Kitap Künyesi
Yazar: Siraceddin Önlüer
Yayın Evi: Semerkand Yayınları
İSBN: 9786054214020
Sayfa Sayısı: 247
--reklam--
Kalbin Hastalıkları - 3 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kalp, Allah Teâlâ'nın nazargahı, ruhun sarayı, insanın da aslıdır. İnsanı insan yapan tüm hususiyetler kalpte toplanmıştır. İçine nur inmeyen kalp, aslî safiyetini kaybeder ve görevini yapamaz olur. Böyle bir kalp inkârın, isyanın, cehaletin ve kötü ahlâkın merkezi olur.
Kalp, günah ile kirlenir, katılaşır; tedavi edilmezse ölür. Üzerine perde çekilir, hak olan şeyleri görmez, işitmez ve anlamaz olur; nihayeti ise felakettir.
Bu kitapta, gaflet, kibir, haset, riya gibi birçok kalbi hastalıklar anlatılmaya tedavi yöntemleri ayet, hadis ve velilerin sözleri ışığında aktarılmaya çalışıldı. Kalp hastalıkların nedenleri, akıbeti ve bu manevi hastalıklardan kurtuluş reçetesi sizlerin istifadesine sunuldu.
(Arka Kapak)
--reklam--
Kalbin Hastalıkları - 3 Alıntıları - Sözleri
- Kalpler yönelmek ve yüz çevirmek arasında kıvranmaktadır. Bu sebeple kalpler üzerine inşa edilen her şey, deniz dalgaları üzerine inşa edilen şeye benzer.
- "Kişinin haddini bilmesi en büyük edeptir."
- "Kalbini hırs kutusu ve mideni haram kabı yapma! İnsanoğlu bu ikisinden helâk olur. Bu ikisine dikkat eden kurtulur." Habib b.Salim
- İnsan şunu bilmelidir ki bütün izzet, itibar, şeref, güzel hayat ve ebedî saadet yüce Allah'ın katındadır. İnsan için en güzel şeref, yerde değil gökte anılmasıdır.
- İnsanlar zâhire, yüce Allah kalbe bakar.
- Kişinin fazileti, maksadı ile ölçülür.
- İslâmiyet, nefsin yok edilmesini değil, ona hâkim olup, dine uygun kullanılmasını emretmektedir.
- "Bir derdin olduğu zaman, Allah'ı zikret. Bir hüküm vereceğinde Allah'ı hatırla. İnsanlara paylarını dağıtırken Allah'ı unutma."
- "Dünyalığı elinizde saklayınız. Kulların iyiliği için harcayınız. Ama onu kalbinize koymayınız. Şüphesiz böyle olan mal hayırlıdır. Zarar vermez."
- Yemek yeme halini Allah'a itimat ve tevekkül ile, dilini doğru söz söylemekle ve gözünü haramlara bakmaktan korumak suretiyle muhafaza et.
- Hırs kulağa bir şey duyurmaz, kin gözü kapar, adama bir şey anlatmaz.
- "Kul, kanaat sahibi olduğu zaman hürdür. İhtirasa kapıldığında köle sayılır. Kalbinden hırsı çıkar ki ayaklarındaki zincir çözülsün." Ahmed er-Rifâî
- "Elde edemediğin şeyin hasretini çekme"
- Kalp yaratılmış olan hiçbir şeye köle olmaz.
- Nefis devamlı içimizde, şeytan ise peşimizdedir.
--reklam--
Kalbin Hastalıkları - 3 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bedenimiz gibi kalbimiz de hasta olur. Hem de nasıl? İnsan bedenen bir hastalığa yakalanınca Rabbine dua eder, şifa O'ndan gelir ve iyileşir. Takdir Allah'ın. Ama kalp hasta olunca öyle mi? Şifa isteyeceğin yolu bile şaşırman an meselesi. Yoksa izahı mümkün olur muydu, bedeni sağlıklı kalbi yanlışlarla dolu insanların? Riya, hırs, şehvet, şöhret, dünya sevgisi.. Her biri imtihan dünyasında ayağımıza takılacak bizi alaşağı edecek konular. Peki mümin ne yapmalı? Bilmeli her daim imtihanda olduğunu. Çünkü bu dünya cennet değil, anne karnı değil, cennet değil, ahiret hayatı değil bu dünya imtihan dünyası. Ve bu dünyada kalp, maddeye tapmaya başladığında hastalanır ve mânayı yitirir. Para, ünvan, mal mülk sevdası.. Ne diyor Yaradan, "İnsanlar inandık demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler." (Ankabut Suresi, 2.ayet) Kitap riya, hırs, şehvet, şöhret, dünya başlıklarından oluşuyor. Aslında dört kitaptan oluşan serinin üçüncü kitabı. Bir yolculuk sırasında arkadaşlık etmişti bana. Ama her seferinde nerde kaldığımı unutup başa alıyordum. Nasip bir Ramazan günü bitirmekmiş. Özellikle riya bölümünden etkilendiğimi söylemem lazım. Çünkü Riya öyle bir tuzak ki sen farketmeden seni esir alabilir. Çünkü dereceleri var. Hak'tan uzaklaştıran, niyeti "desinler"e göre belirlenen her eylem o dereceyi arttırmakta. Allah korusun. O yüzden, Kalbinize iyi bakın. (Sade okur)
|Kalbin Hastalıkları| . . Etten bi parça olan kalbimizin hastandığına şahit oldunuz mu? Olduysanız iyileştirmek için neler yaptınız? Her şeyin aslında o küçücük et parçasından ibaret olduğunu biliyor muydunuz? Kalp neyi tasdik ederse beyin onu yapar dediniz mi? Gelin hep birlikte kalbimizdeki hastalığa şahit olalım. . Riyakarlık yaparak; başkaları görsün, aklı kalsın veya evimin şu katında oturuyorum, sosyal medyada paylaşayım, bilmem şu araba markasını aldım çok şükür, bugün şu şu hastaları ziyaret ettim, şu yetime şu kadar para verdim, Kızılay’a bilmem kaçıncı kan bağışımı tamamladım.. Hepimizin zaman zaman gaflet tuzağına düştüğü riyakarlık...Allah rızası çatısı altında yaptığımız dünyevi ihtiyaç dizimi. Oysa ki Allah, ihlaslı kul olmamız için diyor ki; “İbadetlerini ihlâs ile yap. İhlâs ile yapılan az amel kıyamet günü sana yetişir.” Yaptığın her şeyde Allah’ın rızasını kazanmamız gerektiği vurgulanıyor. Hırslarımız, nefsî arzularımız, mal mülk düşkünlüğümüz... Her şeyin en iyisinin bizde olması için hırsa bürünmüşüz. Günümüz çağında o yüzden huzur yok. Gaflet batağında yüzdüğümüzün farkında bile değiliz. Hırs, nefsî arzu ve ihtiyaçlarımız bedenimizi, kalbimizi öyle bir ele geçirmiş ki, göz görmez,kalp hissetmez olmuş. Oysaki kalp yalnızca Allah için atar. Biz nefsimiz için kalbimizin yönünü değiştirmişiz. Arkadaşlar kaç duyu organımız var desem ne dersiniz? 5 tabii ki. Sen daha kaç duyu organımız olduğunu bilmiyor musun, dediğinizi duyar gibiyim. Evet, bilimsel olarak 5 duyu organımız var ama din boyutunda 5 değil, 6 duyu organımız var. Nefis organı. Sizler akıllı insanlarsınız. Nefsimiz değil mi bizi Allah yolundan koyan? Nefsimiz değil mi şunu alalım, bu güzel değil, bugün bunu değil şu yemeği yemek istiyorum. Kim diyor size bunu nefis değil mi? Arkadaşlar bunlar hepimizde olan şeyler. Okurken kalbime öyle ağır öyle ağır geldi ki...Bir o kadarın kaç mislisini sırtımda hissettim. Kendimi sürekli olarak sorgulayan biriyim zaten. Bu sefer farklı açıdan sorguladım. Vallahi günahkar kulların en kötüsüyüm. Allah bizi iman yolundan, sahabe yolundan, Hz, Hatice annemizin yolundan, peygamberimizin yolundan olanlardan eylesin. Aksi takdirde boğulup gideceğiz. Dipnot: Arkadaşlar yorumu, kitabı gördünüz, okudunuz. Artık buradan sorumlusunuz. Lütfen okuyalım, okutalım. Kitap ve dua ile.️ (Dilanur)
--reklam--
Kalbin Hastalıkları - 3 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Siraceddin Önlüer - Kalbin Hastalıkları - 3 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kalbin Hastalıkları - 3 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Siraceddin Önlüer Kimdir?
1972 yılında Adıyaman’da dünyaya geldi. İlköğretim ve lise eğitimini Adıyaman'da tamamladı. Küçük yaştan itibaren ilimle meşgul olan yazar, klasik usulde Arap dili ve edebiyatı, hadis, tefsir, fıkıh gibi İslâmî ilimleri tahsil ederek 1994 yılında icazet aldı.
Daha sonra Anadolu Üniversitesi, İlahiyat (Önlisans) programını bitirdi. Yaklaşık 6 yıl çeşitli İslâmî ilim dallarında eğitimler verdi. Yazar, Semerkand Yayınları Araştırma Merkezi’nde telif ve tercüme çalışmalarına devam etmektedir.
--reklam--
Siraceddin Önlüer Kitapları - Eserleri
- Kırk Hadiste Müslüman Şahsiyeti
- Edep Ya Hu! - Allah Dostlarının Örnek Ahlakı 1
- O'nu Selamlamak
- Efendimiz Soruyor
- Kalbin Hastalıkları - 1
- Edep Ya Hu! - Allah Dostlarının Örnek Ahlakı 2
- Ben Pişmanım
- Şefaat ya Resulallah (sav) Delilleri ve Hikmetleriyle Şefaat
- Kalbin Hastalıkları - 2
- Rahmet Kapısı
- Kalbin Hastalıkları - 3
- Yürü Huzura
- Kalp Alemi - Kalbin Salih Amelleri - 1
- Ehlibeyt Imamları
- Receb
- Kalbin Hastalıkları - 4
- Helal Kazanç
- Hicri Aylar Şaban
- Kalp Alemi - Kalbin Salih Amelleri - 2
- Temel Şafii İlmihali
- Hicri Aylar Ramazan
- Hicri Aylar Ribîülevvel
- Asr-ı Saadet Şehidleri
- Cemaziyelahir
- Safer
- Hicri Aylar Muharrem
- Hicri Aylar Rebiülahir
- Zilhicce
- Zilkade Hicri Aylar
- Şafii Mezhebine Göre Dinimi Öğreniyorum
- Şevval
- Hicri Aylar
- Ramazan
--reklam--
Siraceddin Önlüer Alıntıları - Sözleri
- Şu dünyada Allah'a gönül verenlerin çilesi hiç tükenmemiştir (Kalp Alemi - Kalbin Salih Amelleri - 2)
- Sonra da Allah'ı tesbih et, Hz. Peygamber'in s.a.v tavsiye ettiği tesbihati oku. Bunu mümkün mertebe ihmal etme!.. Öğle ve ikindi iş sebebiyle, akşam ve yatsı yorgunluk nedeniyle, sabah da uykusuzluk bahanesiyle terketme!.. Şeytanın vesvesesine kapilma! Resûl-i Ekrem'in (sallallahu aleyhi vesellem) Şu ikazini unutma "Şeytan, namazda iken her birinize gelir 'Şunu şunu hatırla!' der ve namazdan çıkıncaya kada devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihati terkeder." (Yürü Huzura)
- Şefaat, sevenlerin sevdikleri için aracı olup naz makamında niyaz etmeleri, dostları adına göz yaşı dökmeleridir. (Şefaat ya Resulallah (sav) Delilleri ve Hikmetleriyle Şefaat)
- Hak Teala, her canlının rızkını ayrı ayrı ve farklı farklı ihsan etmiştir. Ancak bu farklılık, cemiyet nizamının mükemmel bir surette tesis ve düzeni içindir. Nitekim Yüce Allah, “...Onların(insanların) dünya hayatındaki maişetlerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için de kiminin(maişetini) derecelerle ötekine üstün(fazla) kıldık”(Zuhruf 43/32) buyurmuştur. Yani kimi zengin kimi fakir; kimi işci kimi işveren; kimi amir kimi memur olur. İnsanların iş bakımından rızık yollarının farklı olması, birbirleriyle daha yakın ilişki ve alaka içerisinde bulunmaları içindir. Şayet hayat nizamı, insanların aciz idraklerine, birbirine uymayan istek ve yeteneklerine ve her an değişen düşüncelerine kalsaydı, kainatta isyandan başka bir şey görülmezdi. Nitekim Allah Teala, “Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol verir, dilediğinden kısar. Şüphesiz bunda şuurlu müminler için ibret vardır” (Zümer 39/52) buyurmaktadır. Kuran-ı Kerim’de, gerek dünya gerekse ahiret nimetleri bakımından Allah’ın lütfunun sınırsızlığı ifade edilmektedir.(İsra 17/21) Şu halde servet, mevki, sağlık ve yaşayış güzelliği bakımından insanlar arasındaki farklar ilahi takdirin bir gereğidir. Bu da bu dünya da mutlak eşitliğin imkansızlığını orataya koymaktadır. Farklı farklı istidat ve kabiliyetlerde yaratılmış bulunan insanların eşit imkanlara sahip olmaları, eşyanın tabiatına uygun düşmemektedir. Ayrıca servet ve refah yönünden herkesin eşit olması, ideal manada dahi, insanlara bir fayda sağlamayacaktır. Her şeyden önce insanlar eşit beceri ve kabiliyetlere sahip olmadıkları gibi, eşit derecede mala mülke sahip olmaları da mümkün değildir. Aynı şekilde, farklı farklı iş ve mesleklerde çalışan kimselerin eşit imkanlara sahip olmaları da beklenemez. (Helal Kazanç)
- "Her kim günde bana yüz salavat getirirse, Allah onun yüz ihtiyacını giderir. Bunun yetmişi ahireti içindir, otuzu da dünyası içindir. " . Ali el Muttaki, Kenzul Ummal, nr 2132 (O'nu Selamlamak)
- "Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki kıldıkları namazdan gafildirler" (Mâûn 107/4-5) (Yürü Huzura)
- Kamerî yılın ramazandan sonra ve zilkadeden önce gelen onuncu ayının adı olan şevval, "yukarı kalkmak, yükselmek, kaldırmak, taşımak ve götürmek" anlamlarındaki şevl kökünden türemiştir. (Şevval)
- MUHARREM AYININ BİRİNCİ GÜNÜNDE NE YAPILIR? Muharrem ayının birinci gününde, her birinde besmele çekerek, bir defada 1000 İhlâs-ı Şerîf okuyanları Cenâb-ı Hak lütfuyla, keremiyle bu âlemden kul borcu ile huzûruna getirmeyecek, dünyada ödemeye muvaffak kılacaktır. Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak fazîletli ibâdetlerdendir. Bu on günlük orucu tutamayanlar, mümkünse 8, 9 ve 10. günlerde oruç tutmalıdırlar. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) 9. günü seferde bulunduğundan yalnız 10. günü oruç tutmuşlar ve “Sağ olursak gelecek sene 9. günü de tutarız.” buyurmuşlardır. Bu ayın perşembe, cuma, cumartesi günlerinde peş peşe oruç tutulursa 900 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. (Hicri Aylar Muharrem)
- İslam ümmeti, insanlık için en hayırlı topluluktur. Çünkü fertleri birbirinin bütün dertleri ile ilgilenen kişilerden meydana gelir. Oysa diğer toplumlarda iyilik ve kötülük her ferdin kendi sorunu ve kendi meselesidir. Bu sebeple bu şerefli görev Hz peygamber'in (sav) ümmetine verilmiştir. Şu ayet de bu hususu teyit etmektedir; “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız." Al-i İmran 3/110 (Kırk Hadiste Müslüman Şahsiyeti)
- " Bir kimse, rızkı azaldığı zaman çok tövbe ve istiğfar etsin! Zira Allah Teala Nuh suresinde tövbe ve istiğfar edenlerin günahlarını bağışlayacağını ve rızıklarını arttıracağını vaat ediyor." Cafer-i Sadık (rah) (Ehlibeyt Imamları)
- Hz.Peygamber (sas),huzurunda birbirine söven iki kişiden birinin yüzünde öfke hali belirince şöyle buyurmuştur: "Ben bir kelime biliyorum,eğer şu adam bunu söylerse öfkesi geçer.Bu kelime,eûzü billahi mineşşeytanirracim (kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım) cümlesidir." Hz.Peygamber (sas),Cenabı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilacı olarak tavsiye etmiş,insanın kendi kendine ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir. (Kalbin Hastalıkları - 2)
- "Tevekkül, vekil olarak Allah Teâla'dan razı olmak, rızık için endişe duymamak, ömrünü, bugün içinde olduğu günden ibaret kabul etmek. Tul-i emel sahibi olmamak, vakitlerini ibadet ve taatle geçirmeye gayret etmektir." (Kalp Alemi - Kalbin Salih Amelleri - 1)
- İnsanlar zâhire, yüce Allah kalbe bakar. (Kalbin Hastalıkları - 3)
- Hz. Musa, yüce Allah'a, "Yâ Rab! Dünya ile ilgili ihtiyaçlarım oluyor ama bunları önemsiz bulduğum için sana arz edemiyor, utanıyorum" deyince, Hak Teâlâ şöyle vahyetti: " Yâ Musa! Benden hamuruna koyacağın tuza, sürüne vereceğin ota kadar her ihtiyacını isteyebilirsin." (Edep Ya Hu! - Allah Dostlarının Örnek Ahlakı 2)
- Medine Kur’an’la fethedildi. Gönüller imanla doldu. Artık Medine, İslâm’ın merkezi olmaya hazırdı. (Zilhicce)
- "İslâm'da teşe'üm (uğursuz sayma, kötüye yorma) yoktur; en iyisi tefe'ül (iyiye yorma)dır" (Şevval)
- * Hz. Mus'ab Umeyr r.a * yüz güzelliği ile peygamberimize benziyordu. İslam tarihinin ilk muallimi idi. Abdullah b. Kamie adındaki müşrik onu Resulullah sanarak şehid etti. Üzerinde alaca yünlü kaftandan başka bir şeyi yoktu. Başını örttükleri zaman ayakları, ayaklarını örttükleri zamanda başı dışarda kalıyordu. Bunun üzerine Resulullah s.a.v ; "Başını örtüp, ayaklarının üzerine izhir otunu koyunuz buyurdu" * Hz. Mihca r.a * Şehitlerin seyidi idi. Hz. Ömer in azatlı kölesiydi. İlk Müslümanlar dan ve ilk muhacirler dendi. Bedir Savaşı nın ilk şehidi oldu. (Asr-ı Saadet Şehidleri)
- "Allah Teâlâ kullarının kalbine nazar eder. O halde kalplerinizi temiz tutunuz! İçinde yalniz ihlâs ve doğruluk bulunsun!" (Ehlibeyt Imamları)
- Hz.Peygamberin (sav) mümtaz ashabı Namazı kendilerine göz aydınlığı,gönül mutluluğu ve beden rahatlığı kılmışlardı.Müezzin daha Allahuekber der demez bütün işlerini bırakıp namaza koşarlardı.Çarşı ve pazar yerlerini boşaltırlardı.Onlardan herhangi biri çekicini demire indirmek üzere yukarı kaldırır ve tam bu durumda iken ezan sesini işitir,yukarıda kalan çekici demire indirmezdi,derhal elindekini atar ve namaza koşardı.Onlar,namaz vakitlerini dikkatle izler ve namazlarını ihmal etmeksizin eda ederlerdi.Ticaret ve alışveriş onları Allahı anmaktan,namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymazdı. (Bk Nûr 24/37) Bunun için cemaatte olamayan kimseleri merak ederlerdi.Acaba başına bir iş mi geldi,yoksa vefat mı etti,diye endişelenip ziyaretine giderlerdi."Evimde kılarım"demiş olabileceği kimsenin aklına bile gelmezdi. (Yürü Huzura)
- Resulullah sevgisiyle yanıp tutuştu.Hiçbir sevgi onu bu çizgiden ayıramadı. (Asr-ı Saadet Şehidleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin