Kitap Künyesi
Yazar: Said Havva
Çevirmen: Salih Uçan
Yayın Evi: Yenda Yayın Dağıtım
İSBN: 0000014547
Sayfa Sayısı: 387
İslam - İslam'ın Rükünleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İslam'ın Rükünleri
Bu kitabın amacı İslamı bütünüyle ortaya koyarak müsiümanın onu tam anlamı ile kavraması sağlıklı bir biçimde algılaması ve onun hiç bir yabancı akımla ortak olmayı kabul etmeyen orjinal bir sistem olduğunu anlamasıdır.
İslam - İslam'ın Rükünleri Alıntıları - Sözleri
- Cahiliye toplumu hepsi de aynı ortak niteliği taşımak üzere çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Bu toplum, Allah’ın varlığını tanımayan, tarihi, diyalektik ve materyalist açıdan yorumlayan ve sosyal düzen olarak “bilimsel sosyalizm” adını verdiği bir modeli uygulayan bir toplum olabilir. Bazen de yüce Allah’ın varlığını inkar etmeyen, fakat O’nu yeryüzü egemenliginden azlederek yalnız göklerdeki egemenliğini onaylayan, böylece hayat düzeninde O’nun şeriatını uygulamayan ve insan hayatı için değişmez olduğunu buyurduğu değerleri geçerli saymayan, havralarda, kiliselerde ve camilerde ibadet etmeyi insanlara mubah görürken sosyal hayatta Allah’ın şeriatının hükmetmesini istemeyi yasaklayan bir toplum olarak da karşımıza çıkabilir. Bu toplum, böylece, Allah’ın yeryüzü üzerindeki hakimiyetini, ya inkar etmekte veya askıya almaktadır. Oysa, yüce Allah hakimiyetinin kesinliğini bildirmektedir. “O, gökte de, yeryüzünde de ilah olandır.” Zuhruf, 84.
- İnsanları yönetme, onları egemenliği altında bulundurma yetkisi, kayıtsız şartsız olarak sırf O’na (Allah’a) aittir. Emretme, yasaklama, helal sayma ve haram kılma yetkisi yalnız O’na aittir. Başka bir değimle kanun koyma yetkisi O’nun tekelindedir. O’nun dışında bir yasama otoritesi yoktur. O celâl ve eksiklikten uzaktır. O’ndan başka ilah yoktur.
- Hak neredeyse o islam'dır, batıl neredeyse o cahiliyedir. Fert ve toplum yararı neredeyse Allah'ın şeriatı oradadır. Bunun tersi nerede varsa orada cahiliye vardır insanın gerçek yararı ancak Allah'ın şeriatı aracılığı ile binebilir
- İslam toplumu, Allah’ın şeriatını kendine kanun edinmediği halde kendilerine “Musluman” sıfatını yakıştırmış olan insanların teskil ettiği toplum değildir. Bu toplum isterse namaz kılsın, oruç tutsun ve Beytu’l Haram’ı ziyaret etsin. İslam toplumu bir takım kimselerin Allah’ın belirlediği ve Peygamberimizin aleyhisselam açıkladığı ilkeler sistemi dışında keyiflerine göre uydurup “modern İslamiyet” adı altında ortaya koydukları şey de değildir!
- " Kim zerre kadar iyilik yaparsa karşılığını görür. Kim zerre kadar kötülük işlerse karşılığını görür. " Buhârî, Müslim, Nesei, İbn-i Mace, Ebû Davud, Zilzal sûresi/8
- İnsanlar, kainatın gelenek ve ilkelerinin tümünü kavrayamayacakları için, genel kainat geleneğini kavramak şöyle dursun, fıtri yapılarına hükmeden ve ister istemez boyun eğdikleri yasa ilkelerini bile idrak edemeyecekleri için insan hayatı ile kainatın hareketi arasında uzlaşma sağlayan bir düzen ortaya koyamazlar. Bunu ancak tercih edip onayladığı aynı gelenek uyarınca hem kainatı ve hem de insan hayatının gelişmelerini yöneten, hem kainatın ve hem de insanların yaratıcısı yapabilir.
- Bilen, yaratan kim ise, O hükmeder. Yaşama tarzı metodu olarak bildirdiği din de hayatın dayanağı olan temeldir. İnsanlığın pratiğine, nazariyelerine ve doktrinlerine gelince bunlar bozulmaya, sapmaya mahkumdur ve aslında bilgi sahibi olmayan ve kendilerine çok az bilgi verilen insanların bilgisine dayanır. “Size çok az bilgi verilmiştir.” İsra, 85.
- “La İlahe İllallah” ilkesi, kendi bağlıları ile evrensel yasaların tümü arasında uyuşum ve insicam sağlamaktadır.
- Allah Rasulu sallallahu aleyhi ve sellem; “İnsanla şirk arasında namazı terk etmek vardır.” buyurdu. - Muslim.
- Allah’tan başka birini yüce sayarak adına yemin etmek de eğer, bu yemine bağlı kalmanın gerekli olduğuna inanılıyorsa, şehadet cümlesini bozar.
- Medeniyet sadece İslam'dadır.
- İslam inanç sistemi, ibadetler yekünü, pratik hayat tarzı ve müeyyidelerden oluşmuş bir bütündür.
- Çünkü İslâm hem inanç, hem sosyal düzen, hem ahlâk, hem kanun, hem Kur'ân ve hem de siyasi otoritedir.
- Yahudiler "Allah’ın eli sıkıdır" dediler. Bu sözleri yüzünden onların elleri sıkı yapıldı (cimrileştirildiler) ve lanete uğradılar. Oysa Allah’ın elleri açıktır. Âl-i İmrân, 181.
- ".. Allah, dinini destekleyenlere kesinlikle yardım edecektir... " Hacc sûresi | 40. ayet
İslam - İslam'ın Rükünleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın Yazarı Said Havva Kimdir?
Saîd Havvâ, 27 Eylül 1935 yılında Suriye’nin Hama şehrinde doğdu. Fakir bir ailenin çocuğu ola¬rak dünyaya gelen Saîd Havvâ ilköğrenimini Hama’da gördü ve buradaki cami¬lerde ünlü ulemalardan dersler aldı. İbn-i Rüşd Lisesi’nde okurken öğretmeni Şeyh Muhammed el-Hamid vasıtasıyla İhvan-ı Müslimin üyeleriyle tanıştı ve 1952 yılında henüz 17 yaşında iken Müslüman Kardeşler hareketine katıldı.
1956'da Şam üniversitesinde yeni açılan Kulliyyetuş-şeriatil-İslamiyyeye kaydoldu. Fakültenin kurucu dekanı ve Suriye Müslüman Kardeşler teşkilâtının lideri olan Mustafa es-Sibâî ile tanıştı. Üniversite yıllarında teşkilat içindeki faaliyetlerde görev almakla beraber Hasan Habenneke gibi çok değerli üstatların ilim meclislerinde bulundu. O dönemde Suriye’de sosyalizmden kavmi¬yetçiliğe kadar çeşitli fikri akımlar vardı ama O Allah’ın lütfü ve inayeti saye¬sinde İslami alanda eğitim görme şerefine kavuştu.
1961'de mezun olup Hama'da öğretmenliğe başladı.1964 yılında ise Hama Müslüman Kardeşler Hareketi Başkanlığını üstlen¬di. Aynı yıl Hama’da meydana gelen olaylarda aktif görevler aldı. Mervan Hadid'in liderliğindeki ayaklanma sırasında, silahlı mücadeleye mesafeli yaklaşmakla birlikte grevlerin düzenlenmesinde rol aldı, çatışmaların önüne geçmek için şehrin ileri gelenleriyle yapılan toplantılarda bulundu. Bu olaylar Hamalı Müslümanların devrin zalim yönetimine karşı bir kıyam hareketiydi. Saîd Havvâ bu olaylara katılmasından ötürü tutuklandı ve hapse atıldı. Hakkında idam hükmü verildi. Hama halkının yönetime karşı yoğun baskıları sonucu idam hükmü yerine getirilemedi.
Saîd Havvâ 1966'da baas rejiminin baskısını giderek arttırması sonucu Suudi Arabistan’a gitti. Burada beş yıl öğretmenlik yaptı. İlk eserlerini de burada yayımlamaya başladı. Hafız Esed'in 1970 yılında yönetime el koymasının ardından teşkilatın sürgündeki üyelerine Suriye’ye dönme izni verilmesi üzerine Saîd Havvâ'da 1971'de tekrar ülkesine döndü. 1973 yılında Hama’da meydana gelen ikinci kıyam hareketine yine başkan¬lık etti. Bu kıyam yönetimin İslam yerine sosyalist demokrasiye geçişini öngören anayasa değişikliğine karşı yapılmıştı. Bu olaylardan hemen sonra ye¬niden tutuklandı ve hapse atıldı. Hakkında kesinleşen 5 yıllık mahkûmiyeti ya¬şadı. Beş yıl süren mahpus hayatı süresince ilmi çalışmalara ağırlık vererek hem El Esas Fi’'t-tefsir isimli 11 ciltlik bir tefsir telif etti, hem de mahkûmlara ders verdi.
Saîd Havvâ 1978 yılının Ocak ayında hapisten çıktı ve iki ay sonra Suriye’yi terk ederek Ürdün’e yerleşti. Suriye’yi terk etmesine rağmen teşkilatla arasındaki bağları koparmadı. Çeşitli İslam ülkelerine, Avrupa ve Amerika’ya seyahatlerde bulundu. İran’da Humeyni, Pakistan’da Mevdudi ile tanıştı.
Esed rejimine karşı Sünni İslami muhalefetin en önemli teşkilatlarından Suriye İslam Cephesi’nin kuruluşunda Adnan Saadettin ve Muhammed Ebu’n Nasr El-Beyanuni gibi hareket önderleriyle beraber öncülük yaptı. Zalim baas rejiminin baskılarını iyice arttırmasıyla Saîd Havvâ silahlı mücadeleye onay verdi.
1982 yılında azgın Suriye yönetiminin yerle bir ederek 30.000 Müslüman’ı katlettiği Hama'daki katliamdan derin bir şekilde etkilenen Saîd Havvâ, hayatının son yıllarında sürekli tedavi gördü. Saîd Havvâ 9 Mart 1989da Ürdün'ün başkenti Amman’da henüz 54 yaşında iken Rahmet-i Rahman’a kavuştu.
Said Havva Kitapları - Eserleri
- Allah'a İnanmak
- Allah Erinin Ahlak ve Kültürü
- Ruh Terbiyemiz
- Er Rasûl Hz. Muhammed (s.a.v)
- Aile Hayatının Kuralları
- Şehadet
- Humeynicilik
- İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim)
- İslam - İslam'ın Rükünleri
- İslam - Cezai Müeyyideler
- Ruh Terbiyemiz & İslami Çalışmalar Hakkında Dersler
- İslam'da Nefis Tezkiyesi
- Allah Erinin Stratejisi
- Cihad Yolunda Bir Adım Daha İleri
- El-Esas Fi't Tefsir
- İslami Çalışmalar Hakkında Dersler
- Şiilik ve Humeynicilik
- İslamda Allah İnancı
- İslam
- Hadislerle İslam Akaidi (5 Cilt Takım)
- İslam'da Yönetim ve Yönetici
- Müslüman Kardeşler Teşkilatı
- Hatıralarım
- Adabı Muaşeret ve Görgü Kuralları
- Allah'a İnanmak
- Tartışmalar
- El-Esas Fi's Sunne - Hadislerle Hz. Peygamber'in Hayatı
- Farz Bilinci
- İslami Metotlar
- Müslüman Aile Hayatının Kanunları
- İslam Sosyal ve Ahlaki Hayat
- 50. Yılında Müslüman Kardeşler Hareketi
- Eğitim Risalesi
Said Havva Alıntıları - Sözleri
- Kardeşlerin itimat ettiği her şeyde iki esas göz önüne alınır. Birincisi şer'an caiz olması, ikincisi de düşmanın silahlarına mukavemet edebilmesi ve hedefleri gerçekleştirebilmesidir. Araştırmaya karşılık araştırma, örgütlenmeye karşı örgütlenme, gazeteye karşı gazete, şiire karşı şiir... Mahalli hedefler olsun uluslararası hedefler olsun kendilerini gerçekleştirebilecek araçlara muhtaçtırlar. Bunlar da İslam'ın ışığında olmalıdır. Kardeşlerin dayandığı bu esas, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in hayatında çokça görülmektedir. Çünkü O, şiire karşı şiirle, hitabede karşı hitabetle ve orduya karşı ordu ile mukabele ederdi. (İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim))
- Belki geçici olan kötülük geçici olan iyilikten daha iyidir. Çünkü kötülük gidince ferahlık kalır . Fakat iyilik gidince geride bir üzüntü bırakır. (İslam'da Nefis Tezkiyesi)
- İhlâs olmadan Allah'ın razı olacağı sağlam bir hareket söz konusu olmaz. (İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim))
- Tartışma, gülme veya kahkaha esnasında sesi yükseltmek düşüncesizlik, ahlaki erdem ve nezaket kurallarına aldırmamazlıktır... (Aile Hayatının Kuralları)
- İşte Hz. Peygamber (s.a.v.).. küçük bir çocuk olan Üsame'yi, pis bir halde gördüğü için temizliyor. İşte Hz. Aişe.. bir kadına, kocasının karşısına güzel bir görüntü içinde çıkmasını öğütlüyor. Bu İbn Abbas.. karşısındaki adama, kadın kocasına süslendiği gibi, kendisinin de hanımı için süslenmesini salık veriyor. (Aile Hayatının Kuralları)
- Peygamberlerin hayatlarında her zaman görünen bir gerçek vardır. Onlar hep gerçeği yaşamışlardır, hayatlarında teorilerin yeri yoktur. Sadece peygamberlerdir, insanları en yüce mevkilere çağıranlar... (Er Rasûl Hz. Muhammed (s.a.v))
- Eğєr вir dαvα hαk ise onun için mücαdele vermek bir görevdir. Bu inαnç uğrundα bedel ödemek şereftir, çekilen cezalar ise dünyaya endenksli yaşayanların anlayamayacağı kαdαr değerlidir. (Şehadet)
- Bir hareket ki ne istediğini ve nereye doğru yürüdüğünü bilmiyorsa, bu sebepler dünyasında yok olmaya veya felç geçirmeye mahkumdur. (Allah Erinin Ahlak ve Kültürü)
- "Ya Rabbi, herhangi birşeyi bile bile sana ortak koşmaktan sana sığınır ve eğer böyle bir günahı bilmeden, farkında olmadan işlediysem beni affetmeni dilerim." (Şehadet)
- Enes r.a şöyle dedi; Resulullah (a.s) buyurdu ki; "Şüphesiz şeytan insanın kanının aktığı yerden akar." (Hadislerle İslam Akaidi (5 Cilt Takım))
- Charles Y. C. şöyle söyler: " Bu işlemleri gözden geçirdiğimizde bir proton molekülünün oluşabilme ihtilalinin 10 üzeri 160 olduğu ortaya çıkar. Elimizde bu sayıyı okuyacak mefhum yoktur. Yani bir tek protein molekülünün tesadüfen oluşabilme ihtimali milyonlarca milyarın çarpılmasıyla elde edilecek rakamda birdir ki bu da imkansız demektir. (Allah'a İnanmak)
- İdarecilerinizin hayırlıları, sizin kendilerini sevdiğiniz ve sizi seven, sizin dua ettiğiniz ve size dua edenlerdir. İdarecilerinizin kötüsü ise, sizin sevmediğiniz ve sizi sevmeyen, sizin lanetlediğiniz ve sizi lanetleyendir. Hz Muhammed ( as) (İslami Çalışmalar Hakkında Dersler)
- O gaybı bilendir ,kendi gaybını kimseye açmaz (Humeynicilik)
- Müslümanların arasında en kalın perde birbirlerini anlamama ve birbirleri hakkında uzaktan hüküm verme perdesidir. (İslami Çalışmalar Hakkında Dersler)
- Cennetin yolu çetindir, ücrete muhtaçtır. "Dikkat edin, Allah'ın satılığa çıkardığı şey çok pahalıdır. Allah'ın satılığa çıkardığı şey cennettir." (Tirmizi) (Ruh Terbiyemiz)
- İnsanları idare etme ile onlara yağ çekme arasında fark vardır. İnsanları idare eden kişi karşısındakini hakka yöneltmek veyahut da batılın içinden onu çekip çıkarıncaya kadar ona iltifat eder. Fakat yağcı adam ise karşısındaki adamı batılın derinliklerine sürükleyip onu orada bırakmak ve yahut da hevâ ve arzularıyla baş başa bırakmak için ona iltifatta bulunur. (İslam'da Yönetim ve Yönetici)
- "İslam nizamının genel kurallarına uyduğu müddetçe aldığı biçim, yada çeşit önemli değildir." (İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim))
- Allah, kişi düşünce ile birlikte zikri (ibadet,eylem) de kendisinde birleştirmedikçe, o kişinin kalbine ayetlerini açmaz. (Allah'a İnanmak)
- Bütün siyasi davalar, partisel pazarlıklar, reislik, koltuk ve madde rekâbeti sebebiyle bağlıları arasında kardeşliği tesis edemezler. Dünya neyin içine girmişse mutlaka onu bozmuştur. Zahiren dost, gerçekte ise birbirlerine düşman olan bir nesille ne İslam ayakta kalır ve ne de hedefler gerçekleşir. Bu yüzden kardeşlik, biatımızın bir rüknü olmuştur. (İslami Eğitim Modeli (Fi Afaki't Tealim))
- Kızgınlık ahmaklığın başıdır. (İslam'da Yönetim ve Yönetici)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin