Kitap Künyesi

Yazar: Michael Connelly

Çevirmen: Esat Ören

Orijinal Adı: The Overlook

Yayın Evi: Altın Kitaplar

İSBN: 9789752110373

Sayfa Sayısı: 240

--reklam--

Kayıp Delil Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Mulholland Drive yakınlarındaki seyirlik alanda bir erkek cesedi bulunmuştur. Dr. Stanley Kent olduğu anlaşılan kurban, kafasına iki kurşun yemiştir. Cinayet soruşturması LAPD dedektifi Harry Bosch'a verilir. İşinde oldukça deneyimli olan Bosch, vakaya dört elle sarılır. 

Organize suçlarla hiçbir ilgisi olmayan Dr. Kent, Los Angeles'teki tüm hastanelerde bulunan radyoaktif maddelere rahatça ulaşma imkânına sahip biridir. Sıradan bir cinayet soruşturması gibi başlayan olayın derinlere inildikçe çok daha kapsamlı ve tehlikeli, mutlaka durdurulması gereken bir durum olduğu ortaya çıkar. Artık işin içine terörizm ve dolayısıyla FBI da girmiştir. 

--reklam--

Kayıp Delil Alıntıları - Sözleri

  • Bir adam cesaretini toplayıp başka birinin kafasına tetik çekerken Tanrı’ nın adını haykırabiliyordu
  • ölmenin hiç iyi bir şekli yoktur
  • Ölüp gidiyordun işte ve son anın nasıl olduğu hiç önemli değildi. Hepimiz o girdabın içine çekiliyoruz. Kimileri dipteki kara çukura başkalarından daha yakın. Bazıları bunun gelişini görebiliyor, bazılarıysa girdap kendilerini sonsuza dek karanlığın içine çekene kadar hiçbir şeyin farkına varmıyor. Önemli olan mücadele etmek. Mücadeleyi hiç bırakmayacaksın. Girdabın çekişine karşı hep direneceksin.
  • Önemli olan mücadele etmek, dedi Bosch içinden. Mücadeleyi hiç bırakmayacaksın. Girdabın çekişine karşı hep direneceksin.
  • Bu ne biçim bir dünya böyle, dedi içinden. Bir adam cesaretini toplayıp başka birinin kafasına tetik çekerken Tanrı'nın adını haykırabiliyordu.
  • "Başka yolu yok."

--reklam--

Kayıp Delil İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Harry Bosch, tam adı ile Hieronymus Bosch. Bu adını ise döneminin ünlü ama günümüzde hakkında pek bir şey bilinmeyen yani fazla tanınmayan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch’tan almakta. 2005 senesinden beri de hayatımda ve yaklaşık olarak 14 senedir soruşturduğu cinayet vakalarında yanında olduğum, bazen ise hatta çoğunlukla gerçekten de yaşadığını düşündüğüm bir roman karakteri. Connelly’nin kalemi ile hayatının, günlük yaşamının ve alışkanlıklarının her bir ayrıntısını bizler de yaşıyor gibi okuyoruz. Caz müzik ve blues müzik hayranıdır. Bira eşliğinde müziğini dinlerken Bosch ile beraber her seferinde dolaptan aynı anda soğuk bir bira alıp müzik eşliğinde düşünerek beraber yudumlamak isteriz. Her bir sigara yakışında da ayrı bir keyifle sigara içme isteği uyandırır insanda. 14 senedir Bosch hayatımda dedim ya, işte yanlış hatırlamıyorsam 7 sene önce de sigarayı bıraktı Bosch ama sanki bir şeyler kendisinde eksik olmasına rağmen bir şeyler de daha güzel gibi oldu. Bu alışkanlıklarının yanında hayatında kaybeden bir kişi de diyebiliriz Bosch’a. Kadından yana pek bir şansı yok Bosch’un, serinin birçok kitabında gerek uzun süreli gerekse de kısa süreli olarak kadınlar ile yakınlaşması oluyor ama mutluluğu bulamıyor, bulacağını düşündüğünde ise serinin keyfi başka boyutlara gidiyor ve Bosch’un gerçekten de yaşadığını daha çok düşünüyor oluyor insan, seri daha da gerçekçi hâlâ geliyor. Kurala ve düzene karşı gelen kişiliğinin yanında içini pek etrafındakilere dökemeyen, derdini paylaşamayan içinde tutan biri, genellikle etrafındaki kişiler Bosch’un durumunu anlarlar ve iç halini çözümlemeye çalışırlar. Şimdi belki bu yazdıklarım biraz fazla klişe gibi gelecek ama romanlar içinde en ufak bir klişe durum olmadan her bir şey gerçek hayata uygun bir şekilde, en ufak bir sırıtma olmayacak şekilde kaleme alınmış. Bosch için son söyleyeceklerim ise maalesef günden güne ve kitaptan kitaba yaşlanmakta olduğu ve artık yaşlandığı için de fiziksel kuvvetinden tutun da dedektiflikten de geri kalacak olması. Emekli olmuştu zaten bir ara, görevine özel dedektif olarak devam ediyordu ama tekrardan şubeye çağrılmış ve acar dedektifliğine devam ediyordu. Emekli olmasına rağmen yine de genç sayılırdı. Şimdilerde ise maalesef bayağı yaşlandı, emekli olduğu romanı 2013 yılında okumuştum düşünün artık. Okumadığım birçok devam kitabı var ve Vietnam Savaşı’na da katıldığını düşünürsek, tamam hadi söyleyeyim 1950 doğumlu olduğunu da düşünürsek devam kitaplarında nelerle karşılaşacağımı gerçekten merak ediyorum. Ah be Connelly neden kendinden büyük bir karakter yazdın ki? Connelly'nin romanları tamamen birbirine bağlı şekilde ilerlemese de Bosch’un hayatı, görevindeki değişiklikler olsun veya bazı soruşturmalar olsun kronolojik sıralama ile okumak bence şart. Kitaplardaki cinayet soruşturmaları devam olarak ilerlemese de diğer her bşr şey birbirlerinin devamı olarak ilerlemekte. Bosch karakterinin haricindeki seri dışı romanlarındaki karakterleri mesela Connelly farklı Bosch romanlarında hepsini bir araya getirerek tadından yenmeyecek çoklu karakterli romanlar olarak da okurlarına sunuyor. Neler olmadı ki bu romanların içinde, Bosch’un hayatına yeni kadın girdi veya seri dışı bir romanındaki karakteri tarafından cinayet suçu ile mahkemeye çıkartıldı ve zanlı durumuna da düşürüldü. Bunun için seri olarak okununca polisiye edebiyat zevkinin emin olun zirve noktalarda yaşanacağı bir seri oluyor, zaten adı da üstünde değil mi seri olduğu için sırası ile okunmalı; ama gelin görün ki hem farklı bir dilde okuyor olmamız hem de yazarın kitaplarını birden fazla yayınevinin karışık düzende basıyor olmasından dolayı maalesef ülkemizde Connelly okumanın böyle bir sıkıntısı var. Connelly’nin eski bir polis muhabiri olmasının da polisiyeyi bu derece kaliteli verebilmesinde hiç şüphesiz büyük bir etkeni var, zaten benim için güncel şehir polisiyesinin bir numarası tartışmasız şekilde Michael Connelly ve yazar/Henning-Mankell . Seri ile birlikte Bosch’u kuvvetli bir şekilde yaşayıp hissederken Los Angeles şehrinde de adeta yaşıyor gibi oluyoruz. En iyi müzik çalan yerlerinden tutun da en iyi yemek yapan veya en iyi kahvesi ya da en iyi çörekleri olan yerlere kadar okuyoruz, tabii bunların yanında arka sokaklarını da tanıyıp birçok kirli noktasını da öğreniyoruz. Bilmiyorum hâlâ var mı ama 2009 senesinde filan yazarın kendi internet sitesinde Bosch’un gittiği, ziyaret ettiği mekanların resimleri ve anlatımları filan da vardı ve seriyi yaşama duygusunu daha da kuvvetlendiriyordu. Kayıp Delil’e gelecek olursak eğer diğer Connelly kitaplarına göre sayfa sayısı olarak daha kısa olan ama birçok romanına göre de olayların daha hızlı geliştiği ve sürükleyiciliğinin daha yüksek olduğu roman, öyle ki kitaptaki olayların toplam olarak geçtiği süre 12 saat filan. Haliyle akıcılık ve sürükleyicilik kitapta daha çok ön planda tutulmuş. Kurgu olarak da yine tüm kitapları gibi aynı kalitede, bazı romanlarında olduğu gibi bu olaya da federaller dahil oluyor ve LAPD’yi soruşturma dışına atmak için tüm yetkilerini kullanıyorlar. İşte bu kısımlarda Bosch tüm kural tanımazlığını ve düzene karşı gelmelerini kullanarak ve yine kendi kurallarını koyarak siz okurları da yanına alarak soruşturmasına yani kendi dosyasına devam etmeye çalışıyor ve harika bir okuma ile baş başa kalıyoruz. Tavsiye ederim, tek olarak da okuyabilirsiniz ama alacağınız keyif eminim ki yarı yarıya düşecektir. Bosch serisi Amazon tarafından dizi olarak da uyarlandı, gayet güzel başarılı bir seri ama maalesef kitap serisinin de dışına çıkacaklar gibi (izlemediğim bölümleri var) https://www.imdb.com/title/tt3502248/?ref_=nv_sr_1 Connelly’nin Bosch serisi hariç başka film uyarlamaları da mevcut. The Lincoln Lawyer : https://www.imdb.com/title/tt1189340/?ref_=nv_sr_1 Blood Work: https://www.imdb.com/title/tt0309377/?ref_=nv_sr_1 (mithrandir21 / Uğur)

Son derece güzel bir Hieronymus "Harry" Bosch polisiyesi. Yeni ortağı İggy ile ele alacağı ilk cinayet davasında, nükleer silah yapımında kullanılan Sezyum maddesinin bulunması ile olaya FBI müdahil olur ve bu, bizim Bosch'un hiç hoşuna gitmez. Kendini federallere ezdirmemekte kararlı olan Bosch, olaylar ilerledikçe zannedilenden çok farklı şeyler olduğunu tespit eder. Polisiye severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap (Serdar Poirot)

yazarın okudüğüm ilk kitabi. kitap akıcı ve sürükleyici . anlatımı basit . bir serinin kitabı ama bağımsız da okunabilir beğendim diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum . polisiye gerilim macera benim favorim (Seda GÖKMEN)

--reklam--

Kayıp Delil PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Michael Connelly - Kayıp Delil kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kayıp Delil PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Michael Connelly Kimdir?

Michael Connelly (21 Temmuz 1956, Philadelphia, Pennsylvania) dedektiflik romanı ve diğer suç kurgusu alanlarında yazan ABD'li yazar. LAPD dedektifi Hieronymus "Harry" Bosch ve suç uzmanı Mickey Haller karakterlerine ilişkin eserleri vardır. Yapıtları, 35 dile çevrilmiş, kendisine "Yılın Gerilim Yazarı" ödülünü iki kez (2003 ve 2004) getirmiştir.

Connelly, aynı zamanda eski bir Los Angeles Times polis muhabiridir. Romanlarında geçen mekanlar da Los Angeles'taki mekanlardır.

--reklam--

Michael Connelly Kitapları - Eserleri

  • Şair
  • Kara Yankı
  • Betondaki Sarışın
  • Kara Buz
  • Kemikler Şehri
  • Unutulan Sesler
  • Yanlış Numara
  • Kan Bağı
  • Kayıp Delil
  • Son Çakal
  • Darboğaz
  • Faili Meçhul
  • Beşinci Tanık
  • Bagajdaki Ceset
  • Hile
  • Kuşkulu Delil
  • Güneşin Karanlığında
  • 9 Ejder
  • Gece Vardiyası
  • Kaybolan Işık
  • Meleklerin Uçuşu
  • Şüpheli Ölüm
  • Karanlık Ay
  • Son Hüküm
  • Yangın Gecesi
  • Gecenin Kutsal Karanlığı
  • Kara Kutu
  • The Crossing
  • The Scarecrow

--reklam--

Michael Connelly Alıntıları - Sözleri

  • Polislerin ne içtiği hep ilgimi çekmiştir. Onlar hakkında ipucu verir. Mesela sek içki içmeleri, onların pek çok insanın asla görmediği pek çok şeyi defalarca yaşadıklarını gösterir. (Şair)
  • "Hiçbir şey düz bir çizgide gitmiyor. Adalet bir labirente benzemeye başladı." (Kuşkulu Delil)
  • Kara yürekler tek başına çarpmaz. (Betondaki Sarışın)
  • Ölümle, kötülükle ilgili bir şeyler bildiğimi zannederdim. Ama hiçbir şey bilmiyormuşum. (Şair)
  • Şimdiye kadar kaç tane altmış beş yaşında uyuşturucu bağımlısı gördün? Hiçbiri o kadar yaşamaz. Şırınga eninde sonunda onların sonu olur. (Kara Yankı)
  • Not believing rehabilitation and redemption, that people can change. With you it’s ‘once a con always a con.’ (The Crossing)
  • 'Çektiğim acı benim tutkum, benim dinim. Yol gösterenim. O benim. ' (Şair)
  • Fakat ona güveniyordum. Güzel bulduğumuz şeylere güveniriz zaten. (Şair)
  • Çoğu insan, en basit rutinlerinin onları avcılara karşı savunmasız bıraktığından habersizdi. (Gece Vardiyası)
  • Para. Yeterince paran varsa, bu dünyada herkesten saklanabilirdin... (Beşinci Tanık)
  • Kara yürekler tek başına çarpmaz. (Betondaki Sarışın)
  • "Geçmiş, onu sen nasıl görüyor, değerlendiriyorsan, öyledir. Geçmişi kendini ve diğerlerini bilmek için de kullanabilirsin veya kendini kuvvetlendirmek için de." (Son Çakal)
  • "Hiçbir şey düz bir çizgide gitmiyor. Adalet bir labirente benzemeye başladı." (Kuşkulu Delil)
  • Her sonun bir anlamı vardır. Her şeyin bir kökeni. Bazen, sebep sonuçtan daha şeytani olabilir. Ama her zaman sonuca çamur atılır. (Şair)
  • When he closed his eyes at night, he saw her older: beautiful and confident, happy and healed. Not scared of anything. (The Crossing)
  • Acele işe şeytan karışır. (Kara Yankı)
  • Mutlu insan, sığınağı kendinde bulan insandır. (9 Ejder)
  • "Her etki, ters yönde ve eşit kuvvette bir tepki doğurur. Karanlığın içine girerseniz karanlık da sizin içinize girer." (Gece Vardiyası)
  • Seni seviyorum. (Yanlış Numara)
  • "Karanlık sizin içinize dolmadan siz karanlığın içine giremezsiniz." (Hile)