Kitap Künyesi
Yazar: İlknur Bektaş
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786050811889
Sayfa Sayısı: 282
--reklam--
Kara Fatma Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Artık kadın-erkek yok, artık istiklal var!
Memleketin işgali karşısında canla başla yollara dökülen ve birkaç siyah-beyaz fotoğrafın dışında hatırlanmayan isimsiz kahramanlar
Herkesi perişan eden bir savaş ve kadın-erkek diye ayırmayan kurşunlar
Balkan Harbinden İstiklal Harbine, Erzurumdan Boluya, İzmitten Bursaya elinde mavzer, hem erkek hem kadın askerlere kumandanlık eden, Atatürk tarafından üsteğmenlik rütbesine kadar yükseltilen bir kadın kahraman!
Cephede şehit olan bir koca ve iki oğula rağmen durmayan, özgürlük uğruna kendi hayatından vazgeçen yüreği buruk bir ana; vatanını korumak için ömrünü adayan bir kayıp kahraman...
Kara Fatma
Peki ama bağından bahçesinden dışarı çıkmayan bu Anadolu kadını için özgürlük nasıl bir şeydi ki ölmeye değer diye cephelere koşmuştu
Kara Fatma hangi cephelerde savaştı
Milli Mücadeleden sonra sahipsiz mi bırakıldı
Bir Rus Manastırına sığınmak zorunda kaldığı doğru muydu
The New York Timesda Kara Fatmadan nasıl bahsedildi
Cepheden cepheye koşan Kara Fatmanın şimdi mezarı nerede
İşte bizden birinin, kendi kahramanımızın örnek kahramanlık hikâyesi Ailesinin ve çevresinin vermiş olduğu röportajlar, ilk defa gün yüzüne çıkan Darülaceze, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı arşiv kayıtları, şaşırtıcı fotoğraflar ve geçimini sağlamak için kaleme aldığı hatıratıyla birlikte efsane olmaktan çıkarıp gerçek hayata taşıdığımız Kara Fatmaya vefa borcumuzu ödemenin şimdi tam zamanı
--reklam--
Kara Fatma Alıntıları - Sözleri
- Nedense uyutulmuş, uyuşturulmuş gençliğimizin "kardan, yağmurdan ıslanmasın diye mermiyi korumak için bebeğinin üzerindeki battaniyeyi mermiye örten o yalınayak taze gelinden" hiç haberi olmadı!
- Erkek askerler için Mehmetçik hangi anlamı taşıyorsa, orduya katılan kadın askerlere de genel olarak "Kara Fatma" denildiğini biliyoruz.
- Mahallede çocuk dövülmesine sadece o karşıydı. Bir yerde çocuk ağlaması, dayağı duymasın! En önce o koşardı.'Biz onlar için kan döktük, can verdik sen kimi dövüyorsun? Onlar vatan evlatları. Bizim geleceğimiz. Çocuklarımıza iyi bakın' der, dövdürmezdi...
- Ne taze gelinlerde neşe, ne de bir ayağı çukurda olan ihtiyarlarda ruh istirahatı vardı..
- Bundan sonra erkek, kadın hep beraber çalışacağız. Kadın peçesiz ve yüzü açık gezmekle iffetini kaybetmez. Zaten memleket bizden o kadar çok hizmet istiyor ki... Bunlar arasında peçe ve çarşafı düşünecek halde değiliz.
- İşte ben ne okumak ne yazmak bilirim. Şimdi tahsilim olsaydı zarar mı ederdim. Çocuklarımız mutlak okumalıdır. Ben çok iyi biliyorum ki bugün Anadolu'da erkek ve kız bütün çocuklar okuyacak olurlarsa Anadolu'nun hali değişecek, Türk'ün yüzü gülecek, işi düzelecek, bütün batıl düşünceler kalkacak, Türkler yaşamaya başlayacaktır. İşte bu nedenle, küçük kızımı okutmak için şimdiden çalışıyorum.
- ' Artık kadın erkek yok, artık istiklâl var! '
- Peki kimdi bu kadınlar? Hangi duygu bebeğini emzirip bıraktırmıştı ona; sevdiğini, anne babasını bırakmasına nasıl bir irade karar verdirmişti? Ne için sütünü, kanını akıtmaktan bir an bile vazgeçmedi? Neden bazıları evlerinde yas tutup ağlamak ve dua etmek varken öne atıldı? Neydi onları da bu ateşe atan?
- Ertesi gün, kaç zamandır Davulcular Ormanı'nda gizlenmiş olan yüzelli kişilik çetesinin başına geçen Kara Fatma; Gülbahçe, Mecidiyye, Orhaniyye, Arpalık köylerinin imam ve muhtarlarıyla ileri gelenleri ormana celbettirdi; onlara, 'Ben Kara Fatma'yım, Ermeni jandarmalarının sizden her ay aldıkları ikiyüzer lirayı bundan sonra vermeyeceksiniz. Sizin ırzınızı, malınızı ben bekleyeceğim' dedi.
- " Bütün sefaletimi unutturan, beni yaşatan bu İstiklal Madalyası'dır. Açım ama şerefliyim! "
- Unutmayalım ki, bu milleti en iyi şekilde sahiplenen, gerektiğinde aşçı, hemşire ve gerektiğinde cephede hem ana hem asker olabilen bu muhterem kadınları hayırla, minnetle anmak, haklarını teslim etmek bize vatan ve namus borcudur.
- Kadın neden erkek kadar çalışmasın!
- Ah şu yurt uğruna gaza etmenin tadını tatmak yok mu? Onu bir tatmak için bin kere feda olmağa razı olmak mümkündür .
- Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin !
- Erkek askerler için "Mehmetçik" hangi anlamı taşıyorsa, orduya katılan kadın askerlere de genel olarak "Kara Fatma" dendiğini biliyoruz
--reklam--
Kara Fatma İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Türk kadınının; fedakar, gayretli, vatan sevgisiyle, evlattan, yardan geçişini en güzel anlatan örneklerden. Kitapta ki tek kahraman Fatma değildir. Fatma, bu toprakların yetiştirdiği bütün vatanperver Türk kadınlarının aks'idir. Vatan uğruna toprağa düşen yiğitlere minnetle.. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE (şd)
İlknur Bektaş'ın Kara Fatma adıyla yayınlanmış olduğu bu eser, sadece Erzurum'u değil, gerek İzmitte, İzmir'de ve Ülke'nin birçok köşesinde mücadele ettiği toprakları Aydınlığa ulaştıran bir annenin hikayesidir. Eşiyle birlikte düşmana karşı savaşan Fatma Seher, iki oğlunu vatan uğruna feda etmiştir. Ve kadın oluşuyla onu geri planda tutmak isteyenlerden yaralarını saklamış, en ağır koşullarında tebessümünü,yardımını vatanından, insanından esirgememiştir. Savaştan sonra asıl savaşa " Yaşam Savaşı'na" tabi tutulan Fatma Seher, mücadeleleri uğruna kendisine verilen parayı Kızılay'a bağışlamış, geliri olmadan, ülkenin ağır koşullarında.. yetim yiğeni ve torunlarıyla sefalete mahkum kılınmıştır. Dilenmemiş, dik durmuş ve hayatının son safhasına kadar ne asker selamını ne de üniformasını bırakmamıştır. ... Torunları için yetkili makamlara gönderdiği iş talebi dilekçesine vefasızlıklarla cevap verilmiş ve asıl vefasızlık ise ölmeden 10-15 gün kadar önce Darülaceze'de yatışından sonra, asker naşı ve selamıyla yolcu edilirken üstelik .. kemiklerinin şu an dahi bulunamamasındadır ve gerekçe olarak.. mezar yerine yapılan yol ve kimsesizliği durmaktadır. Kara Fatma sadece Atatürk'ün gözükara, yiğit, cesur olan bu Anadolu anasına verdiği bir isim değildi. Kara Fatma.. gözükara her Anadolu kadınını, insanını temsil eden, Cezmi Yurtsever'in Çukurova yaylalarında hayranlıkla anlattığı, Türk- Rus harbinde düşmana kök söktüren, belinde kılıcı, kırbacı, altında atıyla ve sesinde, bakışında, yüzünde insanını, onun yangınını Anadolumuzu temsil eden bir destandır. .. Kitap ayrıntılarla dolu.. Ve ne yazık ki bulunabilen, korunabilen kaynaklar pek az. Gördüğüm şeylerden biri de şu ki.. Onu temsil ettiğini zanneden, bunu kalemine aktaran kişilerin bilgileri de yetersiz.. Ne acı, bununla gurur duymaktalar.... İnsanı öldüren Savaşlar değil.. İnsanı yaşatan, hayatta kalmakta değil, savaş sonrası.. Vefa.. .. Bir insanı ölümsüz kılan ve bu eser, bir vatanın dimdik gül dallarından birinin hayatı.. Okumanızı tavsiye eder, bu yolda.. bu eksiklikte gerek kendime, gerek sizlere Aydınlık temenni ederim.. Karanlık oldukça fazla zira. (özlem)
Muhteşem bir kitap değil. Kitabın araştırma aşamasını o kadar uzun anlatmış ki bir türlü Kara Fatma'nın hikayesine giriş yapamamış yazar. Anlatımı çok sıkıcı, akmadı bir türlü atlaya atlaya okuduğum bir tarih kitabı oldu. Milli Mücadelemizin Kahraman kadını Kara Fatma ve Mücadelenin tüm cesur kadınlarına rahmet olsun. (Meryem Oruçoğlu)
--reklam--
Kara Fatma PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İlknur Bektaş - Kara Fatma kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kara Fatma PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İlknur Bektaş Kimdir?
2 Eylül 1970 yılında doğmuştur. Cibali Kız Lisesi’nden mezun olan İlknur Bektaş, Radyo TV, gazetecilik, senaryo yazarlığı, yaratıcı yazarlık ve fotoğrafçılık alanlarında eğitimler almış ve pek çok projeyi hayata geçirmiştir. Bir fotoğraf sergisine ve senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı pek çok filme imzasını atmış, TV programları hazırlamıştır. Katıldığı festivallerde çeşitli ödüller almıştır. Kendisinin 4 kitap çalışması daha bulunmaktadır.
--reklam--
İlknur Bektaş Kitapları - Eserleri
- Kara Fatma
- Milli Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları
- Nazife Kadın
- Arnavut Zeynel
--reklam--
İlknur Bektaş Alıntıları - Sözleri
- "Kemer belindir, çizme ayağın, börk başındır. Mademki burası bizim vatanımız; biz de bu vatanın olmalıyız." (Milli Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları)
- Ben ki can yakmaktan aklı çıkan biriydim ama namusum istiklalim çiğnenirken başka bir ben oldum. (Milli Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları)
- Erkek askerler için Mehmetçik hangi anlamı taşıyorsa, orduya katılan kadın askerlere de genel olarak "Kara Fatma" denildiğini biliyoruz. (Kara Fatma)
- Bir vücut olmuştu ülke. Birinin acısı bir milletin acısı, birinin sevinci bir milletin sevinciydi. Her şey o vücudu korumak içindi. Cephede, ölümün kucağına bile isteye giden erkeklerin yanında, en az onlar kadar vatan toprağı için kendilerinden vazgeçen yiğit kadınlar vardı. (Nazife Kadın)
- ' Artık kadın erkek yok, artık istiklâl var! ' (Kara Fatma)
- " Bütün sefaletimi unutturan, beni yaşatan bu İstiklal Madalyası'dır. Açım ama şerefliyim! " (Kara Fatma)
- Türk ordusu tam geri çekilecekken, Mustafa Kemal'in 'Cephaneniz yoksa sürgünüz var. Sürgü tak yere yat' diyerek emir vermesiyle, Conkbayırı yönündeki Anzak ilerleyişi de durmuş oldu. İşte o an Mustafa Kemal'in sesi yankılandı Düz Tepe'de: 'Kazandığımız an, bu andır.' (Nazife Kadın)
- "Osmanlı toprağı, altı yüz yıllik imparatorluk gözlerimizin önünde parçalanıyor. Payitaht, Dersaadetimiz, güzel İzmir isgal edildi. Namahrem çiğniyor bu mübarek toprakları. Biz oturmuş ilim tahsilinden, gelecek kaygısından, istikbalimizin ne olacagından bahsediyoruz. Kardeşlerim, memleket elden giderse senin, benim özgürlüğüm, istikbalimiz mi kalır? Akranlarımız cepheden cepheye koşuyor, sizdeki bu rahatlık da nedir?" (Milli Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları)
- Ne taze gelinlerde neşe, ne de bir ayağı çukurda olan ihtiyarlarda ruh istirahatı vardı.. (Kara Fatma)
- Mahallede çocuk dövülmesine sadece o karşıydı. Bir yerde çocuk ağlaması, dayağı duymasın! En önce o koşardı.'Biz onlar için kan döktük, can verdik sen kimi dövüyorsun? Onlar vatan evlatları. Bizim geleceğimiz. Çocuklarımıza iyi bakın' der, dövdürmezdi... (Kara Fatma)
- Herkes kendisine verilen görevi yapacaktı. Onlar da kocaları, evlatları, babaları gibi bir askerdiler artık. Hepsi kapıdan içeri girerken kadındı ama çıkarken çakı gibi bir askerdi. Her yer savaş cephesi; herkes askerdi artık. (Nazife Kadın)
- "Ah! Keşke birkaç oglum daha olsaydı da onlar da şehit düşeydi. Tek vatan sağ olsun!" (Milli Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları)
- Unutmayalım ki, bu milleti en iyi şekilde sahiplenen, gerektiğinde aşçı, hemşire ve gerektiğinde cephede hem ana hem asker olabilen bu muhterem kadınları hayırla, minnetle anmak, haklarını teslim etmek bize vatan ve namus borcudur. (Kara Fatma)
- - 'Türk'ten farklı unsurlara dayanarak, düşmanlarla ittifak ederek, Anadolu'nun Türklüğün aleyhinde yürüyen çürümüş gölge adamların Türk vatanından kovulması, düşmanların denize dökülmesinden daha kurtarıcı bir harekettir' demiş Mustafa Kemal Paşa. (Nazife Kadın)
- Ah şu yurt uğruna gaza etmenin tadını tatmak yok mu? Onu bir tatmak için bin kere feda olmağa razı olmak mümkündür . (Kara Fatma)
- Bundan sonra erkek, kadın hep beraber çalışacağız. Kadın peçesiz ve yüzü açık gezmekle iffetini kaybetmez. Zaten memleket bizden o kadar çok hizmet istiyor ki... Bunlar arasında peçe ve çarşafı düşünecek halde değiliz. (Kara Fatma)
- Dizinde derman olanın vatan diye kendini ateşe attığı bir zamanda ne kendimi ne evladımı ne de evimin direğini düşünemezdim. (Milli Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları)
- Kadın neden erkek kadar çalışmasın! (Kara Fatma)
- Memleket yangın yeriyken hangi vatan evladı dört duvarı bekler? (Milli Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları)
- Yalnızlık değildir cesaret. (Milli Mücadele’nin Cesur ve Kayıp Kadınları)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin