Kitap Künyesi

Yazar: Ferhan Şensoy

Yayın Evi: Ortaoyuncular Yayınları

İSBN: 97897579040405

Sayfa Sayısı: 144

Kazancı Yokuşu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Je M'en Fiche Bilader'den, Haneler'den, kabareci yeteneklerini sevgi ile izlediğim Ferhan Şensoy'un taze, sıcak, halkçı bir mizahı var. Yazgıdaşları imişcesine yansıttığı Kazancı Yokuşu'nun insancıklarını da bu külfetsiz anlatısı içinde bizlere sevdiriyor. Bu insancıklar nasıl ezildiklerinin tortusunu günlük yaşam sevinci içinde unutuyorlarsa, yazar da sanki onlardan biriymiş gibi toplumsal ukalalıklardan, yazarca bilgiçliklere yeltenmeden anlatısının tadını çıkara çıkara onlara ayna tutuyor. Sade onları konuşturduğu diyalgolarr değil, benzetileri ve yorumları bile argo. Öylesine onlardan. Yazımı bile onlarınki gibi yanlış kullanıyor. Bence üslübunu sevimli yapan da bu...

Ben Ferhan Şensoy'un Kazancı Yokuşu'nu okurken zaman zaman Celine'i ya da San Antonio'yu okurken aldığım tada benzer haz duydum. Zaman zaman da Adnan Veli'nin Mapushane Çeşmesi'ndeki unutulmaz başarısını ansıdım.

-Haldun Taner-

(Arka Kapak)

Kazancı Yokuşu Alıntıları - Sözleri

  • Hem karısından hem işinden olmuşluğun farkına varan her onurlu türk erkeği gibi, Bekir son üçyüzelliyedi lirasıyla içmeye karar verdi
  • -"galkın la galkın bayrama gitçez!" diye uyandırdı onları ercüment. "galkın la durman galkın!" -ne bayramı oğlum ercü, n'oluyorsun? -emekçi bayramı la, bugün bir mayıs ya la yavuz.
  • Ha. Manyak mıdır nedir o karı? Şu televizyonda reklamlara çıkan çocuğa kesik atıyor. -Sana ne ulan? -Bana ne tabii de niye kesik atıyor o karı o çocuğa. Sanki iki kez televizyona çıktı diye o hıyarağa bizden daha mı yakışıklı? Hiç anlamıyorum şu kızları ağbi,hiç anlamıyorum ya..
  • İçine sıçtıgımın düzeni !!
  • Aliksan, topçu yapacaktı bu oğlanı. Topçu olmak zeka istemezdi, kondisyon olsun yeterdi.
  • Aha bu İstambola para dayanmıyo la,
  • Mapushane arkadaşlığı asker arkadaşlığından da öteydi, kan kardeşlikten de ilerideydi.
  • -Şey var mı sizde? Aspirin bulunur mu aspirin? Kafam bozuk da... Melek abla Ercüment'in halinden hemen anlamıştı derdini. -Aspirin yok anam, prezervatif var, veririm mi? diye gülerek kapattı kapıyı suratına.
  • Gaz'a << kaz >>diyordu Ercüment. Gaz demek, Ankara'ya <>demek gibi bir hanzoluktu onun kafasında.
  • ...aha bu İstanbol'a para dayanmıyor la.
  • Albayım Necdet. Kendisinin ne orduyla ne de albaylıkla uzaktan yakından ilgisi yoktu. Ama dışarıdan gören sanırdı ki Necdet Bey, Kazancı yokuşunun şubereisi.
  • ...orospu çocukluğunun âlemi yok... .....
  • Usanmıştı yıllar yılı it gibi çalışmaktan.
  • Münir Ağbi, içgeçirir gibi, bir <> daha mırıldandı. Kızının elini daha bir sıkı tuttu. Kız okul çantasını sallamaya başladı. Sosyal bilimler ile fen bilimler birbirine karıştı çantanın içinde.
  • -Annaşıldı Memed, senin zekan, ananınkıy- nan aynı, sen ticaret yapaman!. .. diye de kararını vermişti Aliiksan, topçu yapacaktı bu oğlanı. Topçu olmak zeka istemezdi, kondüsyon olsun yeterdi. Ancak Memet'in annesi oğlunun topçu olmasını istemiyor, her azgelişmiş ülke annesi gibi: - Doktur olsun ... Möhendiz olsun ... diyerek, sarp ve dik yollar öneriyordu Memet'e. - Olalım demenen olunsaydı, herkez möhendiz olurdu. Bakalım bakalım, var mı bizim oğlanda o kadar aritmetik zekası? - Biliyur tabii. .. Memet ne güzel hesap bili- yur. .. - Pegala, söyle bakalım lan Memet, tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan? - Yumurta tavuktan çıkar, dedi Memet gü- venle. - Niyeymiş? diye kükredi Aliiksan. - Niyesi var mı baba? Yumurta elbette tavuktan çıkar, başka nerden çıkacak? - Peki tavuk nerden çıkar salag oğlan? - Tavuk bi yerden çıkmaz ... Civcivler büyür tavuk olur ... - Boyun devrilsin gerizekalı diye inledi Aliiksan. Memet bir kilo demirin bir kilo pamuktan daha ağır olduğunu da ısrarla savununca, gözüpek kapıcı oğlunun hiç de cin gibi olmadığını anladı. Olsa olsa topçu olurdu bu oğlandan.

Kazancı Yokuşu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

alayına yokuş: Çok sevdim Ferhan Şensoy üslubunu." Eskidendi çokkk eskiden "diyebileceğimiz türden mahalle hayatının anlatımı. Kitap okuyormuş gibi değil de tiyatro izliyormuş gibi hissettim. Karakterlerin kendilerine özgü konuşmalarını çok samimi çok içten buldum. Okuyun güzel bir tat bırakır damağınızda, sonu çok hızlı ve şaşırtıcı olsa da tebessümle bitireceğinizi düşünüyorum. İyi okumalar kitapla kalın (Franklinia)

İlk ferhan Şensoy kitabım. Bir çırpıda okunabilecek türden. Genel olarak bendeki algısı sanki bir tiyatro oyununu izlemek yerine okuyormuşum gibiydi. Kitabı okudukça Ferhan beyin dili ne kadar ustalıkla kullandığını görebiliyorsunuz. Bir mahalledeki her türden her kültürden insanların o dönemde yaşayabilecekleri tüm olayları hepsinin kendine uygun şivesine göre konuşturmasını çok sevdim. Onlar konuştukça sizinde zihninizde simaları şekilleniyor. Kitabın sonunda üzüldüğümü de belirtmek isterim. Yılın ilk kitabıydı benim için güzel bir başlangıç oldu :) Tek eleştirim ise nedendir bilmem sayfa sayısını çoğaltmak mı amaç ama puntoları dehşet büyük. Yıllar sonra sanki çocuk kitabı okuyormuşum gibi hissettim. Ve ayrıca bu sebepten dolayı fazlaca kağıt kullanılması da ziyadesiyle üzdü. (bentuba)

Epeydir roman okumamıştım. Ferhan Şensoy'un sizi karşısına almış anlatır gibi yazdığı, içinde barındırdığı karakterleri tek tek gözünüzde canlanan, kendinizi " Albayım Necdet" yada " aliiksaan" derken bulduğunuz, eğlenceli, akıcı, harika, keyifli bir okuma oldu. (Hasan Tan)

Kitabın Yazarı Ferhan Şensoy Kimdir?

Ferhan Şensoy (d. 26 Şubat 1951, Çarşamba, Samsun) Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu; roman, deneme, günlük, televizyon dizisi ve film senaryoları yazarı, şair ve Ortaoyuncular tiyatro topluluğunun kurucusudur.

Tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler, 7 Mart 1987 'den beri aralıksız devam eden en tanınmış oyunudur. Birçok kesim tarafından Ferhangi Şeyler'in stand-up komedilerinin ilham kaynağı olduğu düşünülse de, kendisi bunu "Ferhangi Şeyler’den etkilenmiş olabilirler ama Ferhangi Şeyler bir stand up değildir." diyerek açıklamıştır. Kel Hasan Efendi'den günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğu'nu Münir Özkul'dan devralmış ve Rasim Öztekin'e devretmiştir.

Her oyununa emeği geçenlere, zaman gözetmeksizin oyun gelirlerinden pay vererek mali olarak da Türk Tiyatrosu'nda kendine özgü bir yer edinmiştir.

2021 Haziran ayında anjiyo geçiren, ardından da anjiyoya bağlı olarak gelişen komplikasyonlar nedeniyle tedavi görmeye başlayan usta sanatçı, tüm müdahalelere rağmen 31 Ağustos 2021 tarihinde 70 yaşında vefat etmiştir.

Ferhan Şensoy Kitapları - Eserleri

  • Kalemimin Sapını Gülle Donattım
  • Eşeğin Fikri - Her Türkün El Kitabı
  • Hacı Komünist
  • İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You
  • Falınızda Rönesans Var
  • Ayna Merdiven

  • Kazancı Yokuşu
  • Başkaldıran Kurşunkalem
  • Oteller Kitabı
  • Elveda SSK
  • Denememeler
  • Afitap'ın Kocası İstanbul
  • Düşbükü

  • Şahları da Vururlar
  • Rum Memet
  • FerhAntoloji
  • Seçme Sapan Şeyler
  • Gündeste
  • Güle Güle Godot
  • Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı

  • Karagöz ile Boşverinbeni
  • Kedittin Direniş
  • Dündeste
  • Gecedeste
  • Çok Tuhaf Soruşturma
  • Haldun Taner Kabare
  • Derdeste

Ferhan Şensoy Alıntıları - Sözleri

  • Durumun derhal bir faksla Ulaştırma Bakanlığı'na bildirilmesinin bir yararı olur mu? Olmaz. Çünkü Ulaştırma Bakanı hiç bir zaman otobüse binmez. Sen ne kadar faks çekersen çek, o bu konuya eremez, kimin, nereye, nasıl ulaştığının hiç farkında değildir. Otobüse binmeyen bir Ulaştırma Bakanı bizim otobüssel sorunlarımızı çözebilir mi? Hayır. O zaman ona ne gerek var? O da zaten, şu an Ankara'da kimi sokaklarda trafiği kestirerek, başkent trafiğinin içine-ederek bakanlığına ulaşmanın derdin­ de. O olmasa, Ankara'da o sokaklarda, o kadar karış­mayacak trafik ve herkes daha çabuk ve rahat ulaşa­cak. Ulaştırma Bakanının ulaşımı engelliyor olması salakça! (Rum Memet)
  • Fikrini söyle... Hıyarca da olsa belirt. Belirt ki ne kadar hıyar olduğun anlaşılsın. (Çok Tuhaf Soruşturma)
  • Biz hiçbir şarkıyı baştan sona söyleyebilen bir millet değiliz. (Hacı Komünist)
  • Gayet iyi anlaşamıyoruz.. (İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You)
  • Bolluk kelek bir durum Kıtlık gayet güzeldir, Parası olan için! (Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı)
  • Tiyatrodan korkmayınız. Tiyatro hayatın aynası. Aynaya bakmaktan korkuyorsanız, eve dev aynası alınız! (Kedittin Direniş)

  • Dünya erkekler dünyası kaldıkça, erkekler bütün kilit noktaları elde tuttukça ve onları kurulu düzenin oyun kuralları uyarınca, yani bir sömürü düzeni içinde yönettikçe, kadınlar da kendilerini ellerindeki tek silahla savunmaya çalışıyorlar. Bu silah, onun güzelliği, dişiliği, çekiciliği, fettanlığı ve zekâsıdır. Erkeklerin zayıf noktasına yöneltilen bu silahla, çıkar koparılmak istenir. Bunu evlenme yoluyla yapanlara bu düzen akıllı ve namuslu, başka yoldan yapmaya kalkanlara da başka bir şey diyor. Oysa namussuz olan, kadını bu derekeye zorlayan erkekler hegemonyasıdır. (Haldun Taner Kabare)
  • - Baskı rejimleri mizahçıyı, daha ince mizah yapmaya zorluyor. Mizahın bıçağı bileniyor. (Kedittin Direniş)
  • -Ne iş yapıyor? -Bir çeşit mafya. -Zaten artık herkes mafya. Bir mafyanın içinde bulunmayan adamdan sayılmıyor... (Elveda SSK)
  • Niye anlatır bu meddah, dere tepe düz giderek? Nedir zoru? Kim zorluyor onu buna? Çağının sıkıntısını ruhunda fırtınayla yaşayan yalnız yalnız adamlardır, meddah dediğin. Anlatarak bir kıssa'yı, hissesiyle çağını değişime zorlayandır, insandan, insanlıktan yana, eğriyi doğruyu gösterendir. Franko döneminin ispanyol meddahları, döner döner Franko'yu anlatır. Karl Valentin bir uyumsuz meddahtır onun işi Adolf Hitler! Sen De Gaulle'ü Coluche'e sor! Denetimden geçen meddahın işi elbet daha zor! Feylesoftur meddah, al gözüm seyreyle, al kulağım kabakulak, al beyincik ben yoruldum, sen yorumla! Meddah, çok tehlikeli bir tip! Aristofanes'in başı hergün belada, Nefi canını verir, dili uğruna, çünkü meddah bir söylüyor, pir söylüyor, ondan sonra ne söylesen "söz" olmuyor. Çağdaş toplum meddahını hoşgörmeli, ona kulak vermeli, meddahına sahip çıkmayı bilmeli, çünkü meddah toplumun sesi. (Denememeler)
  • kimi çoğul yalnızlıklar... (Gündeste)
  • “Arkadaşsız yürünmüyor ısırganlı yol.” (Ayna Merdiven)
  • Ülkenin içinde bulunduğu manzara karşı­sında bu kadar insanın mutlu olabilmesini aklım almıyor. (Kedittin Direniş)

  • Şahımızın önünde boynumuz kıldan ince Şairem ki ölüme giderim geze geze Şiirler ölmüyor ki şairler öldürülse Şiirler ölmüyor ki şairler öldürülse. (Şahları da Vururlar)
  • “(…) eczacılık fakültesini bitiren araba galerisi açıyor, iktisat fakültesini bitiren meyhaneci oluyor, İlahiyat okuyor kaymakam oluyor, hukuk fakültesinden çıkan bankacı oluyor, sanat tarihi okuyan milli piyango bayii açıyor, bilgisayar mühendisi bir otelin havuz müdürü oluyor, çok okullar okuyup hiç bir şey olamayan çok!” (Falınızda Rönesans Var)
  • .- Ben aynı kanıda değilim! .- Kim aynı kanıda . - Hangi kanıda? .- Kanada ! (Güle Güle Godot)
  • Sizi rahatsız eden laiklik mi? Biliniz ki laiklik ortadan kalkma­yacak. Buna, Atatürk'ün cumhuriyeti emanet ettiği türk gençliği izin vermez. Atatürk mü sizi rahatsız eden? Orda, bi dak­ka durun! Durmaktan kastım; saygı duruşu! (Kedittin Direniş)
  • Bir tür bayram değil midir, direniş? (Güle Güle Godot)
  • Bir gün öyle bir üfleyeceğim ki bu sigaranın dumanını pencereden, yerle bir olacak rutubetli duvar; bizim evden deniz görünecek. (Denememeler)
  • Senin halkın aç geziyor Ver toprağı köylüye Umudumuz Musaddık Biz bu şahtan usandık (Şahları da Vururlar)