Kitap Künyesi
Yazar: Herta Müller
Çevirmen: Mustafa Tüzel
Yayın Evi: Siren Yayınları
İSBN: 9786055903558
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nobel edebiyat ödüllü Herta Müller'den, faşizmin gölgesinde yaşayan ve yaşananlara dair sarsıcı bir roman: Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım. Müller, sorguya çağrılı adsız kahramanıyla birlikte okurunu uzun bir tramvay yolculuğuna çıkarıyor ve camın dışında akan manzara, bütün bir yaşamın dökümü halinde sayfalara yansıyor. Tramvay hattın üzerinde dümdüz ilerlese de dünya yavaş yavaş rayından çıkıyor ve bir kadınla bir erkeğin arasındaki en kısa mesafe, sonsuzluğa uzanıyor.
Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım, sürekli yeni çehrelere bürünen ve adına hayat da denen aldanışın, hayal kırıklıklarıyla hayatını inşa etmeye çabalayan bir kadının öyküsü. Herta Müller'in kahramanının yolculuğu, yaşamın yükünü, geçmişin acılarını, ilişkilerin imkânsızlığını kapsıyor; sevgi işkenceye, işkence bağlılığa, bağlılık yalnızlığa dönüşüyor. İhbarcılar her daim kapı önlerinde dolanıyor, herkes birbirini gözetliyor, sorgular bitmek bilmiyor. Bizi yere çalmaya yeminli bu dünyanın üzerinde, dilenecek tek şey var belki de:
Delirmeyelim.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım Alıntıları - Sözleri
- 'Çok nehirlerden geçmişsin bugüne dek.' Güldüm. 'Çok nehirde boğuldum.
- Kimi şeyeler, ancak konuşulunca kötü olur.
- İyisin, çünkü bunun başka insanlar için ne anlama geldiğini unutmuşsun, diyor.
- Yüreğim öyle kaskatı oldu ki fırlatıp atsaydım ona çarpıp öldürebilirdi.
- Peki, ya sözcüklerle pek bir şey söylenemiyorsa, en iyi sözlük kötüyse.
- İnsan başkalarına, hele de en yakınındakilere birçok şeyi yasaklayabilir, ama kendine söz geçirmez.
- Yalnızca tabutta bir başına uyur insan, yakında onun da zamanı gelecek. Gece birlikte uyumalıyız.
- ...biz ondan usanacakken bizden usanan dünya değil miydi.
- .. Insan, ancak kısa süre sonra sabra ihtiyaç duymaz olacağını bildiğinde başarırdı bunca sabretmeyi
- Evet ağacın yaprakları var, Çayında suyu Paranın kağıdı. Yüreğin de yanlış yağmış karı.
--reklam--
Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#keşkebugünkendimlekarşılaşmasaydım Bir kadının bir günlük tramvay yolculuğunda aklından geçen anılarını, karşısında biri varmışcasına ve sansürsüz aktardığı, akıl sağlığını zorlayıcı sürükleyici bir eser. Baskıcı bir yönetimin idaresinde yaşamaya çalışan, devamlı sorguya çağrılan, korkusunu iliklerinize kadar hissettiğimiz ve yazarın hayatından da izler taşıyan bu kitap, kadın karakterin ağzından anlatılıyor. Kendi anılarında kaybolurken bizi de sürüklüyor. Çalıştığı fabrika, yakın arkadaşı, babası, eşi.. Parça parça geçmişini aktarırken bir yandan tramvay camından akıp giden karanlık, hissiz hayatlara da tanık oluyoruz. Kitabın son cümlesi “Delirmeyelim.” Mümkün mü? Herta Müller ismini sıkça duyduğum, anca okuma fırsatımın olduğu bir yazar. Romanya doğumlu olan yazar, Romanya’da gizli serviste çalışmayı reddettiği için işinden atılıp Almanya’ya göç etmiştir. 2009 yılında da Nobel Edebiyat Ödülü nü kazanmıştır. İlgiyle okudum. (Cigdem)
'Delirmeyelim.': Genelde kitapları almadan önce derin bir araştırma yaparım ama isim olarak sürekli duyduğum bu kitap ile ilgili kafamda o kadar yanlış bir portre çizmişim ki şaşıyorum kendime. Bu yanlışlık sadece kitabın konusu ile de sınırlı kalmıyor çünkü yazarı da Rumen değil de Alman zannediyordum. Gerçi bu çok da büyük bir yanlış anlaşılma sayılmasa gerek zira yazar Romanya gizli servisinde çalışmayı reddettiği için üzerine kurulan baskılardan kaçmış ve Almanya’ya yerleşmiş ve Alman vatandaşı olmuştur. Yazar bu kitabında, düzenli olarak sorguya çağrılan isimsiz bir kadının yine bir gün sorguya giderken bindiği tramvayda yaşamının farklı dönemlerinden kesitleri bilinç akışı tekniği ile okura sunuyor. Benim için zorlu bir okuma olmasının bir sebebi tabii ki Çavuşesku diktatörlüğü altındaki bir toplumun yansımasını oluşturan bir kitap olması diğer yandan da yazarın kullandığı teknikti. Zira kadın karakterin yaşamından bir o döneme bir bu döneme o kadar belirsiz geçişler var ki okur olarak anında adapte olmakta zorlandığım bir süreç oldu. Unutmadan yazarın hayatını da biraz araştıracak olursanız kitabın bir yandan da otobiyografik bir eser olduğunu fark edeceksinizdir. Bu sebeple de kitaplığımda yer ettiği için oldukça memnuniyet duyduğum kitaplardan bir tanesi olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Tüm bu yanlış anlaşılmalara rağmen iyi ki okuduğum bir kitap oldu 'Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım'. Herta Müller ile de tanıştığıma ayrıca memnun oldum. Kısa bir süre içerisinde yazarın başka bir kitabını okumayacağımı biliyorum çünkü öncesinde bu sarsıcı kitabı zihnimde ve kalbimde sindirmem gerekecek gibi. Kaldı ki diğer eserlerinin de bu minvalde olduğunu söylüyorlar. O yüzden benim için Müller’e kısa bir mola. Bu kitabı henüz okumamış ama yakın zamanda okuyacaklara da şimdiden keyifli okumalar -tabii mümkünse- . • • Bu arada lütfen : ’Delirmeyelim.’ yazar/i2793 (Ahsen B.)
Herta Müller Romanya doğumlu, Nobel Edebiyat Ödülü'ne sahip bir yazar. Yanı sıra, Romanya'nın diktatör lideri Çavuşesku döneminde halkın yaşadığı sıkıntıları ve ülke üzerindeki baskıları yazılarında anlattığı için yasaklanan da bir yazar Herta Müller. İlerleyen süreçlerde de Romanya gizli servisinde çalışmayı reddettiği için türlü suçlama ve zorlukla karşı kaşıya kalmış ve nihayetinde Almanya'ya göç etmiştir. Eser özelinde; Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım öncelikle ismiyle gönül çelen, arka kapak yazısıyla gönül çelme durumunu pekiştiren, okuma sürecinde ise durumların hiç de öyle olmadığını ortaya koyup insanı afallatan bir eser. Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış olması ve otobiyografik ögeler içermesi kıymetli detaylar olsa da eserin akışına kapılmam, içine çekilmem imkânsız bir durum oldu. Konusuna dair bahsedebileceğim unsurlar var elbette fakat okuma sürecimde neredeyse hiç keyif alamadığım bir eser olduğu için incelememi üzülerek burada noktalıyorum. (Tuğba)
--reklam--
Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Herta Müller - Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Herta Müller Kimdir?
Herta Müller (d. 17 Ağustos 1953, Timeşvar) Romanya doğumlu roman yazarı ve şair.
Çavuşesku döneminde Romen halkının yaşamını anlattığı eserleri ile tanınmaktadır. Romancı Richard Wagner ile evli olan Müller Romanya'da gizli servisle çalışmayı reddettiği için işinden olmuş ve 1987 yılında Almanya'ya göç etmişti.
Müller'in, 'Tilki Daha O Zaman Avcıydı' ve 'Yürekteki Hayvan' adlı kitapları Türkçede yayınlandı.
İsveç Bilim Akademisi tarafından yapılan açıklamada, Romanya doğumlu Alman yazar Müller'in 2009 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığı açıklandı. Müller'in bu ödülü, "şiirin yoğunluğu ve nesirin açıklığını kullanarak yoksulların dünyasını tasviriyle" aldığı kaydedildi.
Müller bu ödülü kazanan 51. kişi oldu
Herta Müller, Banat Swabian çiftçilerinin kızı olarak Niţchidorf (Almanca: Nitzkydorf)'da Banat'ın Almanca konuşulan bir tarihsel kasabasında doğdu. Onun ailesi azınlıkta olan Romanya Almanları'nın bir parçasıydı. Babası, Waffen SS'de askerlik hizmetini yapmıştı ve annesi Sovyetler Birliği GULAG kampında (köle işçi kampı) İkinci Dünya Savaşı sonrası pek çok yıllarını yaşam mücadelesiyle geçirmişti. Dedesi zengin bir çiftliğe sahip ve tüccardı.
--reklam--
Herta Müller Kitapları - Eserleri
- Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım
- Tek Bacaklı Yolcu
- Yürekteki Hayvan
- Tilki Daha O Zaman Avcıydı
- Atemschaukel
- Reisende auf einem Bein
--reklam--
Herta Müller Alıntıları - Sözleri
- 'Çok nehirlerden geçmişsin bugüne dek.' Güldüm. 'Çok nehirde boğuldum. (Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım)
- Mutsuzluğu kaldıramıyorum ortadan. Bölüştürebiliyorum sadece. (Tek Bacaklı Yolcu)
- Müziğin tınısı yorgundu (Tek Bacaklı Yolcu)
- …çünkü birbirimizi içeriden tanıyorduk. Ötekini neyin yaralayacağını çok iyi biliyorduk. (Yürekteki Hayvan)
- Sevginin tekrar boy vermesini istiyordum, tıpkı biçilmiş otlar gibi. Başka türlü de boy verebilirdi, çocuk dişi gibi, saç gibi, tırnak gibi. Dilediğince. (Yürekteki Hayvan)
- Evet ağacın yaprakları var, Çayında suyu Paranın kağıdı. Yüreğin de yanlış yağmış karı. (Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım)
- Yalnızca tabutta bir başına uyur insan, yakında onun da zamanı gelecek. Gece birlikte uyumalıyız. (Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım)
- Mutsuzluğu kaldıramıyorum ortadan. Bölüştürebiliyorum sadece, dedi Thomas. (Tek Bacaklı Yolcu)
- Sizi kendi çocuğummuş gibi sevdim, diyordu diktatörün karısı odaya. O başını sallıyordu, tırnak makasını Adina 'nın elinin yanında masanın üzerinde gördü ve siyah kürk başlığını alnına çekti. Aynı başlığı bir kaç gündür giyiyordu. Sonra kurşunlar ekrandan geçti, bir kışlanın duvarına saplandı, avlunun en pis çıplak köşesine. Duvar delik deşik ve bomboş duruyordu. İki yaşlı çiftçi yerde yatıyordu, ayakkabılarının tabanları odaya bakıyordu. Başlarının çevresinde ağır asker postalları duruyordu. ipek eşarpları başlarından boyunlarına kaymış. Onun siyah kürk başlığı kaymamış. Bu hangisiydi, aynısı, sonuncusu. (Tilki Daha O Zaman Avcıydı)
- Kötü olan şu, mutsuzluğum yetmiyor bana. (Tek Bacaklı Yolcu)
- Karıma döndüm, sesim gözlerime batacak kadar yüksek sesle bağırdım, buraya yanıma gel, kaçamıyorum, yüzemiyorum. (Tilki Daha O Zaman Avcıydı)
- ...Tabelada bir adam kafa üstü yere düşüyordu.Tabelada şöyle yazoyordu:Boşluğa düşme tehlikesi.İrine tabelayı odasına asmıştı diğer ülkede. (Tek Bacaklı Yolcu)
- Tıpkı otları ayaklarımızla ezip geçtiğimiz gibi, ağzımızdaki sözcüklerle de ezip geçiyoruz pek çok şeyi. Ama suskunluğumuzla da. (Yürekteki Hayvan)
- Yüreğim öyle kaskatı oldu ki fırlatıp atsaydım ona çarpıp öldürebilirdi. (Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım)
- Bir adamı ağzından saç teli toplayacak kadar sevmeli insan... (Tek Bacaklı Yolcu)
- Çok yavaş bir sesle, her insanın ağzında bir kor parçası bulunur, dedi, bu yüzden herkesin diline bakılmadı. Öfkeli bir sözcük, bir solukta, iki ayağın bütün bir yaşam boyunca çiğneyeceğinden daha fazlasını çiğneyebilir, dedi. (Tilki Daha O Zaman Avcıydı)
- Mutsuzluğu kaldıramıyorum ortadan. Bölüştürebiliyorum sadece, dedi Thomas. (Tek Bacaklı Yolcu)
- Kimi şeyeler, ancak konuşulunca kötü olur. (Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım)
- Önemli değil, dedim. Oysa önemliydi, katlanamadığım, ama değiştiremediğim her şey gibi önemliydi. (Yürekteki Hayvan)
- ...biz ondan usanacakken bizden usanan dünya değil miydi. (Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin