Kitap Künyesi

Yazar: Federico Garcia Lorca

Çevirmen: Ümit Edeş

Yayın Evi: İmge Kitapevi

İSBN: 9789755338316

Sayfa Sayısı: 79

--reklam--

Kelebeğin Kötü Büyüsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sadece İspanyol edebiyatının değil, çağının en büyük şair ve oyun yazarı olarak kabul edilen Lorca'nın ilk oyunu Kelebeğin Kötü Büyüsü ilk kez Türkçede. Lorca'nın 1919'da yazdığı, ilk defa 1920'de sahnelenen Kelebeğin Kötü Büyüsü farklı sanat formlarını kucaklayan bir tiyatro metni.

Oyunda, Lorca'nın şairliği ve oyun yazarlığıyla birlikte, resim sanatına duyduğu büyük tutkunun izleri de gizli. Müzikle yaşadığı büyük aşkın izleri de. Kelebeğin Kötü Büyüsü'nde şafak var, gün ışığı var, ağır ağır inen karanlık var. Büyü var, rüya var, şiirsel uçuşmalar var.

Parlak bir umuttan karanlık bir umutsuzluğa yolculuk var. Yanılsama var, armoni var, cüret var. Kelebeğin Kötü Büyüsü'nde ardından gelen kuşakları derinden etkileyen Lorca'nın gençliği var.

İlk oyun heyecanı var. Bu oyunda, dünya tiyatro tarihinin gözbebeği olan başyapıtların müjdesi var.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Kelebeğin Kötü Büyüsü Alıntıları - Sözleri

  • Neden, su yazın serin gölgeler buluyor, karanlığı gecenin aydınlanıyor da yıldızların sonsuz kırpışmalarıyla benim ruhum bulamıyor aşkı?
  • Birbirlerini alışkanlıktan, tasasızca seviyorlardı. Aşk, ilk böceğin Tanrı'nın ellerinden aldığı eski ve zarif bir mücevher gibi babadan oğula geçiyordu. Çiçek polenlerinin kendini rüzgara teslim ettiği dinginlik ve kesinlikle ıslak otların altında aşkın tadını çıkarıyorlardı. Ama bir gün... bir böceğin bu aşktan öteye gitmek isteyeceği tuttu. Kendi yaşamının çok uzağında olan bir görüntüye tutuldu... Kırlara çıkan az sayıdaki insandan bir şairin yosunların üzerine bırakmış olduğu bir şiir kitabını büyük güçlükle okudu belki ve "seni seviyorum, imkansız kadın"la zehirlendi. Bu nedenle sizlerden şiir kitaplarınızı asla çayırda bırakmamanızı rica edeceğim, çünkü böcekler arasında büyük yıkımlara neden olabilirsiniz.
  • Biz yaşlılar Biliriz ki aşk Çiye benzer. Çektiğin damla Dönmez çayıra; Tıpkı aşk gibi kaybolur Unutuşun huzurunda. Ve yarın, başka damlalar Parlayacak otlarda Bir de bakmışsın ki Artık çiy değiller.

--reklam--

Kelebeğin Kötü Büyüsü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yıldızları binaların arasından izleyen bir insandan aynı gökyüzünü çimlerin ve papatyaların arasından izleyen bir şair böceğin boyutlarına inmek ve onun boyundan büyük aşkının küçük böcek mahallesindeki minik yankılarını dinlemekten ibaret gibi duran ama şiirsel diliyle ve özel karakterleriyle hafızamda hep yer edecek bir tiyatro eseri. Bazen ölümcül sevgi şairlerin mutlak arayışı oluyor, yaramazlar sizi... (Samet Yalçın)

Lorca, okunması gereken İspanyol şair ve oyun yazarı, aynı zamanda ressam, piyanist ve bestecidir. Hayatı ile ilgili bir şeyler okuduğumda en çok dikkatimi çeken; bir şairin acı çekmek zorunda olduğunu savunması olmuştu. Yazdığı şiirleri ve sahnelenmesi için yazdığı tiyatroları ile ün salmış olan Lorca, eserlerinde çoğunlukla zıt ögeleri kullanmaktadır. Kelebeğin kötü büyüsü ise birbirlerini sevmeye alıştığı için seven başka da bir şey bilmeyen böcekler dünyasının tiyatrosudur. Bir bakıma La Fontaine tadında bir eder. İlk kez türkçeye kazandırılmış olması bizim için büyük lütuf. "Bu oyunda, dünya tiyatro tarihinin gözbebeği olan başyapıtların müjdesi var." (Rapunzelin Kedisi)

--reklam--

Kelebeğin Kötü Büyüsü PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Federico Garcia Lorca - Kelebeğin Kötü Büyüsü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kelebeğin Kötü Büyüsü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Federico Garcia Lorca Kimdir?

Federico Garcia Lorca (5 Haziran 1898 - 19 Ağustos 1936) İspanyol şair ve oyun yazarı, aynı zamanda ressam, piyanist ve bestecidir. 27 kuşağının ("Generación del 27") sembol üyelerinden birisidir. İspanya İç Savaşı'nın başlangıcında 38 yaşında iken milliyetçiler tarafından öldürülmüştür.

1898 yılında, İspanya'nın Granada bölgesindeki Fuente Vaqueros kentinde doğan İspanyol şair Lorca, yüzyılının en büyük iki İspanyol şairinden biri olarak kabul edilir. Lorca'nın başarısında çocukluğunun büyük payı vardır. Granada'nın Fuentevaqueros kasabasında, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Lorca'nın babası ateşli, canlı, neşeli bir adam; annesi ise sessiz ve ağırbaşlı bir kadındı. 1928'de yazdığı Romancero gitano (Çingene Baladı) ile ün kazanan Lorca, Salvador Dali ile birlikte İspanya'nın çağdaşlaşması için çalışan sanat adamlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şiirde, politikada ve ahlak anlayışında modernliğin savunucusu olan Lorca, eşcinsel olması nedeniyle Katolik Kilisesi ile arasının açılmasına neden olur. 1918'de, burjuva sınıfını, yeryüzünü şiirle doldurmuş olan İsa'yı katletmekle suçlayan Lorca, geçtiğimiz günlerde gelmiş geçmiş en başarılı edebiyat eseri seçilen Cervantes'in Don Quixote (Don Kişot)'u bir İsa figürü olarak ele alanlara katılır. Şair kavramını acılar çekmesi gereken bir kimse ile özdeşleştiren Lorca, İsa'nın hem katledilişini kınar, hem de kanının akması gerektiğini ifade eder.

"New York'ta Bir Şair" adlı eserinde Manhattan'ı, cesede doymayan bir mezbahaya benzeten Lorca, "hayvanların can çekişenler için öldürülüşünü" kaleme alarak kafasındaki batı anlayışına yönelik eleştirel yaklaşımlarını göz önüne serer. Lorca ve "Deli" lakaplı Salvador Dali, vücuduna saplanan oklar ile tasvir edilen Katolik Ermişi Aziz Sebastian'ı Aziz Yansızlık olarak yapıtlarında tasvir ederler. Dostlarınca apolitik bir sanatçı olarak nitelenen ve herhangi bir görüşe organik bağlarla bağlanmayan Lorca, yazdığı Yerma ve Bernarda Alba'nın Evi isimli oyunlarda ise Katolik Kilisesi, yükselen Nazizm ve milliyetçilik akımlarına karşı olan tutumunu yansıttı. Giyim kuşamında ve evinin dekorasyonunda ölüm ile özdeşleştirdiği beyaz rengi tercih eden şair, burjuva tarzı zevkler ve milliyetçilik ile çatışan çalışmalar yapmakta ve Franco'cuları masumiyeti katletmekle suçlamaktaydı.

Şiirlerinin yanı sıra tiyatro için yazdığı ve sahnelediği oyunlarla da ünlenen Lorca, eserlerinde hastalık hastalığını ve ölümü üzerine senaryolarını Kanlı Düğün (Blood Wedding, 1935), Yerma (1937) ve şiirlerinde başarı ile yansıtmış; ölüm - yaşam, verimlilik - kısırlık gibi çelişkiler arasındaki inişli çıkışlı çizgiyi başarı ile yakalamıştır.

19 Ağustos 1936'da doğduğu yörede Franco'nun adamları tarafından öldürülen Lorca, uluslararası camiada - özellikle de bir dönem yaşadığı Arjantin'de oldukça büyük bir yas ve öldürülüşüne duyulan tepki ile - alanında idolleşmiş, saygın fakat marjinal bir edebiyat adamı olarak hatırlanmaktadır.

Eserlerinin dünya çapında tanınmasının sebebi Lorca'nın geleneksel İspanyol kültürü ile çağdaş yaşamın sorunlarını içtenlikle işlemiş olmasıdır. Şiirlerindeki yaşama coşkusunu, doğa sevgisini, hüzün dolu duyguları her insan tanır ve kendine yakın bulur.

Lorca'nın sade ve derinlikli şiirleri, geniş kitlelerce kabul görmüştür. Sürrealist bir ressam olan Salvador Dali ve yönetmen Luis Bunuel 'in yakın arkadaşıdır.

--reklam--

Federico Garcia Lorca Kitapları - Eserleri

  • Kanlı Düğün
  • Akdenizdeki Çöl
  • Aşk Şiirleri
  • Ne Garip Federico Adında Olmak
  • Ah Rüzgarda Giden Aşk
  • Kelebeğin Kötü Büyüsü
  • Beş Yıl Geçince
  • Bernarda Alba’nın Evi / Bütün Oyunları 2
  • Cante Jondo Şiiri
  • Toplu Oyunları 2
  • Konuşmalar
  • Kanlı Düğün - Yerma - Bernarda Alba'nın Evi
  • Kanlı Düğün - Yerma
  • Cante Jondo Şiiri/Şarkılar
  • İlk Şiirler
  • Çingene Romansları/Ozan New York'ta
  • Tamarit Divanı/Dağınık Şiirler
  • Bütün Şiirleri
  • Toplu Oyunları 3
  • Bernarda Alba'nın Evi
  • Profil
  • Seçilmiş Şiirler
  • Yerma
  • Seyirci
  • Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü
  • Bütün Şiirleri 1
  • Bütün Şiirleri 2
  • Zambak ve Gölge
  • Bütün Oyunları 3
  • Bütün Oyunları 4
  • Don Perlimplin ile Belisa'nın Bahçede Sevişmesi
  • Mariana Pineda - Bir Halk Düşmanı
  • New York’ta Bir Şair
  • Deniz Bile Ölür
  • Karanlık Manolya

--reklam--

Federico Garcia Lorca Alıntıları - Sözleri

  • ... Niçin yitirdim ah seni bu pırıl pırıl akşamda? (İlk Şiirler)
  • " ... Uyumak istiyorum biraz, Biraz, bir dakika, bir yüzyıl; Ama herkes bilmeli ölmediğimi; Küçük bir arkadaşı olduğumu rüzgârların, Gözyaşlarımın büyük gölgesi olduğumu, Bir altın olduğunu dudaklarımda, solmayan. ..." (Ah Rüzgarda Giden Aşk)
  • Kansız kalıp ölmek, kanı kuruyarak yaşamaktan iyidir. (Kanlı Düğün)
  • Ağlamak istiyorum, çünkü ağlamam gerek son sırada oturan çocuklar gibi, çünkü insan değilim, ne şairim, ne yaprak öte yandaki şeyleri araştıran yaralı bir nabızım. (Bütün Şiirleri)
  • Çirkinlik umurunda mı erkeklerin, onların bütün istedikleri bir parça toprak, bir çift öküz, bir de boğazlarına bakacak söz dinler bir kancıktır. (Bernarda Alba'nın Evi)
  • Toparlan biraz, böyle yapmakla ne geçiyor eline? (Kanlı Düğün)
  • Biraz sabır, güzeller, hele bir öleyim ben alırım sizi bir bir sisten kısrağıma. (Bütün Şiirleri 2)
  • Ne sen, ne ben nasıl olsa, hazır değiliz karşılaşmaya. (Cante Jondo Şiiri)
  • Çünkü öldün bütün zamanlar için, bütün ölüleri gibi Dünya'nın, bütün unutulmuş ölüleri gibi karışıp köpek leşleri arasına. (Zambak ve Gölge)
  • Ne boğa biliyor seni ne incir ağacı, ne atlar ne evindeki karıncalar. Ne çocuk biliyor seni ne de ikindi çünkü ölüsün sen sonsuza kadar. Çünkü ölüsün sen sonsuza kadar bütün ölüleri gibi yeryüzünün, bütün ölüleri gibi unutulmuş cansız bir köpekler yığınında. (Ne Garip Federico Adında Olmak)
  • Karanlıkta ve aydınlıkta, gece ve gündüz sadece seni sevmeyi düşüneceğim. (Bütün Oyunları 3)
  • Ne mutlu uyanık saatlerini O tuhaf hoşlukta yayılarak geçirenlere Dünyadaki bütün dertlerini alır, Duydukları aşk acısı dışında. (Deniz Bile Ölür)
  • Bana kalırsa siz ikiniz, kendi dünyalarınızda seyahat edersiniz ve en sonunda kimin bavulunu daha fazla doldurarak dönmüş olduğu bilinemez. (Bütün Oyunları 3)
  • Ben küçükken kadının biri kocasını boğazlamıştı. Ayakkabıcıydı adamcağız. Hiç unutmam. Ben evlenmeyeceğim, demiştim hep. Kitaplarım yeter bana. Evlenip de ne olacak sanki? (Don Perlimplin ile Belisa'nın Bahçede Sevişmesi)
  • İtler de yalnızdır, ama yaşarlar. (Bernarda Alba'nın Evi)
  • Neden hain gözlerin benimkilerde eriyor? Neden ellerin saçlarıma çiçekler takıyor? Bülbüllere yaraşır bir hüzne mahkum ediyorsun gençliğimi. (Bütün Oyunları 3)
  • sen gülmüştün ben başlayınca ağlamaya. Bir tanrı gibi bakıyordun tepeden Gözyaşlarını bir zincirdi güvercinlerden, anlardan. (Seçilmiş Şiirler)
  • Ah! Ne güç iş seni sevdiğim gibi sevmek! Sana duyduğum aşktan canımı acıtır hava canımı acıtır yüreğim şapkam canımı acıtır. (Aşk Şiirleri)
  • H. Ay, Bay Martin! Nasıl bir dünya bu böyle! M. Berbat bir dünya! (Bütün Oyunları 3)
  • Sesten kaçmak isterken sen kendin ses olursun (Bütün Şiirleri 1)