Kitap Künyesi
Yazar: Aristophanes
Çevirmen: Erman Gören
Çevirmen: Eser Yavuz
Orijinal Adı: Ecclesiazusae
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786052958056
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Kadın Mebuslar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aristophanes (MÖ 450?-MÖ 388?): Yaşamına dair pek kesin bilgiler yoktur. Yazdığı kırk kadar oyundan sadece on biri günümüze ulaşmıştır. Kıvrak ve keskin diliyle ünlü olan Aristophanes, komedya sanatının bütün inceliklerini çağının tanıklığıyla kaynaştırmış büyük bir tiyatro ustasıdır. Kadın Mebuslar’da, Aristophanes’in bir başka komedyası Lysistrata’ya benzer bir şekilde kadınların kent yönetimini ele geçirmesini konu edilir. Kadınların yönetiminde kent ve bütün mülkler herkesin ortak malı haline gelecek, herhangi bir hukuki dava görülmeyecektir artık. Platon’un Devlet’iyle birlikte ilk komünist ütopyalardan biri olarak da görülen Kadın Mebuslar, Türkçeye ilk kez Eski Yunanca aslından çevriliyor.
Erman Gören: 2005 yılında İÜ Eski Yunan Dili ve Edebiyatı ve Felsefe lisans programlarından eşzamanlı mezun oldu. 2017 yılında Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri alanında Doçent unvanı aldı. Halen Eski Yunan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmakta, Arkaik Yunan şiiri, erken ve klasik Yunan düşüncesi, Yunan filolojisi, Yunan yorum geleneği konularında lisans ve lisansüstü düzeyde dersler vermektedir. Pindaros, Sappho, Aristophanes gibi şairlerin yanı sıra, Platon, Aristoteles ve Proklos gibi filozofların metinlerini de dilimize kazandırmaya çalışmaktadır.
Eser Yavuz: İÜ Felsefe Bölümü mezunudur. Hermeneutik ve çeviri ilişkisi konulu yüksek lisans çalışmasını aynı üniversite ve bölümde sürdürmektedir. Lisans döneminde aldığı Eski Yunanca dersler vasıtasıyla antik drama sanatıyla, özellikle de komedyayla yakından ilgilenmeye başlamış, son dönemde Aristophanes’in komedyalarını dilimize kazandırmaya yoğunlaşmıştır.
--reklam--
Kadın Mebuslar Alıntıları - Sözleri
- Zordur siz müşkülpesent beylerin aklına girmek; Sizi sevmeye can atanlardan korkar, Buna hiç niyeti olmayanlara da her defasında kul köle olursunuz.
- Diyeceğim o ki yaşamdan herkes payını alarak her şeye ortak olmalıdır, öyle ki biri zengin öteki sefil olmasın. Biri kocaman araziyi işlerken, ötekinin defnedilecek toprağı yok, birinin pek çok kölesi varken, ötekinin bir uşağı bile yok. Halbuki ben herkes için ortak bir yaşamı, bu eşitliği sağlayacağım.
- Diyeceğim o ki yaşamdan herkes aynı payı alarak her şeye ortak olmalıdır, öyle ki biri zengin öteki sefil olmasın.
- "Yeni bir şeylere başlamaktan çekinme. Zira eskiyi umursamama diğer bütün esaslarımıza eşdeğerdir."
- Görüyorum zira rezil önderlerin memleketi istismar ettiğini. Kazara bir gün iyi olsa bile bu kişi, on gün beter oluverir.
- Yeni bir şeylere başlamaktan çekinme.
- sensin bunların sorumlusu ey ahali! zira halkın parasını maaş diye alıp her biriniz şahsı kazancına dikiyor gözünü
- aç kapını, kucakla beni Sendendir çektiğim çile. Ey altınla bezenmiş sevgilim
- Birinci Kadın: Dişi-fikirli kadınlardan bir cemaat, nasıl halka nutuk çekebilir ki? Praksagora: Pekâla da yapar Hem zaten kendine vurduran delikanlıların çoğunun konuşmada pek usta olduğunu söylerler. Bu şans eseri bir durum, bizde doğuştan var zaten.
- Çünkü bir “komedya” dahi gösterebilir doğru olanı. Ben de söyleyeceğim zaten korkunç ama doğru olanları.
- Zeus hakkı için, bizim sadece almamız gerek. Tanrılarımız da öyle yapıyor zaten.
- Çünkü bir “komedya” dahi gösterebilir doğru olanı. Ben de söyleyeceğim zaten korkunç ama doğru olanları.
- Çünkü bir "komedya" dahi gösterebilir doğru olanı. Ben de göstereceğim zaten korkunç ama doğru olanları.
- Yine de, bana kulak verirseniz kurtulursunuz. Ben derim ki kentimizi kadınlara teslim etmeliyiz. Evde onları hem müdür, hem kâhya diye kullanıyoruz.
--reklam--
Kadın Mebuslar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Adından dolayı büyük bir beklentiyle başladığım bir kitaptı diyebilirim. Ama o beklentinin tadını alamadım. Sorun bende miydi bilemedim. Dönemin ahlaki yapısını net bir şekilde görebiliyoruz. Aristophanes de zaten komedyalarında az çok erkeklerin eşleri konusunda çekindikleri noktaları alaycı bir şekilde ele alıyor. Acaba Kadın Mebuslar'ında da gerçek bir önderin insanları, yasalara itaat ettirebileceğini mi söylemeye çalışıyor diye düşündüm. Belki de... (Ayşe Tülüce)
Feminist Aristophanes: Platon'nun Devlet'inden önce yazılması ve ortak bir komünist ütopya kapsamında bakıldığında oldukça şaşırtıcı bir kitap. Yazıldığı dönem ve o döneme ait genel etik durumlar göz önünde bulundurulunca daha da etkileyici oluyor hele ki kadınların yönetimi hususu. Feminist unsurlar, genel ataerkil yapının dışına çıkınca diyaloglar daha da dikkatle okunuyor. Çok ilginç bir kitaptı. (Aybike Begüm OKUR)
Şöyle bırakıyorum ilk incelemeyi :): Puanım 5/5 (%88/100) Komedinin Babası olarak çağrılan Aristophanes bir oyununda daha döneminin sorunlarıyla dalga geçiyor. Kitap Lysistrata gibi kadınların şehrin yönetimini ele geçirmesini konu ediniyor. Tekrardan bir kadını ana karakter yapmasıyla aslında döneminde yazılan diğer türden eserlerle ve yapısıyla da dalga geçiyor Aristophanes. (Tragedya o dönemin popüler türü ve tragedyalarda kadınlar genelde yer almaz, alırsa da çok önemsiz ufak rollerde yer alır.) Kitabın ana karakteri Praksagora diğer kadınları topluyor ve erkek kılığında bir meclis oluşturuyor. Bu meclis sayesinde kadınların istediği bütün kararları alıyorlar. Şehrin erkekleri de bu absürt kararlara uymak zorunda kalıyor. Kararların hepsinden bahsetmem mümkün değil fakat bu kararlar aslında çok önemli bir özellik taşıyor. Alınan kararlar Marksist düşüncelere aşırı benziyor. Tabi bu eserin 392 gibi bir yılda sahnelendiğini düşünürsek Marksist düşüncelerin aslında buradan geldiğini kabul edebiliriz. Kararların genel özelliği şu şekilde; bütün yiyecek, içecek, önemli mücevherler vb. devlete verilecek ve devlet bunu uygun bir şekilde herkese eşit olarak dağıtacak. Bu şekilde hırsızlık, eşitsizlik, sınıf sistemi gibi şeyler ortadan kalkmış olacak. Tabi ki kararlar sadece bunlardan ibaret değil. Kadınlar yönetimi ele geçirdiği için şöyle kararlar da var: bir erkek genç bir kızla yatmadan önce yaşlı bir kadını tatmin etmek zorundadır. Kitap iki parçadan oluşuyor diyebiliriz. İlk kısım Praksagora'nın kararları açıkladığı kısım, ikincisi ise bu kararlardan sonra şehrin hali. Komedi kısmı aslında kitabın ikinci kısmında ortaya çıkıyor. Bu kısımda aşırı zekice yazılmış, isimlerle yapılan sözcük oyunlarından tutun da cinsel şakalara kadar birçok şey yer alıyor. (O zamanın Yunanistan'ını düşünürsek bunlar çok büyük yenilikler. Ayrıca bir o kadar da cesur.) Kitabı çok beğendim gerçekten. Okuduğum en iyi çevirilerden olabilir. Espriler ve şakalar çeviri olmasına rağmen orijinalı gibi tat veriyor. Kitabı okurken gerçekten gülümseyip durdum. (Mert Öncel)
--reklam--
Kadın Mebuslar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Aristophanes - Kadın Mebuslar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kadın Mebuslar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Aristophanes Kimdir?
Aristofanes (Aristophanes), MÖ 456 - MÖ 386 yılları arasında yaşamış bir komedya yazarıdır.
Eski komedyanın en büyük yazarı olarak nitelendirilen Aristofanes, Aegina’da doğdu. Babasının adı Philippos'dur. Gençliğine dair kesinlik taşıyan bilgiler olmamakla birlikte günümüze ulaşamayan ilk oyunu "Bilgelerin Şöleni"nin MÖ 427’de oynandığı bilinmektedir. Dolayısıyla, Aristofanes’in oyun yazarlığı döneminin, Perikles'in ölümünden (MÖ 429) sonraki döneme tekabül ettiği söylenebilir. Yazar, Atina demokrasisinin en parlak dönemine yetişmiştir.
Perikles'in ölümünden sonra başa geçenlerin çıkarcı ve ikiyüzlü davranışları, Aristofanes'in komedyalarında sık sık yerilir. Özellikle Peloponez Savaşı esnasında savaş çığırtkanlığı yapan kişiler, Aristofanes'in "Barış Üçlemesi" diye adlandırılan komedya eserlerinde alaya alınırlar. Bu üçleme yazarın "Lysistrata" veya "Kadınlar Savaşı" (MÖ 411), "Barış" (MÖ 421), "Kömürcüler" (MÖ 425) adlı oyunlarından oluşmaktadır.
Aristofanes geleneklere bağlı ve her yeniliğe tepki gösteren bir yazardı. Düşüncelerinde tutucuydu. Edebiyatta ve sanatta yapılan yenilikleri pek beğenmezdi. Ona göre en iyi tragedya yazarı Aiskhylos’tur. Oysa her yönüyle yeni olan Euripides’i tutmaz, komedyalarında onunla alay ederdi. Yazarın tutumu Sophistlere ve doğal olarak Sokrates’e karşı da aynıydı; çünkü Aristofanes’in gözünde bunlar tehlikeli ihtilalcilerdi, gelenekleri yıkan, töreleri saymayan düşünürlerdi. Tüm bunlara rağmen, MÖ 411'de yazdığı "Lysistrata" oyununda gerçekleşeceğini umduğu barışı tesis etme görevini kadınlara verir. Bu durum, kadınların yurttaş bile sayılmadıkları Atina toplumu açısından önemli bir adımdır.
Aristofanes’in günümüze ulaşmayan ikinci oyunu ise "Babilonyalılar"dır (MÖ 426). Bu oyun Atina’nın iç ve dış politikasını taşlayan bir eserdir. Oyun, Dionysos şenliklerinde ve 3 kez de Lenaia bayramında oynanmıştır.
Aristofanes, yapıtlarını koronun ve mimin önemini koruduğu dramatik dönemin sonlarında vermiştir. Koroya yer vermeyen son oyunu da ("Plutos") kısa süren ve MÖ 4. yüzyıldan önce yerini Yeni Komedya’ya bırakan Orta Komedya’nın günümüze kalan tek örneği olarak bilinir.
Aristofanes’in yapıtlarının günümüzde de önemini koruması, diyaloglarındaki yaratıcılığa, genellikle yerinde ve ölçülü kullanılan yergi öğesine bağlanabilir. Özellikle Euripides’i alaya aldığı parodilerinin parlaklığının ve koro şarkılarının canlılığının yanı sıra barış, kadın-erkek ilişkileri, iktidara yergi gibi evrensel temaları ele alması, yapıtlarının geçerliliğini sağlayan diğer niteliklerdir. Her şeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işler. Oyunlarında para ve saygıdeğerlilik mutlu son için yeterli şartlardır.
Yazarın günümüze ulaşan oyunları
Günümüze ulaşan on bir metnin ilki "Akharnialılar" (MÖ 425), yazarın sergilenen üçüncü oyunuydu. Bu eser Atina ve Sparta arasında yaşanan Peleponez Savaşlarını ele alıyordu. Aristofanes bu eserinde oldukça kaba fırça vuruşlarıyla Kleon’u alaya alıyordu. Bu oyun bir yıl sonra oynanan "Atlılar"ın (MÖ 424) bir önsözü niteliğindeydi.
MÖ 423’te oynanan "Bulutlar" tragedya ve komedya eserlerinin yer aldığı yarışmada ancak üçüncülük aldı. Aristofanes bu eseri kendisi de başarısız bulduğundan oyunu tekrar ele aldı. Bu komedyada saldırılar Sokrates’e ve eğitim üzerine yöneltilmişti. Oyunun sonu oldukça yıkıcı oldu. Sokrates, tutuklanmasının ve ölüme mahkûm edilmesinin en önemli etkenlerinden biri olarak bu komedyayı gösterdi.
"Eşek Arıları" (MÖ 422) ise parayla tutulmuş ve yargı verme yetkisi olan jürileri keskin bir dille eleştiriyordu. Jüri üyeleri kocaman iğneleri olan eşek arılarına benzetilmişti. Oyundaki budala ihtiyarın adı Philokleon'dur (yani Kleon dostu), onu değiştirmeye çalışan oğlunu adı ise Bdelykleon'dur (yani Kleon düşmanı). Aristofanes bu eserinde, Kleon’a zenginlerin malına el koymasında yardım ediyorlar diye jüri üyelerini yeriyordu.
"Barış" (MÖ 421) yarışmada ikinci ödülü aldı. Bu eser Atina’nın Sparta ile savaşa son vermesini ve anlaşma yapılması gerektiğini savunan bir eserdi.
MÖ 414 yılında oynanan ve Aristofanes’in en sevilen oyunlarından biri olan "Kuşlar", Kleon’dan sonra başa geçen Alkibiades’i konu alıyordu. Bu oyunda savaş bitkini iki Atinalı yurttaş, cennetle yeryüzü arasında, gökyüzünde bir kent kurarlar. Tanrılardan egemenliği çalıp kuşları evrenin efendileri yaparlar. Kuşlar, kaba şakaları en az olan oyunudur.
Bundan sonra Aristophanes’in savaşa karşı yazılmış ve çağımızda müzikali bile yapılmış Lysistrata’sı (MÖ 411) gelir. Atina halkı tarafından çok sevilen ve ertesi yıl yine tekrarlanan Lysistrata savaşa son vermeyi zorunlu kılmak için erkeklerine aşk grevi yapan Atinalı ve Spartalı kadınların isteklerinde nasıl başarıya ulaştıklarını gösterir.
Lysistrata’nın ikinci kez oynandığı ertesi yıl (MÖ 410) Euripides’e yeni bir saldırıyı getiren "Thesmophoria Şenliğini Kutlayan Kadınlar", Euripides’in "Helene" adlı oyununa bir parodi olarak yazılmış eğlenceli ve hafif bir eserdi. Ancak yazarın Euripides’e daha büyük bir saldırısı "Kurbağalar" (MÖ 405) ile geldi.
MÖ 393’te oynandığı sanılan "Kadınlar Halk Meclisinde" yazarın ilk oyunlarından çok farklıydı. Atina demokrasisi gerilemeye başladığından siyasal taşlamaya girmek zorlaşmıştı; çünkü baskı başlamıştı. Aristofanes bu eserinde kadın haklarını alaya aldı.
Günümüze gelen on bir oyun metninden sonuncusu "Plutos"tur (MÖ 388). İyice gerileyen Atina devletinde eleştiri yok olduğundan, yazar bu oyununda ancak kinaye sanatına sığınabilmişti. Bu oyunda parabasis, yani koronun doğrudan doğruya halkla konuşup yazarın düşüncelerini dile getirip yöneticileri suçladığı bölüm, yoktu. Böylece eski komedya dönemi sona erdi ve yerini orta komedyaya bıraktı.
Aristofanes, ayrıca, Platon'un "Şölen" adlı eserinde bir karakter olarak karşımıza çıkar. Bu eserde Platon, aşkın kökeninin komik ve söylencesel açıklamalarını belirtir.
Aristofanes'in Türkçeye çevrilmiş eserleri
Aristofanes, Kadınların Savaşı - Lysistrata, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Kuşlar, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Eşek Arıları - Yargıçlar, çev. Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Bulutlar, çev. Ali Süha Delilbaşı, Mf.V., Ankara, 1957
Aristofanes, Barış, çev. Azra Erhat, M.E.B., Ankara, 1966
Aristofanes, Kurbağalar, çev. Nevzat Hatko, M.E.B., Ankara, 1946
Aristofanes, Eşekarıları, Lysistrata, Kuşlar, Kömürcüler, Barış, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, 2006
--reklam--
Aristophanes Kitapları - Eserleri
- Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar
- Lysistrata
- Kadın Mebuslar
- Eşekarıları
- Ploutos (Servet)
- Kuşlar - Bulutlar
- Kurbağalar
- Kuşlar
- Barış Oyunları
- Bulutlar
- Kadınlar Şenlikte
- The Knights
--reklam--
Aristophanes Alıntıları - Sözleri
- Kendin de düşünsene biraz canım: Sen neden zengin değilsin,neden herkes yoksul? Bu sözde halk dostları afsunluyor seni: Ta Pontos'tan Sardenya'ya kadar Bunca şehir var senin emrinde: Ne geçiyor eline birkaç metelikten başka? Bu parayı bile yünden yağ süzer gibi Damla damla veriyorlar, ölmemen için. Yoksul kalmanı istiyorlar senin, Niçin mi istiyorlar, bak söyleyeyim sana: Seni besleyenlere bağlı kalman için, Islığı çaldılar mı aç kurt gibi atılasın diye Onların düşmanları üzerine. Halkın rahat etmesini isteseler, ettirirlerdi kolayca. Binlerce şehir var vergi veren bize: Her şehri yirmi insana bakmaya zorlasalar Yirmi bin yurttaşımız bolluk içinde yaşar, Ballı borekler, kaymaklı çörekler yer, Bu memleketin ve Maraton zaferinin tadını çıkarırdı. Ama şimdi zeytin toplayan ırgatlar gibi Para dağıtan kahyanın ardından yürüyorsunuz hep. (Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar)
- Tanrıya kısa devre ulaşabileniniz var mı? (Barış Oyunları)
- -Yanımda olmanı istedim. -Hayır, ağlamamı ve bunu izlemek istedin. (Kuşlar - Bulutlar)
- ÜYE: Tabii canım, içmedik mi zıvanadan çıkıyoruz Atinalılar beni dinlerse, devletler arası işleri Hep sarhoşken görmeliyiz. (Barış Oyunları)
- Bari bundan böyle, siz ey tuhaf insanlar, Şairler çıkıp önünüze Yeni şeyler söylediler mi size Sevin, tutun onları. Alın düşüncelerini, ayvalar gibi, Saklayın dolaplarınızda: Böylece üstünüz başınız Sanat kokar bütün yıl. (Eşekarıları)
- Çünkü bir “komedya” dahi gösterebilir doğru olanı. Ben de söyleyeceğim zaten korkunç ama doğru olanları. (Kadın Mebuslar)
- Ey insanoğulları! Yapraklara, sahte rüyalara benzeyenler! Sizler bir avuçla dağılan dumanlarsınız! (Kuşlar - Bulutlar)
- Yeni bir şeylere başlamaktan çekinme. (Kadın Mebuslar)
- Birleşmiş devletler bakıyorlar ki, Atina halkı yemeden de yaşıyor nasıl olsa Sana da metelik vermiyorlar. Oysa baştakilere neler vermiyorlar: Ne tuzlu balıklar, ne şaraplar, Ne halılar, ne peynirler, ne ballar, Ne susamlar, ne kuş tüyü yastıklar, Ne gerdanlıklar, ne çanak çömlekler.. Ne kâseler, ne giysiler, ne çelenkler, Bolluk içinde göbek yapıyor hepsi. Oysa bir diş sarımsak bile vermiyor sana Sözde senin buyruğunda yaşayanlar: Bir diş sarımsak, balık çorbana katmaya. Sen ki neler çekmedin karada, denizlerde. (Eşekarıları)
- Az şey değil, bizim canımıza okuyan da para. (Kuşlar)
- Yeni bir ülke aramaya gidiyoruz. Gürültüsüz, kavgasız bir yer bulup orada rahat bir yaşam süreceğiz. (Kuşlar - Bulutlar)
- Sizi biz koruyacağız hem de size rağmen. (Lysistrata)
- “Ne belalı şeydir bir adamın işleri yoluna girince burnunun dibinde biten dostları.” (Ploutos (Servet))
- Tabi ki insanın düşüncesi kanatlaridir , sözler insanı gökyüzüne çıkarır. Ben de akıllıca laflar söyleyerek kafana kanat takıyorum . Böylece kendine daha temiz iş bulursun. (Kuşlar - Bulutlar)
- Yaşanacak bir yer söyle bize, Yumuşacık halı gibi bir yurt, Serilip yatalım üstüne. (Kuşlar)
- "Ey Yunanlılar, sizler ki bir ailenin çocukları gibisiniz. Aynı Tanrılara kurban keser, Olympia'da, Thermopylai'da, Pytho'da, daha nice kutsal yerlerde birleşirsiniz, böyleyken, nasıl olur da, siz Yunanlılar, düşmanlarınız barbarlar size karşı bıçak bilerken, birbirlerinizi öldürür, kendi şehirlerinizin altını üstüne getirirsiniz?" (Lysistrata)
- Görüyorum zira rezil önderlerin memleketi istismar ettiğini. Kazara bir gün iyi olsa bile bu kişi, on gün beter oluverir. (Kadın Mebuslar)
- "En akıllı kişiler nice bilgilerini düşmanlarına borçludurlar. Düşmanı bilmek güvenlik sağlar. Bir dost bize nasıl korunacağımızı öğretmez. Oysa bir düşman bilgi edinmeye zorlar bizi. " (Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar)
- "Ah bugün yaşam biz insanlar için ne halde, kim onun bir delilik, hatta daha çok bir cinnet olduğunu reddedebilir? Insanların çoğu kötü olmasına rağmen malına mal katar haksızca parsayı toplar. " (Ploutos (Servet))
- Tüyleri yolunmuş.. Parası olanı yolarlar.. (Kuşlar - Bulutlar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin