Kitap Künyesi
Yazar: Erhan Altunay
Yazar: Selçuk Eracun
Editör: Özlem Esmergül
Yayın Evi: Destek Yayınları
İSBN: 9786053119203
Sayfa Sayısı: 216
--reklam--
İstanbul'un Latin Çağı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İstanbul’un belki de en karanlık zamanı...
Bütün İstanbul tarihinin içinde sadece 57 yıl sürmesine rağmen Bizans’ı fazlasıyla etkilemiş ve çöküşüne neden olmuş bir süreç...
Ateş, kan ve kin dolu bir dönem.
İstanbul’un Latinler tarafından istilası ve kurulan Latin Krallığı...
Sayısız İstanbul tarihi kitabı içinde hep ihmal edilmiş, üzerinde çok az çalışılmış bir konu.
Bu dönemde Bizans halkı sürgün edilmiş, İstanbul soyulmuş, yakılmış, yıkılmış ve tahrip edilmiş... Latin kralları taç giymiş, Ayasofya bir Katolik katedrali olmuş, Tapınak Şövalyeleri İstanbul sokaklarında dolaşmış.
İstanbul’un Latin dönemiyle ilgili yaşanan kaynak eksikliğini kapatmak için uzun süredir sürdürdüğümüz araştırmalarımızı bir araya getirdiğimiz bu kitapta bütün dönem kaynaklarını titizlikle orijinal dillerinde ve tercümelerinde taradık. Ülkemizde adı bile duyulmamış kaynaklara ulaşıp iz sürdük ama en önemlisi yıllarca büyük bir aşkla yürüttüğümüz İstanbul araştırmalarının bazı sonuçlarını da sizin için yazıya döktük.
(Tanıtım Bülteninden)
İstanbul'un Latin Çağı Alıntıları - Sözleri
- "Alexios amacına ulaşıp imparator olmuştur ama önünde onu bekleyen çok büyük bir sorun vardır. Haçlılar şehrin her tarafındadır ve ondan, söz verdiği parayı beklemektedir, oysa imparatorun bu parayı sağlayabilecek hiçbir kaynağı yoktur. İmparator, kiliselerin mallarına el koymaya varacak kadar her yolu dener ancak vaat ettiklerini gerçekleştirmesi olanaklı gözükmemektedir; o da Haçlıları sürekli oyalama yoluna gider ancak Haçlıların sabrı tükenmekte, şehri istila etme fikri kafalarına iyice yerleşmektedir."
- "Burada her şeyden önce şu ön yargıya karşı çıkmak gerekir, bu da eski Havariler Kilisesi'nin, yüzyılları şenlendiren ve şöhreti hacılar tarafından en uzak ülkelere kadar taşınan eski parlaklığının, İstanbul'un fethedildiği gün Türkler tarafından mahvedilmiş olduğu iddiasıdır. Aslında bu iddianın özel olarak reddedilmesine bile ihtiyaç yoktur. Çünkü 1440'ta İstanbul'a gelen Buodelmonte, Havariler Kilisesi hakkında 'jam dirutaque amplissima' ( büyük ölçüde parçalanmış) diye söz eder."
- "Haçlıların Ayasofya'da yaptıkları satırlara sığacak gibi değildir. Elleriyle, kamalarıyla binanın her yerindeki değerli eşyaları sökmüşler, kilisenin içini kazımışlar hatta yer yer tahrip etmişlerdir."
- "Baba Isaakios ve oğul Alexios günden güne halkın gözünden düşüyordu. Isaakios'un anlamsız hareketleri, kehanet ve astroloji merakı, sanat eserlerini tahrip etmeye kadar varmıştı. Constantinus Forumu'nda duran çok önemli bir sanat eseri olan bronz Athena heykelinin 'Düşmana göz kırptı!' diye parçalanmasına göz yummuştu."
- İstanbul'un Haçlıların eline düşmesine neden olan 3. Alexios ise Selçuklulara sığınmıştı. Theodoros Laskaris, Alexios'u Selçuklulardan isteyince, Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev, Alexios'u Bizans imparatoru olarak tanıdığını ve teslim etmeyeceğini söyledi. Bunun sonucunda çıkan Alaşehir Savaşın'da, Gıyaseddin Keyhüsrev hayatını kaybederken, Alexios, esir edilerek İznik'e getirildi ve burada kör edilerek manastıra kapatıldı.
- Bütün başlar acı içindeydi. Dar sokaklarda acı acı haykırmalar ve ağlamalar vardı, geniş caddelerde ağıtlar duyuluyordu, kiliselerden inlemeler, erkeklerin haykırışları, kadınların çığlıkları yükseliyordu. Üstelik insanlar yakalanıp esir ediliyor, sevdiklerinin kollarından koparılıp alınıyor ve yerlerde sürükleniyordu...
- Haçlılar daha İstanbul'u istila etmeden büyük bölümünü yok etmişler, Bizans'ın en ünlü eselerini yerle yeksan etmişlerdi. Bu yangın artık İstanbul'u, Osmanlı fethine kadar bir daha düzelmeyecek bir sefaletin içine sokmuştur.
- İmparatorluk yeniden toparlanmaya başlayacaktı ama İstanbul'u yeniden imar edecek, eski durumuna getirecek para yoktu; daha 1204 yangınından kalma yıkıntılar, vahşice tahrip edilmiş binalar ve yakacak odun için yok edilmiş yapılar onarım için büyük sir servet gerektirdiğinden bu şekilde bırakıldılar. Fatih yaklaşık iki yüz sene sonra şehre girdiğinde şehri böyle bulacak ve İstanbul Osmanlı dönemine kadar hiçbir zaman bu yıkımın izlerini atmamış olacaktı.
İstanbul'un Latin Çağı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Her kim bunları görse: "Siz gelmeyin" derdi.: Schisma'nın bu kadar ileri gidebileceğini kimse öngörmemişti sanırım. Gerçi Haçlı seferlerinin nedenlerinin para, zenginlik hırsı, açgözlülük vs. olduğu düşünüldüğünde çok da tuhaf gelmiyor insana. Yine de Venedik dükası Enrico Dandolo bile "sponsoru" olduğu bu seferin nihai sonucunu hoş karşılamamıştır. Haçlılar Nova Roma'ya kadar gelmiş ve orada kalmışlardır. İstanbul'un zenginliklerinden gözleri dönen "Soylu"lar o kadar çok zarar vereceklerdir ki şehre; imparatorluğun son döneminde Türk ordusu tarafından kuşatılmış şehrin ileri gelenlerinden olan Notaras bile Türk sarığını Latin haçına tercih edecektir. Hakkında pek de yazılıp çizilmeyen bir konu olduğundan-malum nedenlerden dolayı-kesinlikle kütüphanenizde yer alması gereken bir eser. Son olarak yazarlar ayrıntılarda sizi boğmuyor, gerekli yerlerde hatırlatmalarda bulunuyor ve görsellerle de pekiştiriyorlar. (Tigin Özmen)
İstanbul'un Latin dönemi ile ilgili yapılmış çok güzel bir çalışma. Verilen kaynak bilgiler olsun, resimler olsun hepsi çok detaylı. Birçok yeni bilgi edindim. 4. Haçlı seferleri neden İstanbul'a yapıldı?, Kaçırılan Kutsal Emanetler, Dandolo'nun mezar taşı neden Ayasofya da gibi sorulara cevaplar bulabiliyorsunuz. Akıcı ve özenle hazırlanmış bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim. (nihalsldrn)
Sevgili Erhan Altunay ve Selçuk Eracun tarafından biz okuyuculara sunulan bu kıymetli eser, 1204-1261 yılları arasında İstanbul'daki Latin işgalini ve işgalin korkunç boyutlarını bizlere anlatmaktadır. Özellikle doğu - batı hrisyanlıklarının arka plandaki düşmanca tutumlarını da net olarak gözler önüne sermektedir. Kitabı yanımıza alıp keyifli bir İstanbul turu yapmak sanırım paha biçilemez. (Barış Mert G.)
İstanbul'un Latin Çağı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Erhan Altunay - İstanbul'un Latin Çağı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İstanbul'un Latin Çağı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Erhan Altunay Kimdir?
İstanbul doğumludur. Saint Joseph Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi’nde Nükleer Enerji Mühendisliği okumuş, konuyu öğrendikten sonra para kazanmak gerekliliğinden Marmara Üniversitesi’nde İşletme master’ı yapmıştır. Bu yüzden de hayatını dış ticaretten kazanmaya çalışmaktadır. Yıllarca TRT Radyo-3'te Aykut Sporel, Sezen Cumhur Önal, Engin Arman, Faruk Yener gibi ustaları hayranlıkla dinledikten sonra, radyoculuk ile Yapı Radyo’da tanışmış olup orada dört yıla yakın bir süre “Vanilya ve Çikolata” , “...Ve Jazz” gibi jazz programları ile “Troubadour” ve “Barocco” gibi klasik müzik programları ve “Kleopatra’nın Burnu” gibi mitoloji programları hazırlamıştır. Yapı Radyo’nın yayın hayatına veda etmesi ile Troubadour programını Açık Radyo’ya, Vanilya ve Çikolata’yı da Radyo 92nokta3’e taşımıştır. Daha sonra Radyo Kozmos’ta Troubadour’u ve Vanilya ve Çikolata’yı devam ettirmiş, Alem FM’de de “Deniz ve Mehtap” isimli bir program yapmıştır.
--reklam--
Erhan Altunay Kitapları - Eserleri
- Ayasofya'nın Gizli Tarihi
- Masalcı
- Roma Bilgeliği
- İstanbul'un Gizli Tarihi
- Paganizm 1
- Kadim Cadılık Öğretisi
- Gizemlerle Dolu Salgınlar Tarihi
- Mezopotamya ve Mısır Paganizmi
- İstanbul’un Pagan Çağı
- Paganizm 2
- Kelt ve Germen Paganizmi
- İstanbul'un Latin Çağı
- Gizem Yolcusu - Mersin
--reklam--
Erhan Altunay Alıntıları - Sözleri
- "Nereye gitsem, ölülerin gölgesine basıyorum. Burada, sokakta, evimde sefalet ve ıstıraptan başka bir şeye rastlamıyorum." (Gizemlerle Dolu Salgınlar Tarihi)
- Aslında Kelt paganizminde ağaç sembolizmi çok önemlidir . Ağacın dalları ve kökleri gökyüzü ile yeraltı arasında bir bağ teşkil ederler. Gövdesi ise süreklilği gösterir. Ayrıca ağacın her sonbahar yapraklarını döküp , ilkbahar yenilemesi hayatın döngüsel yönünü göstermektedir. (Kelt ve Germen Paganizmi)
- Özellikle yaşlılardan çok gençleri vuran bu hastalık askerler arasında da büyük bir kırıma yol açmış, savaşın sona erdirilmesi düşüncesinde bile etkili olmuştur. (Gizemlerle Dolu Salgınlar Tarihi)
- Belki de "Ana gibi kutsal" deyimi ilk o zamanlarda telaffuz edildi, çünkü besleyen, bereket veren toprak, Doğa ve her şey aslında bir anne gibi dünyaya getirmekte, beslemekte, büyütmekte ve zamanı geldiğinde geri almaktadır. (Kadim Cadılık Öğretisi)
- Enki ve Ninhursag miti Sümer mitolojisinin en ilginç eserlerden biridir. Mit, cennet benzeri Dilmun ülkesinin tanıtılmasıyla başlar: “Dilmun ülkesi kutsaldır, Dilmun ülkesi saftır, Dilmun ülkesi aydınlıktır, [...] Aslan öldürmez, Kurt kuzuyu kapmaz, Oğlakları kıskıvrak eden yabani köpek bilinmez. Tahıl yutan domu bilinmez [...] Gözü ağrıyan “gözüm ağrıyor” demez, Başı ağrıyan “başım ağrıyor” demez. Yaşlı kadın “Ben yaşlı bir kadınım” demez Yaşlı erkek “Ben yaşlı bir erkeğim” demez” (Paganizm 2)
- Anlaşılacağı üzere, Ayasofya hüznün de sevincin de kutsal mekânıdır. (Ayasofya'nın Gizli Tarihi)
- “Ateş, bir şeyleri yakmadan büyük ışık vermez.” (Roma Bilgeliği)
- Ayasofya kutsal bir emanet, tarihi bir vasiyettir.” (Ayasofya'nın Gizli Tarihi)
- Ayna, pagan sembolizminin vazgeçilmezidir. Aynanın arkasında başka bir dünya olduğu inancı da çok eski zamanlara dayanır. Hakikatin, aynanın önünde mi arkasında mı olduğu insanların kafasını hep kurcalamıştır... (Paganizm 1)
- "Mustafa Kemal 1918'de gribe yakalananlar arasındadır. " (Gizemlerle Dolu Salgınlar Tarihi)
- "Kitaplarda yazanı tekrarladıktan sonra kitap yazmanın bir anlamı yok" dedim. "Katılıyorum size" dedi. "İnsan bu dünyaya yeni bir şey söylemeli." (Gizem Yolcusu - Mersin)
- İstanbul'un Haçlıların eline düşmesine neden olan 3. Alexios ise Selçuklulara sığınmıştı. Theodoros Laskaris, Alexios'u Selçuklulardan isteyince, Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev, Alexios'u Bizans imparatoru olarak tanıdığını ve teslim etmeyeceğini söyledi. Bunun sonucunda çıkan Alaşehir Savaşın'da, Gıyaseddin Keyhüsrev hayatını kaybederken, Alexios, esir edilerek İznik'e getirildi ve burada kör edilerek manastıra kapatıldı. (İstanbul'un Latin Çağı)
- Kolera Sağmalcılar'ı esir aldığı için, halk arasında, Sağmalcılar adının kolerayı anımsattığı söylenince 1978 yılında bu semtin ismi "Bayrampaşa" olarak değiştirildi. (Gizemlerle Dolu Salgınlar Tarihi)
- "Belki ben de onun için bir hayal kırıklığıydım." (Masalcı)
- "Burada fazladan söz israfı yapılmazdı." (Masalcı)
- "Bir ağaca hiçbir baltanın yapamayacağını içindeki kurtlar yapar." (Masalcı)
- Fikirtepe Höyüğü ile yine aynı kültüre ait olan İçerenköy Höyüğü, bilinçsiz kentleşme, gecekondulaşma ve nihayetinde kentsel dönüşümle yok olmuştur. 1950’lerde Fikirtepe’de kazı yapan Kurt Bittel, kazıdan iki sene sonra döndüğünde bir şey bulamamıştı; arkeolojik alanın üzeri evlerle doluydu. Tahribat gayet erken başlamıştı ama güncel kentsel dönüşüm son kalıntıları da yok etti. “Fikirtepe Kültürü” dediğimizde günümüzde gözlerimizin önünde duran mahalleyi değil, çok daha büyük bir alanı düşünmek gerekir. Pendik, Tuzla yerleşimleri de yine bu kültüre aittir. Bu bölgelerin toplulukları basit, balıkçı-avcı topluluklar olup dışı toprak sıvalı, genelde silindir formlu ahşap kulübelerde yaşarlardı. Ölülerini ise kulübenin tabanına gömerlerdi. Tarımla uğraşan bir topluluk olmadıkları için tarım oldukça sınırlıydı. Pendik kazılarında da tarife benzer kulübeler bulunmuştur. (İstanbul’un Pagan Çağı)
- “varlık, varlık olmayandan çıkar, gün de karanlıklardan, yeni sene de en karanlık günlerden. aynı şekilde sonraki gün, o günün batımından...” (Kadim Cadılık Öğretisi)
- “Ezoterik topluluklar, toplumsal gelişim açısından asimile olmayan yapılardır, yani yeraltında, gelişime karşı koyan, statükoyu koruyan ve kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden gruplardır.” (İstanbul'un Gizli Tarihi)
- "...her insanda Evren'i değiştirecek güç bulunur. Her insan Evren'in bir parçasıysa eğer, o halde Evren'le iletişime geçecek güce sahiptir." (Kadim Cadılık Öğretisi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin