Kitap Künyesi

Yazar: Kemal Sayar

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9786051149301

Sayfa Sayısı: 176

Kalbin Direnişi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Her şey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor.

Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet almadan..."

Böyle diyor Kemal Sayar ve bir çağın, bir toplumun, bir kuşağın serencamını, açmazlarını, çözülme ve savrulmalarını ustalıkla irdeliyor. Akla ve ruha dokunan incelikli çözümlemelerin eşliğinde, hepimiz için, 'kalbin direnişi'ni merkeze alan bir çıkış yolu öneriyor.

Neden mi?

Çünkü, "sadece kalbi olanlar içlerindeki mucizeleri görebilir ve sadece kalbi olanlar kötülüğe karşı direnebilir."

(Tanıtım Bülteninden)

Kalbin Direnişi Alıntıları - Sözleri

  • "Her şey yıkılıp giderken, geride kalan şeylerle güzel bir şeyler kurmaya çalışmaktır hayat."
  • Kimi kız çocukları babalarının ruhlarında açtığı yaraları bir ömür boyu saklarlar.
  • Hayat zalim görünebilir bize ama önümüzde seçim yapabileceğimiz fırsatlar varsa herzaman,umutta var demektir.Umut ki insana bağışlanmış en büyük armağandır ve herşey yıkılıp gitse bile,umut varsa insan vardır.
  • " İyi ki kitaplar var..."
  • ¶¶ İyi ki kitaplar var... ¶¶
  • "Size söylemek istediğim, ölümün her zaman bizimle, hep yanıbaşımızda olduğudur."
  • Umut ki, insana bağışlanmış en büyük arma­ğandır ve her şey yıkılıp gitse bile, umut varsa, insan vardır.
  • Umut ki, insana bağışlanmış en büyük armağandır ve her şey yıkılıp gitse bile, umut varsa, insan vardır.
  • "Ancak bir kalbi olanlar direnebilir."
  • Bu ülke ve bu dünya, aklı bitirmeye yeltenen bombalara karşı, aklın ve kalbin buluşmasıyla kendisini onaracaktır.
  • Üstelik başarı nedir? Gayrımeşru yollarla servet biriktirmek bir başarı mıdır? Harcıyabildiğinden veya ihtiyacından fazlasını elinde tutmak ve buna ihtiyacı olanlara dağıtmamak bir başarı mıdır?
  • "Bende sığar yedi cihân, ben bu cihâna sığmazam."
  • "Seçim yapabilmek, ruhun özgürlüğüdür."
  • Her şey yıkılıp giderken, geride kalan şeylerle güzel bir şeyler kurmaya çalışmaktır hayat.

Kalbin Direnişi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bu Kemal Hoca'nın okuduğum ilk kitabıydı güzeldi, eğitici ve değer katıcıydı. İki dostun karşılık çay muhabbeti gibi bir kitap, durup düşünen anlayan, anlam arayışının peşinde yol bulmaya çalışan iki insanın muhabbeti. Yer yer itirafları ve yüzleşilmesi gereken hayatın gerçekleri ve ''Nasıl daha anlamlı bir hayat?'' sorunun cevabını bulması gerektiğini insana hatırlatan bir kitaptı benim için. Burada tanıştığım ve bu güzel kitabı bana hediye ederek Kemal Hoca ile tanışmama vesile olan Sena Hanım'a çok teşekkür ederim. (İsa)

Merhabalar Kitabı okumanız için buraya ne yazmam gerekiyor bilmiyorum başlayayım öyleyse; Öncelikle kitabı okumam da ve Kemal Sayar'la tanışmam da üyeside olduğum AGD'nin çok kıymetli kitap severlerine teşekkür ediyorum. Yoğun geçen bir sınav haftasından ve uykusuz gecelerden sonra ilaç oldu diyebilirim.Sağ olsunlar.. Kitap beş bölümden oluşuyor ve bu bölümlerde kendi içerisinde farklı başlıklar altında verilmek istenen mesajlar veriliyor diyebilirim.Bu başlıklar üzerine saatlerce konuşabilirim ama siz dinlemezsiniz diye kısa geçicem:) Kitapta bir çağın,bir toplumun,bir kuşağın serencamını, açmazlarını çözülme ve savrulmalarını , gözler önüne seriyor. Aklımıza ve ruhumuza dokunan çözümlemeler öneriyor.Hepimiz için "Kalbin Direnişi"merkeze alan bir çözüm yolu öneriyor. Kitabı okurken bi kaç satırın altını çizer diye düşünmüştüm kitap şu an kullanılmaz halde:) Kitabı okurken halka sesleniyormuş gibi hissettim arada duvarlarla bakıştığımız anlarda olmadı değil. Aldım karşıma bütün hallerimi dinle Hilal dedim ne kadar dinlediler zaman gösterecek bakalım iyi olur insAllah diyelim. Şuraya bir alıntı bırakıyorum artık sizler kitabın inceliğini anlamış olursunuz. Aliya İzzetbegoviç, savaşın en yoğun zamanında askerlerine şöyle hitap ediyordu: "Görüyorsunuz, Allah karşımıza acı veren bir imtihan çıkarmıştır. Boğazlandık, kadın ve çocuklarımız öldürüldü, camilerimiz yıkıldı. Ama biz kadın ve çocukları öldürmeyeceğiz, kiliseleri yakmayacağız. Bunu yapmayacağız, çünkü bu bizim yolumuz değil. Biz muzaffer olacağız, çünkü biz başkalarının dinine, milliyetine ve farklı kanaatlere saygı gösteriyoruz ve çünkü bu zor durumumuzda bile temiz insanlar olmaya çabalıyoruz. Ve başkalarının ibadethanelerini yıkmak bize her halükarda yasaklanmıştır." "Eee ne diyelim temiz insanlar kalmak ümidiyle" "Size söylemek istediğim, ölümün her zaman bizimle, hep yanıbaşımızda olduğudur. Önemli olan, ondan ne zaman kaçıp kurtulacağımız değil; inandığımız fikirler için elimizden gelenin azamisini yapıp yapmadığımızdır ... Eğer en başta bir amacın hizmetkarı değilsek, hakkın, adalet ve özgürlüğün sevdalısı değilsek, yeryüzünde bir hiçiz demektir." "Evet bu satırlardan sonra ise "Hiç" olmamamız dileğiyle diyorum.. Ha birde unutmadan.. Bize kendi içimizden, ülkemizden sosyolojik,felsefik psikolojik veya bilmem daha neik bir yazar mı arıyorsunuz? Buyrun... Yaşamınıza anlam katmak için okuyun demiyorum, çünkü yaşamımıza zaten anlam katılmıştır.Yaşamınızdaki anlamı öğrenmek için buyrun okuyun okutturun derim. Saygılarımla keyifli okumalar. (Hilal Kaynak)

Kemal Sayar yine kalbimize dokunuyor “Kalbin Direnişi” kitabında. Hali pür melalimize ayna tutuyor Sayar. Kendimizi, ailemizi, toplumumuzu kendi öz dekoru içinde umutsuzluklarıyla, yılgınlıklarıyla, kapitalizmin pençesindeki çırpınışlarıyla, maneviyat tükenmişliğiyle, psikolojik buhranlarıyla seyrediyoruz kitabın sayfalarında. Muhtelif konulara değiniyor yazar kitabında. Ve her meselede bir hekim titizliğiyle tüm ipuçlarını, semptom ve bulguları değerlendirip teşhise yöneliyor. Popüler kültürün kuşatması altındaki ruhlarımızın nasıl bir cendereye sokulduğunu tespit ediyor. Dindarlığımızın bile zemininin kaydığından dem vuruyor Sayar. Aidiyet sorunumuza parmak bastığı bir noktada sözü dindarlığımıza getirip şu sarsıcı hakikate işaret ediyor: “Bizatihi dindar olmak veya dindar görünmek insanlara ahlaki bir aidiyet hissi sağlamıyor. Dindarlığın kendisi insanları hayâsızlıktan, çalıp çırpmaktan, torpilli ihale alımlarından korumuyor. Herkeste, her şeyde bir yersiz yurtsuzluk… Cep telefonlarından mesaj göndererek kandil kutluyoruz. Dinin zahmetsiz versiyonları… Buharlaşan büyük anlatılarla birlikte, nereye tutunacağını bilemeyen, köksüzleşmiş, popüler kültürün oyuncağı haline getirilmiş bir gençlik…” Diğer bir başlıkta “dinciliği” ele alıyor Sayar ve burada zemini kaymış dindarlığı “dincilik” olarak kavramsallaştırarak gündeme taşıyor. Gerçek dindarlar ile dindar görünümlüler arasındaki farkı “dincilik” mefhumu ile anlamlı kılıyor. Dinci eğilimin bir “köylü” hareketi olarak filizlenmiş olduğundan ve temel şehir değerlerini içselleştiremediğinden bahsediyor yazar. Lidere kayıtsız şartsız bağlılık ve bir topluluğa bireysel sorumlulukları ortadan kaldıran bir başıbozuklukla bağlanmayı “dinciliğin” kilometre taşları olarak işaretliyor. Ve şu müthiş tespitleri birbiri ardınca sıralıyor: “Dincileri birleştiren şeylerden biri de, dinin ahlaki doğruları konusundaki vurdumduymazlıklarını biçimsellik anındaki aşırı vurgularıyla örtmeleridir. İnsan ilişkilerinde faşizan tutumları benimsemekten imtina etmeyenler, işçilerine hak ettiği ücreti vermemek için çırpınanlar, cinsel arayışlarını dinî bir kılıfla örtmeye çalışanlar, gayri ahlaki olanı nedense hep başkasının üzerinde teşhis eder. Oysa onların kör noktaları, kendi hayatlarının eğri büğrülüğü ve Tanrı karşısındaki samimiyetsizlikleridir.” (Ahenger)

Kitabın Yazarı Kemal Sayar Kimdir?

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Kemal Sayar, uzmanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ana bilim dalında tamamlamıştır. Daha sonra sıra ile Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi'nde ve Çorlu Asker Hastanesi'nde Psikiyatri Uzmanı olarak çalışmıştır. 28 Kasım 2000'de psikiyatri doçenti unvanı almıştır. 2000-2004 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Psikiyatri AD Öğretim Üyesi olmuştur. 2002 yılında McGill Üniversitesi'nde Tübitak araştırmacısı olarak ziyaretçi profesör unvanıyla bulunmuş ve transkültürel psikiyatri ve psikosomatik tıp alanında araştırmalar yapmıştır. Daha sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde dört yıla yakın bir süre başhekim yardımcısı ve 13. Psikiyatri Kliniği Şefi , dört aylık bir süre de (vekil) başhekim olarak çalışmıştır. 2008 yılında profesör olarak Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine başlamış ve üç yıl sonra Marmara Universitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri anabilim dalına geçmiştir. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı başkanıdır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Açık Radyo'da ve daha sonra Star televizyonunda "Ruhun Labirentleri" isimli bir programı hazırlamış ve sunmuştur.TRT'de İnsanlık Hali adlı programı bir yıl yapmıştır. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.

 

 

Kemal Sayar Kitapları - Eserleri

  • Sufi Psikolojisi
  • Ruh Hali
  • Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
  • Hayat Teselli Bulmaktır
  • Her Şeyin Bir Anlamı Var
  • Özgürlüğün Baş Dönmesi

  • Yavaşla
  • Ruhun Labirentleri
  • Hüzün Hastalığı
  • Kalbin Direnişi
  • Terapi
  • Olmak Cesareti
  • Otoyol Uykusu

  • Merhamet
  • Kendine İyi Bak
  • Kültür ve Ruh Sağlığı
  • Bütün Şiirleri: Ricat - İki Güneş Arasında - Hızır ve Roza
  • Koruyucu Psikoloji
  • Şimdi Şehir İçin Kalp Zamanı
  • Beni Sessiz de Sevebilir misin?

  • Merhamet Devrimi
  • Kayıp Arkadaş
  • Psikolojiye Giriş
  • Sanal Aşk
  • Bütün Şiirleri
  • Ölümden Önce Bir Hayat Vardır
  • Ruh Hastalığını Anlamak

  • Ricat
  • Psikiyatri ve Kültür
  • İki Güneş Arasında
  • Hızır ve Roza
  • Bir Bilim Olarak Psikiyatri
  • Antipsikiyatri
  • Karanlıkta Görmek

  • İnsan Halleri
  • Başı Sınuklar İçin Kılavuz
  • Dünyaya Geldim Gitmeye
  • Ağ
  • Aile Olmak
  • Aşk ile Anı Seyretmek
  • Ruhun Derin Yaraları

  • Dijital Çocuk
  • Bir Kalbi Kırılmaktan Koruyabilsem
  • Aleme Bir Yar İçin Âh Etmeye Geldik
  • Hatıraların Evi– Günümüzde Aile
  • Melekleri Ürkütmek

Kemal Sayar Alıntıları - Sözleri

  • Belki de yeryüzünde hiçbir eş, sahip olduğu ilmi, Hz Peygamberin Hz Aişe ile paylaştığı kadar eşiyle paylaşmamıştır. Hiçbir eş de eşinden ilim almak için Hz Aişe kadar çaba göstetmemiştir. (Aile Olmak)
  • Hayatın trajedisi ölmek değil, yaşarken içimizde ölmesine izin verdiklerimizdir. ... ~... (Ölümden Önce Bir Hayat Vardır)
  • Eve geldiğinizde doğrudan odanıza gider, dertsizlik maskenizi takarsınız. (Koruyucu Psikoloji)
  • Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl (Aşk ile Anı Seyretmek)
  • Müsaade ederseniz hayatımın bu bölümünde ağlayacağım. (Otoyol Uykusu)
  • Kendimizi özel hissettiğimizde, kendimize dair farkındalığımız azalıyor. Çok da uzağa gitmemize gerek yok. Yiyip içtiklerini sosyal medyada paylaşanlar, başka insanları kızdırabileceklerini çoğu zaman fark etmiyorlar bile. Sosyal paylaşım siteleri kıskançlık ve özenme için elverişli bir platform oluşturuyor. 2013’te Amerika’da yapılan bir çalışmaya göre, kişinin son zamanlarda kıskançlık hissettiği durumların yüzde 20’sinin Facebook yüzünden olduğu ortaya çıkmış. Bu kıskançlıkların çoğu diğer kişinin görüntüsü, yaptığı tatiller ve sahip olduğu sosyal hayattan kaynaklanıyor… Nihayetinde kıskançlık. hayattan alınan keyif ve tatmin duygusunu azaltıyor (Ağ)

  • Kişiler ahlaki tutarlılığı önceleyen bireyler olmaktan çıkarak başkaları tarafından beğenilmeyi önceleyen bireylere dönüşür ahlaki olarak doğru olanı yapmak yerine başkalarını cezb ederek onların beğenisini kazanmak hayatın temel amacı olur (Kültür ve Ruh Sağlığı)
  • Senden geriye, senin güzelliğine, doğruluk ve iyiliğine tanıklık eden sözler kaldı. Zaten bir söz, iyiliğe tanıklık etmiyorsa neye yarar ki? Senden sonra üstümüze çok yağmurlar yağdı, olmadık zamanlarda bir üşüme tuttu bizi ve dedik ki “Biraz yağmur kimseyi incitmez”. (Bütün Şiirleri: Ricat - İki Güneş Arasında - Hızır ve Roza)
  • Senden sonra ruhum hep aksayarak yürüdü. Bu gurbetin bir gün biteceği hakikati içime ağır bir taş gibi çöreklenip kaldı. Hayatın daimi bir daüssıla, sevmenin özlemek olduğu bilinci ruhuma otağ kurdu. (İki Güneş Arasında)
  • Diğer insanlara yakın olmanın zarar görmek anlamına geldiği bir ortamda benmerkezci anlayış gittikçe yükselir. (Terapi)
  • Soru sormaktan kaçınmak verilebilecek cevapların en kötüsüdür (Bir Bilim Olarak Psikiyatri)
  • Saygının sadece kelimelerle değil, aynı zamanda vücut diliyle de ilgili olduğunu gösterin. (Koruyucu Psikoloji)
  • Gözlerimin önce ışığa alışması gerek. Riyakarlığa, tepemizde dolaşıp da yağmayan bulutlara. (Ricat)

  • Tek sırrı şu ki hayatın İnsan Tanrı'yı özler (Ricat)
  • Öz anne babasını huzurevine gönderip, evde kedi köpek besleyen insanların olduğu bir dünyada yaşıyoruz NFK (Aile Olmak)
  • Bir yarayı, bir incinmeyi veya gönül kırıklığını geride bırakmak ve hızla oradan uzaklaşmak isteriz. (Karanlıkta Görmek)
  • Günümüz insanı, internet öncesi zamanların ortalama insanının kuracağı ilişkilerin kat kat fazlasına sahip. Yine de bir türlü aradığını bulamıyor. İlişkiler hızlı başlayıp hızlı bitiyor. Sanal ilişkilerin çekiciliği belki en çok da buradan temelleniyor. Elde etme ve vazgeçme kolaylığından... İlişki kurmak ve bozmak artık çok kolay. (Sanal Aşk)
  • "Allah'ın halifesi olan insan, Allah'ın zât, sıfat ve fiillerinin en mükemmel şekliyle tecelli ettiği varlıktır. O, Allah ile âlem arasında, zâhir ile bâtın ara­sındadır (berzah). O bütün ilahi kemal manaları ken­disinde gerçekleştiren kişidir. Âlem bir ayna gibidir; insan-ı kâmil bu aynanın cilasıdır." (Sufi Psikolojisi)
  • Derin bir yasın tetiklediği öfkeden korkmak gerekir. (Merhamet)
  • “Ancak beni işitecek bir insanın varlığıyla sohbet mümkün olur.” (Hayat Teselli Bulmaktır)