Kitap Künyesi

Yazar: Ercan Kesal

Yayın Evi: İletişim Yayınları

İSBN: 9789750525285

Sayfa Sayısı: 139

--reklam--

Kendi Işığında Yanan Adam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Hikâye hep aynı aslında doktor. Fakir oğlan, kızı sever. Kavuşamaz. Çaresiz terk eder, ayrılır oradan. Kız başkasıyla evlenir. Oğlan döndüğünde zengin ve güçlüdür. İntikamı korkunç olur. Dünyada tüm filmler hâlâ aynı konuyla çekiliyor. Benim ‘Acı Hayat’ da böyle değil midir Allah aşkına?”

METİN ERKSAN

Susuz Yaz ve Sevmek Zamanı gibi iki kült filmin yaratıcısı olan, sinema tarihimizin en üretken ve özgün yönetmenlerinden Metin Erksan hakkında bir küçük kitap…

Ercan Kesal, usta yönetmenin hayatının son demlerine eşlik edişini, onunla arkadaşlıklarını, yaptıkları sohbetleri anlatıyor. Sadece sinema değil, insan halleri, memleket, İstanbul, her şey hakkındaki sohbetleri… Meslektaşlarına ve “sektöre” kızgın, zaten “huysuzluğuyla” maruf ama aklıyla, enerjisiyle hemfikir olmayanlara bile ilham ve can veren bir adam. Kesal, Erksan’ı adeta bir roman kahramanı gibi tasvir ediyor.

Kitabın sonunda Erksan’la yapılmış son mülakat yer alıyor - Sevmek Zamanı üzerine.

Ercan Kesal, “Abim, dostum, yad ellerde babam, arkadaşım, şahidim, hastam, hocam ve ustamdı” diyor Erksan hakkında. Bu kitap, aynı zamanda bir yarenlik, bir dostluk, bir muhabbet hikâyesi.

--reklam--

Kendi Işığında Yanan Adam Alıntıları - Sözleri

  • İnsan iyiyi kötülükten ayırt etmeye başlamasıyla birlikte cennetten kovuldu. Sonsuz bir arayış, kuşku ve yetmezlik duygusu cehennem değil de nedir?
  • Sana ait bir mesele değil bu. Resminle benim aramdaki bir durum seni ilgilendirmez. Ben senin resmine aşığım.
  • Doğru ve namuslu olduğunu ne olduğunu bilsek bile bazen onu seçemeyiz. Özgür olmadığımızı düşünüyorum. Hep bir çeşit özgürlük için mücadele ediyoruz ve belli bir oranda bu özgürlüğü, özellikle de dışsal özgürlüğü yakalamayı başarıyoruz... Bence bizler tutkularımızın, fizyolojimizin ve elbette ki biyolojimizin esiriyiz. Tıpkı 1000 yıl önce olduğu gibi. Daha iyi olanla biraz daha iyi olan; ve yine biraz daha iyi olanla, biraz daha kötü olan arasındaki karmaşık ve göreceli ayrımın tutsağı olduğumuzu düşünüyorum. Hep bir çıkış yolu bulmaya çalışıyoruz, bundan kurtulma şansımız yok. -Kieslowski
  • Yazdıklarımızla ya da yazmaya karar verdiklerimizle, yaşadıklarımızdan ve içinde bulunduğumuz dünyadan ayrı ve bağımsız bir ilişkimiz yoktur.
  • .. Oğlanın doğumu tahminen Eylül'de, başak burcu olacak, benim burçtan yani. Biraz sinemadaki, detaycı, hastalık hastası, kuruntulu olur ama olsun. İyidir.
  • Mantıklı hiçbir nedene oturmadığı halde , yaşanmasından daha mantıklı başka bir örneğe rastlanmayan eşsiz ve biricik bir eylemdir aşk !
  • Mantıklı hiç bir nedene oturmadığı halde, yaşanmasından daha mantıklı başka bir örneğine rastlanmayan, eşsiz ve biricik bir eylemdir aşk!
  • İyiliği kötülükten ayırt etme ağacı... Adem bu ağacın meyvesini yedi ve iyiliği kötülükten ayırt etmeyi öğrendi. Sadece tanrıya ait olan bu sırra ve bilgiye vakıf oldu. Cehennemi de başladı böylece. İnsan iyiyi kötülükten ayırt etmeye başlaması ile birlikte cennetten kovuldu. Sonsuz bir arayış, kuşku ve yetmezlik duygusu cehennem değil de nedir?
  • "Motor!" demesini biliyorsan rejisör de olursun. Bunu korkmadan, cesaretle söyleyeceksin. Öyle bir "Motor!" diyeceksin ki, settekiler senin her şeyi bildiğini zannedecekler
  • 1995 yılının sonlarında gemileri yakıp Paris'e gittim. Aklımda yine sinema vardı. Olmazsa terapi eğitimi falan. İkisi de olmadı. Fransızca işini halledemedim. Param bitti. 1996' da döndüm Paris'ten.
  • Aşk ancak aşığın, aşk yüzünden acı çeken insanın gözünden bakılarak gösterilebilir.
  • Mantıklı hiçbir nedene oturmadığı halde , yaşanmasından daha mantıklı başka bir örneğe rastlanmayan eşsiz ve biricik bir eylemdir aşk !
  • Aşk ancak aşığın, aşk yüzünden acı çeken insanın gözünden bakılarak gösterilebilir.
  • Sezen Aksu bir şarkısında “Aşk için ölmeli;aşk o zaman aşk!”diyordu.Evet Metin Erksan’ındır o sözler...

--reklam--

Kendi Işığında Yanan Adam İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Susuz Yaz, Sevmek Zamanı ve Yılanların Öcü gibi filmlerin yaratıcısı olan Metin Erksan hakkında yazılmış kısa bir kitap. Ercan Kesal, Metin Erksan ile olan dostluklarını , yarenliklerini ve yaptıkları sohbetleri paylaşmış bizlerle. Ve demiş ki Erksan hakkında: “Abim, dostum, yad ellerde babam, arkadaşım, şahidim, hastam, hocam ve ustamdı...” Okuyalım ve okutalım... yazar/Ercan-Kesal kitap/kendi-isiginda-yanan-adam--132834 (Lilakitap)

Kasım Ayını Ercan Kesal Ayı ilan ettim kendime. Cin Aynası ve Aslında’nın ardından üçüncü kitap: Kendi Işığında Yanan Adam: Tanıdığım Metin Erksan. Bilenler bilir, Sultanahmet sadece turistlerin ziyaret alanı değildir, bir çok kitabevinin satış yerleri de Sultanahmet’ten Cağaloğlu’na kadar çevreye yayılmış durumdadır. Yolumu İletişim Yayınları’nın Sultanahmet’teki satış merkezine düşürdüm, aklımda Ercan Kesal’ın “Nasipse Adayız” kitabını almak vardı, sıraya onu koymuştum Cin Aynası ve Aslında’nın ardından. Dükkana girdiğimde karşılarım Kesal’ın yeni kitabıyla. İlk tepkim “Ercan Abi bir dur ben daha diğerlerini okumadım, bu ne hız” oldu :) Velhasılı kelam, Ercan Kesal kitaplarının bir yerinde Metin Erksan muhakkak geçer, sinemamızın önemli “rejisör”ünü her ne kadar şimdilerde hiç anmıyorsak da Ercan Abi hatırlatıyor sağolsun. Metin Erksan filmografisini sinema tarihi üzerinden izlemeyi Ercan Abi’den Metin Erksan’ı okuyunca karar vermiştim. Bu kitap Metin Erksan’ı özel hayatıyla okumayı da hedeflerim arasına aldı, tabi ki doktora tezim bittikten sonra… Gelelim kitaba… Kitap öncelikle nitelik olarak küçük nicelik olarak ise bir derya. İnsan okurken ister istemez keşke daha çok anı biriktirseymişsin Ercan Abi diyor, en azından ben dedim :) Çünkü damakta çok güzel bir tat bırakıyor kitap, Metin Erksan’ ve Ercan Kesal’la birlikte geziyormuşsun gibi hissediyorsunuz satırların arasında. Bugün artık esamesi okunmayan filmleri bize kazandıran Metin Erksan’ı kaç kişi isim olarak biliyor, kaç kişi filmini izlemiş, bu filmlerin önemi neymiş? Kimse bu soruların cevaplarıyla ilgilenmiyor. Halbuki o Metin Erksan ki, Sevmek Zamanı ile “Yeşilçam’a haysiyet kazandıran” adamdır. Kitapla belki bir farkındalık kazanırız, belki eski değerlerimize gereken önemi vermeye başlarız. Kişisel olarak kitabı okuduktan sonra Sevmek Zamanı’ndan başlamak üzere Erksan'ın bütün filmelerini izlemeyi kendime hedef olarak koydum. Bakalım ne kadar başarılı olacağım…. (Aynı Adam)

#1edebiyat1bilim1film maratonunda Mart ayında Metin Erksan'dan Sevmek Zamanı'nı izlemiştik... Film öncesi Kırmızı Kedi Yayınları'ndan Metin Erksan ile söyleşileri okumuştum... Niyetim Ercan Kesal'ın bu kitabını da okumaktı ama yetişmedi, film sonrasına kaldı... . Öncelikle şunu söyleyebilirim kitap çok samimi... Ercan Kesal'ın kitap ismine de yazdığı gibi tanıdığı Metin Erksan'ı anlatmış bizlere... Nasıl bir kişilik olduğundan, nasıl tanıştığından, hayatında nasıl bir etkisi olduğunundan bahsetmiş bizlere... Ercan Kesal'ın oğlu için babasının bulduğu isme karşı çıkıp "hayır o ismi koyamazsın" diyecek kadara derinlerinde hayatının... Kitabın sonunda ise Erksan'la yaptığı söyleşiye yer vermiş... . Hem Ercan Kesal'ın akıcı, samimi kalemi hem de Erksan'ı onun gözünden görmek adına okunası bir kitap... Bu arada ilk Ercan Kesal okumam oldu... Peri Gazozu yolda... (Emet Denizci)

--reklam--

Kendi Işığında Yanan Adam PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ercan Kesal - Kendi Işığında Yanan Adam kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kendi Işığında Yanan Adam PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ercan Kesal Kimdir?

1959 Avanos doğumlu olan Dr.Ercan Kesal, ilk ve orta öğrenimini Avanos’ta, lise öğrenimini Nevşehir’de tamamladı. 1976-77 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, 1977-78 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuduktan sonra 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.1984-89 yıllarında Ankara - Keskin Devlet Hastanesi, Ankara - Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği, Sağlık Merkezi Başhekimliği ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptı. Türkiye’deki sağlık sistemindeki aksaklıkları bizzat görme imkanı bulduğu Keskin ve Bala ilçelerinde, sorunların çözümünün Sosyalizasyon Sistemi ve Koruyucu Hekimlikte olduğunu tespit etti.1997 yılında Özel Okmeydanı Hastanesi’ni kuran Dr.Ercan Kesal, halen Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2002 yılının ilk yarı döneminde Yön FM’de hazırlayıp sunduğu ’Mahalle Meydanı’ isimli program sırasında sıkça gündeme getirilen ve çözüm aranan arazi-tapu sorununu çözmek için bir araya gelenlerle Tapu Alma Girişimi’ni kurdu.Nuri Bilge Ceylan'ın "UZAK" filmindeki oyunculukla başlayan sinema serüveni "ÜÇ MAYMUN" da ve "BİR ZAMANLAR ANADOLU' DA" da senarist ve oyuncu, "VAVİEN" , "DERİN", "SAÇ","ALBATROSUN YOLCULUĞU" ve "KÜF" filmlerinde oyuncu olarak devam etmektedir.

--reklam--

Ercan Kesal Kitapları - Eserleri

  • Peri Gazozu
  • Nasipse Adayız
  • Cin Aynası
  • Velhasıl
  • Evvel Zaman
  • "Aslında..."
  • Bozkırda Bir Gece Yarısı
  • Kendi Işığında Yanan Adam

--reklam--

Ercan Kesal Alıntıları - Sözleri

  • Utanma duygumu hızla kaybetmiştim galiba. Bu böyle aniden olan bir şey miydi yahu? Ne bileyim, önceden bir belirti vermez mi? Kişiyi uyaran. ‘Bak, böyle bir durumun var senin; dikkat et, haline tavrına.’ Ya da, ‘şansını zorlama’ falan gibi. O da olmadı birtakım hafif bulgular da mı göstermez? Biraz kaşıntı, belki biraz bulantı; tam kusma olmasa da yani. Ya da temelde zaten böyle bir patolojim hep vardı da benim mi haberim yoktu? Aileden gelen bir şey olabilir mi? Irsi mi? Gerçi dedemde, babamda, anne tarafımda hiç rastlamadım bugüne kadar ama. Sonradan çıkabiliyor demek ki! Hani ülkede yaygın bir hastalık olarak ezelden beri var olduğundan, vakti zamanı gelince bende de ortaya çıkmış olmasın? Yine de önceden engellenemez miydi bu tatsız durum? Gerçi bunun farkında olmak neye yarayacak ki? Sonuçta utanmaz bir herif oluyorsun işte. İşin kötüsü ilerde bunun arlanmazlık safhası da olacaktır. Oraya ne zaman geçecektim acaba? (Nasipse Adayız)
  • İnsanın yazgısı onun kişiliğidir ya da kişiliği onun kaderidir. (Evvel Zaman)
  • Umutuz ve kötümser bir dünyaya inanmanın can sıkıntısının ,insanı hayvana çevirebileceğini iddia eden Dostoyevski gibiyim... ("Aslında...")
  • Şehirleri kent , Mekanları da yer olmaktan çıkaran içine doldurduğunuz anılar ve onları yaşadığınız kişilerdir. (Velhasıl)
  • Utandım mı? Bilmiyorum. Artık utanmıyorum galiba. Aday adayıyım çünkü. (Nasipse Adayız)
  • İnsan iyiyi kötülükten ayırt etmeye başlamasıyla birlikte cennetten kovuldu. Sonsuz bir arayış, kuşku ve yetmezlik duygusu cehennem değil de nedir? (Kendi Işığında Yanan Adam)
  • Ne kadar güçlü olursa olsun bir acıyı kaldıracak ya da tek bir adaletsizlik ânını dönüştürebilecek bir şarkı veya bir şiir yoktur" ("Aslında...")
  • Gece yarısı Fellini filmlerinin ortasına düşmüş şaşkın Anadolu köylüsü gibiydim. (Bozkırda Bir Gece Yarısı)
  • "Sosyalist, kendi aç kalsa da önündeki yumurtayı arkadaşının önüne doğru iten adamdır. " (Peri Gazozu)
  • Hiç birileriyle aynı dünyada yaşamaktan utanç duyduğunuz anlar oldu mu? (Peri Gazozu)
  • Bardağı suyla doldurursunuz. Dolar ama taşmaz. Ağzına kadar doldurursunuz, yine taşmaz. Ama bir damla daha koyarsanız, işte o zaman taşar. Sadece bir damla. Biliyor musunuz, bardağın taşmasına bir damla kaldı! (Peri Gazozu)
  • Utanma duygumu hızla kaybetmiştim galiba. Bu böyle aniden olan bir şey miydi yahu? Ne bileyim önceden bir belirti vermez mi?... Bulaşıcı falan olmasın? Hani ülkede yaygın bir hastalık olarak ezelden beri var olduğundan, vakti zamanı gelince bende de ortaya çıkmış olmasın? (Nasipse Adayız)
  • Hiçbir şeyin mümkün olmadığını bildikleri halde , her şeyin hala mümkün olduğunu anlatan iki karamsar .... (Velhasıl)
  • Sanatla, filmle, yaratıcılıkla hemhal olmak, dışarıdaki dünyaya karşı insanı daha ilgisiz ama aynı zamanda daha güçlü kılıyor. (Evvel Zaman)
  • Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun, ama yeter ki bitsin istiyorum artık şu yürüdüğüm yolculuk. (Nasipse Adayız)
  • Gerçek neydi ? Başımdan geçenler mi, yoksa hayal ettiklerim mi ? (Evvel Zaman)
  • Edebiyat hiç beklemediğiniz sonuçlara da sebep olur, tahmin bile edemezsiniz . Sizi "Geçici olarak zamandan çeker alır, sonra daha iyi bir biçimde geri verir." İyileştirir, tahammül gücünüzü ve cesaretinizi artırır. (Velhasıl)
  • Doğru ve namuslu olduğunu ne olduğunu bilsek bile bazen onu seçemeyiz. Özgür olmadığımızı düşünüyorum. Hep bir çeşit özgürlük için mücadele ediyoruz ve belli bir oranda bu özgürlüğü, özellikle de dışsal özgürlüğü yakalamayı başarıyoruz... Bence bizler tutkularımızın, fizyolojimizin ve elbette ki biyolojimizin esiriyiz. Tıpkı 1000 yıl önce olduğu gibi. Daha iyi olanla biraz daha iyi olan; ve yine biraz daha iyi olanla, biraz daha kötü olan arasındaki karmaşık ve göreceli ayrımın tutsağı olduğumuzu düşünüyorum. Hep bir çıkış yolu bulmaya çalışıyoruz, bundan kurtulma şansımız yok. -Kieslowski (Kendi Işığında Yanan Adam)
  • Bazı şeyler insana geri dönülmez yollar çizer. Bir sarsıntı, bir kırılma olur hayatınızda ve sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz... (Peri Gazozu)
  • İti öldürene taşıtırlar. (Bozkırda Bir Gece Yarısı)