Kitap Künyesi
Yazar: Tess Gerritsen
Çevirmen: Filiz İnceoğlu Öztürk
Orijinal Adı: The Bone Garden
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786051110684
Sayfa Sayısı: 328
Kemik Bahçesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Günümüzde ortaya çıkan geçmişe ait kemikler… Söylenmemiş, çarpık, uğursuz gölgelerin dolaştığı uzak bir zaman diliminde yaşanan çözülmemiş sırlar… Cesur, kanlı ve zekice… Boston… 1830… Boston Tıp Okulu’nda okuyan yetenekli ama yoksul öğrenci Norris Marshall eğitimini karşılamak için o bölgenin “mezar soyucuları” arasına katılır… Yine de bu korkunç ticaret, üniversite hastanesinin bahçesinde delik deşik edilerek öldürülen bir hemşirenin şok eden cinayeti karşısında önemsizdir. Günümüz… Julia Hamill, Massachusetts’in kırsal kesimlerinde yer alan yeni evinin bahçesinde dehşet verici bir şey keşfetti: kayalık arazinin içine gömülmüş bir kafatası… –Adli tabip Maura Isles’ın görüşüne göre, üzerinde cinayetin belirgin izlerini taşımakta. Bu isimsiz kadının kim olduğu ve başına ne geldiğiysese geçmişe ait bilgilerde saklı.
Kemik Bahçesi Alıntıları - Sözleri
- Kitaplar benim kurtuluşumdur ..
- İnsan sevdiğini her zaman tanır ...
- "Dünya adil değil ve ben bunu değiştiremem.."
- Dünya adil değil ve bunu ben değiştiremem..
- "Kitaplar benim kurtuluşumdu.."
- Umutsuzluğunun değersiz şahitleri...
- Ölü şikayet etmez .Esas korkunç olan şey canlı eti ..
- sanki oradayım ve onun gördüklerini görüyorum.
- Bana ölmekten bahsetme .Pes edemezsin.Savaşmak zorundasın..
- Bazı insanlar yalan söyler .Bazıları şeytanın ta kendisidir .Hepsine güvenemezsin ,Billy.
- Ne yaptığını biliyor olman gerekir. Ama bilmiyorsun!!
- Masum bir adamın anısını lekelemenizi gerektiriyorsa ,ailenizin sıkıca tutunduğu onur sahte bir onurdur..
Kemik Bahçesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Genel itibariyle Tess in diğer kitaplarindn biraz farklı buldum cinayet odaklı değildi ama gayet akiciydi. Yine ters köşe yapan bir kitap bitince boşluğa duseceginiz cinsten. (Aylin havat)
Ne okursam okuyayım hiç bir tarz bana polisiye ve gerilim kadar zevk vermiyor. Sadistlik ruhumuzda var demeden geçmeyeyim, ayrıca bu tarzda Tess Gerritsen kırmızı çizgimiz belirteyim . Günümüz... Tatsız geçen ve sürtüşmeli bir boşanma davasından sonra kahramanımız Julia, Massachusetts yakınlarındaki yeni evinin bahçesinde dehşet verici bir şey keşfeder ; kayalıklar arasında bir kafatası... Kafatasını inceleyen adli tabip bir cinayete kurban gittiğini ayrıca bu kişinin hemen hemen iki asır önce öldüğünü söyler. O andan sonrası Julia bu kafatasının sahibi olan kadını ve onun cinayetini araştırmadan huzuru bulamayacağını anlar. . 1830... Boston tıp okulunda okuyan yetenekli ama yoksul bir çiftçinin oğlu olan Norris Marshall, eğitimini sürdürebilmek için o bölgenin mezar soyucuları arasına katılır. Ölenler takip edilerek, defnedildikleri gece mezarlarından çıkarılıp, tıp üniversitesine, derslerde kullanılmak adına kadavra olarak satılır. O dönemde ne kadavra isteği biter, nede ölümler. Kadın doğum koğuşunda ateşli loğusa hastalığına yakalanarak ölen Aurnia'nın ölümünden sonra peşpeşe cinayetler işlenmeye başlar. Ve bu cinayetlerin baş şüphelisi bizim yoksul öğrencimiz Norris'tir. Norris'e tek inanan ve güvenen Aurnia'nın kızı ile bir başına kalmış Rose olur. Ama işler öyle sarpa sarar ki Norris ve Rose küçük bebeğin zarar görmesine izin vermeden bakalım bu karmaşanın içinden çıkabilecek midir? . İlk sayfadan son sayfaya kadar düşmeyen bir merak ve aksiyonla, kesinlikle muhteşem bir kurguydu. O araştırmalar, geçmişe dönülerek tek tek okunan mektuplar beni benden aldı. 1800'lü yıllardaki salgın ve cahiliyenin tek sebebinin kadavrayı inceleyen yada otopsiye katılan doktorların ellerini yıkamadan hastalarla ilgilenmesinin sebep olduğunu öğrenmek beni çok şaşırttı. Ve sürekli katili yada cinayetlerin sebebini tahmin etmeye çalışsam da her Tess kitabında olduğu gibi bunda da başarılı olamadım ve yine çok pis ters köşe oldum. Tarzın müptelası olanlara kesinlikle tavsiyemdir (Leyla Avcı)
Kitabın Yazarı Tess Gerritsen Kimdir?
Cerrah, Günahkar, Diriliş, Siliniş, İkiz Bedenler, Hasat ve daha birçok polisiye-gerilim türündeki kitaplarıyla ülkemizde ve dünya çapında hatrı sayılır bir okuyucu ve hayran kitlesi edinmiş Çin asıllı Amerikalı yazar Tess Gerritsen, 12 Haziran 1953 yılında doğdu.
Küçük yaşlarda polisiye türündeki kitaplara ilgi duymaya başladı. Gerritsen’ın bu ilgisi zamanla kendi polisiye öykülerini yazma isteğine dönüştü. Lakin yazarın ailesi Tess’i yazarlıktan uzak tutmaya çalışıyordu, onlara göre yazarlık uzun vadede iyi gelir getirmiyordu ve Tess tıp okumalıydı. Öyle de oldu ve Tess Gerritsen tıp öğrenimi gördü. Stanford Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden mezun oldu ve daha sonra California Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gitti ve ardından Honolulu’da hekim olarak iş hayatına atıldı.
Ne var ki Tess Gerritsen, hekim kimliğine rağmen yazmaya olan tutkusunu yitirmedi ve romantik gerilim türünde çeşitli öyküler yazdı. Bu öykülerden biriyle bir ödül bile kazandı.
Bunun ardından Tess, ilk romanlarını yazmaya koyuldu. Başlangıçta romantik gerilim türünde eserler veren yazar, yazarlığını mesleğiyle birleştirmeye karar verdi ve tıbbi gerilim türünde kitaplar yazmaya başladı. Yazarın bu türdeki ilk romanı 1995 yılında yayımlanan Hasat adlı romanıydı ve roman kısa zamanda çok satanlar listelerine yerleşerek büyük bir başarı kazandı. İlk Tess Gerritsen eseri Hasat, gerçek bir olaydan esinlenmişti ve romanda Moskova’da gerçekleşen bir kayıp çocuk vakası ele alınıyordu. Roman, New York Times Çok Satanlar Listesi’nin bir parçası olmuştu.
Tess Gerritsen Hasat’ın ardından eleştirmenlerce de övgüyle bahsedilen Rizzoli & Isles Serisi’ni yazdı. Tıbbi gerilim türündeki bu serinin ilk romanı ülkemizde de çok sevilen Cerrah’tı. 2001 yılında yayımlanan Cerrah, Jane Rizzoli adında bir cinayet dedektifinin ve ortağı Thomas Moore’un kurbanlarına işkence ettikten sonra onları katleden bir seri katili yakalama uğraşlarını anlatmaktaydı. Kitabın zekice kurgusu, yazarın tıp bilgisinin getirdiği gerçekçi tıbbi tasvirler, insan psikolojisinin başarılı aktarımı, yazarın son derece akıcı ve heyecan uyandırıcı kalemiyle birleşmesiyle kitabı alanında üst seviyeye taşıyordu.
Cerrah’ın devamı niteliğindeki Çırak romanında Rizzoli’nin ortağı Thomas Moore’un yerini tıp alanında uzman olan Dr. Maura Isle aldı. Kadın baş karakterler Rizzoli ve Isles, güçlü ve etkileyici kişilikleriyle yazarın çift kariyerini de sembolize etmektedir. Dedektif Rizzoli, yazarın polisiyeye olan tutkusunun bir sembolüyken Dr. Isles ise yazarın tıbbi kimliğinin bir imgesidir. Seri, Tess Gerritsen eserleri arasında televizyon dizisine uyarlanan tek eserdir.
Özellikle ülkemizde giderek artan bir hayran kitlesine sahip olan Tess Gerritsen, Stephen King’in memleketi Maine’de yaşamaktadır ve heyecan yaratan eserlerini yazmaya devam etmektedir.
Tess Gerritsen Kitapları - Eserleri
- Gece Nöbeti
- Çırak (Midi Boy)
- Cerrah
- Günahkâr
- İkiz Bedenler
- Siliniş
- Mefisto Kulübü
- Ruh Koleksiyoncusu
- Hasat
- Asla Arkana Bakma
- Bıçak Sırtı
- Kemik Bahçesi
- Yörünge
- Masumiyetin İçin Savaş
- Kan Gölü
- Ruhundaki Zehirle Yüzleş
- Buz Gibi Soğuk
- Gölgesizlerin Tutkulu Dansı
- Aşk Ölümden Uyanıştır
- Sessiz Kız
- Proje: Ölümcül Virüs
- Sona Kalan
- Gece Yarısından Sonra
- Karanlığın Ayak İzleri
- Diriliş
- Ateşin Şarkısı
- Ucubeler
- Bir Sırrım Var
- Karanlığı Beklerken - Kupa Kızı
- İsimsiz Ceset
- Gece Gelen
Tess Gerritsen Alıntıları - Sözleri
- Bir insanın bilincini kaybetmesi için şahdamarına yirmi saniye baskı yapmak yeterlidir. (Gece Yarısından Sonra)
- Hayatlarına etten- kemikten gerçek bir erkek girene kadar film yıldızlarının hayaliyle yetinecek olan kadınlar. Tabi gelen olursa. (Gece Nöbeti)
- Beni ölüler değil, yaşayanlar huzursuz ediyor. (Buz Gibi Soğuk)
- Kazanılan her şeyin karşılığında birkaç şey kaybediliyor. (Gece Yarısından Sonra)
- İlişkimizin zamana yenik düşmesine izin vermeyecek ve beni mutlu edecek adamın o adam olduğuna inandırdığı diğer geceleri düşündüm. (Gece Gelen)
- "Sanırım bazı insanların payına düşen tek şey yalnızlık." (Aşk Ölümden Uyanıştır)
- + Konuşmayalım o zaman. Yani acıtıyorsa. - Belki konuşmamak acıtıyordur. (İkiz Bedenler)
- Başka seçeneği yoktu. Kredi kartını kullanmak zorundaydı. (Gece Yarısından Sonra)
- Sessizlik bazen, sevgimizi ispat etmemizin tek gerçek yoluydu. (Gece Gelen)
- Mucize beklemiyorsun değil mi? (Hasat)
- "Bir kadının ne yapması gerektiğini bildiğini sanan bütün erkeklere duyduğu kızgınlığı kafasından atamıyordu. " (Diriliş)
- Şimdi tek isteği eve varmaktı. (Hasat)
- İnsan ailesini kaybettiğinde her şeyini kaybediyor. (Sona Kalan)
- “Saçını beğendim,” dedi Jordan. “Teşekkür ederim,” diye cevapladı kadın. “Gerçi biraz gösterişli, öyle değil mi? Gereğinden fazla dikkat çekiyor.” “Amaç o zaten.” “Ah, anlıyorum. Guy Delancey.” Kadın başını kaldırdı. “Bazı erkeklerin davranışları kolayca tahmin edilebiliyor.” “Bu hiç adil değil. Zavallı aptal yaratıkların üzerinde büyük avantajınız var.” “Tanrı vergisi yeteneklerimden neden yararlanmayayım ki?” (Gölgesizlerin Tutkulu Dansı)
- Nereye gittiğimiz, neler bildiğimize bağlıdır; neler bildiğimiz de nereye gittiğimize. (Cerrah)
- Artık asla mutlu olamayacaksın. (Siliniş)
- "Günlerimiz sayılı, dedi içinden. Bu dünyada sevdiklerimizle geçirebileceğimiz zaman ne kadar az." (Aşk Ölümden Uyanıştır)
- "Cesetlerden çok daha korkutucu şeyler vardır dünyada." (Günahkâr)
- Ölüm, beklenmedik bir olay değildi. (Siliniş)
- Her şeyi böylesi iğrençleştiren de buydu zaten. Dindarlık kisvesine bürünmüş kötülük. (Bir Sırrım Var)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin