Kitap Künyesi
Yazar: Süleyman Uludağ
Yayın Evi: Dergah Yayınları
İSBN: 9789759956486
Sayfa Sayısı: 348
--reklam--
İslam ve Musiki Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsanoğlunun her coğrafya ve dönemde farklı şekillerde ilgilendiği ve icra ettiği müzik, kimi zaman zevk veren bir uğraş kimi zaman dini ritüellerin ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Bu mesele İslâm'ın yayılışından itibaren Müslüman toplumlarda pek çok tartışmaya neden olmuştur. Bugün dahi tam olarak açıklığa kavuşmayan bu konu, bu alandaki diğer çalışmalarıyla bilinen Süleyman Uludağ'ın mahir kalemiyle büyük oranda netliğe konuşuyor. İslam tarihi boyunca yapılan tartışmaları yerli yerine koyan bu çalışma, başvuru eseri olma kıymetini muhafaza ediyor.
--reklam--
İslam ve Musiki Alıntıları - Sözleri
- Araplar Hz Ömer devrinden evvel musiki bilmezlerdi.Arapların bu hususta yaptıkları şey hüda ve nasb gibi basit türkü şeklindeki nağmeleri söylemekten ibaretti. Kaynakların bildirdiğine göre Arap şiirin ilk defa besteleyen Said Bin Miscah olmuştur. Said, İran müziğini Arap musikisini tatbik edip onlara ürettikten sonra Bizans'a gitmiş ve Şam'da onların musikisini öğrenmişti. Tekrar İran'a giderek birçok yeni beste ile birlikte musiki aletlerinin çalınmasını da öğrenen Sait hicaz'a dönmüş ve Arap zevkine uygun nağmeleri Arap zevkine uygulamıştır. Böylece yeni bir musiki tarzı ortaya koymuş, bu konuda halk kendisine uymuş ve onu üstat tanınmıştır.
- İnsan ruhlar aleminden gelmiştir esas ve anavatanı orasıdır.bir hikmete mebni olarak ayrıldığı elest bezmi nin hasret ve iştiyakı içinde bulunmakta ve kutsiler alemine vasıl olmak için bir sefer halinde bulunmaktadır.Musıki işte insanı o kutsiler ve ruhaniler alemine götüren veya gitmesini kolaylaştıran bir vasıtadır. Sufiler için önemli olan musıkinin bu özelliğidir.
- Kâşâni der ki: Semâ bir sâiktir ki herkesi kendi vatanı mahsusuna çeker.
- Uydurulan hadislerle güzeli seven, hoş nagmelerle okunan kiraatten zevk alan evinde def çalınan ve türkü söylenen düğünlere giden, düğünlerde def çalınmasını ve şarkı söylenmesini isteyen, çalındığı zaman dinleyen neşeli guleryuzlu ve tabii hayatın insanı olan bir Peygamber'in sırtına bir cübbe geçirilmiş hep zikr u teşbihle meşgul olsun diye bir eline tesbih, oynayan şarkı ve türkü söyleyenleri haşlasin diye diğer eline de asa verilmiş riyazat ve mucehedat ile benzi soldurulmuş takatsiz ve fersiz hale getirilmiş halktan tecrit edilmiş ve bir kûşe i inzivaya oturtulmuştur. Yani taassup ve cehalet, Hz.Peygamberi böyle bir hüviyet içinde göstermiştir.
- Rüzgâr esmediği zaman dalgalardan eser kalmaz.
- Veda sabahı görsem seni...
- Şeyhlerden biri çarşıdan geçerken bir satıcının “Hıyarın(salatalığın) on tanesi bir habbeye” diye bağırdığını işitmiş ve derhal vecde gelmişti. Kendisine bunun sebebi sorulunca “On tane hıyarın(hayırlı insanın) değeri bir habbe olunca, şırârın(şerli insanın) kıymeti ne olur? diye cevap vermiş.
- Doğruyu taklitçilikte arayan ve bulmak isteyen kimselere ne kadar çok delil getirilirse getirilsin yine delillerin eş değerde(tearuz) olduğuna kanaat getirirler.
--reklam--
İslam ve Musiki İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İslam dünyasında bulunan bir takım ihtilafların başında gelen konulardan biri olan Din-Musiki konusunu esas almış kaynaklarına en güzel şekilde değinilen güzel örnekler ile konunun anlaşılmasını sağlayan araştırma ve öğrenim kolaylığı sağlayan bir kitap (Betül Tanritanir)
--reklam--
İslam ve Musiki PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Süleyman Uludağ - İslam ve Musiki kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İslam ve Musiki PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Süleyman Uludağ Kimdir?
Süleyman Uludağ (d. 1937, Akyazı köyü, Amasya doğumludur. Akademisyen, ilahiyatçı. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi. Uzmanlık alanı olan tasavvuf tarihinin yanı sıra iktisattan siyaset bilimine ve toplum bilimine birçok alanda telif ve tercüme eserlerin ve makalelerin yazarıdır.
Çorum İmam-Hatip Okulu'nu ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nü bitirdi. Kastamonu İmam-Hatip Okulu'nda üç yıl görev yaptı. 1970'teKayseri Yüksek İslam Enstitüsü'nde göreve başladı. 1975'te Bursa Yüksek İslam Enstitüsü'ne nakledildi. Halen Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalında çalışmaktadır. Kuruluşundan itibaren TDV İslâm Ansiklopedisi'nde madde yazarlığı yapmaktadır.
Orta Asya, Kafkasya ve Balkanlar'a yaptığı seyahat izlenimlerini 2002'de İran'a ve Turan'a Seyahat adıyla kitaplaştırmıştır. Batum göçmeni bir aileden gelmesi itibarıyla Sovyetlerin çöküşünün ardından bu bölgenin dînî uyanışına katkıda bulunmaya çalışmıştır. Kendi düşünce hayatında önemli bir yer tutan İbn Haldun'dan yaptığı Mukaddime çevirisi Süleyman Uludağ'ın Türkçe'ye kazandırdığı önemli eserlerdendir.
--reklam--
Süleyman Uludağ Kitapları - Eserleri
- İslam Düşüncesinin Yapısı
- Sufi Gözüyle Kadın
- İbn Haldun
- İbn Arabi
- Erzurumlu Bir Fikir Adamı İbrahim Hakkı Erzurumi
- İslam ve Musiki
- İslam Siyaset İlişkileri
- Hayata Sufi Gözüyle Bakmak
- Tasavvuf ve Tenkit
- İslam'da İrşad
- Cüneyd-i Bağdadi
- Keşif ve Keramet
- İslam'da Emir ve Yasakların Hikmeti
- İslam'da İnanç Konuları ve İtikadi Mezhepler
- Bayezidi Bistami
- Dört Kapı Kırk Eşik
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- İslam'da Ahlak ve Ahlak Ekolleri
- İslam Açısından Müzik ve Sema
- Fahrettin Râzî
- Temel Tasavvufi Kavramlar
- Şeyhülislam İbn Teymiye Ezber Bozan Bir İlim ve Fikir Adamı
- İnsan ve Tasavvuf
- İslam'da Faiz Meselesine Farklı Bir Bakış
- Hz. Peygamber ve Fütüvvet
- Fahrettin Razi Hayatı Fikirleri Eserleri
- Cüneydi Bağdadi
- Tasavvufun Dili
- İslam'da Faiz Meselesine Yeni Bir Bakış
- İran’a ve Turan’a Seyahat
--reklam--
Süleyman Uludağ Alıntıları - Sözleri
- Toprağa kötü şeyler de atılır. Fakat toprak, hep iyi şeylerle Karşılık verir. (Cüneyd-i Bağdadi)
- İnsanoğlu tabiat ve mizacının değil, adet ve alışkanlıklarının ürünüdür. Alıştığı hâl ve şartlar onun huyu, melekesi ve adeti hâline dönüşür, tabiatı ve karakteri olur. (İbn Haldun)
- tasavvufun temeli zühddür. Arif olmak için zahid olmak şarttır. Çile çekmeden arif ve veli olmak mümkün değildir. (İslam Düşüncesinin Yapısı)
- - "Aklın imameti (rehberliği) erkeğin, nefsin imameti kâfir ve fasıkın imameti gibidir! İbadette yorulan akıl, nefsin imametine uyup rahatlar, dinlenir..." (Sufi Gözüyle Kadın)
- Bir kimse ne ölçüde günahtan ve kötü huylardan uzaklaşırsa (fâni olursa) o ölçüde sevap olan işlere ve iyi huylara yaklaşmış (bâki olmuş) olur. (İbn Arabi)
- "Onlar için önemli olan vuslat değil,aşkın kendisidir. Aşk bir gayedir, diğer bir şeyin aracı değildir." (Sufi Gözüyle Kadın)
- Tasavvuf sadece bir bilgi alanı, bir ilim değildir. Kelâm ve fıkıh gibi ilimlerden farklı olarak aynı zamanda bir yaşama tarzı, dini algılama şekli ve dünya görüşüdür. (Tasavvuf ve Tenkit)
- Müzik hoş, ölçülü ve manalı bir ses olması itibariyle mübahtır. Haram olması, zatından ve hakikatinden hariç arızi sebepler dolayısıyladır. (İslam Açısından Müzik ve Sema)
- İnsanın kalbini kırmak, gönlünü yıkmak Kâbe'yi yıkmaya benzer. Gönül kıranlar acaba niçin Kâbe'ye giderler! Buna şaşılır! (Hayata Sufi Gözüyle Bakmak)
- İbadetle tasfiye edilmeyen ve güzel huylarla cilalanmayan bir kalpte manevi ve ilahi gerçekler tecelli etmez. (İslam'da Emir ve Yasakların Hikmeti)
- Eleştiriye açık ve tahammülü olmayan ilimler veya toplumlar hatta kişiler gelişemezler, varlıklarını bile oldukları gibi sürdüremezler. Zamanla hurafeler ve batıl inançlar içinde boğulup giderler. (Tasavvuf ve Tenkit)
- ⚘"Hak şerleri hayr eyler Zannetmeki gayr eyler Arif onu seyr eyler Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler" (Erzurumlu Bir Fikir Adamı İbrahim Hakkı Erzurumi)
- Teslim olan kurtulur, teslimde selamet vardır, teslim cennettir, itiraz cehennemdir. Huda'nın hükmüne teslim olan ve kazâsına razı olan hakikatte tam teslimiyet hâline ermiştir. (Hayata Sufi Gözüyle Bakmak)
- Fahrettin Razi'nin vasiyetnamesinden ; gerçekten vakit çok aziz, zaman pek değerlidir. Bu yüzden yemek yediğim için elimden uzak ve ayrı kaldığım zamanlara vallahi üzülüyorum. (Fahrettin Razi Hayatı Fikirleri Eserleri)
- İbn Haldun'a göre bedeviler(göçer hayat yaşayan toplumlar) riyaset (başkanlık), hadariler(yerleşik hayat yaşayan toplumlar) mülk (hükümdarlık) adı verilen bir siyaset ve idare biçimiyle yönetilir, bedevilerin başında reis (başkan), hadarilerin başında melik (kral, padişah, sultan) bulunur. Danışmaya dayanan başkanlık, katılımcı bir idaredir; bedevilerde sınıflaşma yoktur. Bu yüzden daha demokrattır. Mülk (krallık) ise gittikçe müstebit (despot) hale gelen bir özelliğe sahiptir. (İbn Haldun)
- Edebi edepsizlerden öğrendim. (İslam'da İrşad)
- İslam dini ne kadar tabii ve fıtri ise müzik de o kadar tabii ve fıtridir. Müziğin temel maddesi olan ses ve ölçü Allah tarafından yaratılmış ve bunlardan zevk alma hissi insan ruhuna yerleştirilmiştir. Allah tarafından insan ruhuna yerleştirilen bu duyguyu söküp atmak mümkün değildir. Bundan dolayı İslam dini ile müzik arasında bir uygunluğun bulunacağı, bunların birbirinizi düşmeyeceği pek tabiidir. (İslam Açısından Müzik ve Sema)
- Allah sadece rızasını kazananlara şefaat edilmesi için yetki verir.Hz. Nuh , kendisine iman etmeyen oğlunu gemiye almak isteyince " o senin ailenden değildir "deyip Hak onu uyarmıştı. Hazreti İbrahim babasına, peygamberimiz de annesine şefaatçı olamadı.Hazreti Fatıma ya " Allah katında benim sana faydam dokunmaz" buyurdu .Kurtuluşa eren babam sayesinde ben de kurtulurum, zanneden "babamın yediği yemekle Ben de doyarım" diyen kişiye benzer. (Dört Kapı Kırk Eşik)
- Doğru söz acıdır, inci gibi değerli olsa bile.. (İslam'da İrşad)
- Allah dua eden iki kuldan birinin isteğini yerine getirir diğerininkini getirmez veya geciktirebilir. Hangi kulun durumu daha iyidir? Biri istediğini almış, huzurdan ayrılmıştır; diğeri beklemekte ama huzurda! (Hayata Sufi Gözüyle Bakmak)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin