için geleceğinden vazgeçti. Hayallerinden vazgeçti. Taki kraldan gelen emre kadar. Dostluk antlaşması olarak düşman klana gelin gitmesi emredildi ve bir yıl boyunca orada nişanlı olarak kalması gerekiyordu. Ama Lindsey vazgeçmeye hiç niyetli değildi. Eve geri gönderilmek için sonuna kadar deli taklidi yapıp hayatı onlara zindan edip, sınırları zorlayacaktı. Zorladı da. (Buralarda gülmekten gözlerimden yaşlar geldi. )Ama aklından çıkan bir şey vardı. Aşk geldiğinde kilitli kapılar pek bir işe yaramıyordu. Lindsey 'in tüm hayatı gibi aşkı da kolay olmayacaktı elbet. (İlkay Çağlıyan)
--reklam--
İskoç Onuru PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jennifer Royce - İskoç Onuru kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İskoç Onuru PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jennifer Royce Kimdir?
Mersin’de doğup büyüyen Jennifer Royce, eşi ve iki çocuğuyla halen aynı şehirde yaşamaktadır. Sınıf öğretmenliği yapmakta olan yazar, hobi olarak yazmaya başladığı tarihi aşk hikâyeleri ile kısa zamanda okurların gönlünde taht kurmuştur.
--reklam--
Jennifer Royce Kitapları - Eserleri
- Gözlerinin Esareti
- İntikamla Gelen
- Esir Yürek
- Zorba Aşık
- Aşka Tutsak
- İskoç Onuru
- Aşktan Kaçış
- Asil Serseri
--reklam--
Jennifer Royce Alıntıları - Sözleri
- "İnsanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır." (İskoç Onuru)
- "Geçmişin kördüğümünü çözmeden geleceğe dokunman mümkün değildir.. " (Esir Yürek)
- "Konuşmasalar ve birbirlerini görmezden gelseler de aynı ortamda olduklarında bile aralarında dalgalanan ve cızırdayan bir akım vardı.Trisha'nın göz ardı ettiği bu akım , adamın bedeninden kendi bedenine doğru şimşek hızıyla ulaşıyor ve nefesini kesiyordu. Tanrı aşkına ,bu saçmalıktı! Onun gibi duyarsız bir adamdan etkileniyor olamazdı." (Asil Serseri)
- "Ne o saraydan kız mı kaçırıyorsun, Hamlet?" Fahid yanından geçerken, "Opera ve tiyatroyu birbirine karıştırıyorsun, Cabir? Bir sadece Hırçın Kız'ın kocasına karşı geldiğinde, alacağı ders oyununu sahneliyorum. Hamlet'le birazcık benzerliğim olduğunu itiraf edebilirim ama..." (Esir Yürek)
- Genç adamın kuruyan dili, bir süre söylemek istediklerine itiraz edermiş gibi hareket etmedi. Onun bu sessizliği düşünüyormuş şeklinde algılandı. “Kızı satın almak istiyorum.” Hayatında söylemek zorunda kaldığı en zor cümleydi. Ayrin’in bir köle olduğunu ve mal gibi alınıp satıldığını sanki yeni fark etmiş gibi tüyleri diken diken oldu. Söylenen sözlerin ardında başka anlam arayan bir adam olan Aber; bir kölenin, en azından bir zamanlar köle olmuş bir adamın, neden bir cariyeyi satın almak istediğini düşündü. Bu, ucunda çok para olan bir işe dönüşebilirdi. Üstelik kız, hemen öylesine verilecek bir esir değildi. (Esir Yürek)
- "İnsanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır." (İskoç Onuru)
- Pişmanlık en ölümcül silahtır. Geriye dönüp bakmak ise bu silahı şakağına dayayıp tetiği çekmektir. -Asil Korsanların Gizli Altın Kurallar Defteri'nden... (Aşka Tutsak)
- İnsan, mutlu olduğu yerleri ve zamanları özler. (Esir Yürek)
- İnsanlar korkaktı. Ölmekten korkarlar, yaşamaktan korkarlar, birbirlerinden korkarlar ama en çok gerçeklerden korkarlardı. Bu yüzden kendi gerçeklerini bulmak yerine başkalarının onlara sunduklarına, düşünmeden körü körüne inanırlardı. Saflığın güvenli uykusunu, farkındalığın acı veren uyanıklığına tercih ederlerdi. (Aşktan Kaçış)
- ...bense hep düşlerime imkansızları eklemeye devam ederdim. (İntikamla Gelen)
- Yüzlere kaldırılmış yelpazelerin her zaman ne işe yaradığını merak ederdi. Asıl amacın art niyetleri saklamak olduğunu şu son bir yılda öğrenmişti. İnsanlar çirkin yüzlerini saklamak için ihtiyaç duydukları aracı moda haline getirmişlerdi. (Aşka Tutsak)
- Bakmasını ve görmesini bilirsen en çirkindeki güzelliği bile fark edersin. (Esir Yürek)
- İnsanlar korkaktı. Ölmekten korkarlar, yaşamaktan korkarlar, birbirlerinden korkarlar ama en çok gerçeklerden korkarlardı." (Aşktan Kaçış)
- “Unutmayın Leydim, kaba saba bir taş bile heykeltıraşın elinde hafif bir dokunuşla kırılabilecek heykellere dönüşüyor. Yeter ki heykeltıraş sabırlı olsun.” (Zorba Aşık)
- Çocuklar ne güzel varlıklardı. Hayata art niyetsiz bakmak yaşadıklarına daha kolay uyum sağlamalarına yetiyordu. (Zorba Aşık)
- "İnsanların kapalı kapılar ardında yaptıklarını herkesin gözü önünde yapanlar deli olarak yaftalanır." (İskoç Onuru)
- Hayat hiç bir zaman istediğini önüne sunmuyor. (Esir Yürek)
- 65.madde Pişmanlık en ölümcül silahtır. Geriye dönüp bakmak ise bu silahı şakağına dayayıp tetiği çekmektir. (Aşka Tutsak)
- “Hayatımın bir noktasında, kadın olmanın ne kadar zor olduğunu kavradım. Kendi iradem yokmuş gibi erkeklerin isteklerine boyun eğmek zorundaydım. Benim isteğim dışında bedenime dokunma, istedikleri gibi kullanma haklarına isyan ettim.” Başını kaldırıp Bruce’nin gözlerinin içine cesurca baktı. “Sadece bir dış kabuktan ibarettim. Hislerimin, korkularımın, hayallerimin ve gelecek için yaptığım planların hiçbir önemi yoktu. Bu dünya erkeklere ait! Kadınlar sadece onların ihtiyaçları için kullanabileceği bir eşyadan ibaret! babam için statü kazanma aracıyım. Sizin için sadece bir emirle istemediğim bir adama verilebilecek kadar değersizim. Evlendiğimde ise kocam için ona çocuk verebilecek bir damızlıkdan öteye geçemeyeceğim. Neden yaptığımı soruyorsunuz. Asıl ben neden bütün kadınların deli olmadıklarını anlayamıyorum. Neden bu kaderi kabullendiklerini, neden baş kaldırmadıklarını, neden en başında yok olmaya mahkûm olduklarını kavrayamıyorum.” (İskoç Onuru)
- Savaş meydanı ölmek için koşulan bir yerdi. Ölümü severek, bilerek gelen savaşçılara istediklerini elinde Roya ile El Kayran verdi. (Gözlerinin Esareti)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin