Kitap Künyesi
Yazar: İhsan Süreyya Sırma
Yayın Evi: Beyan Yayınları
İSBN: 9789754730319
Sayfa Sayısı: 94
İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tarihe mal olmuş büyük şahsiyetlerin vermiş oldukları mücadeleleri anlayabilmek, onların hangi şartlar altında yetiştikleri, hangi ortamlarda çocukluk ve gençliklerinin geçtiği, bu ortamlar içerisindeki fonksiyonlarını ve inkılaplarını görüp değerlendirebilmek için, mücadele dönemlerinden önceki dönemi de çok iyi bilmek gerekir. Şüphesiz tarih içinde kendisine verilen görevi ifa etmesi bakımından insanların en büyüğü, en cesuru ve örnek alınacak şahsiyetlerin ilki, Allahın son peygamber olarak seçmiş olduğu Hz. Muhammeddir.
İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed Alıntıları - Sözleri
- Hacer'leşip İsmail'ler yetiştirsinler kadınlarımız!
- Hüdâ'nın çok nebisi var; Resûl-i Ekremi başka; Alemde çok sular vardır; Ka'be'nin Zemzemi başka! Alvarlı Mehmed Efendi
- "Yalnızlık, bir menzil, bir makam, bir okuldur adeta.."
- ".. Niçin yapmayacak olduğunuz şeyleri söylüyorsunuz? " Sâff sûresi | 2. ayet
- İslâm, Allah'ın insanlar için seçmiş olduğu tek din ve tek nizamdır ki, onun ilk çağrısı Adem (a.s)'la Mekke'de başladı ve son çağrısı da yine Mekke'de Hz. Muhammed (s.a.s) vasıtasıyla tamamlandı.
- Dînî açıdan Câhiliye'yi yaşamalarına rağmen, Mekkeliler oldukça kültürlü idiler. Özellikle Arap şiiri ve edebiyatı, fevkâlâde ilerlemişti.
- O halde put nedir? Put, insanlara zorla kabul ettirilmek istenen ideolojilerin, dimağlardan silinmemesi, devamlı olarak onunla karşı karşıya kalınması ve bu ideolojilere sahiplenen imtiyazlı grubun, bu putlar vasıtasiyle elde ettikleri menfaatların, makamların kaybolmaması içindir..
- Ne zaman ve kimden doğduğu bile belli olmayan birine merasimlerle ölüm törenleri yapılırken, biz müslümanlar, insanlığın kurtarıcısının doğum yıldönümünü neden kutlamayalım? "Ama biz kutluyoruz ! " diyeceksiniz. Doğrudur. Halkı müslüman olan bütün ülkelerde, Hz. Muhammed (s.a.s)'in doğum yıldönümünde mevlidler okutulur. Hatta laik Türkiye dışında kalan diğer ülkelerde, o gün bayram olduğu için tatil yapılır, dini ihtifaller düzenlenir...
- Arapça cehile kelimesinden türeyen ve anlamı 'bilmeme' olan câhiliye kavramı genellikle İslâm öncesi dönemde Mekke Şehir devletindeki dînî, içtimai ve siyasi hareketlerden, İslam dinine aykırı düşen fiiller için kullanılır. Tarih literatüründe, câhiliye kelimesi, İslam öncesi Mekke tarihi içinde kullanılmaktadır.
- O halde melek ve şeytan olmak;insan olmak veya olmamak,Allah’a karşı takınılan tavra bağlıdır.
- O halde put nedir? Put, insanlara zorla kabul ettirilmek istenen ideolojilerin, dimağlardan silinmemesi, devamlı olarak onunla karşı karşıya kalınması ve bu ideolojileri sahiplenen imtiyazlı grubun, bu putlar vasıtasıyla elde ettikleri menfaatlerin, makamların kaybolmaması içindir.
- Adem'in şahsında Allah'a secde etmeyip isyan ettiğinden, melekler arasında olmasına rağmen şeytanlaşıvermiştir. O halde melek ve şeyta n olmak; insan olmak veya olmamak, Allah'a karşı takınılan tavra bağlıdır.
- O zaman da insanın aklına, "kendilerinden ne bir fayda, ne de bir zarar gelmeyecekse, Hz. İbrahim bu put heykellerini neden kırdı?" suali geliyor ... Aslında Hz. İbrahim bu heykellerin şahsında, onlann, sömürüye dayalı rejimleriyle, iktidarlarıyla mücadele etmek istiyordu. Çünkü onlar, mutlu bir azınlık için, insanları ezen rejimlerini, resmi dinleri olan puta tapıcılıkla özdeşleştirmişlerdi. Daha doğrusu bu anlam daki din, Marx'ın deyimiyle toplumları sömürmek için insanlara içirilen bir afyondu ... Yani batıl da olsa bu din, Devlet'in çıkarlıırı için vardı... Dolayısiyle Hz. İbrahim'in kırdığı heykeller, Devletin ideolojisini temsil ediyordu. İşte heykeller bu anlamda insanlara zarar veriyordu, onları baştan çıkanyordu... Çünkü insanlar , o put heykelleriyle büyüleniyor, Devlete körü körüne tabi olan birer kul konumuna getiriliyorlardı.
İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabı genel hatlarıyla beğendim.Hoca kitabı açık anlaşılır sade ve ayrıntılarda boğulmadan islamiyet öncesi Mekke döneminin durumunu ve Hz Muhammed peygamberimizin doğumundan çocukluğundan gençliğinden yetişkinliğinden de bahsetmiş .Doğduğunda Mekke nasıldı hangi putlar vardı.Hoca en çok putperestlikle şirk koşma arasındaki farkı okuyuculara anlatmış.Buradanda bir başka bilgi ediniyoruz.Hoca sonundada günümüz islam inancından bahsetmiş oda farkındalık oluşturmak için genel anlamda kitabı beğendim.Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.Kalın sağlıcakla Allaha emanet olun (Esra)
Şirk, Cahiliye devri, Hayattaki kırılamayan putlar..: Güzel bir siyer yolculuğuna başlamış bulundum bu seriye başlayarak.. Yazarın dili gayet anlaşılır ve akıcı. Bir solukta bitebilecek bir kitap. Kitapta Efendimiz aleyhisselâm doğmadan önceki Mekke'deki cahiliye döneminden; geleneklerinden, dine bakış açılarından ve o devir insanlarının nasıl bir şirk içinde bulunduklarından bahsediliyor. Ve yazarın da kitabın sonunda belirttiği gibi bu kitap 2 yazılış hedefi üzerinden ilerliyor : Birincisi : Peygamber efendimiz'in nasıl bir ortamda dünyaya geldiğini ve nasıl şartlar altında, nasıl zihniyetlerle mücadele etmek durumunda kaldığını bizlere göstermek ve onun omuzlarındaki yükün farkına varabilmek ve yaşadığımız süre boyunca bunun bilincinde olmak. İkincisi : Efendimiz aleyhisselâm'ın dönemindeki şirkle günümüz şirklerini mukayese etmek. Aslında o kadar çok benzerlikler var ki maalesef, şimdiki çoğu şirkin sadece giyecek somut bir kılıfı yok diyebiliriz. Allah bizleri gizli, açık bütün şirk çeşitlerine yaklaşmaktan muhafaza eylesin. İstifadeli okumalar.. (Büşra Batmaz)
İslam Öncesi Mekke Dönemi - İhsan Süreyya Sırma: Hocanın kendisinin de ifade ettiği gibi Efendimizin ilk dönemi ve yaşadığı topluma topluma dair genel bilgiler verdiği, bu genel bilgilerle beraber günümüze dair mesajlar verilen 97 sayfalık kısa bir ön giriş. Bazı rivayetlerin tashihe ihtiyacı var gibi, olsun. Şimdilik onları bir kenara bırakalım. Okuyanlar istifade ederler.. (Ahmet Mücahit)
Kitabın Yazarı İhsan Süreyya Sırma Kimdir?
Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, 10 Temmuz 1944 yılında, Siirtin Pervari ilçesinde doğdu. İlk öğrenimini Pervaride yaptıktan sonra; Orta ve lise öğrenimini Siirtte tamamladı. 1962 yılında girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini, 1966 yılında bitirdi. Üniversite öğrenimi sırasında, bir müddet Batmanda, Türk Petrollerinde işçi, bir müddet de Diyanet İşleri Başkanlığında memur olarak çalıştı.
Üniversite mezuniyetinden sonra, orta öğrenimini yapmış olduğu Siirt Lisesine öğretmen olarak atandı. 1967 baharında, devlet doktora burs sınavını kazanarak, İslâm Tarihi dalında doktora yapmak üzere Fransaya gitti. Aslında o, İngilizceden sınavı kazanıp İngilterede doktora yapması gerekirken, yetkililer, bilinmez bir sebepten dolayı onu Fransaya gönderdiler. Bundan dolayı bir senesini Fransızca öğrenimine harcadı. Pariste, College de Franceda Prof. Dr. Jacques Berquele başladığı doktora öğreniminin yan çalışmaları içerisinde, Arapça öğrenimi için 1969-1970 ders yılında Tunusta bulundu; ve Zeytuna Üniversitesinde, Arapçanın yanı sıra, Büyük sosyolog Fadıl b. Aşurun derslerine devam etti.
1973 mayısında, İslâmî İlimler dalında doktor olarak Türkiyeye döndü. 1973-74 ders yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsünde İslam Tarihi hocalığı yaptı. 1974 yılında Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde İslam Tarihi Doktoru olarak göreve başladı. 1980 yılında Doçent, 1989 yılında Profesör oldu. 1993 yılında naklen Sakarya Üniversitesine geçti; ve 1995 yılına kadar bu Üniversitenin İlahiyat Fakültesinde İslam Tarihi öğretim üyeliği yaptı; ve aynı yıl zorla bu üniversiteden emekli edildi. 1995-1997 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanlığı görevinde bulundu.
İslam Tarihi dalında 30 kitabı, ve 200ü aşkın ilmî makalesi yayınlandı. Ulusal, ve uluslar arası bir çok konferansa katılarak tebliğler sundu; Zaman, Yeni Devir, Milli Gazete, Yeni Şafak gibi gazete; ve İslâm Mecmuası, Yeni Dünya, Bilgi ve Hikmet, Tarih Dergisi, Tarih Enstitüsü Dergisi, Tarih ve Toplum gibi değişik dergilerde, tarihle ilgili makaleler yazdı. Kanal 7de dört seneyi aşkın bir süreyle Seyahatnâme adı altında tarih programları yaptı. Kendi alanındaki araştırmalarını takip edip sürdürecek derecede Fransızca, İngilizce, Arapça, ve Farsça bilmektedir. İhsan Süreyya Sırma evli olup, üç çocuk babasıdır.
İhsan Süreyya Sırma Kitapları - Eserleri
- İslami Tebliğin Mekke Dönemi ve İşkence
- İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed
- İslami Tebliğin Medine Dönemi ve Cihad
- Emeviler Dönemi
- İslami Tebliğin Örnek Halifeler Dönemi
- Nehirlerin Dili
- Abbasiler Dönemi
- Nasıl Sömürüldük
- Peygamberler Tarihi
- Ah Endülüs
- Müslümanların Tarihi (1. Cilt)
- Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri
- Pakia Mektupları
- 2. Abdülhamid`in İslam Birliği Siyaseti
- İşte Önderimiz Hz. Muhammed
- Tarih Şuuru
- Tanzimat'ın Götürdükleri
- Müslümanların Tarihi (2. Cilt)
- Dağların Sırrı
- Müslümanların Tarihi (3. Cilt)
- Müslümanlarda Yanlış Din Anlayışları
- İslam ve Tarih
- Haçlı Seferleri
- Müslümanların Tarihi (4. Cilt)
- Medine Vesikası Işığında Yahudi Meselesi
- Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım)
- Bir Garip Tarih
- Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı
- Müslümanların Tarihi 5. Cilt
- Neler Sordular
- Yalan Dünyayı Adımlarken
- Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri
- Belgelerle 2. Abdülhamid Dönemi
- Selahaddin Eyyûbî
- Hz.Muhammed
- Halname
- Çin Müslümanları ve Çin'e Seyahat
- Alaturka Demokrasi Alaturka Laiklik
- Seyahatname-i Süreyya
- Osmanlı Devletinin Yıkılışında Yemen İsyanları
- Sen Geldin
- Ano Yemen'dir
- Müslümanların Tarihi'ne Giriş
- Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı
- II. Abdülhamid'in İslam Birliği Siyaseti
- Viyana Günleri
İhsan Süreyya Sırma Alıntıları - Sözleri
- Allah, Tûr'a çağırdığı Peygamberi Mûsâ'ya "ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen mukaddes Tuvâ vadisindesin!" buyurmuştu... (Seyahatname-i Süreyya)
- Fransızca'da bir atasözü var: Öğretmek ikinci defa öğrenmektir. (Neler Sordular)
- Seven sevdiğine sevdiğini söylesin. (Hz.Muhammed)
- Ne yazık ki Müslümanlar onun içtihadını unutup davranışını gözardı ettiler ve hayatlarını sultanları alkışlamakla geçirdiler. Bir dönem “Padişahım çok yaşa!" dediler, bir başka dönem de “Bizi kim, nasıl ve hangi rejimle yönetirse yönetsin; bize düşen itaat etmektir!” zihniyetinin öncüleri oldular. Böylece Müslümanları zalim yöneticelere ve Batı uşaklarına kul ettiler. Sonuçta da Müslümanlar, asırlar boyu kul oldukları sultanlar ve yöneticiler tarafından sömürüldüler, sömürüldüler... (Müslümanların Tarihi (4. Cilt))
- Hira üniversiten, Sevr dağı akademin, Hicret menzillerine, ilim ile sen geldin (Sen Geldin)
- Şu göğe doğru yükselen ince uzun yapılar nedir? -şoför : minare .dedi. Prof.yine sordu: ne için kullanılır bu minareler? -şoför: ezan okumaya. Dedi. Miyahara sordu: ezan ne için okunur? -şoför: namaz bildirmek için dedi . Prof: Namaz Müslümanlığın şartlarından biri ,bunu mazeretsiz terk eden müslümanlar ehli sünnet imamlarından üçüne göre de müebbed hapisle cezalandırılırlar,değilmi şoför efendi? Diye sordu. -şoför gayri memnun bir tavırla : bilmiyorum.dedi. Prof: affedersinüz sizi müslüman sanmıştım da.! Deyince şoför parladı. : tabii Müslümanım babam dört defa Hacca gitti; her sene kurban keseriz ,ama namaz kılmam ,bazen de içerim.Allah affeder be kafanı takma abi yeter ki için temiz olsun !Ehli sünnet dedin ya ; çocuklarımızı da sünnet ederiz tabi ,hem de en pahalı salonlarda ,en pahalı içkilerle ...profesör sustu.. (Pakia Mektupları)
- "Evet, gerçekten ortakların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanan ve sâlih ameller yapanlar bunların dışındadır. Ama onlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvûd, kendisini imtihân ettiğimizi sanarak Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı; tövbe etti. (Peygamberler Tarihi)
- insanların değil, insanları yaratanın emirlerine bağlanmayı kendimize ilke edindiğimiz gün, adımımızı kurtuluş dünyasının kapısından içeri atmış sayılırız. (Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı)
- Müslümanların tarihinde öylesi dönemler var ki, İslam ile ilgisi bulunmamaktadır, ihanet dolu olaylar olduğu gibi, bizlere kahraman olarak tanıtılan mücrimler ve hainler de mevcut bu tarihte. (Neler Sordular)
- İnsan kendisini zenginleşmiş (bir makama gelmiş, imza yetkisine sahip olmuş, saltanatı eline geçirmiş) görünce sapıtır. Alak suresi 6-7 (Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım))
- Yoktur bu vücudun i'tibârı, Hakk âyinedir cihan ğubâri. (Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri)
- Adem'in şahsında Allah'a secde etmeyip isyan ettiğinden, melekler arasında olmasına rağmen şeytanlaşıvermiştir. O halde melek ve şeyta n olmak; insan olmak veya olmamak, Allah'a karşı takınılan tavra bağlıdır. (İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed)
- Urbain’in iddialarına göre Müslümanlar hen Hristiyan Hacılarına, hem de Kudüs’teki mukim olan Hristiyanlara zulmediyorlardı ki bu, Hristiyan yazarlarının da kabul ettikleri gibi bir iftiraydı (Haçlı Seferleri)
- İslâm ordusunun içinde münafıklar da vardı. Dilleriyle imân ettiklerini söyleyip, İslâm düşmanlığı yapanlar... İslâm toplumunun kanser kaynağı tipler!... Bunlar, namaz da kılarlar, hatta kıldırırlar, oruç da tutarlar, Hacc'a giderler; hatta ve hatta cihada bile katılırlar. Kur'an okurlar!.. Ne var ki bunlar, İslâm'a savaş açmış devletlerin emrinde olan Allah düşmanlarıdırlar... (İşte Önderimiz Hz. Muhammed)
- "Dünya insanları üzdüğü kadar sevindirmez. Yani az sevindirir, çok üzer." (Emeviler Dönemi)
- Bütün tarih boyunca ve günümüzde, ne zaman ki Müslümanlar birbirleriyle uğraşmışlar; bundan yararlananlar düşmanlar olmuş ve fırsattan istifade ederek savaş açmış ve de galip gelmişlerdir. (Abbasiler Dönemi)
- "La" sı olmayanın, "illa" ile gerçekleştirilecek bir inkılabı yoktur. (Nasıl Sömürüldük)
- Haydi Filistin'de çocuk katleden Siyonist'e hesap sormaya! Haydi Eba Gurayb hapishanesinde masum kadınların ırzına geçen işgalci Amerikalının igrenç ihtirasını durdurmaya! (Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı)
- Aslında Islahat Fermanı , gayr-i Müslimlere hak ve imtiyazları verme fermanıdır . (Tanzimat'ın Götürdükleri)
- Dünya da bir gün yaşayacaksak, şahsiyetli yaşayalım o günü! (Pakia Mektupları)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin