Kitap Künyesi
Yazar: Ahmed Günbay Yıldız
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786051144221
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Kendimi Unutup Sana Ağladım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kendini keşfe çıkma dönemidir gençlik, kendini bulma, bilme ve her ne olursa olsun kaybetmeme…
Zamanın parçalanmaz bütünlüğü içinde ömürlerinin baharında olan bir grup genç, günün birinde hatalarıyla çarpışacaklarını düşünememişlerdi. Dünya ceplerinde dönerken adeta, gelecekte kuracakları yuvanın yanlışlıklar üzerine bina olacağına ihtimal vermemişlerdi ve bu yanlışlıkların, mutluluklarını gölgeleyeceğine…
Ahmed Günbay Yıldız’ın Kendimi Unutup Sana Ağladım adlı romanı, yazarın 43. romanı. Yıllardır sağlam bir okuyucu kitlesi edinmiş olan yazar, bu yeni romanında da bilhassa gençlere yönelik bir hikâyeyle karşımıza çıkıyor ve yapılan yanlış tercihlerin hatta düşünülmeden söylenmiş bir sözün dahi gelecekteki hayatı gölgeleyebileceğine dair örnekler sunuyor.
Kutup, üniversiteyi bitirdikten sonra kendine eş adayı olarak üç kızın adını zikreder: Dildar, Ezgi ve Yeliz…
Kutup’un gönlü aslında Dildar’dan yana çarpmaktadır. Ne var ki diğer iki isim de ağzından çıkıvermiştir bir kere ve Kutup, Ezgi ile Yeliz’in, günün birinde yüzleşmek zorunda kalacağı iki hata olduğunun farkına varamamıştır…
--reklam--
Kendimi Unutup Sana Ağladım Alıntıları - Sözleri
- Oysa Allah, sevgiyi de yaratmıştı, helâl zeminlerde çiçek açsın diye.."
- Hepimiz hatalıyız... Sistem, aile yapısını bozan ahlaki kirlenmeler ve buna duyarsız kalan toplum, hepimiz hatalıyız... Erkeklerin anlayışı hançerliyor düşüncemi... Namus mefhumu sadece ve sadece kadınların sorumluluğu ve erkeklerin bu hususta dokunulmazlıkları var... Onalr, flört edebilirler, kadınlarla, maceralar yaşayabilirler, bütün bunların sonucunda namusun faturası neden sadece kadınlara çıkar, bilinmez... Kadınlar, kirlenişlerin bedellerini dünyada da öderlerken, aynı yasak ilişkileri yaşayan erkekler, tuhaf olsa da övgü sözcükleriyle ödüllendirilirler... Boyunlarında şeref madalyası gibi asılıdır onların yasak ilişkileri... Çapkın, donjuan!!! Bu cilalı sözcükler, utançlı yüzlerine rağmen bir şeref madalyası ya da onların adeta yücelten unsurlar gibi dururlar isimlerinin başında... İşte, bu haksızlıklar ve bu yanlış anlamalar kirletir ahlakını dünyamızın... Bu sefil anlayışın duyarsızlıkları bozar dengelerini hayatın...
- Günü yaşamaktan çok farklı bir şeymiş aşk... Hoşlanışların ve bedensel arzuların öteki adı değilmiş... Aşk, kalbin hayranlık zirvesindeki cezbeye kapılışı... Aşk, tefekkürün insanı taşıdığı öteler ve şartsız danışın diğer adı... Aşk, kulun, içsel duygularla donanışının ve eserin sahibine tutkusunun, ilahi çağrıya gönlünü kaptırışın öteki adı... Aşk, toprakta, çekirdekte, yağmurun yağışında, güneşin doğuşunda, karın beyazında, dolunun, şimşekleri ürpertisinde, çiçeklerin açışında ve yaydıkları rayihada, her doğuşun batışında ve her gelişin hazin yolculuklarındaki gizlerde, sırların çözülüşünde saklı gerçek... Bazı hususlar var ki istisnalara bakılarak karar verilemiyor... İşte, aşk onlardan biri...
- Oysa Allah, sevgiyi de yaratmıştı, helâl zeminlerde çiçek açsın diye.."
- "Sahi neydi aşk" "Aşk, emekti. Sevgi hayatın dengesi..."
- Aşk, insanın öteki parçasını arayışı ve onu bulup kalben ve bedenen sahiplenip onunla bütünleşmesi değil mi ?
- "... her gönül, yitiğinin arayışı içindedir."
- "İnsan kendini bulsaydı, bilseydi kendini insan, yeryüzü gibi kendi doğasında yaşamayı başarabilseydi, bütün ihtişamıyla sevgiler diyarı olurdu dünya. Aslında yeryüzünün ziyneti fotoğraflara yansıyan hayat tarzlarının incelikleridir. Hislerinin sessiz ikazlarına kulak verebilse insan, güzellikler yarışırdı yeryüzünde. "
- ‘Seven sevdiğine asla yakınmaz…’ diyor şair…Ya aşk adına yeise düşüp, “ hiç ayrılamam’ derken birbirlerinden kaçanlar?
- İnsan hayallerini bile helal olanları kurmalı kafasında
- Gönül diye bir şey vardır, bilir misin? Hani derler ya, "Gönül ferman dinlemez." işte o, ne padişah fermanı ne de kanun dinlemez. İlahi Kuvvet, yanlış yapmasın diye irade denilen bir fren koymuştur insanın önüne...
- Kendimi unutup sana ağladım...
- Gözlerimde hala izleri duran, o berrak, masum ve duru bakışların olurdu ya? O anların fotoğrafları düştükçe gözlerimin önüne, ayrılık kararı alan kalbime kızıyorum elimde olmadan...
- Aşk öyle anlattığın gibi anlık bir şey mi? Çelişkilerin karmaşa pazarını andırıyor, duygularındaki tutarsızlık gibi...
--reklam--
Kendimi Unutup Sana Ağladım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kendimi Unutup Sana Ağladım: Merhaba... Bu roman bambaşka... Ahmet Günbay Yıldız'dan, gerçeğin kıyısından gelip gönüllere inan bir anlatı: Kendimi Unutup Sana Ağladım... Gençliğin getirdiği aymazlıkla söylenen sözlerin ve yanlış tercihlerin, günü geldiğinde insanı nasıl kendine hapsettiği gerçeği, Ahmet Günbay'ın kaleminde canlanıyor ve okurlara sesleniyor... (Şiir Ceketli Adam)
Öncelikle çok ama çok beğendim bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim. Bizim yaşadığımız hayatı düştüğümüz hataların gelecekte nelere mal olacağını anlatan çok güzel, etkili ve sürekleyici anlatış tarzıyla muhteşem bir kitap bence. (Hüseyin)
Kutup kendine eş aramaya kalkarken epey yanlış yapıyor, kararlarimiz bazen hayatlarımızı nasıl etkiliyor bunu görebiliyoruz bu kitapta. Keşke ne istediğini bilseydin kutupcum da, üç kıza birden değil sadece dildara yönelseydin. Ne diyelim geçmiş olsun. Ve sevgili yazar ahmed bey , acaba üç noktadan başka noktalama işareti biliyor musunuz sorguladım bu kitapta! (Iremsu)
--reklam--
Kendimi Unutup Sana Ağladım PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmed Günbay Yıldız - Kendimi Unutup Sana Ağladım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kendimi Unutup Sana Ağladım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmed Günbay Yıldız Kimdir?
1941 yılında Tokat iline bağlı Reşadiye ilçesinin Kızılcaören köyünde dünyaya gelmiştir. Annesi Saniye Hanım, babası Haydar Bey'dir. Öğrenimine köyünde başladı ve on yaşına kadar orada sürdürdü. Daha sonra babasının işi dolayısıyla Ankara'ya yerleşen bir ailenin ferdi olarak, eğitimine burada devam etti.
Bu arada edebiyata ilgi duydu ve şiirler yazdı. Başlangıçta şiir bir tutku haline gelmişken, zamanla edebiyatın diğer dallarına da ilgi duymaya başladı. Hikayeleri ve makaleleri muhtelif dergi ve gazetelerde yayınlandı.
Yazar asıl yükselişini romanla yaptı ve romanda karar kıldı. "Çiçekler Susayınca", "Yanık Buğdaylar" ve "Figan" romanları çeşitli gazetelerde seri halinde yazıldı ve daha sonra kitaplaştırıldı. Bunu diğer romanları takip etti. Eserlerinde Türk toplumunun her kesimini ele aldı ve işledi. İyi ve kötü yönleriyle insan ve toplum arasında etkileşimin ötesindeki sebepleri tespit ederek gözler önüne serdi ve çözüme yönelik ip uçları da verdi.
Türkiye Yazarlar Birliği'nin kurucusu olan yazar, kitaplarının basıldığı Timaş Yayınları'nın da kurucusudur.
Yazarın yurtdışında özellikle Almanya da büyük bir okuyucu kitlesi vardır. Ayrıca yazara dış basının da ilgisi büyüktür.
--reklam--
Ahmed Günbay Yıldız Kitapları - Eserleri
- Yanık Buğdaylar
- Sitem
- Boşluk
- Çiçekler Susayınca
- Mavi Gözyaşı
- Figan
- Dallar Meyveye Durdu
- Ekinler Yeşerdikçe
- Günahın Rengi
- Benim Çiçeklerim Ateşte Açar
- Azat Kuşları
- Aynada Batan Güneş
- Gurbeti Ben Yaşadım
- O'na Secde Yakışıyor
- Sevdalar Sözde Kaldı
- Afedersin Hayat
- Sevmekten Korkuyorum
- Siyah Güller
- Babamdan Sonra
- Gönül Yarası
- Seni Unutmaya Gücüm Yetmedi
- Bir Dünya Yıkıldı
- Aşka Uyanmak
- Kelebekler Gamsız Uçar
- Üç Deniz Ötesi
- Sokağa Açılan Kapı
- Kendimi Unutup Sana Ağladım
- Sular Durulursa
- İstanbul Yüzlü Kadın
- Ülkemin Açmayan Çiçekleri
- Güneşe Matem Düştü
- Kayıp Sabahlar
- Kiralık Hayaller
- Orada da Yıldızlar Kayar mı?
- Sahibini Arayan Mektuplar
- Leyl Işıkları
- Anılar da Yakılır
- Yıllar Geriye Dönse
- Gidersen Veda Etme
- Yürekte Büyümek
- Hülyalar Hüzün Açtı
- Beyaz Atlı
- Kaderin Çağırdığı Yerdeyim
- Leyla Yokuşu
- Kalbime Sensizliği Anlatamadım
- Sarı Mendil Mavi Oya
- Son Kale
- Aşk Diye Bir Şey
- Issız Evin Kedisi
- Cemre Önce Kalbe Düşer
- Al Yüreğim Senin Olsun
- Gün Solar Akşamın Mateminden
- Bahçemde Hazan
- Hayata Dair Notlar
- Gelirim
- Gül ve Hüzün
- Efkar Vakti
- Yeşil Çığlık
- Uzak Umutlar Şehri
--reklam--
Ahmed Günbay Yıldız Alıntıları - Sözleri
- "..Sen ne kadar saklarsan, gözlerin sözlerini yalanlar.." (Yanık Buğdaylar)
- Unutma, zaman kendisini ihmal edenlerden daima intikam almıştır. (Bir Dünya Yıkıldı)
- Hayat, aşkı gönlümde, eli boğazımdadır, Bir hayat yaşarım ki yüreğim ağzımdadır. (Üç Deniz Ötesi)
- "Nedense insanlar, hata yapıp arkalarına bile bakmadan giderlerken, dönüşlerinde bıraktıklarını yerinde bulamayacaklarını düşünmek bile istemiyorlar. Bu da hataların bir başka yüzü işte..." (Yıllar Geriye Dönse)
- İnsan bazı şeyleri umut edemediği için beyninde kurgusunu bile yapamaz. (İstanbul Yüzlü Kadın)
- Şair yeryüzünde üzüntüsüz insan yoktur diyor, şayet varsa o da insan değildir. (Aynada Batan Güneş)
- " Talihsizlik sayar insan imtihanlarını..." (Son Kale)
- Güneş sensiz batıyor, sensiz sökecek şafak, Bahar yalnız bitiyor, sensiz solacak yaprak, Ömür dediğin ne ki , hasretinle tükensin? Güller solmadan gel ki , vuslatın gecikmesin. (Leyla Yokuşu)
- "Vedalar ne kadar hazin olursa olsun, doğuşlar kadar batışlara da kaptırırdı yüreğini." (Babamdan Sonra)
- Ve her hikâye bitmeye yazgılıdır ,kalem tükenince ..." (Sarı Mendil Mavi Oya)
- Bulutlar kuşattı yine gökleri, Çileye arzunun, manası başka.... Neden bilmem efkâr bastı her yeri Diyorum, yeniden başlasam aşka.... (Bahçemde Hazan)
- Birbirinin benzeri renksiz, aksiyonsuz günler kadar azap verici bir ömür olamazdı. Çile Müslüman'ın pişeceği kap değil miydi? (Hülyalar Hüzün Açtı)
- Hakikaten hayat, çözümü güç bir denklemdir. Dün, bugünden çok uzak. Yarın, okunmamış bir kitaba benzer. (Çiçekler Susayınca)
- İnsanın şahsiyet kazanması, ahlaka verdiği üstün değerlerle mümkün olabiliyormuş... (Sevmekten Korkuyorum)
- "Yalnız seccademin yönünde şefkat, Beni kimsecikler anlamaz madem, Öp beni alnımdan, sen öp seccadem. " (Leyl Işıkları)
- "...en yakın arkadaşlıklar bile karşılıklı menfaatlerin üzerine kurulmuştu." (Sokağa Açılan Kapı)
- Her geçen gün biraz daha bozulup, dünler yerini gergin yarınlara devrederek geçiyordu... (Azat Kuşları)
- Lakin hayaller hakikatlerin o kadar zıttı ki (Gurbeti Ben Yaşadım)
- "Güzel odur iffet gülün soldurmaz, Yiğit odur gönül sırrın sızdırmaz..." (Sarı Mendil Mavi Oya)
- İnsan bazı kere hatırına gelen bir hayali tanıyamaz,o kadar güzeldir; Zihninde açan bir fikre yetişemez,o kadar yüksektir; Kalbinde doğan bir hissi bulamaz, o kadar derindir. Bu aczi ile bir feryat koparır, yahut pek karanlık bir şey söyler, yahut hiçbir şey söyleyemez... (Bir Dünya Yıkıldı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin