Kitap Künyesi

Yazar: Remzi Karabulut

Yayın Evi: Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık

İSBN: 9786056404344

Sayfa Sayısı: 138

--reklam--

Kadınlar Gülmemeli Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Gelecek az sonra. Üstüne üstüne. Üstüne saldıracak. Az sonra. Az sonra bir et yığını, kokuşmuş soluğuyla ve ilkel hayvanların saldırısına benzer saldırısıyla, o yabanıl, o iğrenç elleriyle, şuracıkta, fark etmez, belki de başka bir köşede; yerde, kapının arkasında, odanın orta yerinde, ya da lavabonun önünde, hiç acımadan, duygusuzluk, bayağılık ve büyük bir bencillikle isteklerinde kullanacak seni. Gözleri dönmüş bir şekilde, bir tek şeyi, onu, o ânı yaşamak, yalnızca kendisi yaşamak için burada olacak.

Remzi Karabulutun klasikleşmiş eseri Kadınlar Gülmemeli, bizleri hem iyi bir öykücüyle hem de sayfalara mahkûm olmayan, aklımıza bulaşan, tadına doyulmaz öykülerle tanıştırmıştı. Güçlerini yaşamın bencilliğinden, kaostan, çırılçıplak duygulardan alan bu öyküler ve kahramanları; tekrar tekrar okunmayı, üzerinde yeniden düşünülmeyi her zaman hak ediyor.

--reklam--

Kadınlar Gülmemeli Alıntıları - Sözleri

  • Zenginler korkak olur. Çok korkak. Babamla birlikte bazen para istemek için, yani yardım amaçlı zengin adamlardan para istemeye giderdik. Kapıyı açmazlardı bize. Saatlerce vururduk, kimse açmazdı kapıyı. Korkarlardı. Zenginler akşamları kapıyı açmaya korkarlar. Kim ister ki malı mülkü elden gitsin? Gör bir kurşuna kurban olmak istemezler. Kimse istemez. Ama fakirin öyle bir derdi yok. Fakir fakirdir. Gece de açar kapısını, gündüz de. Bir canı var. O da kimsenin işine yaramaz.
  • Her zamanki gibi sessizdi,fakat yüzünden öfke okunuyordu.Kızın gülmesi belli ki rahatsız ediyordu onu.O an öküzün birinin altına teneke tutuyordu.Bunu gübre yığınına ayacağı yerde kıza doğru yürüdü, çekinmeden yüzüne savurdu.
  • Hepimiz her an suç işliyoruz yaşama ve kendimize karşı.
  • Çığlıkların en keskin ucunda çakılı buluyorum kendimi. Kafamda doyumuna ulaşılamamış hazlar zinciri. Çırpınsam kanım suya kesilecek. Çırpınsam dişlerim dökülecek. Çırpınmıyorum.
  • Her şey için zamanımız o kadar az ki. Yalnızlığı yaşamak için bile yeterince yalnız değiliz.
  • Bu ne ağırlık Tanrım! Erik ağacından düşen yaprak olmak isterdim.
  • ... Çocukluğumu anlattı biraz. Çamaşırlarımı çok az kirletirmişim. Altımı en az ıslatan çocuğu benmişim. Ve dayaktan çok, sözden etkilenirmişim. Örneğin babam bana bir tokat attığında değil, "serseri" dediğinde ağlarmışım.
  • Buranın insanı kalleş. Buranın insanı kalleş Ramazan Amca. Havası da kalleş. Bir yerin havası nasılsa insanı da öyledir. Komşumuzun karısı öyle diyor. Esma abla. Erzurumlu. Bir yerin insanı, oranın havasına benzer, diyor.

--reklam--

Kadınlar Gülmemeli İncelemesi - Şahsi Yorumlar

--reklam--

Kadınlar Gülmemeli PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Remzi Karabulut - Kadınlar Gülmemeli kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kadınlar Gülmemeli PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Remzi Karabulut Kimdir?

Remzi Karabulut; 1963 yılında Sarıkamış’ta doğdu. Bir dönem soyut resimle ilgilendi ve etkisinde kaldığı metinlerin resimlerini yaptı. Yaptığı resimlerle ikisi kişisel, üç sergi açtı. Yazılarını Edebiyat 8I, Çağdaş Türk Dili, Yeni Düşün, Uç, Damar, Aratos, Kül Öykü, Notos gibi dergilerde yayınlayan Karabulut’un ilk kitabı ‘Hep doğruyu söyleyen yalanım ben’(Günce) 2002 yılında Kültür Bakanlığı yayınları arasından, ikinci kitabı Kadınlar Gülmemeli (Öykü) 2005 yılında Can yayınları arasından çıktı. Remzi Karabulut 1975 yılından beri Tarsus’ta yaşıyor.

--reklam--

Remzi Karabulut Kitapları - Eserleri

  • Kadınlar Gülmemeli
  • Kayıp Martı
  • Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben
  • Acı Gösteri
  • Cellat Nazikti
  • Köksüzler
  • Ferit Edgü'yü Okumak
  • Kan, Kireç ve Lizbon
  • Kaytansızlar

--reklam--

Remzi Karabulut Alıntıları - Sözleri

  • "Ne olursa olsun, yarasını her gittiği yere kendisiyle taşımayı öğreniyor insan." (Kayıp Martı)
  • "İnsan ne zaman insandır?" diye sormuş şiirinde İsmail Uyaroğlu. Ve yanıtlamış: "Zayıf tarafını anlattığında ve öteki de onu anladığında." (Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben)
  • “Çünkü anlamak bir ortak dil gerektirir. Ortak dil ise, ortak yaşam / ortak bilgi / ortak birikim / ortak düş kimi yerde, ortak düşüş demektir. (s.12) -Ferit Edgü, Hakkâri’de Bir Mevsim (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • Zaman umulmadık bir hızla geçiyor. Biz dünyayı anlayamadık. Gülünç düştük her şeye. Dünyayı insanların yarattığını, dünyada yapacak bir şeyimiz kalmadıktan sonra anladık. (Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben)
  • Güzel kadınlarla yattınız. Ölüm sizlere vız gelmeli. (Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben)
  • “Bu ilk ölümü değildi onun. Yıllar önce bir kez daha öldü.” (Acı Gösteri)
  • Buranın insanı kalleş. Buranın insanı kalleş Ramazan Amca. Havası da kalleş. Bir yerin havası nasılsa insanı da öyledir. Komşumuzun karısı öyle diyor. Esma abla. Erzurumlu. Bir yerin insanı, oranın havasına benzer, diyor. (Kadınlar Gülmemeli)
  • ... Çocukluğumu anlattı biraz. Çamaşırlarımı çok az kirletirmişim. Altımı en az ıslatan çocuğu benmişim. Ve dayaktan çok, sözden etkilenirmişim. Örneğin babam bana bir tokat attığında değil, "serseri" dediğinde ağlarmışım. (Kadınlar Gülmemeli)
  • Biraz ilerledikten sonra soruyorum: ''Ne istiyorsun sen bu yılanlardan, yazık değil mi?" "Niye yazık olsun? Ben onlara bir şey yapmıyorum ki." "Ya zarar verilerse birine?" "Zarar vermezler. Biliyorum. Ben bunlardan hiç korkmam." "Senin korktuğun bir şey var mı?" "Var tabii, olmaz mı?" ''Nedir peki?" "Ben insanlardan korkanm. Çok korkarım." ''Neden?" "İnsanların ne zaman ne yapacağı hiç belli olmuyor." (Acı Gösteri)
  • Kendime dedim ki: Yenilme kendine. (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • "Kaç kardeştik bilmiyorum. En küçükleri bendim ve henüz saymayı bilmiyordum. Öğrendiğimde ise hepimiz dağılmıştık." (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • "Hangi toprakta olduğumuzun ne önemi var? Bizim de şairlerimiz var nehirlerden ve dağlardan söz eden. Ama görüyorsun işte, ben derdimi anlatamadım hiçbir zaman. Hiçbir zaman." (Kan, Kireç ve Lizbon)
  • "Zaman sarkıyor. Zaman uzun bir sarkaç." (Kan, Kireç ve Lizbon)
  • Yüreği sıkışıyordu. Kendi isteği dışında bir yaşamı olmuştu. Evet, bu yaşamı o istememişti. Bu yaşamı kabul etmek zorunda kalmıştı. Yapacak başka bir şeyi yoktu. Yaşamak için. (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • Çığlıkların en keskin ucunda çakılı buluyorum kendimi. Kafamda doyumuna ulaşılamamış hazlar zinciri. Çırpınsam kanım suya kesilecek. Çırpınsam dişlerim dökülecek. Çırpınmıyorum. (Kadınlar Gülmemeli)
  • Her şey için zamanımız o kadar az ki. Yalnızlığı yaşamak için bile yeterince yalnız değiliz. (Kadınlar Gülmemeli)
  • Aldığı simidi kâğıtsız almak istemiyor bir kadın. Oysa kıçını elleriyle yıkayabiliyor aynı insan. (Hep Doğruyu Söyleyen Yalanım Ben)
  • İçten yarayı herkes göremez. (Kayıp Martı)
  • “Eski aşklara dönemezsin, ama eski kitaplara dönebilirsin.” (s.41) -Ferit Edgü & Tezer Özlü, Her Şeyin Sonundayım (Ferit Edgü'yü Okumak)
  • Konuktuk ikimiz de birbirimize. Gitmeleri en çok da sen süslerdin. (Kayıp Martı)