Kitap Künyesi
Yazar: Mehmet Açar
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786050941036
Sayfa Sayısı: 328
--reklam--
Kayıp Hasta Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
21. yüzyılda bilinmeyen bir ülke... Elle tutulamaz, gözle görülemez bir gerçekliğin koridorlarında cirit attığı Devlet Araştırma Hastanesi’nde bulmuştur kendini Ali Z. Yanında kimliği yoktur, çantasını kaybetmiştir. Üstelik oraya nasıl geldiğini de hatırlamamaktadır. Ali Z., Sistem adlı yapay zekânın yönettiği akıllı hastanenin alt katlarına doğru indikçe sadece Devlet Araştırma Hastanesi’nin değil kendi geçmişinin sırlarını da keşfedecektir. Herkesin her şeyi bildiği ya da bilir göründüğü, bütün sırların ketum gevezeliklerle örtüldüğü bu garip dünyada, numaralandırmış dosyalar, soğuk makinalar, yapay bir manzaraya bakan pencereler arasında çıkış yolunu arar Ali Z. Birey ile Sistem, başkaldırı ile itaat arasındaki o amansız çelişkide vücut bulan bu dünyada ÇIKIŞ YOK’tur! Mehmet Açar’dan “Toplum mühendisliği” üzerine gizli deneyler, derin devletin günahları, beynin sırları, bilinçdışı, hafıza ve rüyalar üzerine, ironi duygusunun eksik olmadığı Kafkaesk bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Kayıp Hasta Alıntıları - Sözleri
- Vatandaşları özgür değilse bir ülkenin nasıl bir ülke olduğunun ne önemi olabilir ki?
- Toplum hasta değildir. Tam aksine, hastalık geleneksel toplumsal yapıyı bozan unsurlardan kaynaklanıyor.
- Samanyolu'nun sanal halesine baktım. Bu hastanenin dışında çok büyük bir gerçeklik olduğunu düşünmek nedense iyi geliyordu. Çıkamasam bile en azından "dışarısı" diye bir yerin olduğunu bilmek rahatlatıcıydı.
- İnsanların çoğu politik kararlarını ekonomik çıkarları üzerinden verir. İş oy vermeye geldiğinde hem nasıl para kazanacağına bakar hem kendisine benzeyen insanları tercih eder.
- "Vatan sevgisi ve milliyetçilik?" "Benim için ikisi ayrı kavramları ifade eder. İlkine bir itirazım yok ama milliyetçilik, herhangi bir iktidar için vicdan ve merhamet üzerinden yapılacak her türlü muhalefeti geniş kitleler nezdinde sindirip yok etmenin en güzel araçlarından biridir."
- "Sürekli insanları bilinçlendirmekten söz edersiniz. Oysa insanlar eğitilmek ya da bilinçlenmek istemiyor; daha iyi bir yaşam sürdürmek istiyorlardı sadece. Bu oyun yıllardır oynanıyor ve insanlara bilinçlendirilmesi gereken bir kitle olarak tepeden bakan muhalifler hep kaybediyor.
- Başkalarına duyduğumuz ihtiyacın kökeninde büyük resmin parçalarını bir araya getirme çabası yok muydu?
- “İyi de, makinelerin yapay zekâlar üzerinden kontrolü ele geçirmesi çok eski bir bilimkurgu paranoyasıdır. Şimdi siz bunun gerçekleştiğini mi söylüyorsunuz? Aslında herkes çok iyi bilir ki, makine değil, makineyi kullanan insanın arzusudur iktidar.”
- Hayattaki bütün çabalarımızın özü, kendi dar ve kısıtlı bakış açımızdan kurtulmak değil miydi? Başkalarına duyduğumuz ihtiyacın kökeninde büyük resmin parçalarını bir araya getirme çabası yok muydu?
- Bir yerde kötülük varsa orada mutlaka insan vardır.
--reklam--
Kayıp Hasta İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Evveet, bugün karşımızda fazlasıyla farklı ve garip bir kitap var. Okurken ilk başlarda noluyo ya gibisinden olmadım desem yalan olur. Hatta bazen saçmaladığını bile düşündüm ama yine de beni okuduğum için pişman etmedi. Sadece hoşuma gitmeyen sonunun netleşmemesiydi. Belki ikinci kitabı çıkacaktır o yüzdendir bilmiyorum ama eğer öyle değilse gerçekten sonu soru işareti kaldı. Tek üzücü yanı buydu. Onun haricinde kesinlikle okunur konusu fazlasıyla ilgi çekici. Görüşlerim bu şekildeee başka kitaplarda görüşmek üzere! (Sıla)
Spoiler İnternette görüp yerli bilim kurguya şans vermek için aldım. Tek hatırlayabildiği gördüğü rüyalar olan ve bu nedenle gerçeklikle tek bağlantısı rüyalar yoluyla olan bir ana karakter ve Kafka'nın Dava'sını anımsatan bir atmosfer var. Ana karakterin hafızasının nasıl işlediği Sistem tarafından açıklanınca önceki olaylar anlaşılırlığa kavuşuyor. Karşısına çıkan herkesin karaktere bilgi verip durması, örneğin Doktor Defne'nin durduk yere "eksi altıncı katta insan denekler var" demesi gibi olaylar mantıklı bir hale geliyor. Çünkü bütün olaylar rüyalardan ibaret ve rüyalar da gerçekliğin yeniden kurgulanmış halleri. Bu ilginç kurgunun yanı sıra, hasta toplum var mıdır, varsa bireyleri "iyileştirerek" toplum iyileştirilebilir mi, devlet nasıl güç simgesinden hizmet eden konumuna indirilebilir, eşitlik, özgürlük gibi ilkeler ve değerleri bunların gerektirdiği pasiflik içinde savunarak bir sonuca varılabilir mi yoksa bu değerleri ihlal etmeden "korumak" imkansız mı gibi çeşitli konularda düşünmeye sevk ediyor. Ana karakter sık sık çileden çıkarıcı davransa ve kitap her zaman akıcı ilerlemese de ben genel olarak beğendim, güzel bir kurguydu. (human person)
Sistemin söyledikleri doğruydu. Gerçekler rüyalarımda gizliydi. Belkide rüyalarım hafızamın sağlam olduğu zamanlarda dahi yüzleşemediğim gerçekleri gösteriyordu. (Filiz Uçar)
--reklam--
Kayıp Hasta PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmet Açar - Kayıp Hasta kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kayıp Hasta PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmet Açar Kimdir?
1963 yılında Konya´da doğan Mehmet Açar orta öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamlar ve ardından Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olur. Çeşitli dergilerde çalışan, film eleştirileri yazan Açar Sinema dergisinin uzun süre genel yayın yönetmenliğini yapar. Hayalet Gemi dergisinde yayımlanan hikâyelerini ilk kitabı Anarşik Rehavet’te toplar. Mehmet Açar’ın ilk romanı 2000 yılında basılan Siyah Hatıralar Denizi’, ikinci romanıysa dört yıl sonra yazdığı Hayatın Anlamı ya da Akhisarlı Hasan Tütün’ün Maceraları’dır.
--reklam--
Mehmet Açar Kitapları - Eserleri
- Siyah Hatıralar Denizi
- Kayıp Hasta
- Hayatın Anlamı Ya da Akhisarlı Hasan Tütün'ün Maceraları
- Çok Uzaklarda Bir Yaz
- Anarşik Rehavet
- Siyah Hatıralar Denizi
--reklam--
Mehmet Açar Alıntıları - Sözleri
- Samanyolu'nun sanal halesine baktım. Bu hastanenin dışında çok büyük bir gerçeklik olduğunu düşünmek nedense iyi geliyordu. Çıkamasam bile en azından "dışarısı" diye bir yerin olduğunu bilmek rahatlatıcıydı. (Kayıp Hasta)
- Bir yerde kötülük varsa orada mutlaka insan vardır. (Kayıp Hasta)
- “İyi de, makinelerin yapay zekâlar üzerinden kontrolü ele geçirmesi çok eski bir bilimkurgu paranoyasıdır. Şimdi siz bunun gerçekleştiğini mi söylüyorsunuz? Aslında herkes çok iyi bilir ki, makine değil, makineyi kullanan insanın arzusudur iktidar.” (Kayıp Hasta)
- Vatandaşları özgür değilse bir ülkenin nasıl bir ülke olduğunun ne önemi olabilir ki? (Kayıp Hasta)
- Kitap katalogları kütüphanenin ana girişinde bulunan çekmeceli dolaplardaydı... Marcel Proust'un "A La Recherche Du Temps Perdu" sünü bulmak hiç de zor olmadı. (Siyah Hatıralar Denizi)
- Kaybedebilecek daha önemli şeylerinin olduğunu düşün. Annen gibi. Baban gibi. Kardeşin gibi. Yerine koyamayacağın şeyler vardır bu hayatta. Onları kaybetmeden, kaybetmek nedir öğrenemezsin. (Siyah Hatıralar Denizi)
- İnsanların dünyası bazen çok yorucudur. (Hayatın Anlamı Ya da Akhisarlı Hasan Tütün'ün Maceraları)
- İnsanların çoğu politik kararlarını ekonomik çıkarları üzerinden verir. İş oy vermeye geldiğinde hem nasıl para kazanacağına bakar hem kendisine benzeyen insanları tercih eder. (Kayıp Hasta)
- Var oluyoruz işte... Bu bütün vaktimi alıyor. Hakkıyla var olmayı kolay bir iş mi sanıyorsun sen? (Hayatın Anlamı Ya da Akhisarlı Hasan Tütün'ün Maceraları)
- Kimin ne kadar çok şey bildiğini kimse bilemez. (Siyah Hatıralar Denizi)
- Hiçbir sırra vakıf değilim ve senden daha fazla şey bilmiyorum. Bu gezegeni daha güzel bir yer haline getirebilme şansımızın olup olmadığı hakkında da en ufak bir fikrim yok. Tanrı'ya ya da gerçekliğe ulaşabilmen için sana bir yol önerecek bir din adamı da değilim. Sadece varolmanın hem çok hüzünlü hem de muhteşem bir şey olduğunu biliyorum, o kadar... (Siyah Hatıralar Denizi)
- Böylesi bir dünyada bir anne, çocuğuna sevgisinden başka ne verebilir ki? (Siyah Hatıralar Denizi)
- "Sürekli insanları bilinçlendirmekten söz edersiniz. Oysa insanlar eğitilmek ya da bilinçlenmek istemiyor; daha iyi bir yaşam sürdürmek istiyorlardı sadece. Bu oyun yıllardır oynanıyor ve insanlara bilinçlendirilmesi gereken bir kitle olarak tepeden bakan muhalifler hep kaybediyor. (Kayıp Hasta)
- Değişen her birey bir büyük ihtilaldir. (Siyah Hatıralar Denizi)
- İnsanların mutlu olmasının en önemli yolu daha az çalışmaktan geçiyor. Herkesin kendine daha çok vakit ayırması gerekiyor. Çünkü giderek daha az eğlenen bir toplum olduğumuzu, eğlencenin yokolmasının da insanları giderek daha mutsuz ettiğine inanıyor. Karıncalar gibi günde 10-12 saat çalışmanın hiç kimseye bir faydası olmadığını, aksine bunalımlı ve depresif bit toplum ortaya çıkarttığını söylüyor. (Siyah Hatıralar Denizi)
- Uyumak bir karanlığa düşmekten farksızdı, uyanmak ise bir başka karanlığa gözlerini açmak... (Siyah Hatıralar Denizi)
- Kaldı ki, içinde yaşadığımız dünyada intihar ederek ölenlerin sayısı eceliyle ölenlerden belki daha bile fazlaydı. (Siyah Hatıralar Denizi)
- Hayattaki bütün çabalarımızın özü, kendi dar ve kısıtlı bakış açımızdan kurtulmak değil miydi? Başkalarına duyduğumuz ihtiyacın kökeninde büyük resmin parçalarını bir araya getirme çabası yok muydu? (Kayıp Hasta)
- Toplum hasta değildir. Tam aksine, hastalık geleneksel toplumsal yapıyı bozan unsurlardan kaynaklanıyor. (Kayıp Hasta)
- "Vatan sevgisi ve milliyetçilik?" "Benim için ikisi ayrı kavramları ifade eder. İlkine bir itirazım yok ama milliyetçilik, herhangi bir iktidar için vicdan ve merhamet üzerinden yapılacak her türlü muhalefeti geniş kitleler nezdinde sindirip yok etmenin en güzel araçlarından biridir." (Kayıp Hasta)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin