Kitap Künyesi

Yazar: Barry Sanders

Çevirmen: Kemal Atakay

Orijinal Adı: Sudden Glory / Laughter as Subversive History

Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları

İSBN: 9789755392110

Sayfa Sayısı: 370

--reklam--

Kahkahanın Zaferi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sözlükler tanımlamakta zorlansa da, hah hah ha’yı hepimiz tanıyoruz: İnsani davranışın en neşeli, en “ciddiyetsiz” örneklerinden biri. Kahkahanın Zaferi’nde Barry Sanders, bu neşeli eylemin ardındaki yaratıcı ve bozguncu potansiyeli açığa çıkararak, kahkahanın gücünü yabana atanlara entelektüel bir nanik yapıyor.

Gülme insanoğlunun “kökdili”dir, edebiyata hayat vermiş olan en dolaysız dil: “Edebiyatın kökleri, çok çalışma, gözden geçirme ve ciddi betimlemede değildir. Edebiyat daha çok, bir spor gibi, oyun ve alaycı konuşmadan, esprilerden ve neşeli konuşmalardan doğup gelişmiştir.” Ne var ki kahkahalar her zaman özgürce çınlamamıştır. Kahkaha bozguncudur, tehlikelidir. Yersiz bir kahkaha, her şeyden daha büyük bir güçle, yetkili kişilerin iktidarını sarsabilir. Bu yüzden iktidardakiler, tarih boyunca bu tehlikeli sesi susturmanın yollarını aramışlardır. Ciddiyet ve ağırbaşlılık çağrısı kimi zaman dinsel dogmalardan gelmiştir, kimi zaman yurttaşlık ideallerinden, kimi zaman da toplum “adabı”nın gereklerinden.

Kahkahanın Zaferi, gülmeye ilişkin tutumlardaki kültürel değişimleri izlemeye Batı uygarlığının en başından başlar. İsrailoğullarının öfkeli Tanrısı’yla başlayan bu araştırma (Tanrı Eski Ahit’te kaç kere gülmüştür?) Antikçağ, Ortaçağ, Rönesans ve Aydınlanma’yı kat ederek günümüze, Freud’a ve stand-up komediye kadar uzanır.

Tarih boyunca durmadan anlam değiştirmiş olsa da, Sanders’a göre kahkaha her zaman “köylülerin ve kadınların” dünyasıyla bağlantılı olmuştur; gülme aslında bir “yeraltı hareketi”dir, sesini duyuramayanların sesidir. Kahkaha, bayağılık ile erdemi, cennetlik ile cehennemliği, görgülü ve incelmiş sınıflar ile kaba saba, yontulmamış güruhları birbirinden ayırt etmenin anahtarı olmuş, hatta giderek, gülme heveslileri (“çatlaklar”, “toplum kaçkınları”) toplumun suçluları gibi görülmeye başlanmıştır.

Ayrıntı Yayınları olarak, ciddiyetin meziyet sayıldığı, “karı gibi gülme!” diye küfür edildiği, asık suratlı politikacıların ve heykellerin iktidarı temsilen dört yanımızı kuşattığı bir kültürel iklimde, kahkahanın neşeli yıkıcılığını açığa çıkaran bu önemli çalışmayı dilimize kazandırmaktan sevinç duyuyoruz.

En azından bir kere dans etmediğimiz her günü yitirilmiş; hiç olmazsa bir kahkahanın eşlik etmediği her hakikati sahte saymalıyız.” Nietzsche

Kahkahanın Zaferi Alıntıları - Sözleri

  • Tökezleyen kişi, yürümenin gramerini görmemizi sağlar.
  • Elbette, yüksek sesli bir kahkaha dünya yüzünde duyulmuş ilk el ateşti.
  • Herkes gelecek zamanda güler, çünkü gülme umutla yankılanır.
  • "Gorgias'ın önerisi şudur: 'Rakibinizin ciddiliğini şakayla, şakalarını da ciddiliğinizle öldürün.' "
  • Kaş çattıran cümleler değil, kahkaha attıran cümleler kurmayı öğrenin.
  • Hiçbir uygun hareket tökezleyen bir adıma şekil ya da anlam veremeyeceği için dinsel yaşamı seçer insanlar; her düşüş hareket dünyasının dışında kalır. Her düşüş "özgür" bir düşüştür.
  • “…insan hakikatin kesinliğini ve başkalarının eksiksiz onayını yitirdiğinde bir birey hâline gelir.”
  • Gülme, gerçekliğin yükünü hafifletir.

Kahkahanın Zaferi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Gülmek: Çok kapsamlı ve başarılı bir eser. Her zaman dediğimiz gibi gülmek yıkıcı, devrimci bir eylemdir. Bunu bilinçli olarak mı söylerler bilmiyorum ancak gerçekten de gülmek devrimci ve yıkıcı bir eylemdir. Çok ünlü kişileri bir kahkaha ile rahatlıkla bozabilirsiniz, canınızı sıkan birini ciddi anlamda gülerek sallamaz geçerseniz dünya başına yıkılır. Toplum içerisinde söz cambazlığı yapmak, insanları güldürmek, kusurları hedef almak veya bilmeden bir kişinin hayatı ile ilgili fıkra anlatmak o kişinin beyninde atom bombası etkisi yapar. Eserde yolculuğa çıkan çeşitli mesleklerden insanlar birbirlerine fıkralar anlatıyorlar, birnin analtığı fıkra önceden aldatılmış bir marangozun( öyle hatırlıyorum uzun zaman oldu okuyalı) zoruna gidiyor çünkü kendisi de geçmişte aldatılmış. Bu tarz örnekler vererek kahkahanın, mizahın ne kadar önemli olduğunu, insanların kahkaha ve mizaha hedef olmamak için nasıl çırpındıklarını görüyorsunuz. Mizah dergilerinin fazlalığı, siyasileri hedef alması ve onların yaptıklarını alaycı bir şekilde eleştirmesi bu kişilerin sonraki eylemlerinde temkinli davranmalarına yol açacaktır. Kitapta değinilen bence en önemli ve günümüze kadar etkisi olan noktalardan biri de dinlerin gülmeyi olumsuz olarak tanımlaması ve bu sebeple radikal kişilerin nefretten beslenmesi ( yukarıdakiler de benim yorumum olmakla birlikte burası tamamen benim düşüncem) . İsa hiçbir resimde gülerken resmedilmez, diğer birçok din görevlisi de öyledir incilde ve kuranda gülen kişilerin cehenneme gideceğine dair ayetler vardır. Püritenlerin hristiyanlara yaptıkları psikolojik baskıyı şeyhulislamlar, kadılar, imamlar da müslümanlara yapmaktadır. Artık öyle bir noktaya gelmişler ki insanları denetleyecek bu kişiler olmasa bile gülmekten korkuyorlar ve gülmenin yanlış bir şey olduğunu düşünüyorlar. (Folklorist)

Gülmek sana yakışıyor;): "Gülmek için yaratılmış   Gözlerde yaşlar niye  Gülmek için yaratılmış   Gözlerde yaşlar niye  Sevmek için yaratılmış   Kalpler hep bomboş niye " Öncelikle gülmenin çok büyük bir günah olduğunu, Tanrı'nın gülen insanları cennetine almayacağını söyleyen somurtkan din adamlarına gelsin bu şarkı. Eser, bir muhabbet havasında başlıyor, kahkaha atmıyorsunuz ama tebessüm ede ede okuyorsunuz bir yandan da yazar size merak uyandıracak sorular soruyor. Şunun gibi; Hiç bebeklerin herşeye güldüğünü düşündünüz mü? Ben de bilmiyorum yazar da cevaplamamış. Bebek şöyle düşünüyor sanırım; şebek bunlar be :) Agularbugular ,amaninler, hoppalalar.. tuhaf tuhaf sesler çıkarıyorlar ,hanimiş demelerine 'Burdayım görmüyor mu bunlar zeka zayıflığı var heralde?' Diyerek gülüyordur :)) Bir başka benim dikkatimi çeken soru da "İlk insanlar neye gülüyorlardı?"... "Yine birgün mamut avındayım taştan çakımı aldım vurdum vurdum böğrüne böğrüne .." diyen bir neanderthalin salladığı bir olaya mı gülüyorlardı. Eser dediğim gibi 130 sayfa kadar o kadar keyifli ki, sonra dinlerin, din adamlarının, filozof Aristo'nun gülmeye karşı çıkmalarını onların eserlerinden kesitlerinden anlata anlata ağzımızın tadı kaçırıyor.Kilise hep yasak etmiş gülmeyi hatta cezalandırmışlar insanları, Yahudiler ise gülmenin sadece Tanrı'ya mahsus bir şey olduğunu, Aristo da cennete gitmek istiyorsak ağlamamızın gerek olduğunu, hüzün ve ağlamak cennete giden yollarımızı açarmışmış! Bunların tekrirleriyle devam ediyor sayfalar kahkahanın zaferinden çok bu adamların zaferine dönüşüyor eser. İnsanlara yüzyıllarca gülmek kötü birşey gibi empoze edilmiş, bizde de annemin bir lafı var onla örnekleyeyim: "Çok gülme ağlayacaksın" niye acaba anacağızım? -"Bilmem öyle derler" der bana. Ben bilmem İslam dinine mensupsam "tebessüm etmek sadakadır." Diyorsa benim peygamberim tebessüm de ederim gülerim de. (Tebessüm gülmenin minimalize hali değil mi?) Somurtmayı öneren insanlara inat gülün siz! Yalnız insanların eksik uzuvlarına, özel olarak doğmuş çocukların davranışlarına, renkleri, dilleri, dinleri, gelenekleri sizden farklı olan insanların yaptıklarına gülüp gülünecek hale düşmeyin! İğreti olmayın! Okunmaya değer bir eserdi, gülmek her insana yakışıyor ! (Verda)

Kahkahanın Zaferi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Barry Sanders - Kahkahanın Zaferi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kahkahanın Zaferi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Barry Sanders Kimdir?

Barry Sanders, "A is for Ox: Violence, Electronic Media, and the Silencing of the Written World (Öküzün A'sı-Elektronik Çağda Yazılı Kültürün Çöküşü ve Şiddetin Yükselişi, çev: Şehnaz Tahir, Ayrıntı Yayınları, 1999) yazarıdır. Ayrıca Ivan Illich'le birlikte yazdığı ABC: The Alphabetization of the Popular Mind ve Paul Shepard'la birlikte yazdığı The Sacred Paw: The Bear in Nature, Myth, and Literature adlı kitapları vardır. California, Claremont'da İngiliz Dili ve Düşünce Tarihi profesörüdür.

--reklam--

Barry Sanders Kitapları - Eserleri

  • Öküzün A'sı
  • Kahkahanın Zaferi
  • Abc Aklın Modernleşmesi

--reklam--

Barry Sanders Alıntıları - Sözleri

  • Hiçbir dil birinci tekil şahıs olmadan varlığını sürdüremez. Birinci tekil şahıs kimi dillerde işaret eder, İbranice’de geriye çevrilmiş bir parmak gibi rol oynayan ‘ani’ gibi. Kimi dillerde de konuşmacıyı diğer kişilerden ayırır. Ancak, “ben”le başlayan cümlelerin aksine, çoğu çağlar benlik olmadan akıp gitti. (Abc Aklın Modernleşmesi)
  • Gülme, gerçekliğin yükünü hafifletir. (Kahkahanın Zaferi)
  • Çiçeği burnunda sosyopatlarla dolu bir ulusla karşı karşıyayız. (Öküzün A'sı)
  • "Gutenberg'den önceki sekiz yüzyıl boyunca el yazması sayfaların geçirdiği evreler, Batı aklının tırmandığı merdivenleri gösterir. [s. 51]" (Abc Aklın Modernleşmesi)
  • "Chaucer, Defoe ve Twain, bize "yalanları" kurgunun inandırıcı gerçekdışı olarak dokuyan yazarların tarihindeki dönüm noktalarını sağlarlar. Chaucer, Centerbury Hikayeleri'nde (1386) kibar okuyucularının tahsilli zihin yapısını göz önünde tutan ilk İngiliz yazardır. Defoe, Veba Yılı Günlüğü'nde (1772) orta sınıfa mensup [s. 106] olan okurlarının zihninin jurnaller ve dergilerle şekillendiğini göz önünde bulundurup ilk İngilizce "romanı" yazmıştır. Ve Twain, England Journal of Education'da, tuhaf bir Amerikanizm olan "okuryazarlık" (literacy) kelimesi ilk kez kullanıldıktan iki yıl sonra, 1885'te Demokratik Amerika'nın ilk büyük kurgu eseri olan Huckleberry Finn'in Maceraları'nı yayınlar. [s. 107]" (Abc Aklın Modernleşmesi)
  • Üçüncü şahıs, birinci şahsın ikinci kişiye anlatmayı tercih ettiği her şeyi içerir. (Abc Aklın Modernleşmesi)
  • Çağdaş yaşamın en zor isteklerinden biri, "Televizyonu kapatıp şu konuyu konuşalım" oldu artık. (Öküzün A'sı)
  • "Chaucer, hedef kitlesinin kurmaca bir hikayeyi kabul etmesini sağlayan ve kendi şaşılası hafızasının altını oyan kurgusal bir tutumu benimser. Defoe da bize edebi bir tür olan günlükleri sunar ve vebanın çoğunlukla yetkililerin kağıt üstündeki açıklamalarında var olduğunu, asıl kurbanların cahil kalmaya devam edecek ve ileriye doğru yürüyüş sürdükçe zamanla unutulmaya yüz tutacak olan bahtsızlar olduğunu ortaya koyar. Twain'de bu süreç daha karmaşıktır, zira okura okumamış ama zeki karakterler sunarak, okuyucuları kendi okuryazarlıklarına dudak bükmeye zorlar. [s. 123]" (Abc Aklın Modernleşmesi)
  • “…insan hakikatin kesinliğini ve başkalarının eksiksiz onayını yitirdiğinde bir birey hâline gelir.” (Kahkahanın Zaferi)
  • Can sıkıntısı, yaşantının yumurtası üzerinde kuluçkaya yatan hayal kuşudur. (Öküzün A'sı)
  • Zihnin karşısında evrendeki her katı madde, sıvıya dönüşmeye hazırdır ve zihnin gücünün ölçüsü bu eritebilme yeteneğidir. (Öküzün A'sı)
  • Okuma yazma insanları başkalarının yaşamlarını hayal etmeye zorlar. Okuryazar insanlar sürekli sorgular. Eleştirel düşünceye sahiptir. (Öküzün A'sı)
  • “Can sıkıntısı, yaşantının yumurtası üzerinde kuluçkaya yatan hayal kuşudur.” (Öküzün A'sı)
  • Hiçbir uygun hareket tökezleyen bir adıma şekil ya da anlam veremeyeceği için dinsel yaşamı seçer insanlar; her düşüş hareket dünyasının dışında kalır. Her düşüş "özgür" bir düşüştür. (Kahkahanın Zaferi)
  • Mühür, yazının gücünün bir göstergesi haline geldi. Hatta kendisi okuma yazma bilmeyen bir adamın bile, belge düzenlerken yasal olarak kendisi adına hareket etmek için mühür kullanma yetkisi vardı. (Abc Aklın Modernleşmesi)
  • Kelimenin bugünkü şeklini yazı sayesinde kazanması gibi “dil” ile bugünkü şeklini metinlerin çevirisiyle elde etmiştir. (Abc Aklın Modernleşmesi)
  • Okuma çok daha bireyleştirici, çok daha kişisel bir deneyimdir; insan metinde karşılaştığı düşsel dünyaya tek başına sessiz bir şekilde tepki verir. Okur isterse kendini düşlere kaptırmanın, başka düşüncelere yönelmenin keyfini yaşar ve metne kendi istediği anda, öykünün tek bir satırını bile kaçırmadan geri dönebilir. (Öküzün A'sı)
  • Dolayısıyla her otobiyografi bir bakıma bir bağımsızlık bildirgesidir, zira yazar kabarık benlik geçmişine elveda deyip, yeni, düzenli ve halk tarafından kabul gören bir benliği kucaklar. (Abc Aklın Modernleşmesi)
  • Televizyon izlemek dünyanın en kısır döngüsüne yol açar: Kişinin kendi imgelerini yaratma yeteneğini azaltarak, tıpkı bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi, onu hazır imgelere daha duyarlı hale getirir. (Öküzün A'sı)
  • Kaş çattıran cümleler değil, kahkaha attıran cümleler kurmayı öğrenin. (Kahkahanın Zaferi)