Kitap Künyesi
Yazar: R. A. Salvatore
Çevirmen: Ali Seval
Orijinal Adı: The Siege Of Darkness
Yayın Evi: Laika Yayıncılık
İSBN: 9789758904631
Sayfa Sayısı: 300
--reklam--
Karanlığın Kuşatması Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Karanlıkaltı'nın karanlık derinliklerinden yükselen drowlar, Mithril Salonu'nu kuşatmaya hazırlanıyorlar. Drizzt olmadan bir savaşa girmeyecek olan Bruenor Battlehammer drowun gelişiyle rahatlasa da, Wulfgar ve Catti-brie yanlarında olmayacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Karanlığın Kuşatması Alıntıları - Sözleri
- Yürek için sevilen birinin çabalamasını seyretmekten, o kişinin ancak zorluklar sayesinde gelişeceğini ve varlığının potansiyelini keşfedeceğini bilmekten daha büyük bir acı olamaz.
- “İnanç, somut kanıtla bahşedilmez. Yürekten ve ruhtan gelir. Eğer bir kişi tanrının varlığına dair kanıta ihtiyaç duyuyorsa maneviyat kavramı duygusallığa, kutsallık mantığa indirgenir.”
- “Anahtar, umuttur.”
- Peki ya inanç ne olacak? Bağlılık ve sadakat ne olacak? Eksiksiz güven? İnanç somut kanıtla sağlanamaz. Yürekten ve ruhtan gelir. Eğer bir kişi, bir tanrının varlığına dair kanıta ihtiyaç duyuyorsa, o zaman maneviyat kavramı maddiyata indirgenmiş oluyor ve hiz de kutsal olan bir şeyi mantıksal olan bir şeye dönüştürmüş oluyoruz.
- Kargaşanın cisimleşmiş hali, bir yıkım vasıtası, zarif bir maskenin ardına gizlenmiş bir canavardı.
- Onda koşmayı yeni öğrenen bir tayın ruhu ve tutku dolu bir yürek vardı.
- Peki ama inançtan ne haber? Vefadan ve sadakatten? Büsbütün güvenden? İnanç somut kanıtla bahşedilmez. Yürekten ve ruhtan gelir.
- Ümitsiz çağrıları azalmaya başladı - pes ettiğinden değil, sesi boğazındaki keder düğümünü aşamadığından.
- Fakat uyanık geçirdiğim her an, hatta bazen rüyalarımda bile onu düşünüp onun için endişelendim.
- ``Belki gelecekte,`` dedi Cattie-brie, fısıltıdan ibaret bir sesle. ``Belki,`` diye onayladı Drizzt. ``Ama şimdilik-`` ``Dostuz,`` diye tamamladı Cattie-brie.
- “Peki ama inançtan ne haber? Vefadan ve sadakatten? Büsbütün güvenden?”
- “Suçluluk tasmasını çıkarıp attım.”
- “Zeki varlıklar için umuttan daha önemli bir duygu yoktur.”
- “Bağlılık ve sadakat ne olacak? Eksiksiz güven? inanç somut kanıtla sağlanmaz. Yürekten ve ruhtan gelir. Eğer bir kişi, bir tanrının varlığına dair kanıta ihtiyaç duyuyorsa, o zaman maneviyat kavramı maddiyata indirgemiş oluyor ve biz de kutsal olan bir şeyi mantıksal olan bir şeye dönüştürmüş oluyoruz.”
- “Başarıya ulaşma hissi. Bu, her türlü akıllı varlığın mutluluk formülündeki en Önemli unsurdur, öz güvenimizi inşa eden ve diğer görevlere, daha büyük görevlere atılmamıza izin veren bir öğedir. Kendine değer verme hissinin gelişmesine yardımcı olur, her insanın kendisinde değerli bir şeyler olduğuna inanmasına izin verir, ki bu da hayatın cevaplanması imkansız sorularıyla yüzleştiğimizde bizi ayakta tutan bir gaye modana getirir”
--reklam--
Karanlığın Kuşatması İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hobbitteki 5 ordu savaşı da neymiş,Gelin burada 8-10 ordu savaşı var :D: Nerden başlıyoruz incelemeye ? :D Serimiz tam gaz devam ediyor öyle böyle değil bildiğin freni patlamış şekilde gidiyor. Kitabın ilk yarısı biraz sonda olacak savaş için hazırlık kısmını içeriyor. Drizzt ve ekibi bir önceki baskından sonra bu seferde baskın yiyeceklerini biliyor. Bu yüzden müttefik topluyorlar. bu kısımlar bile yazarın kalemi sayesinde akıcı o kadar da sıkıcı değil. Gereksiz yerler var mı var biraz uzatılmış kısımlar. ama Sonlara doğru aksiyon tavan yapıyor son 50 sayfaya 10/10 verebilirsiniz. ama kitabın genelini değerlendirdiğim için 8/10 verdim. Bu kitapta beni en çok yoran şey çok fazla ekibin olmasıydı. yani 5-7 sayfada bir başka kişileri anlatıyordu. Bir oradayız bir burada. şaka yapmıyorum bildiğiniz 7-8 grubu anlatmaya çalışıyor kitap. bunu başarıyor ama beni yoruyor açıkçası böyle kısımlar. çok fazla karakter atlayınca sevdiğiniz karakterlerin yeri azalmasına bir yana. sizi de yoruyor. Nerde kalmıştık şimdi kimdeyiz vb diye. Tabi başlıkta belirttiğim 5 ordu savaşı hikaye. burada 7-8 grup var belki daha fazla :D drizztler-Pwent takımı-drowlar-matron analar-Gümüş ay'cılar-Belwar'ın ekibi-barbarlar-Erttu'nun kısımları bu kadar kişiyi anlatmak gerçekten büyük iş okuyorsunuz sıkılmadan orası taktire şayan ama dediğim gibi ben yoruluyorum böyle olunca. daha çok bir karakter gözünden devam etmeyi seviyorum. ama büyük olaylar var ve büyük bir savaş var. Sizce kim kazanacak ? Mutlu son mu ? yoksa birileri kötü son mu ? Yoksa yeni hikayelere yelken açılacağını belirtilen bir son mu? Seri daha bitmedi 10. kitap var ama bu kitabın sonundan nasıl bağlanacak çok merak ediyorum. (Levent Günaydın)
Dikkat spoiler içerir. Lloth ve Drizzt tarafından 100 yıl cehennemde yaşamaya mahkum edilen iblis Errtu bir anlaşma yapar. Errtu, Lloth'un isteklerini yerine getirdiğinde Drizzt'i alacaktır. Bu arada Menzoberranzan'da sıkıntılı zamanlar başlar ve drowların büyü gücü kaybolur. Bundan etkilenmeyen Oblodro ailesi ve matron anası K'yori diğer aileleri tehdit eder ama sıkıntılı zaman bitince Baenre rakibini yok eder. Mithril salonları savaşı başlayacaktır. Cattibrie, Dantrag'dan alınan kılıç Kesici yüzünden Drizzt ile yakınlaşır. Ama sonunda kılıç ona itaat eder. Bu büyük savaşta drowların yanında savaş ustası Berg'inyon, köleler, savaş ustası Uthegental, matron Baenre ve Jarlaxle ile çetesi Bregan D'aerthe olurken savunucular cüceler, Belwar ve gnomları, Wulfgar'dan sonraki lider Berkthgar, leydi Alustriel, Drizzt ve yakın dostları olacaktır. Acaba bu savaşı kim kazanacaktır? Errtu ve Lloth'un istediği olacak mıdır? Menzoberranzan'da neler değişecektir? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri. (Serdar Poirot)
Yine güzeldi, akıcıydı. Drowlar mithril'e saldırı düzenlediler. Büyük bir savaş yaşandı. Beklenmedik müttefikler ve düşmanlar vardı. Drizzt önceki kitaplara göre biraz geri plandaydı. Günlük sayfaları da çok azdı. Bu yüzden bu kitabı diğerlerine göre biraz daha az sevdiğimi söyleyebilirim. Yazar çok iyi bir kurgu oluşturuyor. Ama en azından benim için öykünün yanı sıra drizzt'i okumak başka bir keyif. O az olunca doğal olarak keyif de azalıyor. (Gamze)
--reklam--
Karanlığın Kuşatması PDF indirme linki var mı?
--reklam--
R. A. Salvatore - Karanlığın Kuşatması kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Karanlığın Kuşatması PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı R. A. Salvatore Kimdir?
ABD'li fantezi kurgu ve bilim kurgu yazarıdır. En çok Unutulmuş Diyarlar romanları, İblis Savaşları Destanı ve Yıldız Savaşları romanları ile bilinir.
Salvatore en:Leominster, Massachusetts'de doğdu. Yedi kişilik bir ailenin en küçüğü idi. Karısı Diane ve üç çocuğu ile birlikte halen orada yaşamaktadır. İyi bir sporcu olan Salvatore, beyzbol, halter ve buz hokeyi ile uğraşmaktadır. Faal olarak hokey koçluğu da yapmıştır. Kendisine yılbaşı hediyesi olarak gelen J. R. R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi'ni okuduktan sonra bilgisayar okumak isteyen Salvatore, edebiyat ve gazeteciliğe yöneldi. İletişim diploması aldığı üniversiteden bir de İngilizce diploması aldı. Yazar olmadan önce barlarda sorun çıkaranları dışarı atarak hayatını kazanıyordu.
İlk basılan ilk romanı 1988'de TSR'dan çıkan Buzyeli Vadisi Üçlemesi'nin ilk kitabi olan Kristal Parçası'dır. New York Times Bestseller listesinden aylarca inmeyen eserlere imzasını attı. Unutulmuş Diyarlar için birçok kitap yazdı. Ayrıca İblis Savaşları Destanı, kendi oluşturduğu kurgusal dünya Corona'da geçen birkaç roman ve Yıldız Savaşları romanları yazdı.
En tanınmış karakterleri arasıda drow Drizzt Do'Urden yer alır.
Romanlara ek olarak Unutulmuş Diyarlar: Şeytan Taşı (Demon Stone) adlı video oyunun da hikâyesini yazdı. Oyun Atari tarafından yayınlandı.
Yoğun ve ayrıntılı savaş sahneleri ile tanınmaktadır. Bunda eski bir boksör ve kabadayı olmasının etkisi olduğu sanılmakta.
--reklam--
R. A. Salvatore Kitapları - Eserleri
- Anayurt - Unutulmuş Diyarlar
- Sürgün
- Göç
- Kristal Parçası
- Gümüş Damarları
- Buçukluğun Mücevheri
- Miras
- Yıldızsız Gece
- Karanlığın Kuşatması
- Şafağa Geçit
- Sessiz Kılıç
- Dünyanın Omurgası
- Kılıçlar Denizi
- 1000 Ork
- Yalnız Drow
- İki Kılıç
- Kristalin Hizmetkarı
- Ork Kral
- Korsan Kral
- Hayalet Kral
- Artemis'in Yolu
- Kışgörmez
- Gauntlgrym
- Cadı Kralın Vaadi
- Star Wars Bölüm II Klonlar'ın Saldırısı
- Charon'un Pençesi
- İblisin Uyanışı İblis Savaşları Serisi 1. Kitap
- İblisin Havarisi İblis Savaşları Serisi 3. Kitap
- Bedwyr'in Kılıcı
- İblis Ruhu İblis Savaşları Serisi 2. Kitap
- Son Eşik
- Luthien'in Kumarı
- Ejderha Kral
- Sürgün
- İlahi
- Ormanın Gölgelerinde
- Star Wars Yeni Jedi Tarikatı / Vector Prime
- Düşen Kale
- Gece Maskeleri
- Hero
- Maestro
- Archmage
- Dungeons & Dragons: The Legend of Drizzt Vol. 1: Homeland
- Hero
- Maestro
--reklam--
R. A. Salvatore Alıntıları - Sözleri
- Duygular ne tuhaf şeyler. Nasıl da mantığı hiçe sayarlar, en temel içgüdülere baskın gelirler. (Şafağa Geçit)
- Şu engin dünyada görülecek bir sürü şey var, sevgili cüce. Gölgeler içindeyken göremeyeceğim bir sürü şey. Çeliğin çınlamasından çok daha hoş olan bir sürü ses ve ölümün kokusuna tercih edilecek bir sürü esans. (Buçukluğun Mücevheri)
- Umursuyoruz, yoksa hayatımız bomboş olur. (Kristal Parçası)
- "Silahını çıkarsana be!" diye bağırdı Thibbledorf Pwent'e. "Benim silahım benim gerizekalı!" diye bağırdı Karındeşen, tam Athrogate öne çıkıp üzerlerine gelen şişmiş yaratığa seheryıldızlarıyla saldırmadan önce. Pwent ileri atılıp yumruklar ve tekmeler eşliğinde yaratığın üzerine atladı. Yumruk çivileri sayesinde olduğu yere mıhladığı yaratık debelenip onu ısırmaya çalışıyordu. Pwent çılgınca sallanmaya, vahşice çırpınmaya başladı, sanki kriz geçiriyor gibiydi. Cücenin çıkıntılar ve dikenlerle dolu zırhı yaratığın etini deşti ve canavarı kısa sürede püre et haline getirdi. "Bvvahaha!" diye gürledi, sırıttı ve selamladı Athrogate, Pvvent'i hızla geçip yaklaşmakta olan diğer canavara silahlarını savururken. (Hayalet Kral)
- Yaşayacağım hayatı kendim seçebilseydim, şu anda yaşadığım hayatı seçerdim. (Kristal Parçası)
- Hikayemin tam olarak anlatıldığına inanmaya cesaret edebilir miyim? Sanmıyorum. (Göç)
- Her gün, on günde bir, bir sıkıntıyla karşılaştığımız zaman ikiye ayrılan bir yola giriyoruz. Ya önceden seçtiğimiz -daha iyi ve daha umutlu zamanlar için kararlılıkla ilerlediğimiz prensiplere ve inanca dayanan-rotaya devam ediyor ya da göreceli bir şekilde daha kolay ve uygun olan hem ruhsal hem de fiziksel bir savunmaya geçiyoruz. İnsanlar ve hatta toplumlar bazen acıya ve korkuya kendilerini kapayarak, özgürlüklerini feda ederek ve prensiplerinin yerine işlevselliği koyarak tepki verir. (Yalnız Drow)
- Onda koşmayı yeni öğrenen bir tayın ruhu ve tutku dolu bir yürek vardı. (Karanlığın Kuşatması)
- “Bağlılık ve sadakat ne olacak? Eksiksiz güven? inanç somut kanıtla sağlanmaz. Yürekten ve ruhtan gelir. Eğer bir kişi, bir tanrının varlığına dair kanıta ihtiyaç duyuyorsa, o zaman maneviyat kavramı maddiyata indirgemiş oluyor ve biz de kutsal olan bir şeyi mantıksal olan bir şeye dönüştürmüş oluyoruz.” (Karanlığın Kuşatması)
- Can sıkıcı günler birbirini kovalarken,aylar seni yıpratacak. (İblisin Uyanışı İblis Savaşları Serisi 1. Kitap)
- ``Belki gelecekte,`` dedi Cattie-brie, fısıltıdan ibaret bir sesle. ``Belki,`` diye onayladı Drizzt. ``Ama şimdilik-`` ``Dostuz,`` diye tamamladı Cattie-brie. (Karanlığın Kuşatması)
- "Sabır en iyi müttefikimizdir!" (Anayurt - Unutulmuş Diyarlar)
- 'İhtiras iyi niyeti bastırır, merhameti söküp atar.' (Anayurt - Unutulmuş Diyarlar)
- Açıkça meydan okudun; böyle bir dövüşe hak kazanman için, töre gereği kanunlar bunu kan bağı yoluyla ya da marifet ile temele dayandırmanı emreder . (Kristal Parçası)
- ``Değiştirilmesi gereken şeyler güle oynaya kendi yollarına giderken sen burada kös kös oturmuş değiştiremeyeceğin bir şey için hayıflanıyorsun!`` (Yıldızsız Gece)
- Her savaş kılıçla kazanılmaz. (Gümüş Damarları)
- "İnsanlarin yürekleri gıptaya yenik düştüğü, Aşk şehvete dönüştüğü zaman, Kadınlar eğilmek zorunda kaldığı, Kazancın adil değil uğursuz olduğu zaman. İşte o zaman, ey insanlar,karanlığa bakın. O zaman duman kaplı göğü görün. Ve ölme zamanının geldiğini anlayın. ÇÜNKÜ DACTYL UYANDI!" (İblisin Uyanışı İblis Savaşları Serisi 1. Kitap)
- “Beni abartıyorsun,” diye karşı çıktı Regis. “Bekli de sen kendini fazla küçümsüyorsun,” dedi Cassius. (Kristal Parçası)
- "Üzüntün dürüstçe mi?" diye sordu Montolio. "Çoğu değildir, bilirsin. Kendi üstüne yüklenen yüklerin pek çoğu yanlış anlaşmalarla temellenir. Biz -ya da içimizden samimi olanlar- kendimizi çoğunlukla, başkalarının uymasını beklediğimizden daha sert standartlar ile yargılarız. Bu bir lanet, sanırım, ya da bir kutsama, bu o kişinin bakış açısına bağlı." Görmeyen bakışlarını Drizzt'e çevirdi. "Bunu bir kutsama olarak kabullen dostum, ulaşılamaz denilen yüksekliklere çabalamanı sağlayan, içten gelen bir çağrı olarak kabullen." "Öfkelendiren bir kutsama," diye yanıtladı Drizzt, düşünmeden. "Yalnızca çektiğin acıların sana ne verdiğini durup da gözden geçirmediğin sürece," sanki drowun bu sözlerini beklermişçesine cevap vermekte gecikmedi Montolio." Azla yetinenler az şey başarırlar. Bundan şüphe edilemez. Düşündüğüm kadarıyla ulaşamayacağını bilip de bocalamaktansa, yıldızları yakalamaya çalışmak daha iyidir." Drizzt'e tipik o acı gülümsemesi ile baktı. " En azından uzanmaya çalışan iyice bir gerinir, güzel bir manzara görür ya da belki alçaktaki dallarda asılı bir elmayı kapar. çabasının karşılığı olarak!" "Ya da belki görünmeyen bir saldırganın fırlattığı alçaktan uçan bir oku," dedi Drizzt acıyla. Montolio, Drizzt'in bitmek bilmeyen olumsuz ifadeleri karşısında çaresizce başını eğmişti. İyi kalpli drowu bu denli yaralı görmek onu derinden sarsıyordu. "Tabii, olabilir," dedi Montolio, amacının dışına çıkan sert bir sesle, "ama hayatın kaybı, sadece ona yaşama şansı verenler için büyüktür! Bırak ok, alçaktan uçup yerde oturanı vursun. Onun ölümü bu denli trajik olmayacaktır!" (Göç)
- "Cevapların için ne kadar süre araştırma yapacağım?" diye sordu Morkai. Dendybar gücünün emilmesi artmaya devam ettiği halde zaferiyle beraber gülümsedi. "İki saat," diye yanıtladı hiç geciktirmeden, arayışın süresini ruhu çağırmadan evvel dikkatle kararlaştırmış olduğu için. Morkai'ye bazı cevaplar bulmasına izin verebilecek kadar uzun, ama öğrenmesi gerekenden daha fazlasını öğrenmesine fırsat vermeyecek kadar kısa bir zaman sınırı seçmişti. Morkai bu kararın ardındaki sebepleri tahmin ederek gülümsedi. Aniden geriye doğru fırladı ve bir duman bulutunun içinde kaybolup gitti. Onun şeklini korumuş olan alevler, hayaletin dönüsünü beklemek için mangala geri dönüp yatıştı. Dendybar hemen rahatlayıverdi. Düzlemlerin kapılarını yerlerinde tutabilmek için hala yoğunlaşmak zorunda olsa bile, iradesine yapılan baskı ve güç emilmesi, ruh gittikten sonra hatırı sayılır derecede azalmıştı. Bu karşılaşma sırasında Morkai'nin irade gücü neredeyse onu alt edecekti ve Dendybar yaşlı ustanın mezardan dışarıya bu kadar güçlü bir şekilde uzanabilnesi karşısında kafasını salladı. Bu denli güçlü birine komplo düzenlemenin ne kadar akıl karı olduğunu düşünürken içini bir ürperti sardı. Morkai'yi her çağırışında, hesaplaşma gününün gelip çatacağı kendisine bir kez daha hatırlatılıyordu. Morkai dört yolcu hakkında bilgi edinmekte hiç güçlük çekmedi. Aslında hayalet, onlar hakkında zaten çok şey biliyordu. Kuzey Kulesi'nin Efendisi iken On-Kasaba ile oldukça ilgiliydi ve bu merakı vücuduyla beraber ölüp gitmemişti. Şimdi dahi, Buzyeli Vadisi'nde yapılan işlere sık sık gidip göz atardı ve bu son aylarda On-Kasaba ile ilişkisi olan herkes, dört kahraman hakkında bir şeyler bilirdi... (Gümüş Damarları)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin