Kahramanın Doğuş Miti - Otto Rank Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Kahramanın Doğuş Miti kimin eseri? Kahramanın Doğuş Miti kitabının yazarı kimdir? Kahramanın Doğuş Miti konusu ve anafikri nedir? Kahramanın Doğuş Miti kitabı ne anlatıyor? Kahramanın Doğuş Miti PDF indirme linki var mı? Kahramanın Doğuş Miti kitabının yazarı Otto Rank kimdir? İşte Kahramanın Doğuş Miti kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Otto Rank
Çevirmen: Gökçe Yavaş
Orijinal Adı: The Myth of the Birth of the Hero
Yayın Evi: Pinhan Yayıncılık
İSBN: 9786055302870
Sayfa Sayısı: 112
Kahramanın Doğuş Miti Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Mitolojik araştırmanın başlıca sorunlarından biri, efsanevi masalların ana hatlarındaki kapsamlı benzerliklerin nedeninin açıklanmasında yatar. Bu efsanevi masallar, bazı detaylardaki fikir birliği ve bu detayların çoğu efsanevi gruplamada tekrarlayan bir şekilde görünmesiyle hâlen kafa karıştırıcı bir şekilde açıklanır.
Otto Rank mitlerin kökenine dair yaptığı bu çalışmada Yunan, Roma, Yahudi-Hıristiyan, Hint ve Germen efsanevi figürleri de dahil olmak üzere birçok çeşitli Avrasya kahraman doğuş hikâyesini inceliyor. Bunu yapmak için de klasik Freudcu psikanaliz metodolojisini ve söz dağarcığını kullanıyor. Rank, çeşitli kaynaklardan yararlanarak insanlık tarihinin en çok bilinen mitlerinin modern psikanaliz kuramlarıyla bağlantılarını ortaya koyuyor.
Kahramanın Doğuş Miti Alıntıları - Sözleri
- Şu açıkça ortadadır ki insanlar, eski zamanlarda ve en saf hayal gücüyle bile, ensesti ve baba katilliğini gökyüzünde görmemiştir. Bu fikirlerin başka bir kaynaktan elde edilmiş olması çok daha muhtemeldir. Bu kaynak da büyük olasılıkla insandır.
- Freud, Rüyaların Yorumu kitabında, Oedipus hikâyesinin -kähin Oedipus'a babasını öldürüp annesiyle evleneceğini söyler, ki Oedipus daha sonra farkında olmadan aynen böyle yapar- bağlantılarını şu an birçok yaşayan tarafından görülmüş iki tipik rüyayla ortaya çıkarır: babanın ölüm rüyası, anneyle cinsel ilişki rüyası. Kral Oedipus için şöyle der: Kaderi bizi etkiler ama sadece bu bizim de kaderimiz olabileceği için, çünkü kähin doğumumuzdan önce bize de ondaki laneti verdi. Hepimizin kaderinde ilk cinsel dürtülerimizi annelerimize ve ilk nefret ve direnişimizi babalarımıza karşı yöneltmek olabilir; rüyalarımız bizi bu kadere ikna eder. Babası Laios'u öldürüp annesi Jocaste'yle evlenen Kral Oedipus, bir dileğin gerçekleşmesinden çocukluk dileğimizin gerçekleşmesinden başka bir şey değildir.
- Küçük çocuklar için ebeveynler en başta tek otorite ve tüm inancın kaynağıdır.
Kahramanın Doğuş Miti İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın kitabı bölümleyişi çok yerinde. Öncelikle mitlerin, efsane ve destanların bir kökene bağlı olduğunu, bu kökten yayılarak milletlerin kendilerine özel mitler oluşturduğunu, aslında tek bir yerden ve kuvvetli ihtimal de yazarın Göç veya Ödünç Alma diye adlandırdığı bir yöntemle alınmış olsa da kültürel özellikler bakımından farklılıklara uğradığını açıklıyor yazar. Bu mitler Göç veya Ödünç Alma ile de olsa özelleşen mitlerin değerinden bir şey kaybetmeyeceğini de belirtiyor yazar. İkinci bölümde dünya tarihinde yer edinmiş veya adından sıkça söz edilen mitler ve destanlardan bahsediyor. Bu destanların birbirleriyle olan benzerlikleri, mitlerin ve destanların ortak bir kökten geldiği konusunda delil oluşturuyor. Örneğin; doğan çocukların nehre bırakılması, bir çoban veya özellikle de bir hayvan ( çoğunlukla kurtlar) tarafından emzirilip büyütülmesi, daha sonradan gerçekleşecek olan babayı öldürme ve anne ile ilişkiye girme... Son bölümde de mitlerin ve destanların psikolojik, psikanalitik ( özellikle de Freudyen bir bakış açısıyla) tahilili inceleniyor. Yazarın Freud tutkunluğu, yazarı mitler ve destanlar konusunda Oidipus kompleksini sıkça dile getirmeye yöneltiyor. Freud'un bu kompleks yaklaşımı ile beraber cinsel dürtüler ve rüyalar yajlaşımını da mitlere ve destanlara işliyor. (Sîdar Ronahî)
Efsanelerde yer alan kahramanların (Gılgamış, Paris, Herkül vb.) hikayelerini ortaya koyarak benzerliklerini ve toplumsal bilince göre farklılıklarını görmemizi amaçlayan bir kitap idi. (Esra Kantarcı Çayır)
Mitolojilerdeki kahramanların doğuş sürecindeki ortak motifleri tespit ederek bunların psikolojik analizini yapıyor. Analizi yaparken doğuş mitleriyle çocuğun ebeveynle ilişkisi arasında paralellik kuruyor ve analizini bu paralelliğe dayandırıyor. Mit incelemelerinin yanında edebi eserlerin incelenmesinde de model olabilecek parlak bir eser.. (RAŞİT ÇAYIRLI)
Kahramanın Doğuş Miti PDF indirme linki var mı?
Otto Rank - Kahramanın Doğuş Miti kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kahramanın Doğuş Miti PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Otto Rank Kimdir?
Otto Rank, asıl adı Otto Rosenfeld (d. 22 Nisan 1884, Viyana, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu - ö. 31 Ekim 1939, New York kenti, ABD), Avusturyalı psikolog.
Psikanaliz kuramını efsane, mit, sanat ve yaratıcılığın incelenmesini kapsayacak biçimde genişletmiş, bunaltı (anksiyete) nevrozunun temelinde doğum sırasında yaşanan psikolojik travmanın bulunduğunu ileri sürmüştür.
Yoksul bir ailenin oğluydu. Meslek okulunda öğrenimini sürdürürken geceleri yazmaya çalışıyordu. Sigmund Freud'un ilk yandaşlarından biriydi, onun Die Traumdeutung 'undan (1900; Düşlerin Yorumu, 2 cilt, 1991-92) esinlenerek yazdığı Der Künstler 'de (1907; Sanatçı) psikanaliz ilkelerinden yola çıkarak sanatı açıklamaya çalıştı. Bu çalışmayla ilgisini çektiği Freud'un yardımıyla Viyana Üniversitesi'ne girdi ve 1912'de Felsefe doktorasını tamamladı. Öğrenciliği sırasında resmen adını değiştirerek yazarlık adı olan Otto Rank adını aldı. Der Mythus von der Geburt des Helden (1909; Kahramanın Doğuşu Miti) ve Das Inzest-Motiv in Dichtung und Sage (1912; Şiirde ve Efsanede Ensest Motifi) adlı yapıtlarında, Oidipus karmaşasının sayısız şiir ve mite kaynak olduğunu gösterir.
Viyana Psikanaliz Derneği'nin sekreterliğini yapan Rank 1912-24 arasında Internationale Zeitschrift für Psychoanalyse 'yi yayımladı. 1919'da kurduğu ve psikanaliz üzerine yapıtları yayımlamayı amaçlayan yayınevini 1924'e değin yönetti. Sándor Ferenczi ile sıkı bir ilişki kurarak, onunla birlikte psikozların da psikanaliz alanına alınmasına katkıda bulundu.
1924'te, Das Trauma der Geburt und seine Bedeutung für die Psychoanalyse (Doğum Travması ve Psikanalizdeki Anlamı), adlı yapıtını yayımlayarak, freudcu ortodoksluğa karşı ilk kez ayrıldıkları noktaları ortaya koydu. Kitap, Freud ve Viyana Psikanaliz Derneği'nin öbür üyeleriyle ilişkisinin bozulmasına ve dernekten atılmasına yol açtı. Dölyatağından dış dünyaya çıkışın, çocukta ergenlik döneminde bunaltı nevrozu yaratabilecek şiddetli bir korkuya neden olduğu ileri sürülen kitabın psikanalizin temel kavramlarıyla çeliştiği düşünüldü. 1920'lerin ortalarından başlayarak ABD ve Avrupa'nın birçok ülkesinde dersler veren Rank 1936'da New York kentine yerleşti. Yapıtları psikiyatri, psikoterapi, danışmanlık ve eğitim alanlarında, ayrıca günümüzde hümanist psikoloji ve güdümsüz psikoterapide etkili oldu.
1930'larda Rank kişilik gelişmesinde yönlendirici güç olarak istenç kavramını geliştirdi. İstenç, Freud'un insan davranışındaki yönlendirici etkenler olarak gördüğü sezgisel dürtülerin denetlenmesi ve kullanılmasında olumlu bir güç olabilirdi. Buna göre, hastanın psikanaliz sırasında gösterdiği direnç, içsel bir olumsuz etken değil, bu istencin bir dışavurumuydu. Freudcu analistlerin tersine, bu direnci yıkmak yerine, kişinin kendini bulması ve gelişmesini yönlendirmek için kullanmak gerekiyordu.
Rank'a göre insanı bilinçli, amaçlı ve kendine yön verebilen bir varlık durumuna getiren istençtir. Kişilik özelliklerine göre insanlar ortalama, artistik ve nevrotik olarak üç ayrı kategoriye ayrılabilir. Toplumun kurallarına karşı çıkmadan uyan, yaratıcı olmayan, toplum için yararlı, öte yandan kendisine yararsız olan ortalama insan tipine karşılık artistik tip yaratıcı ve üretkendir. Nevrotik insan ise yaratıcılığı engellenmiş olan artistik tiptir.
Rank, Freud'dan koptuktan sonra psikanalizden uzaklaşarak "yeniden doğuş" kuramı adını verdiği bir psikoterapi yöntemi geliştirdi. Temelde kuralsız ve kimilerince bilimsellikten uzak olan bu yöntemde, korku ve suçluluk duyguları azaltılarak yaratıcılğa varan bir varoluşun geliştirilmesi amaçlanır. Terapide yaşam tartışılmamalı, doğrudan yaşanmalıdır. Bu yaklaşım daha sonra güdümsüz ve varoluşçu psikoterapilerin temel ilkesini oluşturdu.
Otto Rank Kitapları - Eserleri
- Kahramanın Doğuş Miti
- Doğum Travması
- Hakikat ve Gerçeklik
- Eş Benlik
Otto Rank Alıntıları - Sözleri
- “...tek fısıltısı , benimkinin yankısından büyüktü .” (Eş Benlik)
- Hindu inancına göre insan düşmanını resmî yada gölgesini kalbinden bıçaklayarak yok eder. (Eş Benlik)
- İlk günahın da ifade ettiği üzere bilmek günahtır, bilmek suç üretir. (Hakikat ve Gerçeklik)
- ''İyileşmiş bir nevrotik kişi, daha önce nevrotik mutsuzken, artık genellikle sıradan bir mutsuzluk sergiler.'' (Doğum Travması)
- ''Cehennem tasavvurundaki bedenle ilgili aşırıya kaçan ayrıntılar, rahim içine bağlanan gökyüzü ve cennet fantezisinin korku dolu karşıtı olarak gösterir kendini. Özellikle Yunan kültüründeki yeraltı dünyası cezalarına karşılık düşen cehennem cezaları, bütün incelikleriyle rahim içi durumunun yeniden üretimini ifade etmektedir. Böyle olunca, ortaçağdaki histerilerin bu hazır malzemeden yararlanarak aynı bilinçdışı eğilimleri ifade etmekten hoşlanmış olmalarına şaşmamak gerek.'' (Doğum Travması)
- "Yalnızca hatanın içinde yaşam vardır; Bilmek ölümdür." Schiller (Hakikat ve Gerçeklik)
- Çelişkinin kesinliği zevk duygusunu yoğunlaştırır. Otto Rank (Eş Benlik)
- Ama sanatçı da aynı şeyi yapar, Prometheus gibi o da kendine benzeyen insanlar yaratır; yani daima yeni ve sürekli tekrarlanan doğum eylemleriyle, yaratılışın kadınsı ağrıları altında eserini ve eseri içinde kendi kendisini doğurur. (Doğum Travması)
- Uykuya doğru nereye döndüysem, Ölüme yakın nereyi özlediysem, Yolları aşıp nereye gittiysem, Yolum üzerinde, benimle birlikte Pespaye, siyah giyimli biri oturdu, İçinde bir dost bulduğum. (Musset) (Eş Benlik)
- Ben senin düşüncelerinin eylemiyim. (Eş Benlik)
- ''Doğmuş olmamızın bedelini önce yaşamla sonra da ölümle ödüyoruz.'' (Doğum Travması)
- Doğmuş olmamızın bedelini önce yaşamla sonra da ölümle ödüyoruz. (Doğum Travması)
- Freudcu Narsizm kuramına göre eş benlik, mutlu ve dengeli bir kişiliğin oluşumunu engelleyen hastalıklı özsevgi unsurlarını temsil eder. (Eş Benlik)
- "Her şeyden önce kendi kendinle doğru ol" (Hakikat ve Gerçeklik)
- - " (...) Hakikatin peşine düşmeye başladığımız ân, gerçekliği ve onun bizimle olan ilişkisini yıkarız..." (Hakikat ve Gerçeklik)
- -Önemli olan, insanın karşısına çıkan her yeni duruma çözüm bulacak esnekliği gösterebilmesidir. Rank'a göre toplum tarafından "başarılı artist" olarak nitelendirilen kişiler, nevrotik ya da ortalama insanlardır. (Doğum Travması)
- Şu açıkça ortadadır ki insanlar, eski zamanlarda ve en saf hayal gücüyle bile, ensesti ve baba katilliğini gökyüzünde görmemiştir. Bu fikirlerin başka bir kaynaktan elde edilmiş olması çok daha muhtemeldir. Bu kaynak da büyük olasılıkla insandır. (Kahramanın Doğuş Miti)
- Küçük çocuklar için ebeveynler en başta tek otorite ve tüm inancın kaynağıdır. (Kahramanın Doğuş Miti)
- ''Bütün pratik buluşlarda esas meselenin libidoyu cömertçe tatmin ederek ilksel duruma olabildiğince yaklaşmayı engelleyen dış etkenleri azaltmak olduğunu görebiliriz.'' (Doğum Travması)
- Tolstoy İnsanın hayatındaki en önemli olay kendi benliğinin bilincine vardığı andır. (Hakikat ve Gerçeklik)