Kitap Künyesi
Yazar: Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
Çevirmen: Ç. Yüksel Durgun
Yayın Evi: Dünya Yayınları
İSBN: 9789757567233
Sayfa Sayısı: 132
--reklam--
İslam Davetçilerine Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Siz herşeyden önce, Allah'ın hangi gaye için peygamberlerini bu dünyaya gönderdiğini biliyor musunuz? Dünyada hangi şey eksikti ki, Allah peygamberleri onları tamamlasınlar veyahut dünyada ne gibi fesatlık vardı ki o fesatlığı kaldırsınlar diye gönderdi.Halkın sakal uzatması nedeniyle mi peygamber gönderdi, sakallarını uzatmaslarını mı bildirdi?Yahut pantolonlarını uzatırlarda da peygamberleri onlara 'Pantolonlarınızı kısaltınız desinler diye mi gönderdi.Yoksa var gücünüzle çalıştığınız sünnetler yeryüzünde yaygın değildi de onları yaysınlar diye mi peygamber gönderdi.
--reklam--
İslam Davetçilerine Alıntıları - Sözleri
- unutmayınız ki, allah'ın hakkı, yalnız vücut, ruh ve kuvvetlerinizde değildir. malınızda allah'ın hakkı vardır.
- Hakikatte tutumumuz Kur'an-ı Kerim ile Peygamber'in yoluna dayanır. Her şeyden önce islam dinine girmek, düşünce ve çalışmaları ile Allah'ın boyası ile boyanmak, güzel davranışlarıyla samimiyet ve fedakarlık gösterip islam'a ters olan her şeyden hayatlarını temizleyip, kötülüklerden uzak tutup çaba harcamaktır.
- kur'an-ı kerim'in birçok yerlerde açıkladığı gibi, huzurun ve gerçek yaşantının yeri ahirettir. yani ahiret, insam hayatı için sonu olmayan bir karargahtır.
- " İhsan,İslam'ın en son ve en yüce aşamasıdır. "
- " İnsanın nefsi,ahireti dünyaya tercih etmiyorsa veya edemiyorsa,dünya hayatında attığı her adımda kıyamet günündeki hesabı nasıl vereceğini düşünmeden hareket ediyorsa ahirete olan imanı tam olmaz."
- " Eğer yeryüzünde İslami ve fitri ahlakla donanmış bir cemaat bulunsaydı,başkalarının bu gün dünyaya hakim olması mümkün olmazdı. "
- " Mücahid,Allah'a itaat etmek için kendi nefsiyle mücahede edendir. "
- İşte Rabb’imiz bütün mevcudiyetimizle birlikte İslamiyete girmemizi emrediyor.
- Öyle ise,herşeyden önce kendinizi Allah'a teslim edip,islamın hakimiyeti uğruna nefsi hürriyetinizden fedakarlık yaptıktan sonra, başkalarını ibadet ve itaate davet etmeniz gerekir...
- Keşke Herkes iyice düşünse,bu davanın gayret ve aşk ateşinin kalbinde yanıp yanmadığını anlayabilse...
- Bizim imtihanı kazanıp, kazanamadığımıza dair hakiki ölçü nedir? Bazılarımız makam sandalyesi üzerinde bağdaş kurmak suretiyle imtihan vermektedir.Bir kısmımızda idam sehpasında asılmak suretiyle...
- Hal bu olunca, her müslüman en büyük müftü olan kalbi ve imanına danışsın ve ondan hüküm beklesin.Böylece dava için ne kadar çalışması gerektiğini anlasın.Ancak bu takdirde davası için kendisine düşen görevleri yapabileceğine inansın...
- Toplumun kalbi uyansın diye çalışan İslam Davetçilerine; Halk sizi gördüğü zaman, tavırlarınızdan dolayı "Allah yolunda yürüyenler bunlardır" diyebilsin.. Rasulullah(sav) müminler için, "Görüldüklerinde Allah hatıra gelir " buyuruyor..
- Halk makam ve sandalyeler için titrediği halde, sizin için ateşle dolu ocaklar haline gelmiş olacak.. (İslam Davetçilerine)
- Her ne kadar bu dava bu yolda ağır adımlarla ilerliyorsa da , atılan her adım yerinde ve tamdır..
--reklam--
İslam Davetçilerine İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitap,Mevdudi'nin kurduğu Cemaat-ı İslamiyye teşkilatı üyelerine ve yöneticilerine 1960'lı yıllarda verdiği konferanslardan derlenmiş olup,iki bölümde çalışma metodu,özeleştiri,islam davetçisinin ahlakı gibi konular anlatılıyor... Arapça'dan çeviri nedeniyle olsa gerek,okurken insan zorlanıyor.Buna rağmen tavsiye eder, iyi okumalar dilerim. (Ekrem Özkara)
Yazar kitaba öncelikle islam'ın metodunu ve davetteki esasları anlatarak başlamış. Sonrasında davetçinin sahip olm. gereken kriterleri • İman • İslam • Takva ve • İhsan başlıklarıyla ele aldıktan sonra halkın durumunun liderin durumuna bağlı old. anlatarak liderde olması gereken kriterleri, çöküşün ve yükselişin sebepleriyle paralel olarak anlatmıştı. Bu açıdan somut bir şekilde akılda kalıcı olmuş. Mevdûdî kitabını islamî cemaat üyeleri üzerinden yazarak cemaat fertlerine binaen konuşmuştu. Kitapta dolu dolu bir cemaat ruhu var. Ferdiyetçi zihniyetin Nebevî hareket metoduna uymadığını, bir sonunun olm. bildiğimiz gibi, aynı zihniyete sahip kişilerden davetçi de olamayacağını ve A'li-İmran 104. ayete de dolaylı yoldan muhalif olduklarını bu kitapla birkez daha anlamış olduk. Mevdûdîye yakışır bir eserdi. (Ayşenur)
İslam Davetçilerine: Kitaptan bir kesit: ''davet mücadelesinde doktorun hastaya takındığı tavır ne ise o tavrı takınmak gerekir. Doktor hastayla değil Hastalıkla mücadele eder. Onu tedavi için çalışır. Doktor hastaya ne kadar acı şurup içirip veyahut ameliyat yaparak organını kesse de bu kötülük için değil iyilik içindir. Onun bütün düşmanlığı hastalığa karşıdır hastaya değildir...'' Mevdudi'nin kurduğu Cemaat-ı İslamiyye teşkilatı üyelerine ve yöneticilerine 1960'lı yıllarda verdiği konferanslardan derlenmiş. Arapça çevirisinden dolayı bazı yerlerin anlaşılması zor. (murtaza)
--reklam--
İslam Davetçilerine PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi - İslam Davetçilerine kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İslam Davetçilerine PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Kimdir?
Mevdudi, 25 Eylül 1903 yılında Pakistan'ın Haydarabad Dekran bölgesinde doğdu. Hint Yarımadası'nın büyük alim yetiştiren ailelerinden birine mensup olan Mevdudi'nin babası, çocuğunu İngiliz eğitiminden uzak özel bir eğitimle yetiştirdi. Özel öğretmenlerden aldığı derslerle yetişen Mevdudi; İngilizce, Arapça ve Farsça öğrendi.
1920'de babasının vefatı üzerine çalışma hayatına atıldı ve 17 yaşında iken Hint Kıtası Müslümanlarının büyük ilgi ile izlediği el Camiat Gazetesi'nin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. Daha sonra Tercüman'ul Kur'an adıyla bir gazete çıkarmaya başladı. 1941 yılında Cemaat-i İslâmiyye'yi kurdu ve 1976 yılına kadar bu teşkilatın liderliğini sürdürdü.
Ebû'l-A'la Mevdûdî, fıkıh, ekonomi, siyaset, tarih, siyer, sosyoloji, kültür tarihi ve Kur'an bilimleriyle ilgili önemli eserler yazdı ve bu eserleri dünyanın neredeyse bütün dillerine çevrildi. Yüzyılımızın en büyük bilginleri arasından yer alan Mevdûdi, 22 Eylül 1979'da Amerika'da tedavi gördüğü Buffalo Hastahanesi'nde vefat etti.
--reklam--
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Kitapları - Eserleri
- Kur'an'a Göre Dört Terim
- Gelin Müslüman Olalım
- İslam'a Giriş
- Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim
- Kur'an'ı Nasıl Anlayalım
- Hicab
- İslamda Cihad
- Tefhimu'l-Kur'an - 1.Cilt (Büyük Boy)
- Tefhimu'l-Kur'an - 2.Cilt (Büyük Boy)
- İslami Kavramlar
- İslâm'da İhyâ Hareketleri
- Tefhimu'l-Kur'an - 3.Cilt (Büyük Boy)
- Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy)
- Tefhimu'l-Kur'an - 4.Cilt (Büyük Boy)
- Tefhimu'l-Kur'an - 6.Cilt (Büyük Boy)
- Tefhimu'l-Kur'an - 5.Cilt (Büyük Boy)
- Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı
- Sünnetin Anayasal Niteliği
- İslam Davetçilerine
- İslamda Siyasi Sistem
- Hilafet ve Saltanat
- İslam İnkılabının Süreci
- Cihad
- Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali
- İslamın Geleceği ve Öğrenciler
- İslam'ı Anlamaya Doğru
- Tevhid Bilinci
- Siret-i Nebi (Arapça-Türkçe)
- İslami Hareketin Ahlaki Temelleri
- İslam'da Aile Hukuku
- Fetvalar
- Faiz
- Müslümanların Temel Problemi ve Çözümü
- İslam'ın Çağrısı
- Cebir ve Kader Problemi
- Fıtrat Bilinci
- İslam Savaşçısının Ahlaki Stratejisi
- İslam Medeniyeti
- İslam'ın Anlaşılmasına Doğru
- İslam'da İnsan Hakları
- İslâmda Savaş Hukuku
- İslam Nizamı
- Tefhimu’l-Kur’an: Kısa Surelerin Tefsiri
- Cuma Konuşmaları
- Namaz Bilinci
- İslam Ekonomisinin Temel İlkeleri
- Barışın Yolu
- Yeniden Diriliş Yolunda Engeller Öneriler
- Tevekkül Bilinci
- İman Bilinci
- İslam ve Eğitim
- Tefhimu'l-Kur'an Kur'an'ın Anlamı ve Tefsiri (7 Cilt Takım - Küçük Boy)
- İslam ve Çağdaş Medeniyet
- Modern Çağda İslami Meseleler
- İslam ve Cahiliye
- İslam'da Hükümet
- Mücadele Bilinci
- Tefhimu’l-Kur’an
- Kur'an ve İnsanlık
- Hitabeler
- İslam Bilinci
- Sünnet Bilinci
- İslam Nazarında Doğum Kontrolü
- İslamı Doğru Anlamak
- Takva Bilinci
- Günümüzde İslam
- Kıyamet Bilinci
- Ümmet Bilinci
- Cahiliye Bilinci
- Kur'an Bilinci
- İnfak Bilinci
- Sabır Bilinci
- Devlet Bilinci
- İslami Yaşama Biçimi
- İslami Hareketin Dinamikleri
- Müslüman Gençliğin Görevi
- Müslümanca Yaşamak Üzerine
- Salah ve Fesat
- İslami Hareketin Stratejisi
- İslam'da Ahlak Nizamı
- Kur'an'da Firavun
- İslam Hukukunda Sünnetin Yasal Konumu
- İslam’da Yönetim Tartışmaları ve İnsan Hakları
- Sünnetin Anayasal Niteliği
- Dua Bilinci
- Cihad Bilinci
- Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 2. Cilt
- İslam'ın İstikbalinde Talebeler
- İslam Vahdeti ve Irkçılık
- İslam Dinine İlk Adım
- Kur'an'ın Dört Temel Terimi
- Tefhimu'l Kur'an Meali
- Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 1. Cilt
- Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı 3. Cilt
--reklam--
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi Alıntıları - Sözleri
- "Asra yemin olsun ki, insan Ziyan içindedir. Ancak inanıp Salih amellerde bulunanlar birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabır tavsiye edenler istisna." (Asr,1-2-3) (Tevhid Bilinci)
- Kur'an-ı Kerim'de anlam ve sözcüklerin her ikisi de Allah'ındır. Bunlar olduğu gibi insanlara iletilmek üzere Resulullah'a indirilmiştir. Bu nedenle bunlara vahy-i metluv denilir. Vahyin diğer türü, yani "gayr-i metluv" niteliği, yapısı ve amacı bakımından bundan tamamen farklıdır. Bunlar Resulallah'a yol göstermek amacıyla inerdi. İnsanlara, Allah'ın sözleriyle değil, Hz. Peygamber'in buyruk, karar ve işleri olarak ulaşırdı. Bir kişi, Hz. Peygamber'e ilk tür vahiylerin geldiğini kabul ediyorsa, başka türlü bir vahyin de geldiğini niçin kabul etmiyor? Kur'an'ın mucizevi kelamı, bunun ilahi kelam olduğunu bize kanıtlıyorsa, peki Resul-u Muhterem'in mucizevi hayatı ve mucizevi işleri, Allah'ın rehberliğinin sonuçları olduğu konusunda bizi niçin ikna edemesin? (Sünnetin Anayasal Niteliği)
- Ey Allah'ı zikreden ve O'na ibadet eden kimseler(!) boynunuza kölelik, zulüm halkasını geçirten sebep nedir? (İslami Kavramlar)
- Hz.Ömer Sahâbîlere: “–Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde... diye başlayan Nasr Sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sordu. Bir kısmı: “–Yardım görüp fetih gerçekleşince Allah’a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız.” dedi. Kimi de hiç yorum yapmadı. Ömer (r.a) bu sefer bana hitâben: “–Ey İbn-i Abbâs! Sen de böyle mi düşünüyorsun?” dedi. Ben: “–Hayır!” dedim. “–Peki, ne diyorsun?” diye sordu. Ben de: “–Bu sûre, Efendimiz’in(sav) ecelinin geldiğini kendisine haber verdi. Allah’ın yardımı ve fetih sana gelince -ki, bu Sen’in ecelinin geldiğinin alâmetidir- Rabbini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile! Çünkü o tevbeleri kabul edendir.” buyruluyor dedim. (Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy))
- Hidaye'de mesele şu şekildedir. "Kitabi kadınlarla evlenmek caizdir fakat evlâ olan zaruret bulunmadıkça onlardan evlenmemek ve kestiklerini yememektir. Harp ehli kitabî kadınlarla evlenmek icma ile mekruhtur çünkü bu şekil evlenme ile erkeğin kadınla beraber diyar-ı harpte yaşaması ihtimali ve dolayısıyla doğacak olan çocukların kafirlerin ahlakından etkilenmeleri söz konusu olacağı için fitne kapısı açılmış olur." (Modern Çağda İslami Meseleler)
- İman, istek ve histen ibaret değildir. Ancak kalpte yerleşip amelde kendini gösterendir.. (İslamda Cihad)
- "Gidilecek yeri aynı olmayanların hayat yolu nasıl bir olabilir ki? (Takva Bilinci)
- Dünya'da hiç bir yer yoktur ki orada Müslümanların yerleşim yeri olmasın ve orada ezan okuyarak Resulullah'ın risaleti ilan edilmesin.Namazda da Resulullah'a salavat getirilir.Cuma hutbesinde de Resulullah zikredilir.Senenin on iki ayının hiçbir günü ve günün 24 saatinin hiç bir ânı yoktur ki yeryüzünde bir yerde Resulullah zikredilmesin.Bu, Kur'an'ın doğruluğunun açık ispatıdır. (Tefhimu'l-Kur'an - 7.Cilt (Büyük Boy))
- 'İlimden kendilerine çok az pay verilmiş insanların, nizam koyma, kanun yapma yetkilerini kendilerinde görmeye kalkmaları, sonu cehennem olan bir tağutluk iddiası olduğu gibi fazlasıyla gülünçtür de.' (İslâm'da İhyâ Hareketleri)
- "Hevasını kendisine ilâh edinen kimseyi gördün ya. Allah, onu bir ilim üzerine şaşırtmış kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir. Artık ona Allah'tan başka kim hidâyet edebilir? Hâlâ düşünmez misiniz? (Ayet;23) (Takva Bilinci)
- Ikinci Bölüm: İkinci bölüm ise, İslam'a hizmet et meye gönül vermiş askerleri yetiştiren bir atölye olacak ur. Bunların köşe taşları iffet ve dolandırıcılıktan uzaklık olan erdemli bir ahlakla bezenmeleri gerekir. Ayrıca bakış lanı kesinlikle soylu gayelerinden başkasına yönelmeme lidir. Şiarları, bu gaye uğrunda fedakârlık ve çaba göster mek olmalıdır. İşinde sade, sıkı ve istikrarlı olmakla tanınan fertlerden oluşan bu genç gruptan, hedeflenen devrim par tisinin çekirdeği oluşacaktır. İşlerinde ve davranışlarında nizamın, kardeşliğin ve dayanışmanın ruhu onlara hâkim olur, öyle ki insanlar onlarda, iki ayağı üzerinde yürüyen İslam'ı görür. (Müslümanların Temel Problemi ve Çözümü)
- İslâm nizâmı, gayri meşru parayla kurulamaz. (Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim)
- İnsana bedeni varlığı için değil de ahlaki sıfatları için insan denilmektedir. (Mücadele Bilinci)
- Nitekim hakikati bilmek için bizzat Allah'ın ilmi kâfidir. (Tefhimu'l Kur'an Meali)
- İmanın İslam ile olan ilgisi, ağacın tohumla olan ilgisi gibidir. Tohumun içerdiği güzellikler, ancak o tohumdan gelişen ağaçta gözlenebilir. Öyleki ağacı iyice incelediğiniz zaman tohumda olan tüm özellik ve güzellikleri rahatlıkla görebilirsiniz. (Mücadele Bilinci)
- Siz bir Müslümanın ahlâk ve karakterini iyice kavrarsınız, bir Müslümanın hiçbir zaman dünyada rezil , mahkum ve mağlup olarak yaşamayacağına yürekten inanırsınız. Bir Müslüman her zaman galip ve hakim olarak yaşar , çünkü İslâm'ın onda yaratmış olduğu özellikler hiçbir güç bastıramaz. (İslam'a Giriş)
- Bir kulun Rabbine en yakın anı, secde ettiği andır. (Tefhimu’l-Kur’an: Kısa Surelerin Tefsiri)
- Gözler O'na ulaşamaz. Ancak O, gözlere ulaşır. O, her şeye derinlemesine nüfuz eder ve her şeyden haberdardır. (Tefhimu'l Kur'an Meali)
- Ben sizden birini, Allah'ın bana havale ettiği bir devlet işi için vergi memuru olarak gönderiyorum da geri döndüğünde bana; 'Şu mal devlet malı, şu da bana verilen hediyedir' diyor. Bu doğru olsaydı, acaba babasının anasının evinde otururken de kendisine böyle hediyeler verilir miydi? (Fetvalar)
- İslam, imanın fiiliyata aktarılmış halidir. (Mücadele Bilinci)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin