Kitap Künyesi
Yazar: Elisabeth Badinter
Çevirmen: Ayşen Ekmekçi
Orijinal Adı: Le conflit. La femme et la mère
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750508639
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Kadınlık mı? Annelik mi? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Annelik, kadın olmanın bittiği nokta mıdır? Eğer günümüzün “ideal anne”sinden söz ediyorsak, evet… Beklentiler öylesine ağır ki kadının anneliği “hak etmek” için ekonomik özgürlüğüyle birlikte sosyal ve cinsel hayatından da vazgeçmesi gerek… Hayatından ödün vermeye yanaşmayan “anne-kadın”ın ise sinirleri sağlam olmalı. Çünkü Elisabeth Badinter’in de ortaya koyduğu gibi, “vicdan azabı” ideal annelik Şablonuna uymak istemeyenler üzerinde gerçekten etkili olan bir baskı aracı… Bugün kadınlar, mücadele vererek geldikleri noktadan, tip camiası ve aile kurumunu yücelten kesimler tarafından uzaklaştırılıyor. Üstelik emzirmeyi ve annelik rolünü öven feminist akımların işbirliğiyle! Kadınları bu modern kölelik düzenine sürükleyen ne? Badinter’e göre, kadının profesyonel hayattaki yeri hâlâ sağlamlaşmış değil. Öte yandan, bitmez tükenmez annelik yükümlülükleri kadına sürekli evinin yolunu gösteriyor. “Yeşil” siyaset ve idealleştirilen natüralizm nosyonu ise, “doğal” doğum yapmasını, hazır mama, bez ve biberon kullanmamasını, kısacası, hayatını kolaylaştıran her şeyi bırakmasını telkin ediyor. Sonuçta kadına iki seçenek sunuluyor: Ya “çocuk-egemen” bir yaşama razı gelmeli ya da çocuk yapmaktan bütünüyle vazgeçmeli. Doğum oranlarındaki düşüş ikinci şıkkın güçlendiğinin ispatı. Badinter Kadınlık mı? Annelik mi? sorusunun kadınlar için nasıl tehditler içerdiğini etkileyici bir biçimde gösteriyor: Bu tercih dayatması, sonuç en olursa olsun, kadınlara mutsuzluktan başka şans tanımıyor...
Kadınlık mı? Annelik mi? Alıntıları - Sözleri
- Hormonlar iyi anne olmaya yetmez.
- Annelik özgür erkeğin bireysel, egoist ve zalim dünyasına tek başına karşı koyabilir.
- anneler...onlara her şeyi borçlusunuz!
- Eğer iş dünyası hayal kırıklığı yaratıyorsa, size hak ettiğiniz mevkiyi vermiyorsa, size ne umduğunuz sosyal statüyü ne de parasal özgürlüğü sunuyorsa o zaman işten ne beklentiniz olabilir ki?
- Doğayı bu denli kötüye kullanarak ağır bir bedel göze alınmaktadır. Tabiat Ana, er ya da geç çocuklarını cezalandıracaktır.
- Bugün bildiklerinizi bilseydiniz yine de anne baba olma kararı verir miydiniz?
- Sigara içtikleri odayı havalandırarak çocuklarını koruduklarını zanneden anne babalar çok yanılıyorlar. Sigara dumanının yok olması sağlık risklerinin de yok olması anlamına gelmez. Yanmış tütünden çıkan ve camlara, halılara ve mobilyalara yapışan zehirli kalıntılar da aynı derecede zararlıdır.
- Aklın, doğurma kararında gerçekten çok az bir etkisi vardır. Buna karşılık çocuk doğurmama kararında aklın etkisi muhtemelen çok daha fazladır.
- Bir anneye neden anne olduğunu; anneliğin gerektirdiği olgunluktan ve sorumluluk duygusundan nasibini alıp almadığım sormak (ve ondan geçerli nedenler istemek) kimsenin aklına bile gelmezken çocuksuz insanlardan sürekli bunun gerekçelerini açıklamaları istenir.
- Bir bebeğin, 30 aylık olana dek, tek başına 1 ton atık ürettiği ve bu atığın yok olması için 200 ila 500 yıl geçmesi gerektiği hesaplanmıştır. Ayrıca Fransa'da her yıl tüketilen milyonlarca ton kağıt bez dünyada 5,6 milyon ağacın kesilmesine yol açmaktadır... Adeta ekolojik bir katliam gerçekleştiriliyor.
Kadınlık mı? Annelik mi? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Anneliğin bu şekilde eleştirilmesi çok hoşuma gitti. Annelik üzerinden kadına yüklenen sorumluluk, beklenti ve dayatmalar kadını modern bir köle mi yapıyor? Annelik tamamıyla bir adanma ve yüzde yüz fedakarlık gerektirir mi? Annelik bir tercih olabilir mi? Annelik tercihine toplum nasıl bakıyor ve neleri eleştiriyor? Ben kendimce bu soruların cevaplarını aldım. Fransa özelinde incelenen ve güzel tespitler içeren bir kitap. (Yaren ♀)
Bugünlerde sık sık tartışılan bir mesele. Sarayda mûkim şahsın: “Ülkemizde aile kurumu çöküyor” türünden açıklamalar yaptığını anımsarsınız. Özellikle siyasal İslamcıların kutsadıkları şeylerden biridir aile. Aile, kadim bir kurumdur. Kişiler, politik yönelimlerine bağlı olarak aile kurumunun yanında veya karşısında konumlanırlar. Bu noktada kadınların yapacakları tercihler hayati bir öneme sahiptir. Onların tercihleri aile kurumunun geleceğini belirleyecek. Yalın sayılabilecek bir üslup kullanılmış. (Çağatay)
Kadınlığın ayrı, anneliğin ayrı bir labirent olduğunu anlatıyor. Kadınlığa övgü yapıyor tabii. Anneliği istemeyen biriyim, inancımı destekledi. Ruh halimden sanırım, zorlanarak okudum. Bazı bölümler okuma zevkimi baltalayacak kadar bilimsel veriyle doluydu. (damlaytuna)
Kadınlık mı? Annelik mi? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Elisabeth Badinter - Kadınlık mı? Annelik mi? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kadınlık mı? Annelik mi? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Elisabeth Badinter Kimdir?
École polytechnique’te felsefe dersleri vermektedir. “Barış ve Şiddetsizlik Kültürü Onyılı İçin Fransız Koalisyonu” destek komitesinin üyesidir. 1980’de yayımlanan ve tartışmalara yol açan L’Amour en plus’de annelik sevgisinin bir içgüdü değil, toplumun yarattığı bir ürün olduğunu savunmuştur. Sonraki çalışmalarında ise cinsiyet farkına yapılan aşırı vurgunun kadınlar için yarattığı tehlikeleri ortaya koymuştur (L’un est l’autre, 1985 ve Qu’est-ce qu’une femme? 1989).
--reklam--
Elisabeth Badinter Kitapları - Eserleri
- Kadınlık mı? Annelik mi?
- Biri Ötekidir
- Annelik Sevgisi
--reklam--
Elisabeth Badinter Alıntıları - Sözleri
- Eğer iş dünyası hayal kırıklığı yaratıyorsa, size hak ettiğiniz mevkiyi vermiyorsa, size ne umduğunuz sosyal statüyü ne de parasal özgürlüğü sunuyorsa o zaman işten ne beklentiniz olabilir ki? (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Boşanma ve ayrılma sayısındaki artış nedeniyle kıyamet koparıyoruz ama, bir zamanların müebbet hapse benzeyen evlilik cehennemlerini de unutmamamız gerekir. (Biri Ötekidir)
- Annelik özgür erkeğin bireysel, egoist ve zalim dünyasına tek başına karşı koyabilir. (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Bugün bildiklerinizi bilseydiniz yine de anne baba olma kararı verir miydiniz? (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Eskiden kadının tüm ilgisi çocukları üzerinde yoğunlaşmaktaydı, bugün ise bu ilginin merkezi kadının kendisidir; duygusal ve mesleki yaşamıdır. (Biri Ötekidir)
- " Sevgi bir tutkudur...... Aşk haz ama aynı zamanda da acı verir. Buna karşılık dostluk acıdan nefret eder.. Dostlar mutlu olmak için birlikte olmak isterler. Bunu başaramazlarsa ayrılırlar... Aşk mutlaka karşılıklı bir duygu olmayabilir ama bir özelliği de bunu özlemesidir. Buna karşılıklı dostluk, her zaman karşılıklı olmak zorundadır... Aşkta sevdiğimiz insandan nefret edebiliriz....Dostlukta nefrete yer yoktur. " (Biri Ötekidir)
- Aklın, doğurma kararında gerçekten çok az bir etkisi vardır. Buna karşılık çocuk doğurmama kararında aklın etkisi muhtemelen çok daha fazladır. (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Aşkın aracı savaştır ve özünde cinsler arasındaki ölümcül nefreti gizler. Nietzsche, Ecco Homo (Biri Ötekidir)
- Kadınlar ve erkekler ancak kendi cins kimliklerini edindikten sonra, ortak bir yol izleyebileceklerdir. (Biri Ötekidir)
- anneler...onlara her şeyi borçlusunuz! (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Bugün birini seviyoruz, yarın değişiyoruz ve artık onu sevmez oluyoruz. Sonra yeniden başlıyoruz ... (Biri Ötekidir)
- Doğayı bu denli kötüye kullanarak ağır bir bedel göze alınmaktadır. Tabiat Ana, er ya da geç çocuklarını cezalandıracaktır. (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Hormonlar iyi anne olmaya yetmez. (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Anlaşmazlık çıktığında gerekeni yapıyor ve " dostça " ayrılma yoluna gidiyoruz. Zaten yürekler aynı telden çalmaktan çıkmışsa, yüzeysel ve geçici yamalarla ilişkiyi sürdürmeye çalışmak ne işe yarar ki? Bir sorun yokmuş gibi davranmak ise, kendimize karşı dürüstlük ahlakıyla çelişen bir ikiyüzlülüktür. (Biri Ötekidir)
- Sigara içtikleri odayı havalandırarak çocuklarını koruduklarını zanneden anne babalar çok yanılıyorlar. Sigara dumanının yok olması sağlık risklerinin de yok olması anlamına gelmez. Yanmış tütünden çıkan ve camlara, halılara ve mobilyalara yapışan zehirli kalıntılar da aynı derecede zararlıdır. (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Kadınlar acımasızdır. Kıyıcı güçlerle donatılmışlardır... Onları karşı cinsten bir kişi tek başına tatmin edemez... Erkekler onları sevmemelidir... Sevecek olursa kendi yıkımını kendi hazırlamış olur. (Biri Ötekidir)
- ‘’Kadınlarla erkeklerin dünyası, ay’la güneş gibidir: Belki her gün birbirlerini görürler ama hiç karşılaşmazlar.’’ M. Mammeri (Biri Ötekidir)
- Bir anneye neden anne olduğunu; anneliğin gerektirdiği olgunluktan ve sorumluluk duygusundan nasibini alıp almadığım sormak (ve ondan geçerli nedenler istemek) kimsenin aklına bile gelmezken çocuksuz insanlardan sürekli bunun gerekçelerini açıklamaları istenir. (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Bir bebeğin, 30 aylık olana dek, tek başına 1 ton atık ürettiği ve bu atığın yok olması için 200 ila 500 yıl geçmesi gerektiği hesaplanmıştır. Ayrıca Fransa'da her yıl tüketilen milyonlarca ton kağıt bez dünyada 5,6 milyon ağacın kesilmesine yol açmaktadır... Adeta ekolojik bir katliam gerçekleştiriliyor. (Kadınlık mı? Annelik mi?)
- Yemek sırasında cinslerin ayrılması, pek çok primitif toplulukta bugün hâlâ canlılığını koruyan bir gelenektir. Afrika'da yemeği birlikte yeme yasağına hemen her yerde uyulmaktadır, ama, Kürtler, Guyan Hintlileri, Vadik Hindistan ya da Yucatan vs gibi birbirinden son derece farklı kültürlerde de aynı geleneğin bulunduğunu görüyoruz. Hatta yemeğin paylaşılmasının, Cinselerin ayrılmalarını gerektirdiği bile öne sürülebilir. (Biri Ötekidir)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin