Kalemimin Sapını Gülle Donattım - Ferhan Şensoy Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Kalemimin Sapını Gülle Donattım kimin eseri? Kalemimin Sapını Gülle Donattım kitabının yazarı kimdir? Kalemimin Sapını Gülle Donattım konusu ve anafikri nedir? Kalemimin Sapını Gülle Donattım kitabı ne anlatıyor? Kalemimin Sapını Gülle Donattım kitabının yazarı Ferhan Şensoy kimdir? İşte Kalemimin Sapını Gülle Donattım kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Ferhan Şensoy

Yayın Evi: Ortaoyuncular Yayınları

İSBN: 97897579040803

Sayfa Sayısı: 541

Kalemimin Sapını Gülle Donattım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir ırmak kıyısında doğdum ben

bir ırmak romandır bu

hem el yazması

elle tutulan

elde var birinci cilt.

Ayşen'i seviyorum. Sanki bir kaynak makinasıyla beynime adını yazdılar. Fersiz bir ampul sarkar tavandan, öylesine büyür ki başımın gölgesi ak kağıt karanlık olur, ne cezve görünür ne çaydanlık, ben çizerim, Tepebaşı gazinosundan türk sanat musikisi yayılırken Haliç üstüne. Artık tüm inceliklerini biliyorum çaydanlık ve cezve çizmenin.

(Kitabın İçinden)

Kalemimin Sapını Gülle Donattım Alıntıları - Sözleri

  • "Labirent bir delikanlı gönlü bu, içine gömdüklerim var, içinde yitirdiklerim var, beni kandırıp içine girmeden çıkan var... İçimde yoğun bir trafik yaşanıyor, içim içimi denetleyemez bir durum. Elektromangal bir delikanlı gönlü işte."
  • "Aklımın havuzunda alabalıklara verdim düşüncelerimi, su altından düşünce yürütüyorum."
  • -Kızım renk körlüğü dediğin nedir? Küçükken renkleri yanlış öğrenmişlik... Sana öyle öğretmişler diye, sen onu öyle biliyorsun... Sana küçükken yalnız renkleri değil de, eğer her şeyi yanlış öğretmişlerse, sen şimdi hiçbir bok bilmiyorsun... Kızlar gülüyorlar. -Hiç de gülünç şeyler anlatmıyorum aslında. Size nerede gülünüp, nerede gülünülmeyeceği de çok iyi öğretilmiş değil.
  • Sonra bir gün içimizden birilerini dolma parmaklarıyla göstererek: - Sen, sen, sen! Sizler yazar olacaksınız, bu işin peşini bırakmayın... Çok okuyun! Günlük tutun mollalar! diyor. Tahir Alangu'nun parmakla gösterdiğinde, utanarak önüne bakan, yüzü kızaran bu küçük çocuklar, Nedim Gürsel, Selim İleri, Mahir Şaul, Engin Ardıç, İzzet Yasar, Ferhan Şensoy
  • "Eğer bütün insanlık el ele vermeyi isteseydi, bütün dünya birlikte dans edebilirdi."
  • Kim demiş, erkekler ağlamaz diye? Kim konuşmuş hepimiz adına hepimizden önce? Buyrun meyhaneye, ağlamazsam erkek değilim. İyi ki boynumuzu bükmesini öğretmişler bize, yoksa ben sığar mıyım bu meyhaneye?
  • Kendin yarat dertleri, kendin üzül, delikanlı bir felsefe.
  • Ders çalışmak nasıl oluyor da bir adam için en önemli olay ya da anafikir haline gelebiliyor?
  • "Söyle ben saçlarımı kestirsem ne olur Bir başkaldırma ancak saçlarından tutulur."
  • Fırçam ve renk renk boyalarım var. Alev alev dolanıyor içimi çizme isteği. Has olan çizmek değil, özlem. Bir yol çiziyorum, giderek daralan, perspektif bildiğimden değil, gözlem. Yollar uzakta daralıyorlar. Bunu uzun otobüs yolculuklarından biliyorum. bir kız çiziyorum yolun başına, eline bir çanta veriyorum, okula gitsin, okusun hasbam. uzun uzun saçlar çiziyorum, işi ne, tarasın yosmam. sonra resme bakıp basıyorum şarabı bardağın gözüne, bardağın gözünün tam neresi olduğunu çok iyi bilemeyerek. seviyoruz ya içmek gerekli. Kız çıkıp gidiyor resim kağıdından. Fırçalarımı kırıyorum, boyalarımı atıyorum galyan kuyularına. İçimdeki çizme isteği beni bir ressama curo edip basıyorum bardağı şarabın gözüne. Bardağın gözü olmaz, çekmece mi bu. Çekmecenin gözünün de bir şey gördüğü söylenemez. Kendin yarat dertleri, kendin üzül. Delikanlı bir felsefe.
  • "Söyle ben saçlarımı kestirsem ne olur Bir başkaldırma ancak saçlarından tutulur."
  • Niye okunmuyor Nazım? Hani okulumuz en ilerici, batıya açılan cumba, yok efendim rumba! N'oluyor peki bütün bu sarı-kırmızı edebi­yatı? Nazım Hikmet bu okulda dirsek çürütmüş mü? Evet. Türkiye'nin en büyük şairi mi? Efendim? Peki niye okun­muyor? Komünist diye mi? Komünizmin öcü değil de bir dünya görüşü olduğunu, derste okutuyorsunuz bize. Pa­paz Dubois, marksist felsefeyi anlatıyor frenkçe. E, biz herşeyi çakıyoruz. Hem herşeyi öğretiyorsunuz, hem Na­zım'ı sansür ediyorsunuz. Olmuyor Mekteb-i Sultani, senin duvarların bana giderek kalın geliyor.
  • Camii insana Allah’ı öğretmez, insanı bilen bilir Allah’ı, bunu öğretmek gerek insanoğluna.
  • "Varsın fazla ileri gitti desinler, ama adamın cesareti güzeldi."
  • "Kendin yarat dertleri, kendin üzül, delikanlı bir felse­fe."

Kalemimin Sapını Gülle Donattım İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Okumayanlar çok şanslı çünkü...: —Zülfü Livaneli okudunuz mu hiç? - Aaa bu da soru mu? Bayılırım! — Orhan Pamuk hakkında ne söylemek istersiniz? Malum yeni kitabı Veba Geceleri de çıktı. - E ama siz de... Soru mu bu şimdi? Nobel ödüllü yazar der susarım! Nobel her yiğidin harcı değildir. Yeni eserinin siparişini verdim, yolda. — Şaşırmayınız çünkü bu da soru: Ferhan Şensoy desem peki? - O ney, yeniliyor mu? — Nasıl yani? Pardon filmi falan onu da mı... - Pardon? —... Evet çoğumuz Pardon filminden biliyoruz yazarı. Aydın mı demeliydim yoksa?! Aydın kelimesi de az kullanılan kelimeler arasına katılmakta kararlı gibi. "Gibisi fazla". Malum yaka yıka, içeri ata ata... "Kitabı okumayanlar çok şanslı çünkü bu kitabı tekrar tekrar okumak için hiç okumamış olmayı çok isterdim." demiş Kazancı Yokuşu kitabı incelemesinde yusufergin . Külliyatı yarılayamasam da [e o zaman ben de çok şanslıyım ≈))] şuna inanıyorum ki ferhangi bir kitabını okuyan her okurun vereceği tepki, tırnak kafesli cümlenin benzeri olacaktır. İlginç bilgilerden bir demet iki nokta – Sadri Alışık'ın rol almak için oyun yazmasını istediği yazardır. Zeki Alasya ve Metin Akpınar ikilisi de istemiştir oyun yazmasını. Tuncel Kurtiz'in, şiirini seslendirdiği şairdir. Şans Kapıyı Kırınca filminin Küba'daki çekimleri sırasında Fidel Castro'nun, ekibine maaş bağladığı aydındır. Oyunlarında çaldığı saz, dostu Mahzuni Şerif tarafından yaptırılmış,, hediye edilmiştir. Şarkılarının, türkülerinin legal kayıtları olsa da dinlesek. Ortaoyuncular bu duruma ve kitap fiyatlarına bir el atar umarım. (Ağzını gırdımın garibanlığı...) Haldun Taner'in, henüz 17 yaşında oynadığı bir oyunun sonunda kendisine "Sen kabarecisin" dediği, Münir Özkul'dan devraldığı kabuğu https://i.hizliresim.com/J7CtEy.jpg , yakın zamanda aramızdan ayrılan Resim Öztekin'e devreden https://i.hizliresim.com/JZmuwM.jpg tiyatrocudur –bence gelmiş geçmiş en iyi Türk tiyatrocudur, dili, mizahı en iyi yazardır da– Dann diye kitaba gelirsek!!! Çocukluğundan başlayıp lise hayatından, Fransa döneminden devam edip yurda dönüşüyle sonlanıyor. Üstteki paragraftan münezzeh, hayatından ilginç kadrajlar içermekte. Gülmek garanti. Kısa sürede bitmek huyu bu kitabında da var. Bazı kısımlarda kendinizden şaşıracağınız derecede aşırı tepkiler verebilirsiniz. (Hadi bee diyeceğiniz, hayranlık katsayısınızı arttıracak olaylar oldukça fazla) Elinizde çay, kahve falan var ise aman dikkat! Uyarmadı demeyin ≈)) Ha bide, Aziz Nesin hayranları bi bakın hele! https://i.hizliresim.com/easmFp.jpg Yaşayan efsane 70 yıl yaşında. "Ferdeste’yi bitirmek üzereyim. Belki sonra üçüncü otobiyografik romana otururum; Nezle Olmuş Dolmakalem!", demiş son verdiği röportajda. (Keşke soru-cevaplar devam etse. Sesinden dinlemek bir ayrı oluyor ustayı) BONUS: https://hizliresim.com/gjR1ru Zaman ayırıp okuyanlara mersilerden bir demet, keyifli okumalar ≈)) (Kitaphan)

ferhan şensoyla beraber okuduğum, büyüdüğüm, sarhoş olduğum, ağladığım, güldüğüm kitap. her insanın kendinden bir parça bulacağı çok samimi kitap. seni çok özlicez ferhan abi bunca zaman güldürdüğün , düşündürdüğün heran için borclandım sana. nur içinde yat (isimsiz Psikolog)

Kitabın Yazarı Ferhan Şensoy Kimdir?

Ferhan Şensoy (d. 26 Şubat 1951, Çarşamba, Samsun) Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu; roman, deneme, günlük, televizyon dizisi ve film senaryoları yazarı, şair ve Ortaoyuncular tiyatro topluluğunun kurucusudur.

Tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler, 7 Mart 1987 'den beri aralıksız devam eden en tanınmış oyunudur. Birçok kesim tarafından Ferhangi Şeyler'in stand-up komedilerinin ilham kaynağı olduğu düşünülse de, kendisi bunu "Ferhangi Şeyler’den etkilenmiş olabilirler ama Ferhangi Şeyler bir stand up değildir." diyerek açıklamıştır. Kel Hasan Efendi'den günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğu'nu Münir Özkul'dan devralmış ve Rasim Öztekin'e devretmiştir.

Her oyununa emeği geçenlere, zaman gözetmeksizin oyun gelirlerinden pay vererek mali olarak da Türk Tiyatrosu'nda kendine özgü bir yer edinmiştir.

2021 Haziran ayında anjiyo geçiren, ardından da anjiyoya bağlı olarak gelişen komplikasyonlar nedeniyle tedavi görmeye başlayan usta sanatçı, tüm müdahalelere rağmen 31 Ağustos 2021 tarihinde 70 yaşında vefat etmiştir.

Ferhan Şensoy Kitapları - Eserleri

  • Kalemimin Sapını Gülle Donattım
  • Eşeğin Fikri - Her Türkün El Kitabı
  • Hacı Komünist
  • İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You
  • Falınızda Rönesans Var
  • Ayna Merdiven

  • Kazancı Yokuşu
  • Başkaldıran Kurşunkalem
  • Oteller Kitabı
  • Elveda SSK
  • Denememeler
  • Afitap'ın Kocası İstanbul
  • Düşbükü

  • Şahları da Vururlar
  • Rum Memet
  • FerhAntoloji
  • Seçme Sapan Şeyler
  • Gündeste
  • Güle Güle Godot
  • Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı

  • Karagöz ile Boşverinbeni
  • Kedittin Direniş
  • Dündeste
  • Gecedeste
  • Çok Tuhaf Soruşturma
  • Haldun Taner Kabare
  • Derdeste

Ferhan Şensoy Alıntıları - Sözleri

  • Durumun derhal bir faksla Ulaştırma Bakanlığı'na bildirilmesinin bir yararı olur mu? Olmaz. Çünkü Ulaştırma Bakanı hiç bir zaman otobüse binmez. Sen ne kadar faks çekersen çek, o bu konuya eremez, kimin, nereye, nasıl ulaştığının hiç farkında değildir. Otobüse binmeyen bir Ulaştırma Bakanı bizim otobüssel sorunlarımızı çözebilir mi? Hayır. O zaman ona ne gerek var? O da zaten, şu an Ankara'da kimi sokaklarda trafiği kestirerek, başkent trafiğinin içine-ederek bakanlığına ulaşmanın derdin­ de. O olmasa, Ankara'da o sokaklarda, o kadar karış­mayacak trafik ve herkes daha çabuk ve rahat ulaşa­cak. Ulaştırma Bakanının ulaşımı engelliyor olması salakça! (Rum Memet)
  • Fikrini söyle... Hıyarca da olsa belirt. Belirt ki ne kadar hıyar olduğun anlaşılsın. (Çok Tuhaf Soruşturma)
  • Biz hiçbir şarkıyı baştan sona söyleyebilen bir millet değiliz. (Hacı Komünist)
  • Gayet iyi anlaşamıyoruz.. (İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You)
  • Bolluk kelek bir durum Kıtlık gayet güzeldir, Parası olan için! (Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı)
  • Tiyatrodan korkmayınız. Tiyatro hayatın aynası. Aynaya bakmaktan korkuyorsanız, eve dev aynası alınız! (Kedittin Direniş)

  • Dünya erkekler dünyası kaldıkça, erkekler bütün kilit noktaları elde tuttukça ve onları kurulu düzenin oyun kuralları uyarınca, yani bir sömürü düzeni içinde yönettikçe, kadınlar da kendilerini ellerindeki tek silahla savunmaya çalışıyorlar. Bu silah, onun güzelliği, dişiliği, çekiciliği, fettanlığı ve zekâsıdır. Erkeklerin zayıf noktasına yöneltilen bu silahla, çıkar koparılmak istenir. Bunu evlenme yoluyla yapanlara bu düzen akıllı ve namuslu, başka yoldan yapmaya kalkanlara da başka bir şey diyor. Oysa namussuz olan, kadını bu derekeye zorlayan erkekler hegemonyasıdır. (Haldun Taner Kabare)
  • - Baskı rejimleri mizahçıyı, daha ince mizah yapmaya zorluyor. Mizahın bıçağı bileniyor. (Kedittin Direniş)
  • -Ne iş yapıyor? -Bir çeşit mafya. -Zaten artık herkes mafya. Bir mafyanın içinde bulunmayan adamdan sayılmıyor... (Elveda SSK)
  • Niye anlatır bu meddah, dere tepe düz giderek? Nedir zoru? Kim zorluyor onu buna? Çağının sıkıntısını ruhunda fırtınayla yaşayan yalnız yalnız adamlardır, meddah dediğin. Anlatarak bir kıssa'yı, hissesiyle çağını değişime zorlayandır, insandan, insanlıktan yana, eğriyi doğruyu gösterendir. Franko döneminin ispanyol meddahları, döner döner Franko'yu anlatır. Karl Valentin bir uyumsuz meddahtır onun işi Adolf Hitler! Sen De Gaulle'ü Coluche'e sor! Denetimden geçen meddahın işi elbet daha zor! Feylesoftur meddah, al gözüm seyreyle, al kulağım kabakulak, al beyincik ben yoruldum, sen yorumla! Meddah, çok tehlikeli bir tip! Aristofanes'in başı hergün belada, Nefi canını verir, dili uğruna, çünkü meddah bir söylüyor, pir söylüyor, ondan sonra ne söylesen "söz" olmuyor. Çağdaş toplum meddahını hoşgörmeli, ona kulak vermeli, meddahına sahip çıkmayı bilmeli, çünkü meddah toplumun sesi. (Denememeler)
  • kimi çoğul yalnızlıklar... (Gündeste)
  • “Arkadaşsız yürünmüyor ısırganlı yol.” (Ayna Merdiven)
  • Ülkenin içinde bulunduğu manzara karşı­sında bu kadar insanın mutlu olabilmesini aklım almıyor. (Kedittin Direniş)

  • Şahımızın önünde boynumuz kıldan ince Şairem ki ölüme giderim geze geze Şiirler ölmüyor ki şairler öldürülse Şiirler ölmüyor ki şairler öldürülse. (Şahları da Vururlar)
  • “(…) eczacılık fakültesini bitiren araba galerisi açıyor, iktisat fakültesini bitiren meyhaneci oluyor, İlahiyat okuyor kaymakam oluyor, hukuk fakültesinden çıkan bankacı oluyor, sanat tarihi okuyan milli piyango bayii açıyor, bilgisayar mühendisi bir otelin havuz müdürü oluyor, çok okullar okuyup hiç bir şey olamayan çok!” (Falınızda Rönesans Var)
  • .- Ben aynı kanıda değilim! .- Kim aynı kanıda . - Hangi kanıda? .- Kanada ! (Güle Güle Godot)
  • Sizi rahatsız eden laiklik mi? Biliniz ki laiklik ortadan kalkma­yacak. Buna, Atatürk'ün cumhuriyeti emanet ettiği türk gençliği izin vermez. Atatürk mü sizi rahatsız eden? Orda, bi dak­ka durun! Durmaktan kastım; saygı duruşu! (Kedittin Direniş)
  • Bir tür bayram değil midir, direniş? (Güle Güle Godot)
  • Bir gün öyle bir üfleyeceğim ki bu sigaranın dumanını pencereden, yerle bir olacak rutubetli duvar; bizim evden deniz görünecek. (Denememeler)
  • Senin halkın aç geziyor Ver toprağı köylüye Umudumuz Musaddık Biz bu şahtan usandık (Şahları da Vururlar)