Kanadı Kırık Kuşlar - Ayşe Kulin Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Kanadı Kırık Kuşlar kimin eseri? Kanadı Kırık Kuşlar kitabının yazarı kimdir? Kanadı Kırık Kuşlar konusu ve anafikri nedir? Kanadı Kırık Kuşlar kitabı ne anlatıyor? Kanadı Kırık Kuşlar kitabının yazarı Ayşe Kulin kimdir? İşte Kanadı Kırık Kuşlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Ayşe Kulin
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9786051850788
Sayfa Sayısı: 392
Kanadı Kırık Kuşlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Kanadı kırık kuş her yerde diken üstünde yaşar... Ona her yer gurbettir..."
1930ların Almanyası... Nazilerin baskısından bunalan Yahudi asıllı tıp doktoru Gerhard Schlimann, çemberin yeterince daraldığını, kendi ve ailesi için tek çarenin kaldığını hisseder: Kaçmak...
Ancak işsizliğin, savaşın habercisi toplumsal karmaşaların ve her yere yayılan ayrımcılığın cenderesindeki bir dünyada insanca yaşanacak bir yer bulmak hiç de kolay değildir. Zira Gerhard Schlimann ve diğer Yahudi entelektüellere sözümona gelişmiş ülkeler bir bir sırt çevirirken, bir tek Avrupa'nın kıyısındaki genç bir Müslüman ülkesi kucak açar: Türkiye Cumhuriyeti...
Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar'da, bir ailenin 1930'larda Almanya'da başlayan ve ister bu ülkenin yerlisi ister yabancısı olsun, bir türlü sonlanamayan sürgün olma halini gözler önüne seriyor. Atatürk'ün davetiyle Türkiye'ye gelen, birçok bilim dalının temellerini atan Yahudi asıllı entelektüellerin ve Türk olmayı seçen Schlimann ailesinin dramına tercüman oluyor. Yakın tarihimizde ve günümüzde yaşanan çalkantılı günlere ışık tutarak üç kuşak kadının, Susan, Sude ve Esra'nın zorlu ayakta kalma macerasını, başka bir deyişle, kanadı kırık da olsa gökyüzü var olduğu müddetçe asla uçmaktan vazgeçmeyen kuşları anlatıyor...
Kanadı Kırık Kuşlar Alıntıları - Sözleri
- Ülke huzursuzdu. Halk yoksuldu. İnsanlar kızgındı.
- "Biz neyiz? İnsanız... yoo gülmen için söylemedim. Ciddiyim. Çünkü insan olmak ciddi bir iştir!"
- İnsanın içi kan ağlarken, her şey günlük güneşlikmiş gibi davranmak o kadar zordu ki.
- “Kanadı kırık kuş, her yerde diken üstünde yaşar.”
- " Yalan ne kadar büyük olursa, inananı o kadar büyük olur "
- " Elbette iyi şeyler de yok değil. "
- Kalp kırıklığı iyileşmez … Hep sızlar …
- Ne tuhaff.. bela gelip de kapısını çalana kadar, kendine bulaşmaz sanıyordu insan. Bu da insanlık zaafıydı kuşkusuz!
- Panik içindeyken doğru kararlar alamaz ki insanlar!
- "Yeniliklere direnmek , Türklerin genlerinde var."
- - Geçmiş olsun, iyi misiniz ? Bir şeye ihtiyacınız var mı ? Bir sakinleştirici getireyim mi size ? -" İstemem. Huzur getirebiliyor musunuz, onu söyleyin. Yüksek doza ihtiyacım var. "
- “Hayatını sakın gururuna esir etme.”
- Yalan ne kadar büyük olursa, inananı o kadar çok olur.
- "Allah bize ne vermediyse, illa onu istiyoruz, biz iflah olmaz arsız kullar!"
Kanadı Kırık Kuşlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okuduğum ilk Ayşe Kulin romanıydı ve çok beğendim Nazi dönemi Almanyasından kaçan bir profesörün ve daha nicelerinin ilme ve bilime önem veren canım Atamın mektuplarıylaTürkiyeye gelişleri ve yaşadıkları anlatılıyor Ve kitap ilerledikçe 50, 60, 70 ve 2000ler Türkiyesine birer pencere açılıyor. Tarihi gerçeklerin sürükleyici bir kurgu ve zengin bir üslupla anlatıldığı roman bana kesinlikle diğer Ayşe Kulin kitaplarını da aldıracak. Tarihi roman okumayı sevenler ve bilgilenmek isteyenler kesinlikle kitaplığınıza ekleyin bu romanı Sevgiler.. (Özge)
Yahudi asıllı Alman doktor Gerhard Schlimann’ın Nazi baskısından kaçmaya çalışması daha sonra Atatürk’ün üniversiteler için Alman profesörleri Türkiye’ye çağırmasıyla başlıyor. Türkiye’ye gelen bir çok profesörden biri olan doktor Gerhard, onu ailesiyle kucaklayan bu ülkeye minnet duyar, bu ülkeyi sevip sayar ve bu ülke için çalışmaya başlar. Schlimann ailesinin dört kuşak boyunca yaşadığı zorluklar, kimlik karmaşası, köklerine özlem ; 1930-2016 yılları arasında Türkiye’deki 6-7 eylül olayları, gezi olayları, darbeler gibi siyasi olaylarla birlikte anlatılmış. Ders kitabı niteliğindeki tarih kitaplarını okurken sıkılırım ama bu kitap gibi tarihle harmanlanarak kurgulanan kitapları seviyorum, tarihi olaylar daha iyi akılda kalıyor. Yazar anlatımında tarafsız kalmamış olsa da bence okunması gereken bir kitap. Keyifli okumalar. (Betül Sena)
Kitabın Yazarı Ayşe Kulin Kimdir?
Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarıldı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı, 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı kitabı Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Nefes Nefese romanı toplamda 34 ülkede yayınlandı. Ayrıca Ayşe Kulin bu romanıyla İtalya'da verilen Premio Roma Ödülleri'nde finale kalan beş yazardan biri oldu. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı. Yine 2009 yılında yazdığı Tek ve Tek Başına Türkan adlı Biyografik romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2010 ve 2011 yılında arasında Kanal D'de yayınlandı.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu. 2008 yılında yazdığı Veda romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2012 yılında Kanal D'de yayınlandı.
İtalyancaya çevrilen Nefes Nefese adlı romanı, 2016'da İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da en iyi yabancı roman dalında ödüle layık görüldü.
Ayşe Kulin Kitapları - Eserleri
- Köprü
- Türkan
- Bora'nın Kitabı
- Gizli Anların Yolcusu
- Adı: Aylin
- Sevdalinka
- Füreya
- Güneşe Dön Yüzünü
- Nefes Nefese
- Umut
- Gece Sesleri
- İçimde Kızıl Bir Gül Gibi
- Veda
- Sit Nene'nin Masalları
- Bir Tatlı Huzur
- Foto Sabah Resimleri
- Hayat - Dürbünümde Kırk Sene (1941-1964)
- Hüzün - Dürbünümde Kırk Sene (1964-1983)
- Geniş Zamanlar
- Bir Gün
- Bir Varmış Bir Yokmuş
- Dönüş
- Kardelenler: Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları
- Hayal
- Babama
- Sessiz Öyküler
- Handan
- Tutsak Güneş
- Taş Duvar Açık Pencere
- Saklı Şiirler
- Kanadı Kırık Kuşlar
- Kördüğüm
- Son
- Her Yerde Kan Var
- Dönüş
- Hayat
- Hazan
- Taksiii
Ayşe Kulin Alıntıları - Sözleri
- "Kimi değiştirmemişti ki zaman?" (Sevdalinka)
- Yalan giderek büyüyen bir canavara dönüşür, dallanır budaklanır, içinden taşar... Sakın yalan söyleme. (Sessiz Öyküler)
- Kin zehirler insanı. (Tutsak Güneş)
- "Neredeydi adalet?.." "Bu insanlar nasıl serbest kalmıştı?.." (Bir Varmış Bir Yokmuş)
- Sen nereden bilebilirsin ki benim ruh halimi! Ben bu hale gelene kadar nerelerden geçtim, ne bilirsin sen? (Geniş Zamanlar)
- Yeter ki isteyelim, eğitim alalım ve çok çalışalım. Bir yerlere, hatta istediğimiz yere varmamamız için hiçbir neden yok! (Kardelenler: Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları)
- Savaş insana her şeyi öğretir. Bir de barış içinde yaşamayı öğretse, keşke. (Sevdalinka)
- Biz anlaşabiliriz. Biz anlaşmaya mecburuz. (Bir Gün)
- ...kendine acımaya vaktin yok, yürü git, önemli işlerinin peşinden... (Tutsak Güneş)
- Yaşam buydu. Gerçekleşmeyen beklentilerdi. (Foto Sabah Resimleri)
- Demek içimdeki fırtınayı yüzüme aksettirmiyorum, çok iyi! (Her Yerde Kan Var)
- Para icat edildiği andan itibaren yeryüzünde inançla, ahlakla, adaletle kısacası iyi ve güzel her şeyle sıkı bir rekabet halindeydi ve çoğu zaman da yarışı kazanan para oluyordu, ne yazık ki! (Taksiii)
- ... bence "üstün insan," ezen öldüren kumandan değil, yücelten, kurtaran, yaşatan hekimdir! (Türkan)
- "İnsanlar kaldıramayacakları acıları hatırlamak istemedikleri zaman bilinçaltına itiyorlar,hiç olmamış gibi yapabiliyorlar." (Dönüş)
- "Ayıp bir şey değil ki, meme herkeste var." (Hayal)
- Tuhaf bir ülkeydi benim memleketim. Birilerinin başı mutlaka dertte oluyordu. Memleketin tüm insanlarının dertsiz tasasız yaşayabilecekleri bir günün güneşi henüz doğmamıştı bu topraklarda! (Hayat)
- "...aşktan da üstün olan şefkat ve milli hisler vardır,'' diye yazmışım. Son nefesime yakınken dahi aynı şekilde düşündüğüme göre, hak etmemişim aşkı ben! Ee, ben hak etmeyince, Allah da vermemiş elbette! (Türkan)
- Ben yanlış zamanda yanlış yerde doğmuşum. (Bir Gün)
- "Sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam memleket gibi esir ve yoksuldur odam." (İçimde Kızıl Bir Gül Gibi)
- "Beraber gülebildiğim insanlara içim hemen ısınır." (Kördüğüm)