Kitap Künyesi
Yazar: İmam Gazali
Çevirmen: Doç. Dr. Osman Demir
Editör: M. Cüneyt Kaya
Derleyen: Semih Atiş
Tasarımcı: Salih Pulcu
Yayın Evi: Klasik Yayınları
İSBN: 9786055245030
Sayfa Sayısı: 419
--reklam--
İtikadda Orta Yol Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İslâm düşünce tarihinin en etkili isimlerinden biri olan ve Hüccetü’l-İslâm unvanıyla tanınan Gazzâlî, ehl-i sünnet kelâmının önemli kaynaklarından olmakla birlikte geçmişte yeterince rağbet görmeyen İtikadda Orta Yol’da itikadî meseleleri aktarıp lehte ve aleyhte ortaya atılan fikirleri naklettikten sonra en doğru görüşün orta yola (iktisâd) bağlı olan ehl-i sünnet tarafından temsil edildiğinin altını çizer ve konuları hem aklî hem de naklî esaslar çerçevesinde izah eder. Bu bakımdan eser, mantık kurallarının itikadî konulara uygulandığı ilk eserlerden biridir.
Gazzâlî’nin -kendi ifadesiyle- bu eserde ortaya koyduğu deliller, itikâdî/manevî hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar hükmündedir ve bunu uygulayan doktorun (kelâmcı) yetenekli, sağlam görüşlü ve keskin zekâlı olması gerekir. Bu sebeple, eserin girişinde geniş bir metodoloji kısmına yer verir.
Kısacası, İtikadda Orta Yol bir yandan yeterli miktarda kelâm bilgisine sahip olmak isteyenler için sahih itikadın çerçevesini belirlemekte, diğer taraftan, bid‘at ve dalâletlere karşı çıkarak şüpheleri gidermek ve avamın itikadını savunmak isteyenlere kılavuzluk etmektedir.
--reklam--
İtikadda Orta Yol Alıntıları - Sözleri
- "Allah'ı tanımak ve onun huzurunun güzelliğini müşahede etmek kalbin sıfatıdır..."
- ".. çalışmak aklımıza gelmez . Aklımıza gelse bile, irademize yansımaz ve rahatımızı bozup herhangi bir zahmete katlanmayı göze almayız."
- "Biz müslümanlar, nedense kendimizi aciz ve çaresiz konumunda görüp kötü gelişmeler karşısında tepki olarak yalnızca sizlanmak ve şikayette bulunmaktan zevk alırız ."
- "Halbuki, istesek şikayetçi olduğumuz bu ve benzeri konuların köklerine kibrit suyu dökebiliriz!"
- "İnsanların görünürdeki işlerine bakarak, Allah'ın yanındaki fazilet ve üstünlüklerini bilmek güçtür..."
- "Çünkü genellikle insanlar aciz birer mahluk olduklarını, bu dünyada muvakkat ve misafir olduklarını ve Allah teâlâ'ya muhtaç olduklarını ancak hastalanınca anlarlar."
- "Dinde taklit bulunduğu gibi, dinsizlikte de taklid vardır. Ülkemizdeki İslam düşmanı bütün dinsizler, dinsizliği birbirinden taklid yoluyla almışlardır."
- Aklın şeriat ile birlikte bulunması ise nur üstüne nurdur.
- "Allah teâlâ'yı doğru bir şekilde tanımak imanın en büyük ve o ölçüde de hassas rüknüdür"
- "Sen hiçbir şey değilken seni yarattım."
- Bu sebeple, bilen bir kimse şeytana karşı bin bilmeyenden daha güçlüdür.
- "Her kim câhillere ilim ihsan eder ise onu zayi eder, Her kim de, hak edenlerden ilmi esirgerse zulmetmiş olur. "
- "Bir kelimenin güzel bir hatla yazılmış olması, seni hayrete düşürmesin, çünkü asıl olan onun ihtiva ettiği mananın güzel olmasıdır."
- "Belli bir ölçüde (ihtiyaç miktarı) fıkıh ilmini öğrenmek her mükellef için farzdır."
- "De ki , doğru iseniz, delillerinizi getirin!"
--reklam--
İtikadda Orta Yol İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çok iyi organize edilmiş olması okumayı kolaylaştırsa da zor bir kitap ama çeviri iyiydi. Girişte kelam ilminden bahsediyor. İslam’ın ilk iki asrında ana akım Sünni kol -merkezde olmanın rehavetinden olabilir- bidat olduğunu düşündükleri fikirlere karşı bir şey yazmıyorlar. Bu kitap biraz geç ortaya çıkan bir türün ürünü, başta mutezile ve felsefeciler olmak üzere farklı fikirlere cevap niteliğinde yazılmış denebilir. Zaten kitap sürekli tez-antitez şeklinde ilerlediği için Gazali’nin ne gibi sorulara cevap verdiğini de okuyoruz. Ama bu kitabı Gazali için önemli kılan, “yanlış” fikirleri çürütmekten ziyade itikatta orta yol dediği Sünniliğin ne olduğunu iddia etmesi ve inananların şüphelerini gidermesidir. Kelam ilmi de ilk başta Sünnilerin pek ilgilenmediği bir alan, hatta ilk yıllarda kelamla ilgilenene kötü gözle bakıyorlar. Gazali, kelam ilminin belli bir kesimin bilmesi gereken bir şey olduğunu düşünse de herkese de lazım değil, diyor. Hatta kelamla uğraşmayı farz-ı kifaye (belli bir kısım yaptığında diğerlerinin de sorumluluğunun kalktığı farz) olarak değerlendiriyor. Gazali, genel olarak akılla şeriat arasında bir denge bulmaya çalışıyor. Girişte şöyle yazmış: “Kötü niyetleri sebebiyle felsefeciler ve Mutezile’nin müfritleri, Şeriatın keskin delillerini reddedecek derecede akla dayanmakta ileri gittiler. Onların tefrite (Haşviyye’nin akıl yürütmeyi tamamen reddederek yalnızca taklidi tercih etmesi) ve bunların ifrata meyletmeleri temkin ve ihtiyattan uzaktır.” Daha sonra da bu dengeyi bulmuş olanları övüyor. Birinci kısım Allah’ın zatı üzerine ki bir noktadan sonra aşırı mantık ve felsefeden ötürü gerçekten beynim yandı. Alem kadim/ezeli midir sorusundan başlayıp önce alemin hadis/sonradan olduğunu sonra bunun bir sebebi olması gerektiğini, sebebin kadim olması gerektiğini vs. bu sırayla ispatlamaya çalışıyor. Sonra yaratıcının bekasından, kıdeminden, cevher-cisim-araz olmamasından ve başka tartışma konularından bahsettikten sonra Allah’ın sıfatlarına geliyor. Ardından yine din felsefesinde çok tartışılan konuların başında gelen Allah’ın fiilleri konusu var. Burada insanın mükellefiyeti, mükafatlandırması, peygamber gönderilmesi gibi konuları ele alıyor. “Kesin olarak sabit olan bir husus, her mümkün’ün makdûr olduğu ve her muhal’in ise makdûr olmadığı keyfiyetidir.” (sayfa 62) “Biz iddia ediyoruz ki, eğer Şeriat olmasaydı, Yüce Allah’ı bilmek ve O’nun verdiği nimetlere karşı şükretmek kullara vacip olmazdı.” (sayfa 138) Burada yine bir noktada daha önce de bunu okumuş olduğum için benim dikkatimi çeken nedensellik ilkesini Hume’a çok benzer bir şekilde reddetmesi: “İşte bu esasa göre, öldürülen bir kimsenin, kendi eceliyle öldüğünü söylemek lâzımdır. Ecel, Yüce Allah’ın, insanın ölümü için yarattığı bir vakitten ibarettir. Bu vakitle beraber boynun vurulmasının veya ayın tutulmasının, yahut da yağmur yağmasının hasıl olması veya olmaması önemli değildir. Zira bütün bunlar, bize göre birtakım yaklaşık nesnelerden ibaret olup, birbirlerinden tevellüd etmiş, doğmuş şeylerden değildir. Fakat bunların bazılarının iktiran etmesi, yaklaşması âdet gereğince tekerrür etmekte, bazıları ise tekerrür etmemektedir.” (sayfa 167) Hume da nedensellik dediğimiz ilkenin aslında hayvansal bir alışkanlık olduğunu ve tümevarımdan geldiğini söyler ki aslında olayların nedenini kesin olarak bilmek imkansızdır. Gazali ek olarak nedensel devamlılığın Allah’ın iradesiyle olduğunu iddia ediyor. Bir sonraki konu Hz. Muhammed’in peygamberliğinin ispatı, sonra da haşir, mizan gibi tamamen şer’i konular geliyor. Bilindiği üzere İslam’da siyaset metafiziğin bir uzantısıdır, bu yüzden bu eser kelam kitabı olsa da nihayetinde konu siyasete de geliyor. İmamet Meselesi bölümü kısacık ama önemli. İslam devleti, teokrasi değildir çünkü peygamber ölünce vahiy kesilmiştir, Sünni görüşe göre epistemolojik ve ontolojik olarak bütün insanlar eşit ve kimse ezoterik bir bilgiye sahip olmadığı için herhangi bir tanrısal bilgi söz konusu değildir. Bu noktada Şiiler ayrılıyor. Mutluluğa ulaşmak da şeriatla/dinin düzenlenmesiyle olur, bu da dünya düzenini gerektir, düzen de otoriteyi/imamı gerektirir. Bu noktada da Hariciler ayrılıyor. Ama işte Sünnilik de burada bitmiyor, Maverdi ve Gazali de şunu ekliyor, halifeye yürütme gücü gerekir, bu da ancak sultanlığın entegre olmasıyla mümkündür. Sünniliğin oluşmasında fitnelerin bıraktığı toplumsal travma çok etkilidir. Bu yüzden alimler topluluğun/cemaatin birliğini (vahdet) en yüksek öncelik olarak görürler. Bu birliği korumak için her fıkıh alimi farklı siyasi teoriler geliştirmiştir. Yine bu çerçevede, Gazali’ye göre kötü bir yönetim bile anarşi ve kaostan daha iyidir (Hobbes’la paralellik kurulabilir.) Kitapta şöyle diyor: “…ilmin dışında kalan diğer bütün şartları haiz bulunan ve kendisinin yoksun bulunduğu ilim için de âlimlerin bilgisine başvuran ve onların sözleriyle amel eden bir kimsenin, bu görevi (halifeliği) üzerine alması halinde, bu kimse hakkında acaba siz ne düşünürsünüz? Size göre böyle bir kimsenin tahtından indirilmesi ve kendisine muhalefet edilmesi vacip midir? Yahut bu durumda da ona itaat edilmesi gerekli midir” denirse, biz deriz ki: Bizim bu konudaki kesin inancımız ve görüşümüz şudur: Bu kimsenin, yerine, herhangi bir fitnenin ve kıtalin doğmasına sebep olmaksızın, bütün imamet sıfatlarını haiz bir şahsın getirilmesi mümkün olduğu takdirde, hal’i, tahtından indirilmesi vaciptir. Şayet bu, ancak bir savaşın veya bir fitnenin meydana gelmesi suretiyle mümkün oluyorsa, bu takdirde ona itaat etmek ve imametini kabul etmek vacip olur.” (sayfa 179) Bu kitapta değil fakat diğer eserlerinde Gazali pratik politikaya dayanarak çok-katmanlı bir halifelik teorisi geliştirir: halifeliğin güçlerini imam, sultan ve ulema arasında dağıtır. Kitabın son bölümünde kimlerin tekfir edilebileceğini söyleyen Gazali Mutezile gibi fırkaları la ilahe illallah dedikleri için tekfir edemeyiz derken felsefecilere yine hiç acımıyor. Basitçe ahireti inkâr ettikleri, alemin ezeli olduğunu ve Allah’ın cüzileri değil sadece küllileri bildiğini iddia etmelerinden dolayı kafir ilan ediyor, peki ama onlar da Allahtan başka ilah yoktur demiyor mu? Neyse ki ona katılmayan birçok İslam alimi mevcut. (yağmur)
Bir tarafta yanlış fikirler diğer tarafta mezhepler ve özellikle Sünni mezhebe yönelik verilen soru cevap şeklindeki satırlar ve son olarak da kafamı kurcalayan bir baskının 400 diğer baskının 200 sayfa olması meselesi var. Acaba diğer kitap iki dille mi verilmiş yoksa sadeleştirilmiş mi bu da merak verici doğrusu. Bir yerden sonra maneviyat çok ağır basıyor diyebiliriz yani Allah için zatı, sıfatları, fiilleri ve hükümleri açıklanıyor ki bu da bir yerden sonra kitabı nasıl tanıtacağımız konusunda yine endişe veriyor. Manevi olarak yanlış bir şey yazarak zarar görmek istemem açıkçası. Okuyarak öğrenmeye devam ediyoruz. Yine yüzeysel bahsedersek, Peygamberimiz, şeriat hükümleri, imamet meseleleri derken şeriat konusu da çok kafamı kurcalayan bir konu. Mesela biri geliyor, bir alçak geliyor daha doğrusu, hanım kardeşlerimize tecavüz ve cinayet olaylarında bulunuyor. Şimdi ben böylelerinin hapse girip, benim ödediğim vergilerle karnının doyurulmasını doğru bulmuyorum. Hangi kardeşim bu doğru, hapisteki tecavüzcüler benim paramla bakılsın hiç önemli değil gibi cümleler kurar ki? Aynı zamanda şu örnek de verilebilir: Necmettin Erbakan vefat ettiğinde, kendisi gibi şeriat isteyenlerden olan ailesinden kızı hanımefendi, miras için medeni hukuka başvurdu. Yoksa kendi payına bir şey düşmüyordu. Yani demem o ki bu kurallar, bu anayasa öyle güzel düzenlenmeli ki, suç işlemek imkansız olmalı. Suçluları caydırıcı cezalar eklenmeli. İnsanların hakları en güzel şekilde korunmalı. Ben olaya böyle bakıyorum bilmiyorum doğrudur yanlıştır ama benim bakışım bu. Hepimize iyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak)
Düşünce mirasımıza sahip çıkabilmek, düşüncelerine dikkat et davranışa dönüşür.. zihin neyi düşünürse o alan gelişir.. İslamın düşüncelerini ehliyetli alimlerin izinde idrak ederek okuma gayesinde olanlarla birlik içerisinde olmak varoluşun kaygısının ispatıyla mümkün olur... (Selma Kol)
--reklam--
İtikadda Orta Yol PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İmam Gazali - İtikadda Orta Yol kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İtikadda Orta Yol PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İmam Gazali Kimdir?
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır.
Hayatı ve yaşadığı dönem
Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti.
Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü.
Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi.
İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu.
Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.
--reklam--
İmam Gazali Kitapları - Eserleri
- Ahiret Hayatı: Ölüm, Kabir, Kıyamet
- Ahlak Kitabı
- Kudsi Hadisler
- Ölüm ve Ötesi
- Kalplerin Keşfi
- El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete
- İhyâ-u Ulumi'd-Din
- Kimyâ-i Saâdet
- Yöneticilere Altın Öğütler
- Aldananlar
- İlahi Nizam
- Abidler Yolu
- Namazın Sırları ve Fazileti
- Tevhid ve Ledün Risaleleri
- Helaller ve Haramlar
- Bana Arkadaşını Söyle
- İbadetlerin Ruhu
- Mişkatu'l Envar Nurlar Alemi
- Kıyamet ve Ahiret
- Kalp Risalesi
- Filozofların Tutarsızlığı
- Fatihatü'l- Ulum
- Tefekkür
- Müslümanca Bir Hayat
- Dünyanın Aldatmasından Korunmak
- Evlenme Adabı ve Şehvetin Kırılması
- Ahiret Aleminin Sırları
- Gıybet
- İslam'da Dostluk ve Kardeşlik Adabı
- Oruç / Sırları ve Fazileti
- Mülkün Sultanlarına / Nasihatül'l-Mülük
- Uzlet - Yalnızlığın Faziletleri
- Mü'minler İçin Yükselme Basamakları
- Yaratılış Hikmetleri
- İlme Teşvik
- Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine
- Minhacü'l Arifin - Ariflerin Yolu (Cep boy)
- Meva'ız-i Kudsiyye
- Hak Yolunun Esasları
- Afetler Kitabı
- Hakikatler Kitabı
- Kalbin İlacı
- Kendini Bulmak
- Müslümanlığın Rükunları
- Nefis Terbiyesi
- Niyet ve İhlas
- Tevekkül ve Tevhid
- Gerçeği Arayanların Yolu
- Ledün Risalesi
- Öğrencinin Rehberi / Minhacü'l Müteallim
- Dil Belası
- Adab Kitabı
- Her Durumda Adaletli Olma
- Cehennem ve Cehennemlikler
- İnançların Esasları / Kavâidi'l Akâid
- Cennet ve Cennetlikler
- Arayışlar Kitabı
- İnsanın Aldanışı
- İlmin Fazileti
- İslam'da Müsamaha
- İmam-ı Gazali'den Kulluğun Haritası
- Tevbe Risalesi
- El-Mürşidü'l Emin 'ila Mev'izeti'l-Mü'minin
- İlim Kapısı
- Sabredenler ve Şükredenler
- Tevbe Kitabı
- İman Kitabı
- Akaid Esasları
- Tevhid Akidesinin Esasları
- Hikmetler Kitabı
- İnançta Hassas Ölçüler İlcamü'l Avam An İlmi'l-Kelam
- Zâdü'l-Âhire - Yolculuk Azığı
- Kur'an Okumanın Adâbı ve Fazileti
- Adaletin Esasları
- Öğütler Kitabı
- Belalar ve Musibetler
- İslam Ahlakı
- Felsefenin Temel İlkeleri
- Nefsimi Nasıl Dizginleyebilirim?
- Batınilerin Belini Kıran Deliller / Te'vilin Temel İlkeleri
- Cimrilik ve Mal Tutkusundan Korunmak
- Hakikat Bilgisine Yükseliş
- Müslümanlık Bilgileri
- İslam'da Evlilik ve Aile Hayatı
- Arayanların Bahçesi
- Müslümanın Edepleri
- İlâhî Muhabbet
- Dinde Kırk Prensip
- Ey Oğul
- Alemlerin Sırrı
- İhya Dersleri İbadetlerimiz
- Gazali'den Vaazlar
- Yol, Bilgi ve Varlık
- İki Risale
- Temizlik Usulleri
- Vasiyetname
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 1
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 2
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 3
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 4
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 5
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 6
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 7
- İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 8
- İtikadda Orta Yol
- El-Kıstasü'l-Müstakim
- İlahi Saadet
- Faziletler Kitabı
- Kavaidü`l Akaid (Akidenin Esasları)
- Cömertliğin Fazileti ve Cimrilik
- Hıristiyanlık Üzerine Değerlendirmeler
- Salihler Bahçesi
- Câh ve Riya - İnsanı Helâka Götüren Hâl ve Davranışlar
- İlahi Sır
- Nasıl İyi Bir Kul Olunur?
- Dua'nın Edepleri
- Dua ve Zikir
- Gündüzlerin ve Gecelerin İhyasının Fazileti
- Marifetullah
- Esmaül Hüsna Şerhi
- Kur'an'ın Cevherleri
- Muhabbet Kitabı
- İyiliği Emretmek ve Kötülükten Menetmek
- Hüccetü'l İslam
- Haccın Sırları
- Yeme İçme Adabı
- Zekat Sırları ve Fazileti
- Tevhid Risalesi
- İhyau Ulûm'id-Di'den Seçmeler
- Hakikat Yolcusuna Notlar
- Evliliğin Hüküm ve Hikmetleri
- Kurtuluş Vesilesi
- Misbahü’l Necah: Terbiye
- Halkların Dostluk ve Kardeşliği
- Ey Nefsim
- Kazanç Yolları
- İtikatta Sözün Özü
- Tasavvufun Esasları
- Batıniliğin İçyüzü
- Günahtan Korunmak
- Mustasfa
- Günlük Vazifeler
- Gazali Külliyatı
- Tasavvuf Külliyatı
- Kur'an'ı Okumak ve Anlamak
- Cahillikten Nasıl Korunabilirim 1
- Minhacül Abidin ilal Cenneti Rabbil Alemin 1. Cilt
- Mi'yâru'l-İlm
- Aşk İle
- Kelam ve Halk
- Kırk Kudsi Hadis
- Parlayan Nurlar
- Çocuk Nasıl Yetiştirilir
- Ahiret Halleri
- İslâm'ın Sınırları
- İman ve Küfür Çizgisi
- Hakikat Çağrısı
- Ecel - Kıyamet (Ölüm ve Ötesi)
- Kardeşlik Hukuku
- Amellerde İlahi Terazi
- Kalplere Şifa
- Selefi Salihinin Mezhebi
- İbadetle Arınmanın Sırları
- Kimyâ-yı Saâdet - 2. Cilt
- Kimyâ-yı Saâdet - 3. Cilt
- Kimyâ-yı Saâdet - 4. Cilt
- Mekasıdü’l-Felasife
- İlahi Nur'lar
- Müzik Ve Manevi Coşku Kitabı
- İki Madnun
- Fakr ve Zühd
- Uzletin Edepleri
- Yolculuk Edepleri
- İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 5
- İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 6
- Namazın Faziletleri
- Aşkın Hâlleri
- Düşünmede Doğru Yöntem
- Müslümanın Şahsiyeti
- İhyâu Ulumi'd-Dîn Tercümesi Cilt - 7
- Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirme
- El Afak (Murada Giden Yol)
- Mizanü'l Amel
- Ehli İçin
- Mustasfâ - Cilt 1
- Mustasfâ - Cilt 2
- Kalplerin Tesellisi
- Ölüm ve Sonrası
- Açıklamalı Dua Mecmuası
- Ölüm Korkusu ve Şiddeti
- Kabir Azabı ve Şiddeti
- Kendini Bilmek
- Tasavvufun Prensipleri
- İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 8
- Allah Teala'nın Yarattıklarında Tefekkür Etmek
- Evlilik ve Nikah Adabı
- İmam-ı Gazzalî’den Üç Risale Güzel Ahlakın Ölçüsü - Dostluk ve Muhabbet Terazisi - Zafer Meşalesi
- Korku ve Ümit
- Tevhid ve Tevekkül
- Cevahirul Kuran (Kuran Cevherleri)
- Namazın Önemi ve Sırları
- İyilik Erleri
- Nefs ve Gurur
- İslam Kardeşliği
- İslam'da Eğitim
- Kur'an'ın Cevherleri ve İncileri
- Müslümanın Günlük Edepleri
- Yalan Dünya - Dünyanın Zemmi
- Peygamberimizin (Sav) Edeb ve Ahlakı
- Esâsü'l-Kıyâs
- Kalbin Halleri
- İlim Kitabı
- İrfan Ordusu
- Helaller Ve Haramlar
- İyiliği Emretme Ve Kötülükten Alıkoyma
- Tefekkür Kitabı
- İki Şehveti Dizginlemek - Mide ve Cinsellik
- Ölüm ve Ötesi
- Filozofların Maksatları
- Nefsin Hileleri ve Terbiye Yolları
- Niyet ve İhlas
- Kalbin Sırları
- Allah İçin Sevmek
--reklam--
İmam Gazali Alıntıları - Sözleri
- Uykudan sonraki uyanıklık gibi, uyanıkken öyle bir hâle geçiverirsin ki uyanıklığın da o hâle nispetle uyku gibi olur ve o hâle geçtiğinde aklınla kurguladığın şeylerin tamamen hayal ürünü olduğunu anlarsın. (Arayışlar Kitabı)
- "Yüceliklere ucuza ermek istersin, Hiç arı olmadan bal olur mu? Sen cahilken, benim senden razı olmamı istersin, O cahil halinle sevgililer senden hoşnut olur mu?." (Alemlerin Sırrı)
- "Kişi, dostunun dini (yolu ve gidişatı) üzeredir; öyleyse sizden biri kiminle dostluk yaptığına baksın." (Uzletin Edepleri)
- Nikâhta beş türlü fayda vardır: Çocuk sahibi olmak, Şehvetin teskin edilmesi, Ev işlerinin yönetilmesi, Sülâlenin çoğalması, Nefis mücâdelesinin yapılması. (Evlenme Adabı ve Şehvetin Kırılması)
- "Akıl, insanın bir sıkıntıya düştüğü zaman ondan nasıl güzellikle kurtulurum diye gayret etmesi değildir; gerçek akıl, kurtuluş arayacağı bir tehlike ve sıkıntıya düşmemektir." (Yöneticilere Altın Öğütler)
- Zira sebebe vâkıf olmak, kaderin sırrına vâkif olmak demektir. (Korku ve Ümit)
- "Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar namazlarında huşû içindedirler" (Mü'minûn 23/1-2). (Namazın Sırları ve Fazileti)
- قال صلى الله ... : وهل ينفع القرآن إلا بالعلم؟ ... (İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 1)
- Ey oğul, diğer aylarda da oruç tut. Çünkü Resûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: Kim ki, ayların perşembe, pazartesi günleri oruç tutarsa Allah Teâlâ ona yediyüz yıllık sevap ihsan eder. (Hüccetü'l İslam)
- Hazreti Enes'in bir hizmetçisi vardı; son günlerinde Enes ona öğretti. Dua "Bismillahirrahmanirrahim. şudur: Bismillahillezi lâ yedurru mea ismihi şey'ün filarzı hüvessemîul alîm." Sabah akşam bu duayı okursan bütün belalardan emin olursun. (Hüccetü'l İslam)
- Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Cennet bahçelerinden geçtiğiniz zaman, oralardan faydalanın!” buyurdu. Kendisine “Ey Allah'ın Rasûlü! Cennet bahçeleri ile neyi murad ediyorsunuz?” diye sorulduğunda cevaben: « “Zikir meclisleri...” » buyurdu... (İlme Teşvik)
- "Amelsiz, cenneti istemek, günahlardan bir günahtır." (Hüccetü'l İslam)
- Bilmiş ol ki seni bugün günahlardan uzaklaştırmayan ve ibadete yönlendirmeyen ilim, yarın da cehennem ateşinden korumayacaktır. Bugün ilminle amel etmez, geçmiş günleri telafi etmezsen yarın kıyamet gününde: "Bizi (dünyaya) geri gönder de salih ameller işleyelim" dersin; sana şöyle cevap ve rirler: "Ey akılsız! Zaten oradan geliyorsun!" (Hakikat Çağrısı)
- Bakara Sûresi'nin son iki âyeti'ni (Âmenerresûlü) okumak, geceyi ihyâ etmeye ve kötülüklerden korunmaya kâfi (yeterli)'dir. İmâm-ı Nevevi . (İbadetlerin Ruhu)
- Sizlerden biriniz dünyâda bildiğiniz bir ölmüş kimsenin kabrine uğrayıp da, selâm verince, o mü'min sizi tanır ve selâmınıza cevâb verir. (Kıyamet ve Ahiret)
- "Biz müslümanlar, nedense kendimizi aciz ve çaresiz konumunda görüp kötü gelişmeler karşısında tepki olarak yalnızca sizlanmak ve şikayette bulunmaktan zevk alırız ." (İtikadda Orta Yol)
- Efendimiz Aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Sizden sonra öyle insanlar gelecek ki, türlü ve zevkli yemekler yiyecek renkli ve rahat binitlere binecek, rengârenk ve güzel kadınlarla evlenecek, kat kat ve nefis kumaşlar giyecektir. Onların bir mîdeleri var ki az ile doymaz, onların bir istekleri var ki çoğa da kanaat etmez. Dünyaya bağlanmışlar. Akşam-sabah düşündükleri ve taptıkları dünyaları. Onu Allahu Teâlâ'nın dışında ilâh ve Rablerinden başka rab kabul ederler. Bütün çabaları dünya içindir. Yalnız hevâ ve heveslerinin peşinde koşarlar. Abdullah'’ın oğlu Muhammed'in katî sözü şudur ki, sizin veyâ onların peşinden, sizden sonra veyâ onlardan da sonra gelenlerden o güne yetişenler, bunlara selâm vermesin, nastatarını ziyaret etmesin, cenâzelerine gitmesin ve büyüklerine hürmet göstermesinler. Zira bunları yapanlar, İslamiyet'in yıkılmasına yedim etmiş olurlar." (İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 6)
- 'Müziğin,kalbin berraklaşmasını sağlayan bir etkisi vardır.' (Müzik Ve Manevi Coşku Kitabı)
- Beden kalbin ülkesidir. Bu ülkede kalbin birçok askerleri vardır. Kalp, ahiret için yaratılmıştır. Allah'ı tanımak ise onun yarattıklarını bilmekten geçer. (Kalp Risalesi)
- Oku Rabbin en büyük lütuf sahibidir. (Tevhid ve Tevekkül)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin