Kitap Künyesi

Yazar: Fırat Sunel

Yayın Evi: Profil Yayıncılık

İSBN: 9789759966706

Sayfa Sayısı: 504

--reklam--

İzmirli Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Okuduğum satırlar altüst olacak hayatımın önsözüymüş meğer...

“Hani hep 'ilk aşk unutulmaz' derler ya. Şiirlerin en güzeli, filmlerin en romantiği hep ilk aşklar içindir. Aslında ne kadar anlamsızmış… Asıl unutulmayan son aşk oluyormuş; son nefes gibi, ondan ötesi yok ki. Tutku jübilesini son aşkta yapıyor ve onunla mezara gidiyormuş…”

Eylül’ün tesadüfen bulduğu bir mektupla başlayan geçmişe uzanan zorlu yolculuğu onu varlığından bile emin olamadığı bir gölgenin peşinden sürüklüyor. Ancak, maziyle hesabını kapatabilmek için tutkuyla gittiği bu sancılı yolun sonunda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…

İzmirli, yaşam ile ölüm arasında kesik kesik nefes alıp veren, tutkulu, gizemli ve sarsıcı bir aşkın romanı...

İzmirli Alıntıları - Sözleri

  • "En derin hatırlar, kokuyla yoğrulanlardır..."
  • “En derin hatıralar, kokuyla yoğrulanlardır.”
  • Onun hayatı bi rüyaydı; günün birinde uyandığı için ölmüştü...
  • Sanki Hayat bir doğum ve bir ölümden ibaretmiş, o iki tarih arasında yaşananların hiç bir önemi yokmuş gibi...
  • Suçluluk melankolisine kapılan insan neden ölümü düşler? Sanırım yaşadığı sıkıntı ve çaresizlikleri geride kalanların omuzlarına yıkmak için. Ölüm her şeyi affeder, suçluyu bile mağdur yapar.

İzmirli İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İsmini ilk defa Büyük Kafkasya Sürgünü adlı dizide duyduğum Fırat Sunel’in dilime yıllarca dolayacağım romanının adı. Bilenler bilir benim favori kitaplarım vardır, kimse sevmese bile ben sevebilirim onları. Biri kötü bir şey söyleyecek olsa hemen çıkartırım pençelerimi. İşte İzmirli de öyle bir yerde şu an benim için. Eylül, Yağmur, İzmirli. Ama galiba kitapta beni en çok etkileyen şey annesine bu kadar hayran bir kız olan Eylül. İstanbul’da başlayıp adı ile biten bir roman. Yer yer kızmadım mı, kızdım. Hem de çok. Ya bir dakika bu böyle olamaz, dedim. Özellikle İzmirli’nin Yağmur diye sevdiği Eylül ile birlikte olması benim üzerimde buz etkisi bıraktı ama yine de kitabı elimden bırakamadım. Sinirlene sinirlene okudum o satırları. Ama Çehov’un aklıma kazıdığım ,maalesef ki, sözüne istinaden sakinliğimi korudum. “Eğer oyunun birinci sahnesinde duvarda asılı bir silah varsa, o silah üçüncü sahnede patlamalıdır" Çehov’un tiyatro eserleri için söylediği ve silah kuralı olan geçen bu kural aslında olay örgüsü olan çoğu yerde işimize yarar. Ve ben maalesef ki bu kuralı her filme, her romana, her hikayeye, her masala kısacası olay örgüsü gördüğüm her yere uyguluyorum ve sonunu buluyorum ama bu son, tahmin etmeme rağmen beni o kadar mutlu etti ki. Bir hastalık bu kadar güzel anlatılabilirdi. Beni en çok etkileyen yerlerden biri Yağmur’un hayal dünyasını yıkan an ve sonrasında durumunu bir bir fark etmesi idi. Kitabın mutlu sonla bitmesi içime su serpti diyebilirim. Ben mutlu sonları seven bir okurum yoksa yazarı arayıp bunlar neden mutlu olmadı, diyesim geliyor. Aklımı kurcalıyor günlerce neden ama neden diye. Kitabı bitirdiğimde rahat bir uyku çekmemi sağlayan sayın Fırat Sunel’e çok teşekkür ederim. Aslında birçok şey yazabilirim ama çok fazla ipucu vermek istemiyorum. Tek bir cümle bütün büyüyü bozabilir çünkü bu kitapta. İzmirli ve Yağmur’un sonradan Eylül’ün de dahil olduğu Değirmen’den güzel havalar size doğru eser umarım. Hayatınızdaki İzmirli’nize bu kitabı hediye edebilirsiniz. Ama ona mutlaka sonunu okumasını söyleyin :) kitap/kitap--50083 (Demet Bilgin)

Kesinlikle okunmalı :) sadece aşk değil, gizem, tutku ve psikolojik bir roman. Özellikle İzmir ve Karaburun tutkunlarına öneririm. Bugünü okurken nostalji yaşıyor, okuduktan sonra uzun süre etkisinden kurtulamıyorsunuz. (Fırat Sunel)

Kafa karıştıran bir anlatımı yok. Ancak cümleler arası bağlantıları yakalamak için önceki bölümleri iyi hatırlamak gerek. Böyle bir son beklemiyordum çok iyi bitti. Öncesinde Eylül'e baya kızmıştım... (Betül)

İzmirli PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Fırat Sunel - İzmirli kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İzmirli PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Fırat Sunel Kimdir?

Asmara (Eritre) büyükelçisi.

--reklam--

Fırat Sunel Kitapları - Eserleri

  • Salkım Söğütlerin Gölgesinde
  • İzmirli
  • Sarpıncık Feneri

--reklam--

Fırat Sunel Alıntıları - Sözleri

  • " Yanan ana ürəyini bu dağların sərin havası, Uravelin buz kimi suyu soyudardı? Soyutmazdı, əlbəttə. " (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
  • “Farkında değildik o zamanlar hiçbirimiz; yalnızlık ve yoksulluk nasibimiz olsa da, meğer çocukluk günlerimizin o son demleri aslında hayatımızın en güzel dönemleriymiş...” Sapıncık Feneri / Fırat Sunel (Sarpıncık Feneri)
  • Suçluluk melankolisine kapılan insan neden ölümü düşler? Sanırım yaşadığı sıkıntı ve çaresizlikleri geride kalanların omuzlarına yıkmak için. Ölüm her şeyi affeder, suçluyu bile mağdur yapar. (İzmirli)
  • İnsanı insana kırdırmışlar, kardeşi kardeşe düşman etmişler baksana. Bu koca dağları, geniş ovaları mı paylaşamamışlar? (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
  • Öğrenmeyi bir fidanın yeşerip serpilmesine benzetirdi Ethem Öğretmen. Fidanı büyütmek için nasıl toprağını çapalayıp havalandırmak ve sulamak lazımsa, bilgiyi büyütmek için de bolca okumak lazım derdi. (Sarpıncık Feneri)
  • Meğer çocukluk günlerimizin o son demleri aslında hayatımızın en güzel dönemleriymiş... (Sarpıncık Feneri)
  • “En derin hatıralar, kokuyla yoğrulanlardır.” (İzmirli)
  • Sanki Hayat bir doğum ve bir ölümden ibaretmiş, o iki tarih arasında yaşananların hiç bir önemi yokmuş gibi... (İzmirli)
  • İnsanı insana kırdırmışlar, kardeşi kardeşe düşman etmişler baksana. Bu koca dağları, geniş ovaları mı paylaşamamışlar? (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
  • Baba ocağı olmadıktan sonra her yer gurbetti. (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
  • " Hər biri bir yerə gedən bu qatarlar onları ailələrinə qovuşdurmayacaqdı. Onlarla insan bir daha sevdiklərinin harada olduğunu bilmədən yaşamağa çalışacaqdılar. " (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
  • Onun hayatı bi rüyaydı; günün birinde uyandığı için ölmüştü... (İzmirli)
  • Farkında değildik o zamanlar hiçbirimizi; yalnızlık ve yoksulluk nasibimiz olsa da, meğer çocukluk günlerimizin o son demleri aslında hayatımızın en güzel dönemleriymiş… (Sarpıncık Feneri)
  • " Müharibə onlarda bir daha heç silə bilməyəcəkləri yaralar açmış, ürəklərini əbədilik dağlamışdı..." (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
  • Zaman yerinde duramayan zıpır bir çocuk misali koşturuyor ve ona ayak uydurmaya çalışırken daha hızlı yaşlandığımı fark ediyorum. (Sarpıncık Feneri)
  • Epiktetos: “Bir insanın anavatanı çocukluğudur.” (Sarpıncık Feneri)
  • “Dünya mı artık daha zalim, yoksa biz çocuktuk da bilemiyor muyduk?” (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
  • Çünkü eksilen hayatların yerine bir şey konulamıyordu... (Sarpıncık Feneri)
  • Vurduğu silahsız Kızıl Ordu askeri geldi yine gözünün önüne. Tetiğe bastığında dizlerinin üzerine çöküvermişti. Yaşıyor gibiydi… idealleri uğruna silahsız bir adamı öldürmenin ağırlığını her zaman içinde hissetti Vitali. O mavi gözlü ceset,ömrünün geri kalanında onu hep izledi… (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)
  • Dünya mı artık daha zalim, yoksa biz çocuktuk da bilemiyor muyduk? (Salkım Söğütlerin Gölgesinde)