Kitap Künyesi
Yazar: Murat Yalçın
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750710452
Sayfa Sayısı: 160
--reklam--
Kesik Hava Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kesik Hava'da en çok Ferit Edgü'yü gördüm, önce de dilinde onun dilini. Kendiliğinden bile olsa, aile içinde rastlanır yakınlıklardan, gelgitlerden. Şununla birlikte: Murat Yalçın ustaları kadar yenilikçi. En azından bu arayış içinde, başından beri ve arayışın durakladığı her basamakta niteliğinden kuşku duyulmayacak bir birikim oluşturduğu görülüyor, hâlâ da çıkıyor basamakları.
Semih Gümüş
İçlerine doğduğum, gölgeli, ağlak bahçelerdi: Zımak, Arkek, Avzik, Sersor, Varker, Kardak, Sirpok, Mamusag... Kayalı meşeli sarp yamaçların diplerinde, buz yataklarıyla yüklü Munzur'un sırtlarından kol kola çıkıp vadide bir yatakta fışkıran, kabara köpüre Fırat'a akan, bentlerle düğümlü şen şakrak derenin iki yanına sağlı sollu dizilmiş bu bahçeler, bulutlara yakın süzülen bir kartalın gözünde, derenin memelerine yapışmış boy boy yeşil cerenlerdi.
Yamacın sınırında bir cılga yol, yanı sıra ark, yanı sıra kavakların gölgesinde sövenlerle desteklenmiş bir hinzan, çardak, çardağın içinde ocak, çaydanlık, bardak, çay kaşığı, çalı çırpı, borcak, naylona sarılı kibrit, çay, şeker, tuz...
--reklam--
Kesik Hava Alıntıları - Sözleri
- Konuşulanları, ancak konuşulamayanları anlayanlar dinleyebilir.
- Öbür dünyanın yanında bu dünya baştan sona kabir azabıydı.
- Bir savruluştur hüzün, uzun tırnaklarını renkli kanatlarıyla örten iri bir tropikal kuş gibi yakınımızdaki bir daldan bizi süzer.Dünya gözümüzde ufalanır, durur.Ne kendimize, ne dünyaya, dünyanın hiçbir gecesine ve gündüzüne, hiçbir güneşine ve ayına, hiçbir denizine ve toprağına, hiçbir neşesine ve üzüntüsüne, hiçbir eğlencesine ve yasına sığmayan bir can sıkıntısı göğsümüzün üstünde iri bir zambak, fil kulağından büyük bir nilüfer gibi -yel olmasa da sıcağın buğusunda- salınır durur üstümüzde.
- Geçen ve giden bütün arzular gibi geçti sadece, gecelerin gamlı baykuşu kaldı geride.
- Babanın böyle bilgelik taslayan konuşmalarına alışıktı. Kimi zaman hiddet saçan bir cuma vaizi, kimi zaman yaşamın özüne dokunmuş bir Hint fakiri, kimi zaman Malazgirt Savaşı'nı kazanmış Alparslan, kimi zaman da sütbeyazı atını örten kızıl kaftanıyla Topkapı' dan İstanbul'a giren Fatih olurdu.....
- Sana dayanma gücü veren, hayatına ivme katan nice çemberlerden geçtiğini düşünürsün. Babanın ölümüdür yıkımlarından biri. Duvarında bir gedik açılmıştır. Ne çok rüzgâr yemişsindir oradan.
- "Ölüm neredeydi o zaman ? Issız bir lunapark hüznü kubbelendi içimde."
- Kendisinden iki yaş büyük ağabeyinin kimliğini almış. Erdinç'miş adı, bir yaşında zatürreden ölmüş. Babası yollarda, didingen annesi bağ bahçede, ne ölümü ne doğumu resmiyete bindirmişler.
- Ayaküstü bir hayat kurmak, bir çırpıda portre çizen sokak ressamlarının işiydi.
- "Tekdüzelik saplantısı bütün kararlarını etkiliyordu."
- "Vadideki Zambak, bir akrabasının evinde bulup okuduğu tek kitaptır.Platonik aşk hastasıdır."
- "Zaten hüzün , rutubetli, loş yerlerden hazzeden bir ruh karanlığı, ruh ıslaklığı mantarıdır;mantar gibi hüznün de dış rengi ölü beyazlıkta , iç tarafları acı siyahtır; gönüllerin bu durumunda yetişir." R.H. Karay
- "Bunca yolu tek başına mı geldin?" diyen annenin sesi kulaklarından gitmemiştir. Gitsin miydi? Gitmeli miydi? Bilmiyorsundur."
- "On beş kassap çengelinde sallanan On beş kesik baş Yoldaş ... On beş kere açtı göğsünü, On beş kere örtüldü. Onbeşlerin hepsi Bir komünist gibi öldü."
- "Ufuk çizgisinde bir firar noktası , bir kesik baş arıyor gözlerim; Paul ve Virginie türü şeyler okuyan yalnız kadınlarla dolu şezlonglar ortasında."
--reklam--
Kesik Hava İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Günler doğal olarak geçiyor , aslında geçmeyen günlerin hikayesidir ya bütün anlatılanlar , der Murat Yalçın bir öyküsünde . Başka bir öyküsünde “ kasaba minibüsü bekleyen köylü sıkıntısı var içimde “ der. Ne dediyse dediğini en derinden hissettirir. Nasıl yapar bilmem ama 2 sayfalık bir öyküde bile ruh aleminizde transit geçişler , duygusal transferler , düşsel ve düşünsel metaforlarla sizi kendine çekmeyi bilir . Az bilinir ama okunursa çok sevilir . Sevgiler . (Kevser)
Bazı kitapların zamanı olduğuna,onların bizi çağırdıgına inanmışımdır hep...Ama bu defa olmadı sanırım,bir daha şans verir miyim bilmiyorum ama zaman kaybetmeyeceğim,inatlaşmayacağım ilk defa bir kitapla...Belkı de ilk adımdır kitapları yarım bırakamama huyumu bırakmak için de (Liber epifani)
Tanıdığım, kalemine güvendiğim yazarları okumayı hep sevmişimdir. Ki kitaplarını okurken de hep bir tatmin duygusu kaplar içimi. Keyif alırım yazdıklarından. Ancak sadece bildiğim yazarlarla yetinmem, okumadığım, yeni yazarları tanımayı da oldukça severim. Bu kitabı da kitapyurdu sitesinde kampanya kapsamında almıştım, ismini bilmeden daha önce bir kitabını okumadan. Ancak okuduktan sonra anladım ki gerçekten güzel bir tercih olmuş. Böyle tercihlerde hep bir tedirginlik olur bende başta, sayfalar ilerledikçe netleşir kafamda yazar. Bu kitap da güzel bir deneyimdi dedirten bir kitap oldu benim için. 20 farklı öyküden oluşuyor kitap. Öyküler olay öyküsü olmaktan ziyade kahramanlarının ruh hallerini anlatan, içinde bulundukları durumları bize aktaran durum öyküleri. Her ne kadar olay öyküleri daha çok beni cezbetse de bu kitaptan büyük keyif aldım. Öyküler akıyor adeta. Sıkılmadan ve en önemlisi keyifle okuduğum bir kitap oldu. Keyifli okumalar... (Okuyunazizimmm)
--reklam--
Kesik Hava PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Murat Yalçın - Kesik Hava kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kesik Hava PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Murat Yalçın Kimdir?
Murat Yalçın (d. 1970, İstanbul), öykücü ve Kitap-lık dergisinin editörü.
İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdi. 1997 yılından beri Yapı Kredi Yayınlarında çalışıyor, 2000 yılından beri Kitap-lık Dergisi editörü. Aşkımumya (1995), Hafif Metro Günleri (1998), İma Kılavuzu (2003), Şen Saat (2006), Kesik Hava (2009), Kontrol Kalemi (2011), Karga Zarif (2012) yayımlanmış kitaplarıdır.
--reklam--
Murat Yalçın Kitapları - Eserleri
- İçimde Oğuz Atay İle Orhan Gencebay İkizi Yaşıyor
- Hafif Metro Günleri
- Kesik Hava
- Şen Saat
- Aşkımumya - İma Kılavuzu
- Karga Zarif
- Kontrol Kalemi
- İma Kılavuzu
- Pera Mera
- Dayı Parçası
- İstanbul Sokakları - 101 Yazardan 100 Sokak
- Yeraltına Mektuplar
- Oralı Olmamak
- Kesik Hava
- Geçmişten Günümüze İstihbarat Örgütleri
--reklam--
Murat Yalçın Alıntıları - Sözleri
- Kişi yeni yollara saparken eski yolları da aklında tutmalı. Yeni bir yola çıkanın dönme olasılığı da vardır. (Kontrol Kalemi)
- Birlikte yaşayan insanlar suskunluktan çok korkarlar, suskunluğu bir tür küskünlük olarak algılarlar. Halbuki insanlar uzun uzun susabilirler. Susmak her zaman ayrılık değil. (İma Kılavuzu)
- "** organlarımı bağışlayabilirdim yaşama inansaydım, her an vazgeçebileceğim, ihanet edebileceğim bir yaşamdır benim ki,..." (Hafif Metro Günleri)
- Mağaralar birikmiş karanlıklarımızla, gece artığı korkularımızla doluydu. Katran kazanına düşmüş külçe altındı rüyalar: Somdu, yomdu! (Şen Saat)
- Meltem beklerken kara yazıma Karayel çıktı. (Hafif Metro Günleri)
- Yazmak bildiğini yazmak, okumak bildiğini okumak değildir. Kafka böcek olmadan Değişim'i, Amerika'ya gitmeden Amerika'yı yazmadı mı? Ya Dante, ilahi Dante... Cehenneme kaç kez gitti, cennetten kaç kez döndü, arafta kaç gün durdu da İlahi Komedya'yı yazdı? (Kontrol Kalemi)
- “Savaşlar çocukları büyütür” dedi yaşlı kadın, buruşuk ağzının kenarındaki tükürükleri silerken, “Babalarının mezarları başında ağlayan adamlar görürsen şaşırma, yaşları büyük babalarından.” (İma Kılavuzu)
- "Zaten hüzün , rutubetli, loş yerlerden hazzeden bir ruh karanlığı, ruh ıslaklığı mantarıdır;mantar gibi hüznün de dış rengi ölü beyazlıkta , iç tarafları acı siyahtır; gönüllerin bu durumunda yetişir." R.H. Karay (Kesik Hava)
- Gençlikte olan basit şeyleri yaşlılıkta ayıplamak haksızlıkmış. Üstelik yaşlandıkça görüyormuş ki, ayıplanacaksa yaşlılığın da türlü türlü maskaralıkları var. (Pera Mera)
- Kelimeler en güçlü patlayıcılardır. (İçimde Oğuz Atay İle Orhan Gencebay İkizi Yaşıyor)
- Kendisinden iki yaş büyük ağabeyinin kimliğini almış. Erdinç'miş adı, bir yaşında zatürreden ölmüş. Babası yollarda, didingen annesi bağ bahçede, ne ölümü ne doğumu resmiyete bindirmişler. (Kesik Hava)
- Bir sığınak bulmam gerekiyordu, hayatın içinde varoluşmaklığımı tamamlamak için. (İçimde Oğuz Atay İle Orhan Gencebay İkizi Yaşıyor)
- Besleyip büyüttüğüm bir kemirgen yalnızlık var. Palazlanmış, şımartılmış bir yalnızlık, rahatsız ediyor. (Hafif Metro Günleri)
- Ayaküstü bir hayat kurmak, bir çırpıda portre çizen sokak ressamlarının işiydi. (Kesik Hava)
- "Ölüm neredeydi o zaman ? Issız bir lunapark hüznü kubbelendi içimde." (Kesik Hava)
- Öbür dünyanın yanında bu dünya baştan sona kabir azabıydı. (Kesik Hava)
- Çocukluğumda yüzlerden, sözlerden , kalın sigara bulutu altında siyasi atışmaların , dedikodulardan , tekdüze hal hatır sormadan', sevgisiz ilgilerden tiksinir, koridorun ucunda sanki uzun süredir beni bekleyen karanlık arka odaya çekilirdim (Dayı Parçası)
- Şehirlerde, binaların arasında ufuksuz yaşadığımızı unutuyoruz. Ufuk da içimi daraltır, yeri gelir. Kendimle aramdaki uzaklığın kapanıvermesi midir bu? (Kontrol Kalemi)
- " 'İnsan' denen bir kalıba dökülmüştü." (Şen Saat)
- "İnsan hiç değilse, evet, evet, hiç değilse avucunu yalamalı ki, bir yeri temiz kalsın." (Hafif Metro Günleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin