Kitap Künyesi
Yazar: Nazmiye Sümer
Editör: Ayşenil Urhan Haşimoğlu
Tasarımcı: Merve Kayalı Kürşat
Orijinal Adı: Karadeniz Güneşi
Yayın Evi: Parola Yayınları
İSBN: 9786059121866
Sayfa Sayısı: 400
--reklam--
Karadeniz Güneşi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yiğit Bal...
Karadenizli, Pazarlı, hatta ve hatta Laz bir iş adamı... Merkezi, Rize-Pazar ilçesinde olan inşaat şirketinin babasından sonraki ikinci adamı ve geleceğin tek veliahdı...
Karadeniz'i temsil eden yeşil gözler, Adonis kadar yakışıklı, son derece çekici ve en önemlisi bana ilk görüşte aşık olabilecek kadar kalbi daha önce hiç dolmamış bir erkek. Benim erkeğim!
Ve ben!
Magazin sayfalarının şımarık aktörünün eski nişanlısı Güneş Ada. Şimdilerde ise Yiğit Bal'ın tek aşkı, tek evin tek gelin adayıyım. Yiğit'i büyütüp yetiştiren Safiye halanın bana taktığı sıfat bu.
Muhacir ve Laz... Yiğit ve Güneş...
İki sevdalı yürek yeni bir sınavdan geçeceklerdi. Bu sınavın ana başlığı, Güven'di! Sevdaları tüm kara bulutlara göğüs gerebilecek miydi? Yoksa ilk darbede yerle yeksan mı olacaklardı?
Yiğit kanlar içinde kar kümesinin en tepesinde yatıyor, ben ise çaresizce ona ulaşmaya çalışıyordum. Ayaklarıma yosunlar, sarmaşık misali dolanmıştı. Kımıldayamıyordum. Yiğit, sadece gözleriyle ?hoşça kal' diyor, sanki benimle vedalaşıyordu. Kavuşamadan ayrılıyorduk! Azrı kız ve Emir Asan gibi, Kemençedeki erik ve servi gibi, Karadeniz efsanesindeki mavi deniz ve yeşil dağ gibi ayrılacak mıydık?
Oysa ?Hayır! Hayır! Bırakma beni!" diye haykırırken sesim buz kayalara çarpıp sem gibi dönüyordu.
Karadeniz Güneşi Alıntıları - Sözleri
- " Her aşk sınanır. Gerçek aşk kazanır ! "
Karadeniz Güneşi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Muhacir ve laz kültürlerine biraz daha fazla önem verilebilirdi.Ağırlık olarak aşk'a önem verilmiş.Keşke biraz romantiklik yerine kültürler ve geleneklerden bahsedilseydi. (Gülsevim)
Güneş Karadeniz'den Doğar serisinin ikici kitabını da tıpkı ilk kitaptaki gibi büyük bir keyifle okuyup bitirdim. Güneş ile Yiğit'in muhteşem geleneksel düğünleriyle başlayan kitap gerek kendilerinin inişli çıkışlı aşkları, gerek yan karakterlerin aksiyonu bol olayları ile ilk kitaba göre daha fazla heyecan ile okuyup bitirdim. Geleneksel Rize şivesinin yer yer kullanılması hem de orjinal halinde gülümseten cinstendi :). Gayet renkli bir roman olmuş, Gaziantep, İzmir, Rize , İstanbul her yeri dolaştırdı bize yazarımız. Kalemine ve yüreğine sağlık diyor devamını bekliyorum :) (bir ailem bir de kitaplarım)
Yazarın kitaplarını merak edince adı hoşuma gideni almıştım ama araştırmam gerekiyormuş. Serinin ikinci kitabını almışım ve okumaya başladıktan sonra anladım. Güzel bir kurgu ama ikinci kitap olunca biraz karışıklık oldu. Aşk için herşeyi göze almayı, herşeye katlanmayı bu kitapta okudum. Karadenizlilerin örf ve adetlerini, konuşmaları eğlenceliydi. Okumanızı tavsiye ederim. Hoşçakalın (Kahveeguzelii)
Karadeniz Güneşi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nazmiye Sümer - Karadeniz Güneşi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Karadeniz Güneşi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nazmiye Sümer Kimdir?
Rize'nin Pazar ilçesinde 1971 yılında doğdu. Babasının görevi gereği on yaşında İzmir’e yerleşti. Yazarlık, Türkçe öğretmeninin bir ödevi sayesinde gerçekleşti. Satırlara dökmenin, dile dökmekten daha kolay olduğunu keşfetti. Bugün, İzmir’e eşi ve iki oğluyla yaşıyor.
--reklam--
Nazmiye Sümer Kitapları - Eserleri
- Hiç Hesapta Yoktun Sen
- Bana Aşkla Gel
- Cazi: İfrite Karşı Kuşluk Vakti
- Karadeniz Güneşi
- Ege Güneşi
- İfritin Varisi
--reklam--
Nazmiye Sümer Alıntıları - Sözleri
- "Senden önce çok önemli olduğuna inandığım işlerimin şuan zerre kadar değeri yok gözümde" (Ege Güneşi)
- Sen benim dünyama güneş gibi girdin. İsmin gibi Güneş'im oldun. (Ege Güneşi)
- "Kader, insanın değişmeyen yol çizgisidir. Kararlar, kaderini şekillendirir. Ama insanın iradesi dışında gerçekleşen olaylar ise Yaradan'ın hükmüdür. Bu da kaderin üstündeki gücü temsil eder. Biz, Yaradan'ın hükmünün önüne geçemeyiz." (İfritin Varisi)
- Bir sır var ve siz o sırrın ne kadarına dâhil olduğunuzu bilmiyorsunuz. Bir sır var ve o sırrı nasıl çözeceğinizi bilmiyorsunuz. Ve bir sır var ki öğrendiğiniz de hayatınızı nasıl alt üst edeceğini, bir daha asla eskisi gibi olamayacağınızı bilemiyorsunuz. (Cazi: İfrite Karşı Kuşluk Vakti)
- Sevginle mahsarlayim:) (Bana Aşkla Gel)
- '' Yeşil dağ olan sensin, mavi deniz de o kiz...'' (Ege Güneşi)
- Her sabahın güneşinden senin yüzün gördüm her gecenin dolun ayı gördüm birden sen cıktın karşıma ve o gün dünya durdu gözlerine baktığımda :) (Hiç Hesapta Yoktun Sen)
- "Gündüz,maskelerini takıp aramızda gezerken, Gece,ölüm elbisesi giyerek cellattilar. Ağıldaki buz sağından, beşikteki sabiye kadar, İnsan evladının Âdem'den bu yana en büyük illetiydiler. Yerin dibi, yerin köküydüler, Dinmezken âdemoģlunun yüreğindeki acılar, Geldiler dört bir yandan Uçanlar. Onlar sayesinde sarılmıştı yaralar." (İfritin Varisi)
- “Sen hep böyle misin? Yani şaşkın ve sakar!” diye sordu alayla. Son sözleri beni kendime getirdi. Şaşkınlığımdan sıyrılırken aldığım derin solukla birlikte öfkeyi de içime çekiyordum. “Sen de her zaman böyle kendini beğenmiş misin?” diye sordum öfkeyle. Güldü. Gülüşü öfkemi komik bulmasındandı. “Karşımdaki kişinin algısına göre değişiyorum. Şu an sanırım öyleyim.” Derken son derece doğaldı. “Neyse, beni evine davet etmeyecek misin?” diye sordu hemen ardından. “Etmeli miyim?” derken onu taklit ediyordum alayla. “Sen etmezsen kendimi davet ettirecek birini bulabilirim sanırım.” Derken kurnazca bir kaşı yukarı kalktı. “Bundan eminim. Sende bu çene oldukça!” derken arkamı dönüp eve doğru yürümeye başladım. “Hey! Nereye gidiyorsun?” Şaşırmıştı. “Eve! Valizini benim taşımamı beklemiyorsun herhalde?” derken ona dönmemiştim. Bu onu davet etme şeklimdi. (Bana Aşkla Gel)
- '' Biz anlamazuk Rizeli ! Er kişi bizi işine karıştırmaz. '' (Ege Güneşi)
- Yeri geldiğinde gitmesini bileceksin arkana bile bakmadan. Ve kimi zaman da anlatmalısın içindekini çok geç olmadan. (Ege Güneşi)
- Ama yine de bu müzik, zihnimin derinliklerindeki zehri mucize gibi eritmeyi başarıyordu. (Ege Güneşi)
- "Israrla söylüyorum ki kimseyi etkilemeye çalışmıyorum." (Ege Güneşi)
- " Her aşk sınanır. Gerçek aşk kazanır ! " (Karadeniz Güneşi)
- "Yiğit’le yan yana, el ele tutuşmuş oturuyor, insanların bizim sayemizde kaynaşmalarını mutlulukla izliyorduk. Ben Ege kıyılarının kızıydım. Yanımdaki yeşil gözlü erkek ise Karadeniz kıyılarının erkeğiydi. Egenin dingin sularıyla Karadeniz’in hırçın suları nasıl bir bütün olacak, nasıl bir nesil meydana getirecektik bunu zaman gösterecekti. Biz ilk değildik elbette. Tabii ki son da olmayacaktık." (Ege Güneşi)
- "Sorunlarımla başını ağırtmak istemem," diye geçiştirmek istedim. Bu kez de, " Yeri geldiğinde gitmesini bileceksin arkana bile bakmadan. Ve kimi zamanda anlatmalısın içindekini çok geç olmadan," dedi en yumuşak, ikna edici ses tonuyla. (Ege Güneşi)
- '' Maalesef, cennete henüz sefer koymadılar. Sadece buraya gelmek için uçak bulabildim. '' (Ege Güneşi)
- "Kardelen? Canım , iyimisin? " diye sordu üzgün sesle. İyi miydim; değildim. Ama yine de başımı "iyiyim" diye salladım. (Cazi: İfrite Karşı Kuşluk Vakti)
- Aşkına koşan yorulmaz (Hiç Hesapta Yoktun Sen)
- Siz olsanız ne yapardınız? Hemen teslim olur muydunuz böylesi bir düşmana? (Cazi: İfrite Karşı Kuşluk Vakti)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin