Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Altan
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9786051416199
Sayfa Sayısı: 504
İsyan Günlerinde Aşk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aldatanlar aldatmakla yetinmezler; onlar, ihanete uğrayandan bunun için üzülmemesini, kahırlanmamasını, dertlenmemesini, sevdiğinin bir başkasıyla yaşadığı hazzın üstüne kendi acılarının gölgesinin vurmasına izin vermemesini de isteyecek kadar bencilleşirler. İhanetin yarattığı ve hem aldatanın hem aldatılanın hayatına yayılan kederli gölgeyi, isterler ki aldatılan temizlesin, aldatanı vicdan azabından, suçluluktan, bir başkasını haksız yere üzmüş olmanın utancından kurtarsın; bunu elde edebilmek için aldattıklarının önünde alçalmayı, kendilerine acındırmayı, gülünç şaklabanlıklarla bir gülücük koparmaya uğraşmayı mubah sayarlar ama ne yaparlarsa yapsınlar bu armağanı aldattıklarından alamazlar; aldatılan, elinde kalan son silahı asla kendini aldatana gönül rızasıyla teslim etmez. Ragıp Bey de, şehrin bir isyanla sarsıldığı o akşam, akıbeti meçhul bir yolculuğa çıkarken, istediği armağanı alabilmek için farkına varmadan kendisini acındırmaya uğraştı; eğer yaptığı şeyin farkına varabilseydi bunu asla yapmazdı ama o anda, kendi kederiyle soğumuş kadının bir tebessümüne, yarı karanlık odada tek başına Kuran okuyan yalnız kadının kendisine bağışlayacağı bir vicdan rahatlığına öylesine muhtaçtı ki kendisine hâkim olamadı. "Bir çatışma kaçınılmaz gözüküyor, gidip de dönmemek var, hakkınızı helal edin." Hatice Hanım'ın verdiği cevabı hiçbir zaman unutmadı: "Benim sizde bir hakkım yok."
İsyan Günlerinde Aşk Alıntıları - Sözleri
- "Okumaya erkenden başlıyorsunuz galiba." "Ben kitapsız dolaşamam, hep elimin altında bir kitap bulunsun isterim."
- "Hangi kadın, bir savaşın bir aşktan daha önemli olduğuna inanırdı ki, buna inanmak erkeklere mahsus bir budalalıktı."
- Geçmiş onu bırakmıyor, o geleceğe erişemiyordu.
- Her gün kendime, ben bu hayattan ne bekliyorum, diye sormuyorum artık, o bana ne verebileceğini gösterdi,ben ne alabileceğimi gördüm. Artık hayatı kurcalamıyorum, hayatın da beni kurcalamasını istemiyorum
- “Hiçbir hakikat yeterince hakiki değildi."
- İnsanın tesellisi insandadır oğlum, acıyı bulan insan, teselliyi de bulacak olan o, ama insanlar kendilerine bir fırsat tanımıyorlar çareyi bulmak için.
- Eğer hayatım, kırılacak bir eşya, bir bardak ya da bir vazo,ne bileyim öyle bir şey olsaydı eğer, bunu tutması için Hediye'ye verirdim. Ondan başka herkes ,bir dalgınlık anında onu bir yerde bırakabilir, düşürebilir, bir acı duyduğunda onu elinden atabilirdi ama o, hiçbir zaman ,hiçbir şartta onu elinde bırakmazdı.
- Bir ömrü insanın yakınlık duymadığı biriyle geçirmesi de günahtır.
- -Nasıl beceriyorsunuz bunu, dedi Hikmet Bey, nasıl başkalarının hayatlarıyla hiç alakadar olmadan, o hayatlara hiç dokunmadan hayatınızı böyle sürdürebiliyorsunuz? -Bilmem, insanlar çok alakamı çekmiyor herhalde. -İnsanlar alakanızı çekmiyor mu, ama dikkat ettim, hep insanları anlatan kitapları tercih ediyorsunuz
- Allah, cezalandıracağı insanın önce aklını başından alır, gözünü kör edermiş..
- Kader beni kendisini eğlendirmek için yarattı.
- Aldatanlar, aldatmakla yetinmezler; onlar, ihanete uğrayandan, bunun için üzülmemesini, kahırlanmamasını, dertlenmemesini, sevdiğinin bir başkasıyla yaşadığı hazzın üstüne kendi acılarının gölgesinin vurmasına izin vermemesini de isteyecek kadar bencilleşirler.
- Bir miktar hayat yorgunuyum.
- Kimseyi kendi ölçülerinle yargılama, herkesi kendi ölçüleriyle yargıla," demişti, " ahlaksız benim ahlakıma uymayan değildir, ahlaksız kendi ahlakına uymayandır,"
- Kimseyi kendi ölçülerinle yargılama, herkesi kendi ölçüleriyle yargıla,ahlaksız, benim ahlakıma uymayan değildir, ahlaksız kendi ahlakına uymayandır.
İsyan Günlerinde Aşk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Alışkanlıklarım ve kendi hayatım için yaktığım sigaraları uzun zaman sonra kitap kahramanları için yaktım. İçinde bir eksiklik bırakacağına sevdiğinden çok uzaklara gitmeyi göze alan Ragıp Bey, her şeyini kaybeden bir dostun yanından gitmeyi vefasızlık sayan Reşit paşa ve nazarımda en önemli kahraman olan; sevgisi için yaşayıp sevgisi için hiçbir şey dile getirmeden intihar eden sevgili Hediye: sizler için yaktığım şu sigaranın hazzı ve çilesi ayrı güzel. Her satırını her olayını keyifle okumama vesile olan Kıymetli arkadaşım ve kitabın güzel yazarı hepinize ayrı minnettarım. İsyan Günlerinde Aşk... Belki de en güzel aşk insanların canını kurtarma derdine düştüğü zamanda, canından önce düşündüğü ve canı kadar önem verebileceği zamanda yaşanan aşktır. Bir subay da olsanız, bir hizmetçide olsanız, bir şeyh dahi olsanız duygularınızdan kendinizi soyutlamanız bazen mümkün olmuyor. Kitap hakkında yazılacak o kadar şey var ki ne yazsam yine eksik kalacak diye düşünüyorum. Ülke en alt kesiminden en üst kesimine kadar her şey değişime doğru yol alırken, vatan elden gidiyor naraları atılırken, saltanat yanlıları ve yenilikçiler kendince yeni yollar düşünürken, insanlar hem canı derdindeyken hem geleceğin korkusuyla yaşarken, doğru nerede yanlış nerede diye sabahlara kadar düşünmek zorunda olup buldukları yoldan emin olamazken, bunlar kadar önemli olan aşk serüvenlerinin kaleme alındığı nadide bir eserdir. Her cümlesi ve her noktası için yazarın kalemine ve eline sağlık diyeceğimiz güzel eserlerden biridir. Elinizden bırakamayacağınız bir kitap olacağı fikrindeyim. Yeni okuyuculara güzel bir yolculuk olacaktır. (Hamit YATÇİ)
"Zamanın mahpuslarıydı onun ölüleri.." Ahmet Altan'ın muhteşem kurgusuyla, Osmanlı'nın son döneminden kesitler içeren,içinde her duygunun olduğu bir kitap. İsyanla tahttan indirilen padişah,onu sürgünde bile yalnız bırakmayan doktoru, isyancılara destek veren oğulları,askeri müdahale.. Kendi kültüründen uzaklaşmış,halkla bağlarını koparmış elit bir tabaka. Aşk,isyan, günah,iman,sadakat, hırs, ölüm... Sürükleyici bir kitap okuyayım diyenler,bu kitabı okuyunca pişman olmazlar.. (Ss)
Kitabın Yazarı Ahmet Altan Kimdir?
Ahmet Hüsrev Altan (d. 1950; Ankara), yazar ve gazeteci.
Gazetecilik kariyeri
Hürriyet, Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet'te çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir "Kürdiye" ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle işinden çıkarıldı.
Taraf gazetesinin kurucusudur. 2007 yılında yayın hayatına başlayan Taraf gazetesinin Alev Er ile birlikte genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş, daha sonra Alev Er'in ayrılmasıyla genel yayın yönetmenliği görevini tek başına yürütmeye devam etmiştir. Ayrıca aynı gazetenin Kum Saati adlı köşesinde, köşe yazarı olarak yazılar yazmıştır. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı’nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türklüğe hakaretle suçlandı. Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendiği Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen dünyanın prestijli basın ödüllerinden biri olan “Özgürlük ve Medyanın Geleceği" Ödülü'ne layık görülmüştür Ahmet Altan ayrıca 2011 yılında üçüncüsü düzenlenen ve Ulusulararası Hrant Dink vakfı tarafından özgür ve adil bir dünya için çalışan, ilham ve umut ışığı kişilere layık görülen "Hrant Dink Barış Ödülü"nün de sahibidir. Aralık 2012'de, Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etmiştir.
TV programcılığı
Bunun yanında, doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırlamış ve sunmuştur.
Özel hayatı
Yazar ve eski milletvekili Çetin Altan'ın oğlu, İstanbul Üniversitesi İktisat profesörü ve yazar Mehmet Altan'ın ağabeyidir. İki çocuk babasıdır.
Ahmet Altan Kitapları - Eserleri
- Aldatmak
- En Uzun Gece
- İçimizde Bir Yer
- İsyan Günlerinde Aşk
- Kılıç Yarası Gibi
- Kristal Denizaltı
- Tehlikeli Masallar
- Son Oyun
- Ölmek Kolaydır Sevmekten
- Sudaki İz
- Karanlıkta Sabah Kuşları
- Gece Yarısı Şarkıları
- Ve Kırar Göğsüne Bastırırken
- Bir Hayat Bir Hayata Değer
- Hayat Hanım
- Dört Mevsim Sonbahar
- Yalnızlığın Özel Tarihi
- Yabani Manolyalar
- Berfin
- I Will Never See the World Again
- Dört Mevsim Sonbahar-Tehlikeli Masallar
Ahmet Altan Alıntıları - Sözleri
- "O gitmez" dediğin kaç kişi gitti? Asla kopamayacağını sandığın kaç kişiden koptun? Hafızanda birer soluk hayalet şimdi onlar ve sen onların hafızasında soluk bir hayaletsin! Gelecek, hayatından kimleri soluk hayaletlere çevirecek?" (İçimizde Bir Yer)
- Ama bazıları çok şaşırtıcıydı. Onların hastalıklarını yüzlerinden okuyamıyordunuz. (İçimizde Bir Yer)
- "- Düşmanlarımızı öldürdük, dedi. Niye düşman olduğumuzu Tanrı bilir. - Düşmanlarımız değildi, dedi Ömer, ama bize ateş ediyorlardı. Biz de onları öldürdük. - Biz de onlara ateş ediyorduk. - Eh, gelecek sefer de onlar bizi öldürürler, ödeşiriz." (Sudaki İz)
- "Yazarken bildiklerini yaşarken bilmediğine" karar vermişti. (İçimizde Bir Yer)
- Ulusal onuru’ bu kadar değerli, ‘ulusal parası’ bu kadar değersiz başka bir ülke bulmak çok zordur. (Ve Kırar Göğsüne Bastırırken)
- Erkeklerin dünyasında başarılı olmak için erkeklerden daha vahşi olmak zorundaydılar.. (Aldatmak)
- Yıllarca ıssız adada kalmış birinin, kendi yüzünün ne hale geldiğini görmek için ayna araması gibi bir telaşı vardı, (Tehlikeli Masallar)
- Bu şehrin her tarafından ihanet, cinayet, kan sızıyor. (Kılıç Yarası Gibi)
- Aslında biz hiç yaşamamalıydık… (Yalnızlığın Özel Tarihi)
- “Bazen bir insanın yokluğu bütün dünyayı bomboş yapıyordu..” (En Uzun Gece)
- 'gelecek, insanların içinden bir ışık fışkıracağını bekledikleri bir karanlıktı faniler için.' (Kılıç Yarası Gibi)
- Heyecanı macerada değil başarıda buluyordu.. (Aldatmak)
- Yalanımız, gerçeğimizden daha yakındır bize. (Gece Yarısı Şarkıları)
- Yeryüzünde iki tür insan vardır Anibal, dedi. Biri bildiğimiz normal insanlar birisi de kadınlar. Kendinle kıyaslayarak anlayamazsın onları. (Sudaki İz)
- Like Borges, you can answer the mugger who demands, 'Your money or your life,' with, 'My life.' The power you will gain is limitless. (I Will Never See the World Again)
- Hayatı yaşamak üzüntü verici bir şey. Ben de hayatımı, hayat üzerine düşünerek geçirmeye karar verdim. (Bir Hayat Bir Hayata Değer)
- "İyi" sözcüğü neredeyse anlam değiştirmişti hayatımda. (Son Oyun)
- __Eğer birgün hayatıma ihtiyacın olursa gel ve al onu... (İçimizde Bir Yer)
- — Sen iyi bir çocuksun Nizam güldü : — Benim iyi bir çocuk olduğumu sizden başka kimse bilmiyor, siz nereden biliyorsunuz? — Acı çekiyorsun oğlum... Acı çektiğini görüyorum... Oradan biliyorum (Ölmek Kolaydır Sevmekten)
- "Ve acaba kaçımız gelecek korkusu yüzünden geleceğimizi kaybettik?" (Kristal Denizaltı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin