Kitap Künyesi
Yazar: Henry Miller
Çevirmen: Yaşar Günenç
Yayın Evi: Yaba Yayınları
İSBN: 9753860358
Sayfa Sayısı: 83
Kara İlkbahar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Kara İlkbahar" Henry Miller'ın gençlik yıllarında, "Yengeç
Dönencesi"nden sonra yazdığı ikinci romanıdır. Yazarın bilinen özelliği bu yapıtında da açık biçimde öne çıkar. Kişisel serüvenlerini fantastik bir hava içinde, oldukça cesur bir dille sergiler. Dolayısıyla Miller'ın vazgeçemediği gibi görünen cinsel konuları "Kara İlkbahar"da da işlediğini görmekteyiz. Bu kitapta psikolojik bunalım dışında hayatın hiç de sıkıcı olmadığını bize yaşatır. Tam anlamıyla Miller'lık bir hava.
(Arka Kapak)
Kara İlkbahar Alıntıları - Sözleri
- Düşündüğüm İsa değil. Benim düşündüğüm, İsa’dan daha iyi bir şey, yürekten daha büyük bir şey; benim düşündüğüm, her şeye yeten Tanrı’nın ötesinde bir şeydir: düşündüğüm, ben’im. Bir insanım ben. Yeterli buluyorum bunu.
- " Ya arı bir melodiyle yaşarsınız, ya bulaşık suyunda yüzersiniz. "
- " Deliliği akıllılıktan ayıran tül, şimdi daha da ince. Şimdi, her şey öylesine basit ki, gülünç bir durum çıkıyor bundan. "
- " Öyle bir dünya isterim ki orada vajina, dürüst ve çırılçıplak bir yarıkla simgelensin; öyle bir dünya ki kemikleri kuşatan şeyi hissetsin, gerçek ve asıl renkleri görsün; öyle bir dünya ki korku ve saygı duysun kendisinin hayvansal kökeni için! "
- İki aydır romanına başlamayı deniyor. Ona her rastlayışımda, kitabı için yeni bir başlangıç bulmuş olduğunu söylüyor. Ama asla ilerleyemiyor. Dün, şöyle demişti bana : ''Ne tür bir sorunla karşılaştığımı görüyorsundur: Bu, nasıl başlayacağımı bilme sorunu değil yalnızca; hayır, ilk satır kitabın akışını sağlayacak...''
- " Eskiden olduğum insan değilim artık ben. "
- " Gerçeğin ve sahtenin dünyası arkamızda duruyor, biz ona sırtımızı dönüyoruz. Maddesel olandan, maddesel olmayanı çekiyoruz. "
- " Ben, sandığım gibi miyim yoksa başkalarının beni sandığı gibi miyim? "
- Ulaşılacak yer, hiçbir yer ise, o zaman tüm bilinen dünyaların içinden geçmek gerekir.
- " Her yerde hamam var, ama temiz insan yok. "
- " Dünyanın görkemli yıkılışı şaşkına çevirdi beni! "
- " Dünyanın yıkılışa gidip gitmediği hiç umurumda değil, dünyanın doğru ya da yanlış olduğu umurumda değil, iyi mi yoksa kötü mü olduğu da. Vardır o; yeter bu. Dünya, neyse odur, ben de neysem oyum. "
- İyi bir kitabın tadı, iyi arkadaşlarla birlikteyseniz, artar.
- " Benliğimde korkunç, yıpranmaz bir mücevher taşıyorum, geceye kaçışım sırasında pencerenin camını çizen bir elmas. "
- Aşağıdaki şen çizgileri birleştirip mezarlık parmaklığı haline getiriyorum. Sol üst köşeye, volkandan boş kalan yere bir melek çiziyorum. Özgün bir şey bu, nedensiz bir buluş, ve son derece simgesel. Kederli bir melek; karnı sarkmış, kanatları ise şemsiye telleriyle güçlendirilmiş. Sanki benim düşüncelerimin çerçevesinden taşmış...
Kara İlkbahar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
ileride okunması düşünülen romanlarına ön hazırlık olabilecek mahiyette, Fransa'da kaldığı müddetçe yaşadıklarını kısmen ortaya koyduğu, hayata bakış açısına dair ipuçları edinmemize olanak sağlayan alışıldık olmayan ruhsal açılımları ile bazılarını rahatsız edebilecek bir deneme şeklinde betimleyebiliriz bu eserini. Sanat dünyasının ortaya koyduğu/ ürettiği yüzyılların birikimi sanat eserlerini/yapıtlarını yaşadıkları bağlamında çeşitli yönleri ile ele alırken, dile getirirken sergilediği elde edilmesi güç, kıskandıran maharetiyle övgüyü hak ediyor. (Emre başatlı)
Kitabın giriş bölümünde verilen, yazarın kısa bir biyografisinden de anlayacağımız gibi Henry Miller, hayatının bir dönemini Fransa'da geçirmiştir. Bu kitapta da Miller, kendisinin Fransa anılarını yazdığı, sonra bir kısım felsefik analizler derken psikolojik hezeyanlarını da tasvir ettiği paragraflara yer vermiştir. Okunası zaman zaman da eğlenceli metinlerdir bunlar... Yaba Yayınları, bu kitabın ilk ve tek baskısını 1997 senesinde yapmış olmasına rağmen, bu baskıyı günümüzde temin etmek halen mümkün... Tavsiye edilir... (Black Garden)
Kitabın Yazarı Henry Miller Kimdir?
Henry Valentine Miller, yaşadığı dönemdeki edebiyat formlarının dışına çıkarak roman, otobiyografi, felsefe ve mistizmi karıştırarak kendi tarzını yaratmıştır. Kendi hayatından aldığı gerçekleri tekrardan kurgulayarak kitaplarına aktarmıştır.
Alman göçmeni katolik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası terzi Heinrich Miller, annesi ise Louise Marie Neiting'di. Çocukluğu Brooklyn'de geçti. Gençliğinde çeşitli işlerde çalıştı ve kısa bir süre New York Şehir Üniversitesi'nde okudu. 1928 ve 1929 yıllarında ikinci karısı June Edith Smith (June Miller) ile birlikte birkaç ay Paris'te geçirdi. 1930 yılında tek başına Paris'e taşındı ve II. Dünya Savaşı patlak verene kadar burada yaşadı. Bu dönemde meteliksiz bir şekilde arkadaşlarından geçinerek avare bir hayat sürdü. Anais Nin, Alfred Perles, ve Lawrence Durrell gibi yazarlarla dostluk kurdu. 1931'in sonbaharında Alfred Perlés vasıtasıyla Chicago Tribune'un Paris baskısında bir iş buldu. Sevgilisi Anais Nin'in desteğiyle 1934 yılında ilk kitabı Yengeç Dönencesini (Tropic of Cancer) yayımladı. Ardından Kara İlkbahar (Black Spring) (1936) ve Oğlak Dönencesini (Tropic of Capricorn) (1939) yazdı. Kitapları ABD'de müstehcen bulunduğu için yasaklandı. Ancak elden ele ulaştırılan kitapları ona belli bir ün kazandırdı.
1940'da ABD'ye döndü ve California'da Big Sur'a yerleşti. ABD'nin kültürel değerlerine ve ahlâkî tavrına meydan okuyan çalışmalarına devam etti. Hayatının son yıllarını Pacific Palisades'de geçirdi.
Yengeç Dönencesi'nin 1961 yılında ABD'de yayımlanması bir müstehcenlik davasına neden oldu. 1964 yılında ABD Yüksek Mahkemesi kitabın bir edebiyat çalışması olduğuna karar verdi. Bu olay cinsel devrimin kilometre taşlarından biriydi. Kitabın basılmasını savunan avukat Elmer Gertz ve Miller sonraki yıllarda yakın arkadaş oldular.
Edebiyat çalışmalarının yanında Miller bir ressam ve amatör bir piyanistti.
Henry Miller Kitapları - Eserleri
- Uykusuzluk
- Yengeç Dönencesi
- Oğlak Dönencesi
- Seksus
- Clichy'de Sessiz Günler
- Neksus
- Pleksus
- Kara İlkbahar
- Cinsellik Dünyası
- Merdivenin Dibindeki Gülümseyiş
- Cennette Bir Şeytan
- Marousi'nin Devi
- Çılgın Üçlü
- Aşk Mektupları
- Rimbaud ya da Büyük İsyan
- Hatırlamayı Hatırlamak
- Edebi Bir Tutku
- Big Sur ve Hieronymus Bosch'un Portakalları
- The Time of the Assassins
Henry Miller Alıntıları - Sözleri
- Kayıtsız, anlık da olsa duygulanma yetisine sahip, kerterizden yoksun, asıl merkezinden her an kopabilen bir yürek. Kendine yarattığı dünya ne kadar iğrenç ve kısıtlı olursa olsun, mükemmelce yaşıyordu içinde. Güç veren bir şeydi bu basbayağı. (Yengeç Dönencesi)
- . Uzağa bakma. Her şeye düz bak. İyisiyle kötüsüyle gözünün içine bak. ... (Aşk Mektupları)
- Now it is either heaven or hell, no in between is possible any longer. And by all indications we will choose hell. (The Time of the Assassins)
- İnsan ne kadar dönüp dolaşırsa dolaşsın, daima yine olduğu yerde kalıyor. Bir türlü kabul edilemiyen 'şimdi'nin olduğu yerde. (Neksus)
- Ay gibi ölü bir gezegene ulaşma düşüncesi insanlara, dünya üzerindeki diğer insanlarla iletişim kurma düşüncesinden daha heyecan verici geliyor. Dünyayı kurtarmak, hatta kendi kendimizi kurtarmak bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren bu gezegenden kaçmak. Bize sunduğu vaadi yitirinceye kadar yeryüzünü kuruttuk. (Hatırlamayı Hatırlamak)
- "Asla kendini kaybetme!" (Uykusuzluk)
- Bana kollarında birkaç gün huzur ver,buna çok ihtiyacım var. Yıkıldım,yıprandım,yoruldum.Ondan sonra dünyayla yüzleşebilirim. (Edebi Bir Tutku)
- What devils are these who look like you and talk like you, who wear the same dress, eat the same food, and who hound you like dogs? Are these not the worst enemies a man can have? The others I can find excuses for, but for one's own kind I can find no excuse whatever. (The Time of the Assassins)
- ...kitabın açılışında bir dünya yatıyordu ne denli kendine özgüdür büyük yapıtların sayfalarının açılışları... (Neksus)
- "Senin suskunluğunun hiçbir anlamı yok benim için; benim suskunluğum seninkini bastıracak" (Uykusuzluk)
- Dudaklarından soğuk, neşeden yoksun bir kahkaha döküldü – yalnızca ıssızlığın ortasında duyulabilecek bir kahkaha. İnsanca şakaları anlayabilecek biçimde eğitilmiş bir köpeğin salıvereceği türden bir kahkaha. (Çılgın Üçlü)
- Dünyada bir başınasın! Yalnızsın... Yalnız... Yalnız. Acı bir şey yalnız olmak... Acı, acı, acı, acı. Sonu yok, akla hayale sığmıyor ve dünyadaki her insanın yazgısı böyle.. (Oğlak Dönencesi)
- Unwittingly and unconsciously we have made the world one, but one in nullity. We must go through a collective death in order to emerge as genuine individuals. (The Time of the Assassins)
- Kendin olmak, yalnız kendin olmak çok büyük bir şey. (Merdivenin Dibindeki Gülümseyiş)
- "Çevremdeki insanlar harika göründüğüm, gittikçe gençleştiğim ve bunun gibi bir dolu zırva laf ediyordu. Ruhumdaki kıymıktan haberleri yoktu." (Uykusuzluk)
- Yoluma çıxan insanlar, hər gün baş verən və başqası üçün boş şey kimi görünə bilən hadisələr - hamısını mənim düşüncəmdə xüsusi bir məna kəsb edirdi. (Cennette Bir Şeytan)
- Sizin objektifinize nasıl göründüğümden bana ne? (Big Sur ve Hieronymus Bosch'un Portakalları)
- "Dünyayı sarsan ulusal ve ırksal dramların dışında, daha büyük bir oyun sahneleniyor;dünya dramı." (Cinsellik Dünyası)
- ...Uzun, upuzun 1zaman geçiyordu; bildiğim tüm sessizliklerden daha anlamlı 1sessizlik içinde. Söyleme gücünü kendimizde bulamadığımız herşey, bu karşılıklı dilsiz oyununda dile geliyordu... (Cinsellik Dünyası)
- Sonunda her şey tek bir gerçeğin içinde erir: Hatırlayış. (Hatırlamayı Hatırlamak)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin