Kitap Künyesi

Yazar: Onur Ataoğlu

Yayın Evi: Çınar Yayınları

İSBN: 9789753482523

Sayfa Sayısı: 224

--reklam--

Japon Yapmış Türk Gezmiş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Japonlar yaradılış efsanelerinde kendilerini kutsal ruhların soyundan gelen özel bir kavim olarak anlatır. Bu kitabı okuduktan sonra o efsanelere hak vereceksiniz işte Tokyo'dasınız O büyük karmaşanın içinde öylesine dingin bir düzen var ki şaşırıyor ve düşünüyorsunuz Bunu dünyalılar yapmış olamaz Japonya'yı Onur Ataoğlu'nun kılavuzluğunda gezerken hayran olacağınız çok yer şaşıracağınız çok şey bulacaksınız. Sapporo'nun buzdan heykellerinden Okinavva'nın tropik kumsallarına uzanacak Hiroşima Barış Müzesi'nin hüznünden Osaka çarşısının çılgın taraftarlarının coşkusuna sıçrayacaksınız. Kyoto sokaklarında süzülen geyşalar kadar topuklu ayakkabılarıyla Fuji Dağına tırmanan çılgın kızlar da ilginizi çekecek. Nikko'nun filozof maymunlarını da Nara'nın bisküvit dilenen geyiklerini de seveceksiniz. Himeji Kalesinin labirentlerinden Ertuğrul gemisinin battığı Kuşimoto kayalıklarındaki şehitliğimize kadar birçok yeri görmek isteyeceksiniz. Bazı geceler geleneksel ryokanların yer yataklarında yatarken bazen aşk otellerinde geceleyecek ya da kapsül otellerin çekmecelerinde uyuyacaksınız. Şanslıysanız sizi en iyi şekilde ağırlayabilmek için gözünüzün içine bakan bir Japon ailenin ince nezaketi sizi mahcup edecek. Japon arkadaşınızın navigatörüne rağmen kaybolacak hayatında ilk kez otostopçu gören bir genç kız tarafından kurtarılacaksınız. Pimpirikli Japon rehberinizin saniyelik dakikliğine gülerken ikinci Dünya Savaşı'nda henüz küçük bir çocukken tüm ailesini kaybedip karnını otlarla doyurmak zorunda kalan yaşlı amcanın hikayesine ağlayacaksınız.

--reklam--

Japon Yapmış Türk Gezmiş Alıntıları - Sözleri

  • Değişmeyen ayakta kalamaz, pedala basmayı bırakan düşer.
  • Kucağında alev almış bebeğiyle nehre atlayan anneler, belki bombalanmaz umuduyla okul ve hastanelere sığınıp kavrulan yaşlılar, günlerce Tokyo sokaklarından silinmeyen yanık et kokusu ve nehirlerden akıp giden yanmış cesetler...
  • Bilgelik ve bilgililiğin çok farklı kavramlar olduğunu düşünürüm. Bilgelik sadece bilgiye dayanmıyor. Bilgililik de insanları bilge yapmıyor, hatta bazen tam tersi sonuçlara yol açıyor. Fazla bilginin sebep olduğu aşırı öz güven ve kibir insanoğlunu bilgelikten uzaklaştırıyor. Bilgi, ancak kendini ve çevreni iyi tanımanın, bilmenin ve farkında olmanın imbiğinden süzülürse bilgeliğe evriliyor.
  • Sevgi hakkında hep söylenegelen duygusal bir saptama vardır; eğer sevginin bir “neden”i varsa o sevginin saflığı bozulmuş demektir.
  • Japon bilim adamları Türkiye’deki İzmit depreminden sonra olduğu gibi televizyonda dalaşacağına yapı teknolojilerini, deprem erken uyarı sistemlerini geliştirmek üzerine çalışıyorlar. Kamuoyu da onları “en seksi erkek” seçmek yerine saygı gösteriyor, dediklerini uyguluyorlar.
  • Sevgi hakkında hep söylenegelen duygusal bir saptama vardır; eğer sevginin bir "neden"i varsa o sevginin saflığı bozulmuş demektir.
  • Aslında bu maymunlar, gözünü kapatan Mizaru, kulaklarını kapatan Kikazaru ve ağzını kapatan Iwazaru, Budizmin Tendai mezhebinin üç ana prensibini temsil ediyor; kötüyü görmezden, duymazdan gelmek ve söylememek!

--reklam--

Japon Yapmış Türk Gezmiş İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Muhteşem Bir Gezgin Edebiyatı kitabı: Okurken yer yer güldüren, yer yer gözleri dolduran kalpleri sızlatan, yer yer hayran bırakan ve huzur veren, yer yer çokta güldüren bir kitap serüvenini bitirdim Bu serüvende ne kazanımlar edindim paylaşma vakti. Birincisi şunu belirteyim, başlangıç seviyesinde Japonca biliyorum, kuzenim ticaret hukuku ile ilgili bir eğitime gidince bende heves edip öğreneyim dedim. Japon kültürü inanılmaz geniş inanılmaz felsefi bir kültür. Hayata bakışlarını alfabelerindeki harflerle açıklıyor olmaları da buna delalet diye bilirim. " Sanskritçenin ve Japon hiragana alfabesinin ilk harfi “a”, son harfi “n”dir. “Aaa” doğum esnasında ruhun bedene girdiği anı, “inn” ise ruhun bedenden çıkışını temsil eder. İkisinin arası da yaşam sürecidir. " s.150 Kitaptan paylaştığım alıntı da okuduğunuz gibi Doğu Felsefesi cidden farklı bir bakışa sahip. Kitabı şöyle bir özet anlatım yapıp ,başlıkları anlatayım. Kapsül oteller: Japon misafirler buraları tercih ediyormuş, gösterişten uzak inanılmaz dar yaşam alanları, bizim yüzlerce metrekarelik evler onlar için gereksiz geliyor. Kara kalem muhteşem çizimler: Her başlık öncesi kitap içinde bu çizimler var betimleme etkisini doruğa çıkarmak amacıyla yapılmış. Japonca terimler: Her terimin açıklaması parantez içinde verilmiş, yeni yeni terimler öğreniyor insan. Mesela ben kıyafetlerini kimono olarak biliyordum ama kışın giyilen kalın olanın ismine ise " yukata" deniyormuş. Bu kitabı anlatmak böyle inceleme yazısıyla çokta olacak iş değil, okuma gününde pasaj pasaj konuşmak hasbihal etmek lazım. Düşünün Hiroşima’da yaşanan ikinci dünya savaşındaki vahim olaydan kalan izlerin sergilendiği, " Barış Müzesi " bile sayfalarca konuşmak lazım! Birde Deprem konusunu var ,kitapta Japonların depreme dayanıklı binaları geliştirirken bizim Marmara Depremi sonrası yoğun Araştırmaları ile olduğunu belirtiyor yazar. Yazara geleyim birazda, bana göre tam bir mizahşör , sanki bakkal Mehmet abinin halk dilindeki mizahi sohbetleri gibi kitaptaki cümleler muazzam ,samimi, sıcak ve saatlerce okunsa sıkmıyor insanı. Yine Japon mimarisine geri döneyim, Ünlü bir kaleleri var, bakın bu noktaya pür dikkat kesilin, Deprem bölgesi Japonya'da çivi bile çakılmadan yapılmış bir mimarı, ahşapları birbirine lego gibi geçirerek yapılmış mimaride , asırlara meydan okumuş bozulmadan. Lakin restore gerektiği içinde lego gibi söküp yeniden birleştirilmiş sonradan. Muazzam değil mi? Bkz. s.122 Yapılan Araştırmaların Japonların en sevdiği ve saygı duyduğu millet bizler olduğumuzu gösteriyormuş. Sebebi mi? Orta Doğu’da mahsur kalan Japonları ,THY bünyesindeki görev yapan kahraman bir pilotumuz hiç düşünmeden uçakla büyükelçiliğe ulaştırmış. Yıllar sonra Tokyo’da eşi ve kızıyla dolaşırken yazar, çok yaşlı bir amcanın, onları görüp nerden geldiklerini sorduklarında, Türkiye'den diye cevap vermesi ile yaşlı amca hızlı adımlarla kızına çikolata getirmesi ve siz bizi kurtardınız deyip teşekkür etmesi ise beni çok duygulandırdı. İncelemeyi bitirirken , bana bu Yazar tarafından imzalı kitabı sunan sahaf dosta teşekkür ederim. Cidden harika bir kitap okudum. Keyifli okumalar... (Barış...)

Onur Ataoğlu'nun kaleme aldığı Japon yapmış dizisinin 3. ve son kitabı. Ülkenin muhteşem doğasını yerel kültür özelliklerini ve mutfaklarını, Tokyo ve civarındaki gezilecek yerleri, Hiroşima’yı ve atom bombasının etkilerini, Kyoto’yu, Osaka’yı, sıradışı Japon otellerini, benim çok beğendiğim Ryokanlarını, trenlerini, bilumum çeşit tapınaklarını, depremlerini ve birçok ilginç güzellikleri okuyacağınız güzel bir kitap… Kitapla kalın, keyifli ve feyzli okumalar… (Fatih durmuş)

--reklam--

Japon Yapmış Türk Gezmiş PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Onur Ataoğlu - Japon Yapmış Türk Gezmiş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Japon Yapmış Türk Gezmiş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Onur Ataoğlu Kimdir?

--reklam--

Onur Ataoğlu Kitapları - Eserleri

  • Japon Yapmış
  • Japon Ne Yapmış
  • Japon Yapmış Türk Gezmiş

--reklam--

Onur Ataoğlu Alıntıları - Sözleri

  • Dünyada intihar oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri Japonya. Ayrıca, bu oranın yüksek olduğu diğer ülkelerde intiharın ana sebebi depresyon iken, Japonya’da utanç ve başarısızlık. (Japon Yapmış)
  • gençlerin flörtü, arkadaşlığı normal karşılanıyor. cinsellik hayatın doğal bir bileşeni; kesinlikle tabu değil, kimse gözünde büyütmüyor, olduğundan daha yüce ve çarpıtılmış bir anlam yüklemiyor. hal böyle olunca japon gençleri bizim toplumumuzun ergenlik döneminde yaşadığı travmayı pas geçiyorlar. "evlenmeden olmaz" anlayışı yerine "olmadan evlenilmez" prensibini benimsiyorlar, böylece "eşlerin uyumu" ünitesine bir adım önde başlıyorlar. (Japon Yapmış)
  • Japon milletinin trende, otobüste efsanevi derecede çok okumasının bir sebebi de alfabeyi ve okumayı unutmamak çabası! Bir süre kitap-gazete okumayan bir Japon kısa zaman içinde Japonca okuma yazmayı unutmaya başlayabiliyor. (Japon Yapmış)
  • En iyi tasarlanmış bahçe, hiç tasarlanmamış gibi görünendir; bu düstur da çelişkiler diyarı Japonya’nın bir başka cilvesidir. (Japon Ne Yapmış)
  • Japonya ile Türkiye arasında gördüğüm benzerliklerden biri de, iki ülkede de hiçbir zaman ciddi bir tehdit teşkil etmemiş olan zavallı komünizmin her daim bir öcü olarak öne çıkarılması ve bu süreçte diğer “aşırı”ların parsayı toplaması idi. (Japon Yapmış)
  • Bilgelik ve bilgililiğin çok farklı kavramlar olduğunu düşünürüm. Bilgelik sadece bilgiye dayanmıyor. Bilgililik de insanları bilge yapmıyor, hatta bazen tam tersi sonuçlara yol açıyor. Fazla bilginin sebep olduğu aşırı öz güven ve kibir insanoğlunu bilgelikten uzaklaştırıyor. Bilgi, ancak kendini ve çevreni iyi tanımanın, bilmenin ve farkında olmanın imbiğinden süzülürse bilgeliğe evriliyor. (Japon Yapmış Türk Gezmiş)
  • Sevgi hakkında hep söylenegelen duygusal bir saptama vardır; eğer sevginin bir “neden”i varsa o sevginin saflığı bozulmuş demektir. (Japon Yapmış Türk Gezmiş)
  • Sushi kısaca, çiğ balığın pirinç sirkesi ile pişirilmiş pirinç eşliğinde yenmesidir. (Japon Ne Yapmış)
  • Toplumsal sınıflar arasındaki fark yok denecek kadar azdı ve gelir dağılımında büyük bir adaletsizlik yoktu. Herkes insanca kazanıyordu, herkes birbirinin “müşteri”siydi. Kimsede bir diğerini hor görme, adam yerine koymama tavrına rastlanmıyordu. En pahalı restoranlardan en lüks mağazalara kadar hiçbir yerde tipinize, kılığınıza göre farklı muamele görmüyordunuz. Hafta içi size yemek servisi yapan garsonla hafta sonu kayak yapmaya gidebiliyordunuz. (Japon Ne Yapmış)
  • Bir başka sıradışı Japon yemeği ise basashidir. Basashi, kısaca, çiğ at eti olarak tanımlanabilir. Basashinin yabancılar arasında infial yaratmasının üç muhtemel sebebi vardır: çiğ olması, at olması ve hem çiğ hem de at olması. (Japon Ne Yapmış)
  • Dürüstlük konusunda da bu dünyanın ötesinde standartlara sahiptirler. Japonlar dürüst davranırken bunun bir erdem olduğunu bile düşünmezler; dürüstlük zaten normal olan davranış biçimidir. (Japon Yapmış)
  • Japon mutfağında malzemelerin doğal tadının vurgulanması esastır. Japonlar yemeği olabildiğince sade bir biçimde hazırlarlar, az pişirirler veya pişirmezler, malzemenin özelliklerini kaybetmemesine özen gösterirler. Bunu da söz konusu yiyecek maddesinin ruhuna saygıdan yaparlar. (Japon Ne Yapmış)
  • Sakura öncelikle hayatın kısalığının ve geçiciliğinin simgesidir; (Japon Yapmış)
  • Sushicilerde kadın usta görmemenizin sebebini ise, kadınların ellerinin erkeklerden daha sıcak olması ve bu durumun sushiyi "bozması" olarak açıklayacaklardır. (Japon Ne Yapmış)
  • Japon bilim adamları Türkiye’deki İzmit depreminden sonra olduğu gibi televizyonda dalaşacağına yapı teknolojilerini, deprem erken uyarı sistemlerini geliştirmek üzerine çalışıyorlar. Kamuoyu da onları “en seksi erkek” seçmek yerine saygı gösteriyor, dediklerini uyguluyorlar. (Japon Yapmış Türk Gezmiş)
  • Değişmeyen ayakta kalamaz, pedala basmayı bırakan düşer. (Japon Yapmış Türk Gezmiş)
  • Örtbas etmenin milli bir spor olduğu Japonya’da, hele ki yabancıysanız, hiçbir şeyiniz çalınmaz, sadece kaybolurdu. (Japon Ne Yapmış)
  • Kucağında alev almış bebeğiyle nehre atlayan anneler, belki bombalanmaz umuduyla okul ve hastanelere sığınıp kavrulan yaşlılar, günlerce Tokyo sokaklarından silinmeyen yanık et kokusu ve nehirlerden akıp giden yanmış cesetler... (Japon Yapmış Türk Gezmiş)
  • Ülke sevgileri slogancı değil, yapıcıdır; “Ya sev ya terk et” yerine, “Seviyorsan gereğini yerine getir” felsefesi hâkimdir. (Japon Yapmış)
  • İki tarafın da sunduklarıyla beklentileri uyuşmayınca, kıtalararası bir hayal kırıklığı kaçınılmaz oluyordu. (Japon Ne Yapmış)