Kitap Künyesi
Yazar: Sunay Akın
Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786052956588
Sayfa Sayısı: 179
--reklam--
Kalede 1 Başına Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Yerdeydim ve avuçlarım kızgın kömür parçalarını tutmuşum gibi yanıyordu. Sağ yanıma gelen şutu hâlâ nasıl olduğunu anlayamadığım bir refleksle kurtarmıştım. O an Lefter’in sözü duyuldu: ‘Tamam, bulduk! Kaleye Sunay geçecek.’” Lefter’in şutunu kurtardığında henüz 10 yaşındadır Sunay Akın. Kaleci kazağını çıkarıp kalemi eline aldıktan sonra bu kez kaleci öyküleri biriktirmeye koyulur. Kimler kimler girer bu öykülere... Nobel’li bilimcimiz Aziz Sancar; Berlin kaplanı Turgay Şener ve onun jübile maçına katılan ünlü Rus kaleci Lev Yaşin; antrenmanlara kömür işçilerinin Zonguldak'tan gönderdiği madenci eldivenleriyle çıkan Şenol Güneş; Yaşar Kemal’e İstanbul’daki ilk evinin kapısını açan Abidin Dino’nun yeğeni kaleci Sabri Dino; düğün davetiyesinde gelinin attığı şutu karşılayan damat Yılmaz Vural; en renkli kalecilerimizden Varol Ürkmez ve ona elini uzatan Baba Hakkı, Nâzım Hikmet’in şiirindeki kaleci; Albert Camus; Pavarotti ve daha niceleri giyer bu formayı. Hep 1 numarayı taşırlar sırtlarında…
--reklam--
Kalede 1 Başına Alıntıları - Sözleri
- Çocukların taşlardan yaptıkları kalelerin üst direkleri yoktur. Havadan çekilen bir şutun gol olup olmaması, o kalede duran kalecinin boyuna göre hesaplanır. Kalecinin boyu ne olursa olsun zıpladığında yakalayamayacağı yükseklikten geçen top gol sayılmaz. Çocuklardaki kaleye geçen arkadaşlarının boyuna göre düzenledikleri bu adalet duygusuna büyüklerin dünyasında rastlanılmaz.
- Çocuklardaki kaleye geçen arkadaşlarının boyuna göre düzenledikleri adalet duygusuna, büyüklerin dünyasında rastlanmaz.
- Çocuklardaki, kaleye geçen arkadaşlarının boyuna göre düzenledikleri bu adalet duygusuna, büyüklerin dünyasında rastlanilmaz.
- Ve o çocuk, Can Yılmaz'dir!
- Oysa Chomitsch asla umudu kesmez Yasin'den. Yeteneğini fark ettiği ve kendinden sonra kaleye geçeceğinden emin olduğu için her antrenman sonrasında evine gitmek yerine , tüm bildiklerini aktarmak amacıyla hava kararına kadar çalıştırır Yasin'i.
- O çocuk, mizah dünyasının çok usta bir yazarı olacak ve yazılarımın çoğunu beklenmedik bir isimle bitirmemden dolayı her karşılaşmamızda " O çocuk, Nâzım Hikmet " diyerek beni kucaklayacaktır...
- Mizah, edebiyatımızın talihsizliğidir ...
- Dördüncü sınıfa yeni başlayan kız çocuğudur. Elindeki kağıda baka baka yürürken babası çıkar karşısına: "Ne o?" Okul için alınacak defter ve kitapların listesidir. Hayri Bey başını okşar kızının: "Tamam, ben akşama bunları alır gelirim." Merak eder Fatma, babasının cebinde para olmadığını çok iyi bildiği için, neyle alacak? Gizlice ardına takılır babasının. Bir köşeden öbür köşeye saklambaç oynaya oynaya babasının arkasından Kocamustafapaşa'daki İstanbul Sineması'nın önüne gelir. Hayri Bey ceketini çıkarır ve gelip geçenlere satmaya çalışır. Akşam kapıyı açtığında babası karşısındadır; ellerinde defter ve kitaplar vardır, ama sırtında ceketi yoktur!
- "Ne zaman Türkiye'de erinden generaline, sade vatandaşından cumhurbaşkanına kadar herkes ekmekle kitabı bir araya getirebilirse, Türkiye'nin kalkınması daha gerçekçi olacak. Tam bağımsızlık o zaman gerçekleşmiş olacak." İsmet İnönü
- Kaleci Fecri futbolu bırakır, ama besteleri, şarki sözleri ve başarılı sunuculuguyla " Fecri Ebcioğlu " olarak son nefesine kadar alkışlanır, alkışlanır...
- Venceremos " Kazanacağız " demektir!
- O gün, Yaşar Kemal'e kapıyı açan, Arif Dino ve Abidin Dino'nun yeğenidir. Beşiktaş 'ta bir evin kapısında, daha sekiz yaşındayken edebiyatimizin devi Yaşar Kemal'le göz göze gelen Sabri Dino, büyüdüğünde Beşiktaş'ın kalesinde devlesecektir.
- Sonunda kitap okuması yasaklanır. Savcı olan baba, odasının karanlık olduğunu gördüğü geceler, kenarlarını örtülerle sıkıca kapattığı yatağının altında, prize taktığı küçük bir lambanın ışığında, oğlunun kitap okuduğunu bilemezdi elbette!
- Pilotun gördüğü orak şeklindeki binaya gelince ...
- Çocukların taşlardan yaptıkları kalelerin üst direkleri yoktur. Havadan çekilen bir şutun gol olup olmaması, o kalede duran kalecinin boyuna göre hesaplanır. Kalecinin boyu ne olursa olsun, zıpladığında yakalayamayacağı yükseklikten geçen top gol sayılmaz. Çocuklardaki, kaleye geçen arkadaşlarının boyuna göre düzenledikleri bu adalet duygusuna, büyüklerin dünyasında rastlanılmaz.
--reklam--
Kalede 1 Başına İncelemesi - Şahsi Yorumlar
‘’Ne kaleciden anlarım ne futboldan.’’ gibi bir ön yargınız varsa kesinlikle okuyun derim. İçinde karşılaşacağınız kişiler zaten hayat boyunca hep karşılaştığımız kişiler-isimleri söylemek istemem,biliyorum ki habersiz karşılaşmalar daha da mutlu edecektir- ve onları bir kalenin etrafında gördüğünüzde şaşıracak ve heyecan duyacaksınız.Gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ederim.Eminim bu kitaptan öğreneceğiniz çok şey olacak. Sunay Akın’dan öğrenecek çok şey olduğu gibi. O iyi ki var! Keyifli okumalarınız olsun. (saadet doğanyiğit)
Sunay Akın'ın buram buram kaleci kokan ve hayatının herhangi bir anında yolu kalecilik ile kesişmiş olan insanların hikayelerini anlattığı sımsıcak, samimiyet dolu eseri. Yine araştırmacı kimliğinin hikayeciliği ile bütünleştiği çok güzel bir yapıt olmuş. Çok yerde öğrendiklerime hayli şaşırdım ve kitabı da son bölümüne kadar büyük bir ilgiyle okudum. Yazar son bölümde kitabın genelinden farklı olarak kendi haklı serzenişlerini bize anlatmaya çalışmış. 14 sayfalık son bölümde kendisine haksız yere ithamlarda bulunulduğundan bazı örnekleriyle söz etmiş ve "ben uydurmuyorum, araştırıp derleyerek ve istendiğinde de kanıtlarını sunabilecek şekilde anlatıyorum" demeye getirmiş. Ben şimdiye kadar şiirlerini de deneme-inceleme yazılarını da severek okudum ve severek okumaya devam edeceğimi düşünüyorum. Eserlerinde bolca şiirlere ve şairlere atıflarda bulunması bazen bayıcı gelebiliyor ama ben bunu kendi şair kimliğine bağlayarak yazara bunu çok görmeden aktarmaya çalıştığı şeylere odaklanarak öğrenmeyi seviyorum. Öyle ki okumadığım sadece üç kitabı kaldı ve onları da okumayı hem çok istiyorum hem de hemen okuyup bitirmek istemiyorum. Yolculuğa çıkmayı en çok sevdiğim yazarlardan birisi ile uzun bir süredir alışmış olduğum o güzel yolculuklardan mahrum kalmak istemiyorum. (Enes Akkuş)
Sunay Akın'ın ilgi çekici ve güzel anlatımı kitapta da kendini göstermiş. Geçen yüz yılda Türk futbolunda renkli, enteresan ve hikayesi kuvvetli bütün kalecileri toparlayıp güzel bir derleme yapmış. Kalemine sağlık. (gookhangenc)
--reklam--
Kalede 1 Başına PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sunay Akın - Kalede 1 Başına kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kalede 1 Başına PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sunay Akın Kimdir?
Şükrü Sunay Akın (d. 12 Eylül 1962), şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu.
12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu (bu yüzden 18 yaşından beri doğum gününü kutlamamaktadır). Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul'a taşındı. Lise öğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fizik Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu.
İlk şiirini, Meteoroloji Müdürlüğü'nde çalışan bir memurun kızına yazar. Henüz 9 yaşındadır. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri, evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız, balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar mahsusçuktan!. Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra (ki bir şairdir artık) çocukluğunun geçtiği Trabzon'a gittiğinde, sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri "hava muhalefeti" nedeniyle kayıptır!.. 1984 yılında yayınlanan ilk şiiri de bir sobanın içinde kütürdeyen odunu anlatır! İlk şiir kitabı 1989'da "Makiler" adıyla yayınlanır. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından, 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı. Adını Cemal Süreyya'nın koyduğu bu kitabı "Antik Acılar, Kaza Süsü, 62 Tavşanı" izler.
1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü'nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı. 1990 yılında ise Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü'nü Makiler şiiri ile kazandı.
Anlık ilhamlara dayanan ve genellikle kısa olan şiirleri, Orhan Veli'nin şiirindeki bazı özelikleri günümüzde sürdüren bir yapıya sahiptir. Ayrıca, bu tür şiirlerde genellikle rastlanmayan, yumuşak, lirik bir tonu vardır. Şiirlerinde özellikle ince yergi ögelerini kullanmadaki rahatlığı ile dikkat çeker. Cemal Süreya'nın etkisinde sürdürdüğü şiirlerde, dil oyunlarına dayalı yoğun bir alaycılık ve şaşırtma; çocuklar ve hüzünle birlikte şairin ilgi ve duyarlılığını göstermektedir.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ders verdi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde 5 yıl boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Bu deneyimin de yardımıyla, tek kişilik oyunlar hazırlayıp oynamaya başladı. Türkiye'nin çok sayıda merkezinde ve yurtdışında (Frankfurt, Nürnberg, Londra) sayısız kez tek kişilik oyunlarını sergiledi. Halen Sunay Bey Tarihi adlı gösterisini sunmaya devam etmektedir.
23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi'ni Göztepe, İstanbul'da ailesine ait dört katlı tarihi bir konakta açtı. Müze, Türkiye'de türünün ilk ve tek örneği olup, Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu (European Museum Forum) tarafından verilmekte olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne 2010 yılı için aday olmuştur.
TRT 2 ve CNN Türk'te "Stüdyo İstanbul", "İzler", "Akşama Doğru", "5N1K" gibi kültür sanat programları ve belgeseller hazırlayan ve bunlara katkıda bulunan Sunay Akın, TV8'de de "Gezgin Korkuluk" ve "Mahya Işıkları" adlı programları hazırlayıp sundu.
Yaşam Radyo, Radyo Kent ve Best FM'de radyo programları yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezinde öğretim görevlisi olarak ders verdi.[5] Atv'de Hıncal Uluç, Haşmet Babaoğlu ve Nebil Özgentürk ile birlikte "Yaşamdan Dakikalar"da yer aldı. Skyturk360'ta "Hayat Deyince" programını sunmuştur.
--reklam--
Sunay Akın Kitapları - Eserleri
- Bir Çift Ayakkabı
- Geyikli Park
- Antik Acılar
- Ay Hırsızı
- İstanbul'da Bir Zürafa
- Kız Kulesi'ndeki Kızılderili
- Kırdığımız Oyuncaklar
- İstanbul'un Nazım Planı
- Onlar Hep Oradaydı
- Kalede 1 Başına
- Önce Çocuklar ve Kadınlar
- Tuncay Terzihanesi
- Ayçöreği ve Denizyıldızı
- Hayal Kahramanları
- Kule Canbazı
- Aslanlı Yol
- Kaza Süsü
- Makiler
- 62 Tavşanı
- Şiirli Yastık
- Çorap Kaçığı
- Şiir Cumhuriyeti
- Kırılan Canlar
- Veşaire...Veşaire...
- Şairler Matinesi
--reklam--
Sunay Akın Alıntıları - Sözleri
- "Çocukluklarını bütün bütün kaybedenler, bir daha çiçek açmak gücü bütün bütün yok olan kurumuş ağaç gibidirler. Tahtalarından maroken koltukları iskelet de yapılabilir, sobaya odun da olabilirler. Ancak bir damlacık çiçek vermezler bir daha!.." (Hayal Kahramanları)
- At eyersiz, insan eğersiz güzeldir. (İstanbul'da Bir Zürafa)
- “Merdiven çıkarken bir başkasının önüne geçmek,uğursuzluktur.Merdiven altından geçmeye kalkışmak da öyle.Bunun nedeni,merdivenlerin Tanrılara uzanan yollar olduğu inancıdır.” (Tuncay Terzihanesi)
- Anadolu'yu sömürüden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk'ün "manevi mirasım" dediği bilim ve sanatın yolundan yürüyen beyaz kukuletalılar ile devrimlerini yok etmeye çalışan uzun boylu Gargamel arasındaki serüven Cumhuriyet tarihinde de devam etmektedir. (Hayal Kahramanları)
- “Bir müzik şövalyesidir her sokak çalgıcısı…İşsizliği,açlığı herkesin gözü önünde düelloya davet eden birer müzik şövalyesi!…” (Tuncay Terzihanesi)
- "Önünüz karanlık, farlarınızı yakınız." (Onlar Hep Oradaydı)
--reklam--
- "Bu ülke hepimizin ama esas siz gençlerin. Mücadeleden yılmak yok." Mustafa Kemal Atatürk (Şiirli Yastık)
- Hepimiz üşüyorduk... (Şiir Cumhuriyeti)
- Ters düşmesin diye yaşamın gerçeklerine şair olmasını istemez çocuğunun kitabı yalnızca başucunda masal okumak için eline alan bir anne (Çorap Kaçığı)
- Kadından şair olamayacağını iddia edenler, ilk aşk şiirinin bir kadın tarafından yazıldığını elbette bilmezler. (İstanbul'un Nazım Planı)
- Eşit olmadığı Söylenir insanların Aynı boyda olmayan Beş parmağı Gibi bir elin Oysa uzanır Nice yorgun Emekçinin dudağı Su dolu Avucuma Elimin Eşit olmayan Beş parmağının ucunu Getirince Biraraya (Şiir Cumhuriyeti)
- Artık dağdan dağa kaçmak istemiyorum; büyük bir antlaşma yapmak istiyorum. Taşlar eriyinceye dek tutacağım sözümü. (Kız Kulesi'ndeki Kızılderili)
- Aşırı derecede miyop olan ve gözlüğünü çıkardığı zaman "ileriyi" göremeyen Fenerbahçeli Orhan Menemencioğlu'nun lakabı "Vallah" idi. Vallah Orhan, ilk gece maçında sahaya çıkarken arkadaşlarını uyarır: "Topu bana atarken seslenin..." Kendisine pas atan arkadaşları "Orhaaan" diye bağırırken, sahada Adana şivesiyle şu ses duyulur: "Nirde?.. Nirde?.." (Ayçöreği ve Denizyıldızı)
--reklam--
- Değiştirilmesi önerilen ülke bayrağı Amerika Birleşik Devletleri'ninkidir. Değişimi öneren de ünlü romancı Mark Twain'den başkası değildir. Yazar şunları söyler: "Bayraktaki beyaz çizgileri siyaha boyayalım. Yıldızların yerine de kurukafa ile çapraz kemik amblemi koyalım." (Ayçöreği ve Denizyıldızı)
- Neden mi, onlara "Atatürk düşmanı" demeyeceğiz? Çünkü onlar Atatürk'ün düşmanı bile olamazlar! (Şiirli Yastık)
- Oyuncakları onun Yırtık kutuları Sarı hıyarları Ve küçük patlicanlardı. (Kırdığımız Oyuncaklar)
- Yoksul bir çocuk görsem Yağmur altında üşüyen Köprü olmak geçer Hiç değilse İçimden (Makiler)
- Heinrich Bünting'in Asya haritasında dikkatle bakmamız gereken yer, "Küçük Asya" olarak tanıttığı Anadolu'dur. Bu toprak parçasından gözümüzü ayıramayaşımızın nedeni Anadolu'nun Pegasus'un başı olarak çizilmesidir. Bu benzetme akılları elbette Nâzım Hikmet'in ünlü dizelerini getirir: Dört nala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan Bu memleket Bizim (Hayal Kahramanları)
- "Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet, Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin İstiklal." 'Benim bu milletten daima hatırlamasını istediğim ve en beğendiğim vecizeler işte bunlardır.' Mustafa Kemal Atatürk (Geyikli Park)
- Gitme kal demeni bekliyorum ama yalnızca rüzgar çekiştiriyor atkımı (62 Tavşanı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin