Kitap Künyesi

Yazar: James Joyce

Çevirmen: Celal Üster

Orijinal Adı: The Cat and the Devil

Yayın Evi: İletişim Yayınevi

İSBN: 9789750510779

Sayfa Sayısı: 36

--reklam--

Kedi ile Şeytan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Romanları 20. Yüzyıl edebiyatının klasikleri arasında sayılan dünyaca ünlü yazar James Joyce'tan bu defa bir çocuk kitabı. 

İki dünya savaşı arası yıllarını Paris'te geçiren Joyce, buradan torunu Stephen'a yazdığı bir mektupta ona bir hikaye anlatır. 

Fransız halk masallarından ilham alan bu hikaye, "insanın ruhunu şeytana satması" temasını ele alıyor. Klasik bir yazarın 

bilmediğimiz bir yüzüyle tanışmak için harika bir fırsat.

--reklam--

Kedi ile Şeytan Alıntıları - Sözleri

    --reklam--

    Kedi ile Şeytan İncelemesi - Şahsi Yorumlar

    James joyce ile tanışmak için dublinlileri izlemek ya da okumak yahut Ulysses beklenmemeliymiş :) böyle büyük bir yazarla çocuklukta tanışmak güzel bir başlangıç olurdu. Ben ne yazık ki bu fırsatı kaçırdım. Sevimli kısacık sonunda insanoğlunun kazandığı simgelerin masalların bilgilerin anlatımda duruluğun özeti niteliğinde bir çocuk kitabı :) çocuklarınıza öğrencilerinize okumanızı okutmanızı böylece sizin de tatmanızı öneririm :) (Birsen Öztürk)

    --reklam--

    Kedi ile Şeytan PDF indirme linki var mı?

    --reklam--

    James Joyce - Kedi ile Şeytan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kedi ile Şeytan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

    Kitabın Yazarı James Joyce Kimdir?

    James Augustine Aloysius Joyce (1882 - 1941) İrlandalı yazar.

    Katolik bir ailedendi. Dublin Üniversitesinde çağdaş dilleri öğrendi (1902). Özellikle karşılaştırmalı dil bilgisiyle ilgilenerek sağlam bir kültüre sahip oldu. Tıp öğrenimi için Paris'e gitti, bir yıl sonra Dublin'e döndü. Bir müddet ders verdi. 1904'te tekrar Avrupa'ya geçti. Bir süre Paris'te kaldıktan sonra İtalya'nın Trieste şehrine yerleşti (1906). Trieste'de İngilizce dersleri vererek geçimini sağladı. 1907'de şiirleri yayınlandı: Chamber Music (Oda müziği). 1914'da hikayelerini topladığı Dublinliler'i Londra'da çıkardı. Asıl ününü romanlarıyla sağladı. Şair Ezra Paund'un yardımıyla ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, The Egoist dergisinde tefrika edildi, 1916'da da kitaplaştırıldı. Ulysses'i de tefrika edilmeye başladıktan sonra 1922'de tamamladı. Joyce'un bu eseri dizgi yanlışlarıyla doluydu. Aslına uygun yeni baskısı ancak 1984'te yapıldı.

    Hemen bütün eserlerinde doğup büyüdüğü Dublin'i merkez alır. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'inde kendi hayatını konu edinen yazar, altmış kadar dilden aldığı unsurları birleştirerek yazdığı son romanı Finnegan Akşamları'nda (1939) aile fertlerinin bir gecede gördükleri rüyaları anlatır. Joyce, zor anlaşılan bir yazar olarak bilinir.

    --reklam--

    James Joyce Kitapları - Eserleri

    • Ulysses
    • Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
    • Ölüler
    • Kedi ile Şeytan
    • Eleştiri ve Deneme Yazıları
    • Oda Müziği
    • Dublinliler
    • Gözünü Kapat ve Gör
    • Sanatçının Mektupları
    • Bırak Seni Seveyim
    • Giacomo Joyce
    • Finnegan Uyanması
    • Sürgünler
    • Kahraman Stephen
    • Bir Küçük Bulut
    • Nora'ya Mektuplar
    • Finneganın Vahı 1
    • Finneganın Vahı 2
    • Epiphanies / Anıklıklar
    • Kardeşler
    • Araby
    • Clay

    --reklam--

    James Joyce Alıntıları - Sözleri

    • Melankolinin mizacı içindeki en baskın nota olduğunu düşündü ama bu melankoli, inanç, vazgeçiş ve basit zevkin nüksetmesiyle şekillenen bir melankoliydi. (Dublinliler)
    • Gözlerim çok zaman yaşla doluyor (neden bilmiyordum) ve zaman zaman yüreğimden bir sel göğsüme taşıyordu. Gelecek üstüne pek düşünmüyordum. Onunla konuşup konuşmayacağımı, konuşursam da, bu karmakarışık hayranlığımı ona nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Ama bedenim bir arp ve onun sözleri ve jestleri teller arasında gezinen parmaklar gibiydi. (Araby)
    • "Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak" (Eleştiri ve Deneme Yazıları)
    • Gözleri düşüncelerimi içti... seller gibi taşırdı.. (Giacomo Joyce)
    • Kaçtığını düşünürken kendinle karşılaştın. eve giden en kısa yol, en uzun olandır. (Gözünü Kapat ve Gör)
    • Aşk, güçsüzlüğün başka bir adı zaten. (Ulysses)
    • “Kör olabilirim. Uzun bir süre kızıl-kahverengi bir saça baktım ve onun sen olmadığına karar verdim. Eve oldukça mahzun gittim. Bir randevu vermek isterdim ama sana uygun olmayabilir. Umarım sen bana randevu verebilecek kadar iyi olursun, eğer beni unutmadıysan.” (Sanatçının Mektupları)
    • Öğlenin çarptığı günün korkusu, her gecenin gelincisinin gizliçiziği. Ama, bozuk cennetlisanı ile söylenecek olursa, öyle mi o? Kim o? Kimin o? Neden o? Nekadar o? Hangisi o? Ne zaman o? Nerede o? Nasıl o? Ve de ne şeytantüyüdür ondaki öyle, ... rahat dur, telaşını yatıştır! Yaklaş, önümüze düşüp yol göster! (Finneganın Vahı 2)
    • Senden gelen tek bir övgü sözü beni neşeye boğuyor, gül narinliğinde bir neşeye. (Nora'ya Mektuplar)
    • Bu yürekli yaralı ve üzgün. Sevda ile çıkmazda mı ? Sarkık, şehvetle sırıtan dudaklar: morumsu yumuşakçalar. (Giacomo Joyce)
    • Rahmine sokulabilirim, senin canından kanından doğan bir çocuk gibi, kanınla beslenip bedeninin, sıcak gizli kasvetinde uyuyabilirim. (Nora'ya Mektuplar)
    • Çünkü cocuğun yaradılışında fazlasıyla var ana sevgisi. (Sürgünler)
    • Edebiyatın hayal mahsulü olması ve hayallerle ilgilenmesi, gerçeklere dayanmaması ve fikirleri de kesin bir şekilde ele almaması nedeniyle hor görülmesi gerektiği yönünde bir beyan, düpedüz deli saçmasıdır. (Eleştiri ve Deneme Yazıları)
    • Kitapsız, şarkısız duruyor kibiri. Orada bitiyor gözünün akında kırmızı şeytan yok artık. Sığların sakini düşüp çarpıyor! (Finneganın Vahı 2)
    • "...Benden uzun mektup yazmamı istedin ama yazmaktan nefret ediyorum gerçekten,bir şey söylemenin öyle tatminsiz bir yolu ki yazmak!.." (Nora'ya Mektuplar)
    • Ulysses edebiyatın "denklembilgisiyse", Finneganın Vahı da onun kısmi diferansiyel denklemidir. (Finneganın Vahı 1)
    • Bu düşmangeberten ingiliss, bu bir ekose grisi, bu bir galli devyisi, eğilen. (Finneganın Vahı 1)
    • My body was like a harp and her words and gestures were like fingers running upon the wires. (Araby)
    • Sen yanımdayken kibirli, şüpheci yanımı bir yana bırakıyorum. Şimdi başını omzumda hissetmek isterdim. (Bırak Seni Seveyim)
    • Onu bunu bırak sen, en güzel kadında bile en çekici şey nedir? (Sürgünler)